EÇS X Y253b
Ammâ bu Maskov diyârının eğer müslim Heşdek'i ve eğer mujik keferesi gâyet eblehdir ve şecî‘ değillerdir.
EÇS X Y253b
Ve ol diyârda aslâ bâğ u bâğçe olmaz, ammâ nebâtât u giyâhât ve hayvânât hûş u tuyûr gâyet çokdur.
EÇS X Y253b
Ve buğday gibi ladna ve heldinesi ve kızıl darısı çok olur, bir kîlesi yüz kîle mahsûl verir. Zemîni gâyet kuvvetlidir.
EÇS X Y253b–Y254a
Ve Maskov diyârının seyyâhları ve bıtrîk papasları Y 254a hakîr ile hayli mükâleme edüp diyârların su’âl etdim;
EÇS X Y254a
"İklîm-i seb‘anın nihâyetinde buz deryâsı içinde Kolondur nâm bir cezîrede sâkiniz. Deryâmız altı ay donup altı ay güneş doğmaz muzlim yerdir, biz anda sâkiniz. Gece iki sâ‘at ve gündüz yigirmi iki sâ‘at olduğu günler olur", dedi. Hakîr,
EÇS X Y254a
"Bu Edil kenârında kaç günlük yoldur?" dedim. Anlar eyitdi:
EÇS X Y254a
"Biz andan çıkalı ilâ-hâze'l-ân dörd aydır, henüz geldik" dediler.
EÇS X Y254a
Hakîkatü'l-hâl henüz gelüp balık dişi ve semmûr dânesi getirmişlerdir. Ve şiddet-i şitâdan yüzleri pâre pâre olmuşdu ki sarı sarı suları cereyân ederdi.
EÇS X Y254a
Eyle olsa Maskov'un yedinci iklîmin verâsında da hatt-ı istivânın verâsındaki gibi arz-ı ma‘mûre var imiş.
EÇS X Y254a
İklîm-i evvel cânib-i şarkdan mutasavver olduğu takdîrce kadı bilâd-ı Sîn'den(?) sevâhil-i Sind'e mürûr eder, ba‘de zâlik lücce-i Habeşe'ye dâhil olup cezîre-i Lük'e vâsıl olur, ba‘dehu cezîre-i Arab ve Yemen'e ve beriyye-i Mağrib ve sâhil-i Bahr-i Mağrib'de nihâyet bulur; pes bilâd-ı ma‘rûfeden ve emâkin-i mevsûfeden Tağâr ve Ummân ve Aden ve Hadramevt ve San‘âi'l-Yemen Q 253b P 250b iklîm-i evvelde ola. Ve,
EÇS X Y254a
İklîm-i sânî cânib-i mezbûrdan mu‘teber olduğu üzre bilâd-ı Yemen'i ve Hind ü Sind'i mürûr edüp ba‘dehu Bahr-i Lahsa'ya ve Basra'ya ve Tehâme ve cezîre-i Arab'ı ve Yemâme ve Bahr-i Hicreyn ve Hicâz'ı ve Mekke ve Tâ’if [ve] Medîne ve Bahr-i Kulzüm'ü kat‘ edüp arz-ı Mağrib'e ve bilâd-ı İfrîk'den Bahr-i Mağrib'e vâsıl olur. Ve,
EÇS X Y254a
İklîm-i sâlis bilâd-ı Sîn'e ve Hindistân ve Kandehâr'a ve bilâd-ı Sind'in şimâlinden ubûr edüp Kâbil ve Kirmân ve Cîrût(?) ve Sicistân ve sevâhil-i Kasra'dan mürûr edüp medîne-i İstahr ve Sâbûr ve Mihribân ve şîrâz ve Sebkîr ve Gûr ve Ehvâz ve Irâk ve Vâsıt ve Kûfe ve Bağdâd ve Ebyâr ve Hît, andan hâk-i şâm ve Hamâ ve Hıms ve Sûr [ve] Akka ve Remle ve Sâve ve Taberiyye ve Gazze ve Beytü'l-mukaddes ve Askalân ve Medâyin ve Kulzüm Selmiyye, ba‘dehu esâfil-i arz-ı Mısır'ı kat‘ edüp Kırmâ [Fermâ?] ve Tennis ve Dimyât ve Reşîd ve İskenderiyye ve Fustât ve Feyyûm ve bilâd-ı [şa]rkıyye'i ubûr edüp arz-ı İfrîk'den geçüp Bahr-i Mağrib'de nihâyet bulup pes Tarabulus ve Tûnus ve Cezâyir ve Tanca ve Fes ve Endelüs ve Kurtuba ve Merânkûş, cümle bu diyârlar üçüncü iklîm içindedir. Ve,
EÇS X Y254a–Y254b
