EÇS X Y216a
Bâlâda zikr olunan eyâletlerin kurâlarında bilâ-hadd ü lâ-gâye ve bilâ-hisâb âdem deryâsı olan re‘âyâ vü berâyâ var ise arâzî-i Mısır'ı zirâ‘at edüp bir senede yedi kerre eküp yetmiş nev‘a mahsûl hâsıl olur. Böyle mahsûldâr türâb ve böyle Ferhâd gibi çalışır re‘âyâ-yı A‘râb cezîre-i dünyâda böyle dihkânî fellâh ve böyle kavm-i cebbârîn ü bî-ıslâh re‘âyâ yokdur. Gökde uçan, yerde gezen ve deryâda yüzenden bi-eyyi vechin kân kendüler içün mâl tahsîl edüp öşürlerin ağalarına ve nâzırlarına ve mültezimlerine ve keşşâflarına mâl-ı mîrî verüp deynlerin gallak etdüklerinden sonra bu re‘âyâya beş Mısır hazînesi mâl kalur, deyü tahrîr olunmuşdur kim bu re‘âyâ kârı hazînesiyle elli üç hazîne olur.
EÇS X Y216a
Fasıl elli beşinci hazîneMısır'ın yedi benderinde tüccâr tâ’ifesinden hâsıl olan hazîneyi beyân eder
EÇS X Y216a–Y216b
Kethudâ İbrâhîm Paşa Reşîd'i ve İskenderiyye'yi yevmiyye birer kîse iltizâma verdi. Ve Dimyât benderi senevî yüz kırk kîseye verdi. Ve Bulağ'ı ve Bâb-ı Nâsır'ı ve Eski Mısır'ı ve Besâtîn mukâbelesinde Ma‘diyye'yi dahi bunları Bahreyn emînine yüz elli kîseye verdi. Ve üç yüz kîseye dahi bender-i Süveys'i verdi ki ana Y 216b bahâr emâneti derler, ba‘zı senede beş yüz kîse hâsıl olur.
EÇS X Y216b
Bu hisâb üzre iki Mısır hazînesi dahi bu yedi benderden hâsıl olur, cümle elli yedi hazîne olur, ale'l-hisâb.
EÇS X Y216b
Fasıl altmışıncı hazîneMısır'ın bu yedi benderine gelen tüccârın peydâ etdüği hazîneyi beyân eder
EÇS X Y216b
Evvelâ Arab u Acem'den Hind ü Yemen'den ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘adan cemî‘i tüccâr metâ‘ getirüp fürûht edüp üç Mısır hazînesi mâl tahsîl ederler.
EÇS X Y216b
Mısır içre yüz yetmiş aded esnâfât dahi iki Mısır hazînesi kâr ederler.
EÇS X Y216b
Ve ekâlîm-i seb‘anın İslâm diyârlarından gelen huccâc-ı müslimîn dahi üç hazîne-i Mısrî mâl sarf ederler, deyü ârifler ve vâkıflar tahrîr etmişlerdir.
EÇS X Y216b
Fasıl yetmiş üçüncü hazîneMısır'da anbâr-ı Yûsuf'a gelen hubûbâtın hazînesin beyân eder
EÇS X Y216b
Bu anbârları Hazret-i Yûsuf binâ etdüği(n) Eski Mısır evsâfında mevsûfdur. Ve binâ etmesinin sebebi sûre-i Yûsuf'da âyet-i şerîfler ile musarrahdır kim âye[t]: Arapça âyeti ve Melik Reyyân vâkı‘a gördüğü âyeti:
EÇS X Y216b
âyetleri Hazret-i Yûsuf hakkında Habîb-i Hudâ'ya alâ-tarîkı'l-kısas nâzil olmuşdur. Cemî‘i tefâsîrlerde musarrahdır, ammâ biz ihtisâr üzre tahrîr etdik.
EÇS X Y216b
Ol asırda Melik Reyyân'ın vâkı‘asın Hazret-i Yûsuf ta‘bîr edüp "Yedi sene kaht [u] galâ olur" deyü ta‘bîr etdi.
