EÇS X Y251b
Bu hisâb üzre rûy-ı arz ya‘nî cezîre-i dünyâ bu Bahr-i Ummân içre dâ’iren-mâdâr yigirmi bin yüz altmış mîldir. Ve Mısır cezîresi dahi bu dünyâ cezîresinde dâhildir. Ve mikdâr-ı kutru bu dünyânın şimâlinden cenûba altı bin dörd yüz mîldir.
EÇS X Y251b
İbnülverdî Cerîde'sinde demişdir kim Batlîmûs hakîm katında istidâre-i arz yigirmi bin yüz altmış mîl olduğu takdîrce seksen bin fersahdır.
EÇS X Y251b
Ve her bir mîl zirâ‘-ı Mekkî ile üç bin zirâ‘dır.
EÇS X Y251b
Ve nahn-ı [gılaz-ı? kutr-ı?] arz yedi bin altı yüz otuz altı mîl olduğu takdîrce iki bin beş yüz kırk beş fersah ve sülüs fersahdır.
EÇS X Y251b
Ve basît-i arzın küllîsi yüz otuz iki bin kerre bin ve altı yüz bin mîl ve iki yüz seksen sekiz fersah olur.
EÇS X Y251b
Ammâ bu tahrîr olunan kaviller Bokrât u Sokrât [ve] Feylekos u Feylesof ve Batlîmûs hakîmlerin kavl-i sahîhleridir. Ve anlar cemî‘i ulûm-ı garîbe ve acîbeye mâlik olup fünûn-ı şettâya kâdir olup ilim kuvveti ile tahrîr etmişler idi. Ol zamân vech-i arzı serâpâ devr etmeyüp geşt [ü] güzâr etmeden ve ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn hâsıl etmeden ilm-i akliyyât ile cirm-i dünyâ yigirmi bin yüz altmış mîldir, demişler.
EÇS X Y251b
Ammâ lafz-ı "Fetahetâ" sene 889 târîhidir, Sultân Bâyezîd-i Velî Akkirmân kal‘asın muhâsara ederken iki ruhbân gelüp Sultân Bâyezîd'e ve Sivasî Kara şemseddîn hazretlerine buluşup,
EÇS X Y251b
"Bu Akkirmân kal‘asın filân günde ve sâ‘at ve derîce ve dakîkada feth edersin", deyü müjde etdiler.
EÇS X Y251b–Y252a
Bir râhibe Padre derlerdi ve [bir] bıtrîka Kolon derlerdi. Bu Kolon Portakal idi, Padre İşpanya Y 252a idi. Bâyezîd Hân bunlara huddâmlar ta‘yîn eyleyüp alarkadan nazzâreye aldılar. Hikmet-i Hudâ "filân günde kal‘a feth olur", deyü vakit ta‘yîn etdikleri sâ‘at kal‘a feth oldu.
EÇS X Y252a
"Ve Kili kal‘asının bu ânda miftâhları gelür", deyü müjde eylediler, hakîkat eyle oldu.
EÇS X Y252a
Bu kal‘ateynin fethine târîh "Fetahetâ" lafzıdır.
EÇS X Y252a
Ba‘dehu bu ruhbânlara hayli ta‘zîm ü tekrîm [ve] ihtirâm ihsânlar olundu. Aslâ mümkin olup bir şey kabûl etmediler. Ba‘dehu bunlardan su’âl etdiler kim,
EÇS X Y252a
"Siz bu kal‘anın feth olacağın neden bildiniz?" dediler. Anlar dahi,
EÇS X Y252a
"Millet-i Mesîhiyye'nin râhibleri ve hıristiyânları ve âlimleriyiz, ilim kuvveti ile bildik. Ve pâdişâhıma iki müjdemiz var. Tırabuzan'da olan Selîm oğlun Mısır sultânı olup Mekke Medîne pâdişâhı olur. Ve Süleymân oğlun Kızıl Elma sâhibi olur. Ve âl-i Osmân devletinin tâli‘i kuvvetdedir. Bu dünyâ cezîresin büsbütün kabza-i tasarrufa alırsız. Ammâ pâdişâhıma bir ulu müjdemiz var. Cümle pâdişâhlardan azîmü'ş-şânsız. şu devlet size müyesser ola, deyü yüz kırk yıldır ben seyâhat ederim. Ve yüz on beş yıldır bu Padre seyâhat eder. Âhir ikimiz bu kadar müddet-i medîd ömr-i dırâzda bu dünyâyı yedi kerre devr edüp âhir bu dünyânın Sebte boğazından taşra gemimiz ile ilim kuvvetiyle cânib-i garba yedi bin mîl gidüp Yeni Dünyâ nâmında bir dünyâ bulduk. Bu dünyâda olmayanlar anda mevcûddur. Ve anda dahi bir gûne behâyim makûlesi dağî bâğî âdemler vardır, haşir neşir bilmezler. Cümle sularında altun vardır ve cümle dağlarında ma‘âdinler ve sahrâlarında çemenzârlardır. Âb [u] havâsı latîf, dahi bu dünyâ kavminin ayağı basmamış bir bikir dünyâdır. Pâdişâhıma müyesser ola, deyü müjde etdim" dediler. Bâyezîd-i Velî buyurdular kim,
EÇS X Y252a
"Bize Mekke ve Medîne ve bu cezîre-i dünyânın feth [ü] teshîri lâzımdır, eyle deryâ aşırı mesâfe-i ba‘îdeye bizim gitmemiz lâzım değildir" deyü cevâb edince Padre ve Kolon nâm râhibler dest-bûs ile vedâ‘ edüp doğru papaya vardılar. Yeni Dünyâ evsâfın ayân [u] beyân edüp İşpanya bunlara on iki pâre galyon verüp Yeni Dünyâ'ya mâlik oldu.