İklîm-i râbi‘ bilâd-ı Sind ve Horâsân ve Semerkand ve Belh [u] Buhârâ ve Hîrât ve Isfahân ve Serahs ve Tûs ve Zâbilistân ve Nîşâbûr ve Nihâvend ve Dîlever ve Hulvân ve Nusaybin ve Musul ve Hucend ve Kazgan [Fergan?] ve Kali ve Kıla ve Rıkka ve Birecik, ba‘dehu şimâl-i şâm'a mürûr edüp Malatıyye ve Haleb ve Kayseriyye Antâkıyye ve şâm Tarabulus ve Tartûs ve Adana ve Tarsûs Y 254b ve Ma‘mûriyye ve Silifke ve cezîre-i Kıbrıs ve cezîre-i Girid ve cezîre-i Korsika ve cezîre-i Misine ve Portakal ve garb nihâyetinde İşpanya ve Ciniviz ve Fransa'da dördüncü iklîm nihâyet bulur. Yedi bin mîl Yeni Dünyâ bu Fransa kıyılarına mukâbildir, lâkin dahi iklîm tarh olmamışdır. Andan,
EÇS X Y254b
İklîm-i hâmis ibtidâsı bilâd-ı Ye’cûc'dan geçüp Çîn ve Hıtâ ve Hoten ve bilâd-ı Horâsân'dan ba‘zı şehirlere uğrayup Harşani'ye uğrayup Anatolu içinde uğrayup Karaman'dan Adalya'ya andan Akdeniz'i ubûr edüp Kalavra burnuna ve Bundukanî Venedik ve Dodoşka ve Alaman deryâsında nihâyet bulur. Mukâbili yedi bîn mîl yine Yeni Dünyâ'dır.
EÇS X Y254b
İklîm-i sâdis bilâd-ı Harez'den Bahr-i Taberistân'a varmadan bilâd-ı Tercân'a mürûr edüp Bahr-i Mağrib'de nihâyet bulur. Ve Kostantıniyye ve evâhir-i bilâd-ı Efrenc bu iklîmde tamâm olur. Hukemâ-yı kudemâ İslâmbol'u altıncı iklîmde tahrîr etmişler. Ammâ irtifâ‘da arz-ı beledi ve tûl-i nehârı beşinci iklîmin evâhirindedir. Zîrâ arz-ı Kostantıniyye kırk bir derecedir ve on beş dakîka ve sâ‘ât-ı atvel-i nehârı inde'l-imtihân on beş sâ‘at olduğu azharun mine'ş-şemsdir. Ve,
EÇS X Y254b
İklîm-i sâbi‘ dahi cânib-i şarkdan i‘tibâr olunduğu üzre şimâl cânibinde Sedd-i Ye’cûc nihâyetinde bilâd-ı Etrâke ve Sakâlibe ve Maskov ve Leh ve Çeh [ve] İsfeç ve Felemenk ve Donkarkız ve Danimarka ve Alman ve Lonçat ve mukâbelesinde (---) mîl cezîre-i İngilis ve dahi mukâbelesinde yedi bin mîl Yeni Dünyâ'da tamâm olur, ve's-selâm. Ve,
EÇS X Y254b
Zikr-i evsâf-ı ekâlîm-i seb‘a be-nev‘-i dîğer
EÇS X Y254b
Evvelâ iklîm-i evvelde yigirmi tağ ve otuz nehr-i azîm var, ve halkının reng-i rûyları cümle karalardır, ammâ Sûdân kavmi beyâzlardır, yine Mısır cezîresindedir. Andan,
EÇS X Y254b
İklîm-i sânîde yigirmi yedi dağ ve yigirmi yedi nehr-i azîmdir. Ve bunun dahi halkının reng-i rûyları esmerü'l-levn ve bir sınıfı zişt-rûdur. Bu dahi Mısır cezîresine uğrar Nîl sâhilleridir. Ve,
EÇS X Y254b
İklîm-i sâlisde otuz üç cebel-i azîm ve yigirmi iki nehr-i azîmdir, ammâ Mısır cezîresindeki nehirlerin cümlesi Nîl'den ayrılır, ve bu iklîm dahi Mısır cezîresine uğrar. Ve Mısır cezîresi eyle vâsi‘ bir cezîredir kim üç iklîmde hissesi vardır ve yetmiş mülûk mutasarrıfdır, dâ’iren mâdâr cirmi kâmil on sekiz bin mîldir. Ve bu cezîre içinden nehr-i Nîl tulû‘ edüp yine bu cezîrenin şimâlinde Bahr-i Sefîd'e bender-i Dimyât'da ve bender-i Reşîd'de mahlût olur. Tulû‘undan gurûbuna dek sekiz aylık yoldur. Rûy-ı arzda bu kadar mesâfe-i ba‘îdeden cereyân eder nehir yokdur. Ve,
