EÇS X Y211b
Gerçi bunlar ata binmede fârisü'l-hayl değildir, ammâ fârisü'l-fesâhatı ve'l-belâgadır, ılgara gelseler fasîhü'l-lisân bedî‘ü'l-beyân fuzalâ’u'd-dehrden hâfız hamele-i Kur’ân müşkil-küşâ-yı mesâ’il-i edyân sâhib-i rahmet âdemler durur.
EÇS X Y211b–Y212a
Bir esnâf dahi e’imme, bir esnâf dahi hutebâ, ve bir esnâf dahi meşâyihân-ı kürsî, ve bir sınıf dahi beş yüz pâyesiyle saçaklı abâyili Şeyh Bekrîler ve sâdâtlar, andan mezâhib-i selâs Y 212a müftîleri, andan cümle piyâde yeniçeri mülâzımlar başı tuğlu, andan kadıasker kapusu gedikli yeniçerileri, andan cümle 24 mahkeme muhzırları ve keçeli muhzır başısı ve mollâ kethudâsı, ve {bir esnâf cümle müderrisîn, ve bir esnâf cümle muhaddisîn, ve bir esnâf dahi yigirmi dörd mahkeme nâ’ibleri, ve bir esnâf cümle hâzır kuzât tâ’ifeleri ve askerî kassâmı ve dîvân nâ’ibi ve cümle sâdât-ı kirâm ile nakîbü'l-eşrâf ve cümle ulemâ-yı câmi‘-i Ezher}.
EÇS X Y212a
Andan mollâ efendi, Hanefî şeyhülislâmı Boluvî Mustafâ Efendiyle atbaşı berâber ubûr ederler. Tablhâne kûs u nefîr sadâsı olmadan bu tertîb üzre mollâ hazretlerin paşa kethudâsı sarâyına endirüp paşa kethudâsı sarâya gelüp mollânın selâmın paşaya teblîğ edüp yine ol gün mollâ hazretleri paşaya çıkup mülâkât olacak,
EÇS X Y212a
Evvelâ mollâ hazretleri sarâyına geldiği gün yâhûd ertesi gün kendüye mahsûs tâ’ifesiyle paşa dîvânına revâne oldukda ibtidâ ileriye Mısır'ın yigirmi dörd mahkeme muhzırları yed-i rişvet olan pîr-i nâ-tüvânları ellerinde asâlarıyla piyâde çifte ubûr ederler.
EÇS X Y212a
Andan elli çifte mülebbes küheylân atlar üzre mollâ dîvânına me’mûr mücevvezeli dîvân çavuşları, andan yigirmi dörd mahkeme nâ’ibleri mülebbes küheyl atlar üzre piyâde huddâmlarıyla, andan yerli muhzırlar piyâde, andan yüz aded başları üsküflü ve siyâh dolamalı başları otağalı yeniçeri mülâzımları, andan bir yeniçeri çorbacısı cümle neferâtlarıyla, andan mollâ kethudâsı perîşânî destârıyla ve yanında Âsitâne kapucularından zerdûz üsküflü kapucu muhzırbaşı, andan bâb nâ’ibi ve dîvân nâ’ibi yanyana atlar üzre, andan mezâhib-i erba‘a kadıları ile kassâm efendi, andan keçeli mülâzımların ardları sıra kadıasker küheylân at üzre başında örf-i izâfeti, ve yanında meneviş dolamalı ve zerdûz üsküflü çukadârı ve üç bâzâra gideni ve on aded piyâde çukadârları, ve ensesinde yigirmi aded mülebbes küheyl atlı mahbûbları eyle ubûr edüp sarâya vardıkda paşa dîvânhâneye karşu çıkup görüşürler. Ziyâfet-i azîmden sonra umûr-ı mu‘azzamaya müte‘allık niçe kelimâtlar olup ba‘de'l-mahabbe gidecek} gidecek mahalde paşa efendiye bir semmûr kürk geydirüp mahabbet ederler ve bir hil‘at-ı fâhire kethudâsına ve bir hil‘at muhzırbaşıya ve bir hil‘at bâb nâ’ibine geydirüp kahve ve buhûrdan sonra vedâlaşup yine tevâbi‘leri ile sarâyına revâne olur.