EÇS X Y216b
Ba‘dehu Melik Reyyân bu anbârları binâ ederken ömür vefâ etmeyüp merhûm oldu. Mürûr-ı eyyâm ile Hazret-i Yûsuf'a hilâfet ve nübüvvet gelüp anbârları Hazret-i Yûsuf binâ etdüği mastûrdur. Hâlâ mezkûr anbârın dördü dahi hubûbât ile her sene mâl-â-mâl olduğunda cümle ahâlî-i vilâyet ve cümle ocak ihtiyârları ve yedi bölük ağaları ve paşa ve mollâ anbâr-ı Yûsuf'un bâbların küşâde kılup du‘â ve senâ ile dörd anbâra bayraklar dikilüp anbâr emîni paşaya bir azîm ziyâfet edüp bir sîm eğerli ve mücevher gaddâre ve topuzlu bir küheylân at çeker ve bir yelkendez at çeker, üç Mısrî kîse ve üç tavâşî ve bin erdeb gılâl hedâyâ verüp hil‘at-ı fâhire ihsân olunup "İstikâmet eyle" deyü tenbîh olunur.
EÇS X Y216b
Ve ba‘de'l-asır ziyâfet paşa ağası anbâr nâzırınındır. Ba‘de'z-ziyâfe ol dahi bir mükellef ü müzeyyen bir küheylân at ve bir tavâşî hedâyâ çeküp bir hil‘at-ı fâhire ile behremend olup anbâr çorbacısı ve anbâr kâtibi ve keyyâl cümle yigirmi üç nefer kimesne hil‘at-ı azîz ile azîz-i Mısır olup mesrûr [u] handân hânelerine giderler.
EÇS X Y216b–Y217a
Andan anbâr-ı Yûsuf leb-ber-leb olup bayrak dikilmiş deyü Mısır ahâlîsi şâdumânîler ederler. Ammâ Y 217a cümle müsebbib ve muhtekirler mahzenlerinden hubûbâtların taşra çıkarup ciğerlerin tâğlayarak gılâllerin ucuz verdikleriyçün ağlayarak metâ‘ların bey‘ ederler.
EÇS X Y217a
Ve bu anbârlar dolmayınca Ümmü Dünyâ Mısır ganîmet olmaz. Zîrâ Mısır'ın cümle askerî tâ’ifesi ve keşîdede ve eytâm ve mütekâ‘idîn ve cevâlî ve tavâşiyân ve tâ’ife-i nisvân ve gayrı cümle eli berâtlı kırk yedi bin yedi yüz benî âdem ve Bayram Paşa tahrîri üzre on altı kerre yüz bin âdem bu anbâr-ı Yûsuf'a muhtâclardır. Ve askerîlerin alîk ü cerâyâları vardır, iki ay nafakaların almasalar paşanın başına Ümmü Dünyâ Mısır'ı dar edüp herkes gulû edüp cirâyelerin paşaya taşdan bitirdirler.
EÇS X Y217a
Ve bu anbâr-ı Yûsuf aleyhi's-selâm Circe eyâleti ve Sa‘îd-i âlî vilâyeti berekâtıyla dolar.
EÇS X Y217a
Ve bu anbâr kâtibleri başka aklâmdır. Cümle yetmiş halîfe ve yetmiş tarrâs ve yetmiş keyyâl ve yetmiş gırbâl-ı mîrîdir.
EÇS X Y217a
Bunlar askerî tâ’ifesinin gılâlin galburlayup pâk verirler. Bunlar cümle anbâr huddâmlarıdır. Ammâ küttâbları kırât-be-kırât hisâb etmişlerdir kim anbâr-ı Yûsuf'a beher sene gelen gılâl-i hınta üç kerre yüz bin erdepdir, ve gılâl-i şa‘îr (---) erdepdir, ve gılâl fûl (---) erdepdir. Bu gılâlleri sûk-ı sultânîde bey‘-i men-yezîd etmek iktizâ etse, sîrü'n-nâs sekiz Mısır hazînesi mâl olur, deyü tahrîr olunmuşdur. Allâhümme âfinâ, eğer Nîl taşmayup ganîmet olmasa, cümle kul bu sekiz Mısır hazînesi mâli (---) dahi paşadan taleb ederler.
EÇS X Y217a
Ve sekiz hazîne gılâl olduğu muhakkakdır ve meşhûr-ı âlemdir. Ve cümle benî âdemden mâ‘adâ semâda tayerân eden [[(---) (---)]] nafakaları cümle anbâr-ı Yûsuf'dandır. Anbârın üstü mestûr olmamak ile cemî‘i hûş [u] tuyûr remmâ remmâ konup tenâvül-i fûl ve [[(---) (---)]] ederler. Ve ber-hevâ pervâz per ururlar.