EÇS X Y254b
İklîm-i râbi‘de yigirmi beş tağ ve yigirmi iki nehirdir, ve ahâlîsi cümle ebyazü'l-vechdir, beyyazallâhu vecheh. Ve,
EÇS X Y254b–Y255a
İklîm-i hâmisde otuz Y 255a tağ ve on beş nehr-i azîmdir, ve benî âdemi cümle beyâzdır. Ve,
EÇS X Y255a
İklîm-i sâdisde on bir dağ ve kırk nehir var. Bâ-husûs cümleden nehr-i Tuna mebde’i yüz on konak yerdir, Alman'dan çıkup kendüye yedi yüz nehir mahlût olarak Karadeniz'e beş yerden biri Kili boğazında, biri Tulça boğazında, biri Soluna boğazında, biri Beşdepe dibinde, biri Karahırmen boğazında Karadeniz'e deryâ olup mahlût olur. Tâ Beç'e ve Prag'a ve Alman'a varınca niçe bin pâre şayka ve karamürsel [ve] zarbina ve tıransa ve sırımba gemiler yürür bir nehr-i azîmdir.
EÇS X Y255a
{Hamd-i Hudâ bu nehr-i Tuna'nın evvelinden âhirine ya‘nî Alman diyârında tulû‘undan Karadeniz'e gurûbuna dek bu nehrin iki tarafın beş kerre seyâhat edüp temâşâ etmişizdir.}
EÇS X Y255a
Ve iklîm-i sâdisde on kûh-ı bâlâ vardır. Husûsan Dağıstân kurbunda kûh-ı Elburz kadar rub‘-ı meskûnda eyle bir kûh-ı bâlâ yokdur, zirve-i a‘lâsına bir ferd-i âferîde çıkmamışdır. Gûl-i beyâbânîler ve yırtıcı canavarlar vardır ve cânib-i erba‘asında beş pâdişâh sâkindir, tâ bu mertebe ulu dağdır.
EÇS X Y255a
Ve kırk nehir vardır. Meselâ nehr-i azîm Kuban bu dağdan tulû‘ edüp Dağıstân ve Çerkezistân'dan ve Heyhât sahrâsının Çerkezistân cânib-i kıblesinden nehr-i Kuban ubûr edüp Karadeniz sâhilinde Taman adası nâm cezîrede Temrik kal‘ası dibinde Adahun boğazında ve Yeleşke boğazında iki yerden deryâ-misâl Karadeniz'e mahlût olur, içinde azîm barçalar şinâverlik eder.
EÇS X Y255a
Ve nehr-i Terek dahi bu kûh-ı Elburz'dan hurûc edüp yine Dağıstân vilâyeti içinden güzer ederek şimâl cânibde Demirkapu kurbunda Maskov'un Terek kal‘ası dibinde Bahr-i Harez'e ya‘nî Gîlân deryâsına munsab olur bir âb-ı zülâl nehirdir. Ve bu iklîmin halkı ahmerü'l-levn şecî‘ ve bahâdırât kavim olurlar. Ve,
EÇS X Y255a
İklîm-i sâbi‘de on tağ ve kırk nehir vardır. Cümleden nehr-i Edil azîm deryâ-yı âb-ı hayâtdır. Arzı kırk mîl ve altmış yetmiş mîl enli yeri vardır ve umku otuz kırk kulac amîkdir. Ve bu iklîm halkının reng-i rûyları cümle hâs beyâzlardır.
EÇS X Y255a
İhvân-ı bâ-safâya şöyle ma‘lûm ola kim bu hakîr-i pür-taksîr seyyâh-ı âlem Evliyâ fakîr kırk bir sene seyâhatde ayne'l-yakîn gördüğüm nehr-i azîmlerde evvelâ cümleden büyük nehr-i Edil, ba‘dehu nehr-i Cayık, andan nehr-i Tuna, andan nehr-i şattü'l-arab, andan Mısır diyârında nehr-i Nîl-i mübârek mâh-ı Temmûz'da deryâ olur ammâ gayrı zamânda Bağdâd'a karîb Diyâle nehri kadardır. Ammâ nehr-i Edil ebedü'd-dehr kırk, elli, altmış, yetmiş mîl cereyân eder yerleri vardır. Bu Edil'den mâ‘adâ nehir bunun yanında tur‘a gibi cereyân ederler.