EÇS X Y212a
İşte kadıasker alayı budur, ammâ hîn-i azilde alayları yokdur.
EÇS X Y212a
Fasıl yigirmi altıncı alayCirce beği alayıdır
EÇS X Y212a–Y212b
Nîl kesiminden sonra cemî‘i keşşâflar(a) ve ümenâlar ve beğler Mısır dîvânına muhâsebelerin görmeğe geldiklerinde bu Circe beği bir alay-ı azîm ile gelir kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Zîrâ Urbân buna "Sultânü's-Sa‘îdi'l-âlî ve hâkimü'l-berri'- Y 212b -l-vâlî" derler.
EÇS X Y212b
Yigirmi altı kadılık yere hükm eder. Cümle Mısır halkı buna muhtâcdır, zîrâ Mısır'ın ganîmeti Sa‘îd'den gelir. Ol gün paşa Kara Meydânı'na nüzûl edüp Circe beğinin eğer mansıba gitmesin ve eğer gelmesin Kara Meydân kasrından temâşâ eder. Mahabbeten Mısırlılar dahi alayına karışup bir alay olur kim vasfından dil müberrâdır.
EÇS X Y212b
Hâsıl-ı kelâm bâlâdaki alaylar gibi bu dahi bir alaydır, ammâ bunun sâ’ir alaylardan siyâh Zengî üç bin piyâde Ceberti tüfeng-endâzları var kim herbiri kara yılandır, ve iki bin kısraklı havvâre atlı fârisü'l-hayl kantâr sırıklı nâmdâr Urbânları, ve iki bin Elvâhât sıbyânları ki bunlar karalar memleketinde ve Fûncistân diyârlarında ceng edüp mâl-ı ganâyimden siyâh-çerde gulâm ve bintân getirirler, andan beğin muhâfazacı askeri ve kendi askeri gürûh gürûh tabl u nefîr ü kudümleri ve Habeş makrafaların döğerek piyâdeleri ceyrân gibi sekerek ubûr eder.
EÇS X Y212b
Bin fitîl Rûm yiğidi olmayınca ve on bin asker olmayınca Circe iklîmi zabt [u] rabt olunmaz. Zîrâ Circe beğinin iki iklîmde hissesi vardır, hükmü nâfizdir, büyük memlekete mâlikdir. Ve Mısır'ın âb-ı rûyı Circe vilâyetidir.
EÇS X Y212b
Andan kendü dahi mehterhânesin döğerek iki yüz pür-silâh mümtâz gılmân-ı hâsları ile paşa huzûruna gelüp mehterhânesi ârâm edüp kendi atından nüzûl edüp paşa huzûruna geldikde ser-ber-zemîn edüp paşanın pây-ı sa‘âdetine yüzler sürüp ber-karâr olur. Paşa sehel ta‘n-âmîz kelimâtlar edüp yine bir zer-ender-zer hil‘at-ı pâdişâhî geydirüp yigirmi dörd kâşifiyle ve gayrı tevâbi‘ ve defterdâr ve kethudâlarıyla cümle yetmiş yedi hil‘at geydirilüp paşa defterdâra ve rûznâmeciye hitâb edüp,
EÇS X Y212b
"Beğin muhâsebesin bir hoş görün" deyü fermân edüp mâl tahsîline bir ağa ta‘yîn olunup beğ taşraya çıkup yine alay ile paşa ağası atbaşı berâber beğin sarâyına giderler.
EÇS X Y212b
Ertesi gün beğin paşaya hedâyâları yürür, anı beyân eder
EÇS X Y212b
Evvelâ kırk re’s havvâre küheylân hussân atlar gelir. Ve on kısrak ve on tavâşî ve on kîse ve beş bin erdeb şa‘îr ve üç bin erdeb hınta ve bunun emsâli niçe zî-kıymet tuhef u hedâyâlar gelir. Ve paşa kethudâsına üç kîse ve üç tavâşî ve beş hussân küheylân gelir.Ve on iki mertebe sâhiblerine dahi merâtiblerine göre hedâyâları gelir. Bunlar hâliyetü'l-hâliyedir, ziyâde ve noksân kabûl etmez.
EÇS X Y212b
Bu hedâyâlarından sonra elbette muhâsebesin görüp zimmetinde olan mâl-ı pâdişâhî bî-kusûr tahsîl olunup kula mevâcib verilir.