EÇS X Y252a
Andan Fiyamenk ya‘nî Felemenk kralı mâlik oldu.
EÇS X Y252a–Y252b
Hâlâ Yeni Dünyâ'da on sekiz kral müstevlî olup "Fetahetâ" târîhinden berü üç bin altmış pâre kal‘alar inşâ olunup hâlâ ma‘âdin hudûdlarıyçün cümle krallar birbirleri ile Yeni Dünyâ'da ceng-i azîm etmededirler. Hattâ hakîr Uyvar'ı feth etdiğimizden sonra elçi Kara Mehemmed Paşa ile Nemse çâsârına Alman diyârına vardıkda çâsârın papinteleri ile ya‘nî hattıyla Bahr-i Muhît kenârında Lonçat nâm şehr-i azîme varup anda Yeni Dünyâ karakaları var idi, herbirinde üçer bin Y 252b âdem var idi, ol gemiler içre tüğlü kasîrü'l-kâme Yeni Dünyâ âdemleri var idi, tilmaşlar ile ya‘nî Nemse tercümânları ile Yeni Dünyâ ahvâlin su’âl etdirdim ederdim ederim. Padre ve Kolon nâm papaslara söğerlerdi kim,
EÇS X Y252b
"Dünyâmız bir âsûde dünyâ iken bu dünyâ âdemleri gibi tama‘kâr kavmi dünyâmıza doldurup her sene ceng ede ede ömrümüz kısa oldu" derlerdi.
EÇS X Y252b
Netîce-i merâm ve hâsıl-ı kelâm eyle dünyâyı ilim kuvvetiyle bulan ve kesret-i seyâhat ile bu dünyâyı geşt [ü] güzâr edüp deverân eden Padre ve Kolon nâm ruhbânlar ifnâ-yı vücûd edüp niçe bin tevârihât tetebbu‘ edüp kitâb-ı hey’etlerden Atlas ve Minor ve Coğrafiyye tevârihlerine mürâca‘at edüp ömr-i dırâzı seyâhatde geçirüp hey’et-i dünyâyı mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etdiler, ve zamân-ı kadîmde Feylekos ve Batlîmûs hakîmleri(n) şiddet-i şitâdan ve şiddet-i hârdan ve mahûf u muhâtara olup varılmayan yerlere mezkûr Padre ve Kolon berren ve bahren birer tarîk ile dünyânın şimâl [ve] cenûbuna şarkan ve garban birkaç kerre deverân ederek varup cirm-i dünyâyı seksen yedi bin mîl tahrîr etmişlerdir. Ammâ Akdeniz ve Karadeniz kenârınca değildir, hemân bu dünyâyı Bahr-i Muhît ihâta etmişdir, anın kenârınca geşt [ü] güzâr edüp tahrîr etmişlerdir. Hâlâ Bahr-i Okyûnûs ve Bahr-i Hind ve Donkarkız ve Danimarka ve Yeni Dünyâ ve Portakal mellâhları bu Padre ve Kolon râhiblerin tahrîrleri üzre hartalarına amel edüp deryâda şinâverlik ederler. Gâyet mu‘temed hartaları vardır. Zîrâ niçe bin kerre tecrübe edüp anların tahrîri üzre Bahr-i Ummân'da gemiler halâs olmuşdur. Cemî‘i dünyâ deryâsında liman liman dökündü taşları ve sığ yerleri ve demir dutar âb [u] havâsı latîf limanları tahrîr etmişlerdir. Ve berren kezâlik rûy-ı arzı dağı ve taşı ve âb [u] havâsıyla ve her nehrin menba‘-ı tulû‘iyle tahrîr etmişlerdir.