EÇS X Y217a
Bu anbâr-ı Yûsuf'un îrâd [u] masârıfına cemî‘i vüzerâ ve benem dîger nîst diyen Q 239a P 236a ehl-i kalem olan ferîdü'd-dehr akl-ı Arasto kimesneler bu anbârın îrâd [u] masrafına akıl ergürememişler. İlâ hâze'l-ân bir kârhâne-i devrândır. Dâ’imü'd-dehr deverân edüp dolup boşalup cümle mahlûk-ı Mısır andan kifâflanmadadırlar. Zâdekellâhu ta‘âlâ. Sekiz sene bu hakîr dahi andan hissemend idik.
EÇS X Y217a
Ammâ bu hakîrin akl-ı kâsırı üzre cemî‘i Mısır vüzerâsının hîn-i azilde çekdikleri âlâm-ı şedâyidler bir âdemin mesâlihin bitirmeden aldıkları hedâyâlardandır. Ve meksûr u müflis kimesnelere kâşiflik vermeden ve anbâr-ı Yûsuf nezâretin nâ-ehle verüp mâh-be-mâh muhâsebe görmemelerinden meksûr olup mahbûs olurlar. Bu üç şeyden ihtirâz eden vüzerâ Mısır'dan selâmetle halâs olur, inşâallâh. Zîrâ Mısır mekri mekr-i azîmdir.
EÇS X Y217a–Y217b
Hattâ Kethudâ İbrâhîm Paşa gibi bir müdebbir ve bir mubassır vezîr Mısır'a karîbü'l-ahdde gelmemişdir ve ilm-i Y 217b muhâsebede yegâne-i asr idi,
EÇS X Y217b
"Bu mertebe ehl-i kalem iken îrâd [u] masârıfı berâber etdim ve bu kadar bin akçe yevmiyye mahlûlât cem‘ edüp cümle defterleri gümüş kafesli sandûka koyup Mısır'ın hazînesin Tût'a bağlayup Mısır'ı bikr etdim", derken ba‘dehu ma‘zûl olup selâmetle Âdiliyye'de karâr etdi. Ammâ iki aydan sonra Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa hazretleri Mısır'a dâhil olup İbrâhîm Paşa'yı muhâsebeye da‘vet edüp anbâr-ı Yûsuf'dan zimmetinde iki yüz yetmiş kîse bakâyâsı kalup İbrâhîm Paşa'dan taleb olundukda tarfetü'l-ayn içre edâ etdi. Zîrâ mün‘im âdem idi. Ve gayrı keşşâflar ve ümenâ ve mültezimîn zimmetlerinde İbrâhîm Paşa'nın üç yüz kîse bakâyâsı kalup Hüseyin Paşa,
EÇS X Y217b
"İbrâhîm Paşa borcuna oturmadı. Ben kendü mâlım tahsîl etmeğe ancak kâdirim. Yerine bir âdem ko, tahsîl edelim" deyüp İbrâhîm Paşa kapucular kethudâsın Mısır'da bakâyâ üzre koyup İbrâhîm Paşa Şâm eyâletine mutasarrıf olup gitdi. Ya‘nî anbâr-ı Yûsuf böyle kazâ-i zemînîdir. Zîrâ hırsızları çokdur, müstakîmleri yokdur, hemân ol anbârı pür eden Cenâb-ı Hak'dır, yine Allâh setr ede.
EÇS X Y217b
Netîce-i kelâm Mısır'a Ümmü Dünyâ dedikleri kadar vardır. Hakkâ ki cemî‘i dünyâyı ana gibi besler. Âlem harâb olsa Mısır yapar, derler.
EÇS X Y217b
Ve ahvâlâtlarına vâkıf olamaz diller. Ve bir vech ile tarz u tavrı ve âyîn ü kavânîni diller ile ta‘bîr ü tahrîr ü tavsîf olunmadan müberrâdır. Ancak bu hakîr-i pür-taksîr-i kalîlü'l-bizâ‘a ve kesîrü's-seyâha alâ-kadri't-tâka mümkin olduğu mertebe kilk-i bî-zebânımız kâle getürüp küstâhâne deryâda katre ve güneşde zerre kadar evsâfın tahrîr eyledik.