EÇS X Y212b
Fasıl yigirmi yedinci alaySûr-ı hümâyûn donanması alayın beyân eder
EÇS X Y212b–Y213a
Bu alay ol alaydır kim pâdişâh-ı Cem-cenâb [u] Cem-haşmet bizzât kendileri bir vilâyetde bir kal‘a Y 213a feth etse ve bir şâhzâde-i cüvân-baht vücûda gelse veyâhûd bir sûr-ı hitân veyâhûd bir sûr-ı zifâf-ı sultân olsa ve Allâhümme âfinâ bir pâdişâh cülûsu olsa Âsitâne-i sa‘âdet tarafından bir hünkâr kapucubaşısı veyâhûd hâsekî ağa veyâhûd bir musâhib-i şehriyârî veyâ emîrâhûr ağa veyâ silâhşor ağalarından biri gelüp Bilbeys'den filân hizmet ile me’mûr olup gelmişiz, deyü gelen ağa paşa kethudâsına haber gönderüp der-akab mu‘tâd üzre paşa kethudâsı dahi matbahı Âdiliyye'ye gönderüp cümle Mısır'ın yedi ocağı askerîsine haber olup ale's-sabâh yine paşa kethudâsı mu‘tâd-ı kadîmeleri üzre paşa askeri ile pür-silâh olup cümle mehterhâne bile gider, ammâ giderken fasıl olunmaz.
EÇS X Y213a
Mısır içinden bu alay Q 237b ile Bâb-ı Nâsır'dan taşra varup ziyâfetler tenâvül olunup gelen imrahor ağa ile paşa kethudâsı feresbaşı berâber fârislik ederek alay-ı şâdumânîyle Mısır içinden mehterhâne ile ubûr edüp dîvânhâne-i Gavrî'de paşa karşu çıkup dîvân-ı Mısır'da fethnâmeler kırâ’at olunup hatt-ı şerîfde ne tahrîr olundu ise amel olunup paşaya bir hil‘at-ı fâhire geydirilüp cümle dîvân çavuşları alkışlayup du‘â ederler.
EÇS X Y213a
Andan paşa subaşıya hatt-ı şerîfde olduğu minvâl üzre kırk mehterhâne ile gün kırk gece destûr-ı şâhî ve sürûr [u] şâdumânîdir, dellâllar nidâ etsin, deyü fermân edince vâlî nidâ etdirüp cemî‘i Mısır halkı (---) (---) (---) eşrâfa dîvân hil‘atları geydirilir.
EÇS X Y213a
Ba‘dehu kal‘adan toplar endaht olunup mehterhâne fasılları olur ve gelen mîrâhûr ağayı şehir P 234b havâlesine konak verirler.
EÇS X Y213a
Ba‘dehu şehr-i Mısır içinde kırk gün kırk gece yâhûd yigirmi gün yigirmi gece hatt-ı hümâyûn tahrîri üzre Mısır-ı dünyâ içre bir donanma olur kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr ü terkîm ü tavsîf olunmaz. Mısra‘:
EÇS X Y213a
Bu günlerde şehr-i Mısır'da ne kadar mâldâr u mün‘im ve devlet-mend âdem var ise ayân u beyân olur. Zîrâ herkes neye mâlik ise cüz‘î ve küllî zer ü zîverin ve cevâhir murassa‘âtın ve ibret-nümâ metâ‘ların bâzâr-ı hüsne çıkarup rûy-ı dükkânın bezeyüp arz-ı kâlây edüp Mısır fertûte-i Ümmü Dünyâ iken nev-arûs-ı dünyâ olur.