EÇS X Y252b
Ve cümle ehl-i hey’et Dünyâ-yı Atîk'ı ale'l-ittifâk Padre ve Kolon kavilleri üzre seksen yedi bin mîldir. Ve her mîl zirâ‘-ı esved ile dörd bin zirâ‘dır. Ve her zirâ‘ yigirmi dörd parmakdır. Ve bir mîl dörd bin adımdır, âheste reviş ile Q 253a P 250a kâmil (---) sâ‘at yerdir. Ve bir fersah on iki bin adımdır, (---) sâ‘at yerdir.
EÇS X Y252b
Ve bu rûy-ı arzı ilm-i usturlâb ile kudemâ-yı hukemâ ekâlîm-i seb‘a üzre tarh eylemişlerdir.
EÇS X Y252b–Y253a
İklîm-i evvel Mısır cezîresinde dahi bulunur, tâ Nîl-i mübârekin ibtidâ tulû‘ etdüği Cebelü'l-kamer üzre uğrar. İklîm add etdükleri ol şeydir kim ilm-i usturlâb ile şarkdan garba meselâ bir râdde çekilmişdir, ol râddenin üzerine vâki‘ olan şehrin cümlesi bir arzda ve tûl-i nehârda vâki‘ olmuşdur. İklîm-i evvelin cenûbunda bu Mısır cezîresinin cenûbunda Habeş hâki hudûdunda bir iklîmlik yer dahi Y 253a vardır, hâlâ Portakal hükmündedir, ana ilm-i hey’etde medâr-ı cedî derler. İkinci iklîmin nihâyetine hatt-ı istivâ derler. Ale'l-ittifâk eyle i‘tibâr olunur. Ammâ iklîm-i evvelin arzı on iki derîce ve kırk dakîka.
EÇS X Y253a
Ve hatt-ı istivâdan cenûb tarafında arz-ı dünyâ bir burun kalup ol burun şiddet-i hârdan âbâdân olmamak ile iklîm tarh olunmamışdır. Zîrâ ol taraflar Bahr-i Ummân ve Bahr-i Okyûnûs'dur ve ba‘zı cezîreler nümâyândır. Ammâ bi-kavli Batlîmûs hatt-ı istivânın verâsında on altı derîce ve 25 dakîkaya varınca vilâyet-i İmrân ve etrâf-ı vilâyet-i Zenc ve ekâlîm-i Habeş'e karîb ba‘zı büldânlar vardır. Ammâ şiddet-i harâretden benî âdem tâkat getiremedüğinden maymun ve pîl ve sâ’ir mahlûkât memlû‘dur. Dahi verâsı Bahr-i Ummân'dır.
EÇS X Y253a
Hattâ hakîr seksen üç târîhinde mâh-ı Temmûz'un ol şiddet-i hârında Fûncistân memleketin seyâhat ederken hatt-ı istivâdan cenûb cânibine yigirmi yedi gün kat‘-ı menâzil ve tayy-i merâhil ederek rub‘ dâyire ile irtifâ‘ alup hisâb-ı tûl-i nehârı (---) sâ‘at ve on altı derîce ve yigirmi bir dakîka buldum.
EÇS X Y253a
Ammâ iklîm-i evvelin vasatı bi'l-ittifâk ol mahaldir kim arzı 16 derîce ve 37 dakîka ola ve atvel-i nehârı 13 ola. Ve,
EÇS X Y253a
İklîm-i sânînin mebde’i eyle bulunmuşdur kim arzı 20 derîce ve 27 dakîka ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at ve on beş dakîka ola, ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Ve,
EÇS X Y253a
İklîm-i sâlisin mebde’-i arzı 27 derece ve 30 dakîka ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at ve 45 dakîka ola, vasat-ı arzı 32 derece 37 dakîka ve tûl-i nehârı 14 sâ‘at ve rub‘ ola. Ve,
EÇS X Y253a
İklîm-i râbi‘in evveli İskenderiyye ve Reşîd ve Dimyât'dır. Mısır cezîresinin üç iklîmi tamâm oldu. Ammâ bu takrîb ile gayrı ekâlîmlerin evsâfları beyân olunur. İklîm-i râbi‘in mebde’i oldur kim arzı 30 derece ve 40 dakîka ve tûl-i nehârı 14 sâ‘at ola, vasat-ı arzı 36 derece 22 dakîka ola ve atvel-i nehârı 14 sâ‘at ve nısf ola. Ve,
EÇS X Y253a
İklîm-i hâmisin mebde’-i arzı 38 derece 15 dakîka ve tûl-i nehârı 15 sâ‘at ola, vasat-ı arzı 41 derece 15 dakîka ve tûl-i nehârı 15 sâ‘at ve nısf ola. Ve,
EÇS X Y253a
Ekâlîm-i sâdisin mebde’-i arzı 43 derece ve 22 dakîka ve tûl-i nehârı 15 sâ‘at ve rub‘ ola, vasat-ı arzı 45 derece ve 13 dakîka ve tûl-i nehârı 16 sâ‘at ve nısf ola. Ve,
EÇS X Y253a
İklîm-i sâbi‘in mebde’-i arzı 48 derece 29 dakîka ola ve atvel-i nehârı 21 sâ‘at ola, vasat-ı arzı 48 derece ve 19 dakîka ve tûl-i nehârı 12 sâ‘at ve rub‘ olur.