EÇS X Y217b
İhvân-ı zarîfâna şöyle ma‘lûm ola kim bâlâdan berü tahrîr olunan eğer alaylı ve eğer alaysız minvâl-i meşrûh üzre tavsîf olunan Mısır hazîneleri cümle seksen bir hazîne-i Mısır eder.
EÇS X Y217b
Ve her hazîne bin ikişer yüz kîseden cem‘an yekûn [[(---)]].
EÇS X Y217b
Bu kadar mâl-ı hazâyin kankı diyârda hâsıl olur? Hemân Mısır'ın Ümmü Dünyâ olduğu bundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola. Ve bu kadar mâl-ı hazâyine kankı selâtîn-i rûy-ı zemîn mâlik olmuşdur? Ebbedallâhu hilâfetehu ilâ inkırâzı'd-devrân alâ zürriyyeti âl-i Osmân.
EÇS X Y217b
Ve Mısır vezîrinin ibtidâ Mısır'a alay ile girmesi ve çıkması ve Nîl kesimi alayları ve hazîne alayları dahi cümle otuz beş alay-ı azîmler dahi bu mahalde tamâm oldu.
EÇS X Y217b
{Ammâ paşanın yılda birkaç kerre anbâr-ı Yûsuf'a gitmesi alayı ve yılda bir kerre Ramazân-ı şerîfin âhir cum‘asında Mısır-ı atîkde Amr ibnü'l-Âs câmi‘ine alay ile gitmesi ve haftada iki kerre Kademü'n-Nebî ve Besâtîn ve Ümmü'l-kıyâs ve Kasr-ı Ayn ve Sebtiyye ve Kayıtbay ve Şeyh Cûşî ve Kasr-ı Gavriyye ve Kasr-ı Âdiliyye ve Kasr-ı Tophâne misilli seyr [ü] seyrâna alay ile mehterhânesin döğerek gitdüği alaylar hisâbda değildir.}
EÇS X Y217b–Y218a
Ve bu hazîne tavsîfleri tahrîr olunurken Y 218a câ-be-câ mahalle münâsib olmağile kavânîn-i Selîm Hân teşrîfâtları tahrîr olunup tîz geçildi, ammâ bu mahalde külliyâtile yazılır.
EÇS X Y218a
el-Fasl isnân ve hamsînTeşrîfât-ı kavânîn-i avâyid-i vüzerâ-yı Mısır
EÇS X Y218a
Evvelâ paşanın hâss-ı hümâyûnu ana küşûfiyye derler, senevî dörd yüz seksen kîse olur.
EÇS X Y218a
Ve taraf-ı pâdişâhîden tasadduk-ı ceyb içün fukarâya bezl oluna, deyü yevmiyye üçer bin para ta‘yîn olunmuşdur, senevî toksan kîse eder.
EÇS X Y218a
Ve yeniçeri beytü'l-mâlinden gayrı cümle beytü'l-mâl (---) paşanın beytü'l-mâl emîni zabt eder.
EÇS X Y218a
Ve yedi bender gümrüğü ve köğlerin mahlûlâtları ve ulûfe mahlûlâtları cümle paşanın hâliyesidir, paşa zabt eder.
EÇS X Y218a
Ve Mısır yeniçeri ağası paşaya altı kîse küşûfiyye verir. Ağa dahi yeniçeri beytü'l-mâlinden on kîse alır. Ve yeniçeri ağasının taht-ı hükûmetinde yedi nezâreti var. Süleymâniyye ve Büyük Deşîşe anın nezâretidir kim Mekke ve Medîne'ye beher sene (---) erdeb gılâl yeniçeri ağası yediyle vâsıl olup Deşîşe-i Kübrâ Urbânına ref‘ etdirmek içün paşadan yeniçeri ağası yigirmi iki kîse alup Deşîşe Urbânı Sakar Arab şeyhine verir. Bu Deşîşe Urbânı şeyh olmağa paşaya üç kîse ve üç küheylân kısrak ve elli deve verir. Ve yeniçeri ağası hükmünde olmağile ağaya dahi bir kîse ve paşa kethudâsına bir kîse hâliye verüp niçe yüz bin deve ile Bulak'daki anbârlardan gılâlı Süveys'e taşır. Andan gemilerle Mekke ve Medîne'ye vâsıl olur.