EÇS X Y213a–Y213b
Hattâ hakîr sene (---) târîhinde Kethudâ İbrâhîm Paşa asrında Mısır'da bulunup Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in Kamaniçse kal‘ası fethinin şâdumânîsin gördüm, engüşt ber-dehen edüp âlem-i hayretde kaldım. Halkının geceleri Kadir ve rûzları rûz-ı ıyd-ı ekber idi. El-azametullâh, askerî tâ’ifesinin evvel ü âhir zabt u rabtları müşkil iken destûr-ı pâdişâhî olmağile mây bâlî deyüp bu günlerde olan fezâhat kubbe-i nîlgûn altında olmayup yine Mısır'da olur. Y 213b Zîrâ gulgule-i Mısır ve debdebe-i Mısır [ve] velvele-i Mısır ve tantane-i Mısır ve cığcığa-i Mısır ve Ümmü Dünyâ-yı Mısır'dır. Gerçi İslâmbol büyük şehirdir, ammâ halkı zabt [u] rabt ve râbıta üzredir. Ammâ Mısır'ın askerî tâ’ifesi şekâvet üzre olduklarından cümle pîr ü civânının bay u gedâsının pâybendleri alınup şerrânî atlar gibi bir depişme ve bir hây ve bir hûdur kim bir kimse bu günlerde evlâd u hizmetkârına ve memlûk ü ehl [ü] ıyâline tahakküm edemez. Herkes taraf taraf ayş [u] işretde ve sohbet-i hâsdadırlar.
EÇS X Y213b
Her ne gûne donanma olsa böyle hengâme-i şâdumânîler olur. Ammâ vezîr-i a‘zam bir kal‘a feth eylese on iki gün on iki gece donanma olur. Zîrâ "Mühür kimde ise Süleymân oldur". Ammâ sâde serdâr-ı mu‘azzam bir kal‘a feth etse on gün on gece yâhûd yedi gün yedi gece şâdumânî olur.
EÇS X Y213b
Ve bu Mısır'da bu mertebe sürûr [u] şâdumânîler olup meşhûr-ı âfâk olmasının aslı, iklîm-i âhardır ve cezîre-i Kâhire vilâyetdir, halkı sehel bahâne ile depişmeğe başlarlar. Tâli‘-i Mısır Zühre'dir, sâz u söze ve lu‘b u lahve halkı mâyildirler. Ve halkı gâyet çokdur, ve mâl-ı firâvâna mâlik olduklarından zevk [u] safâya sarf ederler.
EÇS X Y213b
Ve azîz-i Mısır hâtûnu Züleyhâ'ya nice mağlûb idiyse hâlâ Mısır halkı ol zamândan berü avretleri ve huddâmlarına mağlûb olup ale'l-gasıb zevk u safâ ve şakaya mâyillerdir, fırsat bulunca azîm şâdumânîler ederler. Hattâ Kethudâ İbrâhîm Paşa Kamaniçse donanmasıyçün Kara Meydân'da etdüği şâdumânî devr-i Âdem'den berü ne olmuşdur, ne olacakdır. Cemî‘i bâzbâzâna ve âteş-feşânlara ve Mısır'ın arz-ı ma‘rifet eden erbâb-ı ma‘ârifine yigirmi Mısrî kîse masraf edüp Kara Meydân'ı yüz bin kanâdîller ile müzeyyen edüp nûr meydânı etdi. Hafizakellâhu ta‘âlâ.
EÇS X Y213b
Fasıl yigirmi sekizinci alayMekke ve Medîne'nin şem‘-i aseli ve buhûr ve ûd [ü] anberi masârıfı hazînesin beyân eder
EÇS X Y213b
Evvelâ bâlâda tahrîr olunan hazîne alaylarından sonra tertîb üzre bu alaydır kim bunda aslâ askerî alayı yokdur, ancak miskcibaşı ve paşanın hasîl-harcı cümle şem‘-i kâfûrî ve şem‘-i dühn-i mu‘allemlerin cem‘ edüp ve Bulak'da ne kadar sırık hammâlları var ise cem‘ edüp şem‘ahâneden (---) kantâr beyâz şem‘-i kâfûrîyi bu kadar esnâf tablalar ile başlarında götürürler.
EÇS X Y213b
Ve bu kadar tabla kamışlar içinde mümessek ü mu‘amberîn buhûrlar.
EÇS X Y213b
Ve on iki bin kubbe kanâdîller: Bu Mısır'a mahsûsdur, bir kubbe kandîl içinde bir kandîl dahi zeyt bunda durup yanar.
EÇS X Y213b–Y214a
Ve Mağrib-zemîn'den her sene bin kantâr Sûse zeyt yağı: âb-ı hayâta benzer, bunları dahi cerrâlar ile sırık hamâlları dîvâna çıkarırlar. Y 214a