EÇS X Y253a–Y253b
Hattâ bu hakîr seyyâh-ı âlem Evliyâ-yı bî-riyâ-yı sâhib-bûriyâ bin yetmiş yedi senesinde Mehemmed Geray Hân azlinde Dağıstân'a firâr etdikde hakîr nân ü nemek hakkına binâ’en Dağıstân'da Y 253b tâ Kara Budak Hân ülkesine varınca bile gidüp andan Tarhuy ve Kovin ve Enderey diyârların temâşâ ederek Demirkapu'ya gelüp andan gemilere süvâr olup Maskov'un Terek kal‘asına Bahr-i Harez ile üç gün üç gecede selâmetle varup anda rehin olan Çerâkese beğleri ve Terek kal‘asının Maskov kapudanları hakîre kâğızlar verüp Maskov kralına gitmek ümniyyesiyle altı günde şimâle Bahr-i Harez sâhilince vilâyet-i Kazan, bâlâda tahrîr olunmuşdur.
EÇS X Y253b
Andan yine şimâle tokuz günde kâh Deşt-i Kıpçak ve kâh sâhil-i Bahr-i Harez'de vilâyet-i Alatır, bu dahi merkûmdur. Anı dahi ubûr edüp yine şimâle yigirmi bir gün Heyhât sahrâsı içre gidüp Vilâyet-i Heşdek, nehr-i Edil kenârında bir diyâr-ı azîmdir ve Maskov'a tâbi‘ cümle yedi kerre yüz bin ümmet-i Muhammed'dir; câmi‘ ve medreseleri vardır ammâ minâreleri yokdur, Maskov'a yılda birer altun harâc verirler, Hazret-i Risâlet'in bir mektûb-ı dürerbâr-ı müşkbârlarına îmân getürmişlerdir.
EÇS X Y253b
Anların diyârında yedi ay ol şiddet-i şitâda seyâhat edüp nehr-i Edil'i öte cânibe ötüp Yuvaniçse nâm kal‘aya varup anda tûl-ı nehâr yigirmi bir buçuk sâ‘at idi, iki buçuk sâ‘atde sabâh olup yatsu namâzın Yuvanice kal‘ası âdemleri kılmazlar idi, hakîr dahi anlara tâbi‘ idim. Yahşi ulemâları var. Ammâ cümlesinin lisânları Maskov lisânıdır. Kur’ân-ı azîmi tilâvet ederler, ma‘nâsın Urusça okurlar. Ve İmâdü'l-islâm'ı Urus lisânı üzre tercüme etmişler. Ve ba‘zı fıkıh ferâyiz kitâbların cümle tercüme etmişler.
EÇS X Y253b
Ve iklîm-i sâbi‘ ekseriyyâ Maskov memleketidir. Fağfûr ve Bulgar ve Leh ve Daniska ve Kırakov ve Çeh ve İsfeç diyârları cümle iklîm-i sâbi‘dir. Ammâ bu Maskov diyârında şiddet-i şitâdan imâret ve süknâdan âsâr-ı binâlar kalîldir. Ekseriyyâ Heyhât sahrâlarıdır. Ve çok amâr yerlerin Kalmah Tatarı harâb etmişdir. Hakîr ol Edil nehri ile nehr-i Cayık mâ-beyninde geşt [ü] güzâr ederken arzı altmış üç derîce ve tûl-i nehârı yigirmi bir buçuk sâ‘at buldum.
EÇS X Y253b
El-hâsıl bir lahşa şorbasın ya‘nî lakişe çobrasın tabh edince kulle-i felekden şems nümâyân olup bir cıda kaddi şems pertâb ederdi. Anda güneşin aslâ te’sîri yokdur, iki kürk geymeğe muhtâcdır, gâyet sovuk yerlerdir.