EÇS X Y255a–Y255b
Ve ilm-i hey’et üzre cihânı geşt [ü] güzâr edenlerin tahrîr etdikleri üzre rûy-ı arzda ukalâ-yı dûrbîn ve hukemâ-yı hayret-karîn Batlîmûs Y 255b kavlince edîm-i arzda iki yüz nehr-i azîme vardır. Ve kırk dörd bin ayn-ı sagîr-i câriye vardır.
EÇS X Y255b
İbn Abbâs'dan Avfî rivâyet eder: "Vech-i arzda cümle cereyân eden enhâr-ı sagîr ü kebîrler insânın bedeninde tamarlar gibidir, der. Eğer yeryüzünde sular cereyân etmese yerler pâre pâre olup bir mahlûk tavattun etmek mümkin olmazdı" deyü nakl eder. Hakkâ ki eyledir kim âye[t]:
EÇS X Y255b
Ve İbn İshâk kavlince rûy-ı arzda yüz kırk sekiz cibâl-i azîmler vardır. Niçe kerre yüz bin cibâller vardır, ammâ murâd olunan kûh-ı azîmlerdir. Ve bu dağlar hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı azîminde Q 254a P 251a buyurur, âye[t]:
EÇS X Y255b
Makâlîd lugat-ı Arabda kiliddir. "Eğer dünyâyı dağlar kilid gibi birbirine girüp kucaklamış olmasa yeryüzü ber-karâr olmazdı" demişler.
EÇS X Y255b
İklîm-i evvelin tûlu şarkdan garba bin iki yüz elli fersahdır ve arzı yüz toksan fersahdır. Ve bin pâre şehir vardır, ellisi gâyet şehr-i mu‘azzamdır. Cümle karalar vilâyetidir, Habeş'e ve Yemen ü San‘ân'a ve Bahrân'a ve Tagâr ve Harş ve zemîn-i Serendîb ve Hind ve derbend-i Çîn ve Mağrib-zemîn'de Fes ü Merânkûş ve Sûdân ve Fûnc ve Bornu. Ve,
EÇS X Y255b
İklîm-i sânî şarkdan garba tûlu iki bin dörd yüz fersahdır ve arzı yüz otuz altı fersahdır. Yigirmi yedi kûh-ı belâlardır ve otuz altı vâdîsi vardır. Ve iki bin şehri var, ellisi şehr-i azîmdir. İbtidâsı Hocend ve Hind ü Sind ve Mansûriyye ve Hîre ve Kend(?) ve Cezâyir ve Necd ve Tehâmiyye ve Yesrib ve Hicâz'a ve deryâ-yı Kulzüm'e ve arz-ı Berberiyye'ye ve İfrîkiyye ve arz-ı Mısır'a ve zemîn-i Bağle'ye varır. Ve,
EÇS X Y255b
İklîm-i sâlis tûlu iki bin tokuz yüz yigirmi beş fersahdır, arzı toksan fersahdır. Ve üç bin şehir, iki yüzü şehr-i azîmdir. İbtidâsı Çîn'in şimâlinden Mûgân ve Kandehâr ve Kâbil ü Zâbilistân ve Sîstân ve Kirmân ve Fâris ve sevâhil-i Bahr-i Ummân ve Basra ve Lahsa ve Istahr ve şîrâz ve Nîşâbûr ve Gûr ve Ehvâz ve Irâk ve Bağdâd ve şâm ve Ferahin ve İskenderiyye ve Merkân ve Efrensiyye ve Bekriyye'de âhir olur. Andan,
EÇS X Y255b
İklîm-i râbi‘ tûlu iki bin yedi yüz fersahdır ve arzı yüz iki fersahdır. Ve yigirmi beş tağdır ve otuz iki vâdîsi var. Ve cümle (---) şehirdir. İbtidâsı Tübbet ve Harhîr ve Horâsân ve Belh u Buhârâ ve Moltân ve Taberistân ve Deylem ve Kazvîn ve Rey ve Kum ve Kâşân ve Sıfâhân ve Hemedân ve Hulvân ve şehrezol ve Musul ve Nusaybin ve Rûhâ ve Haleb ve Antâkıyye ve Tarsûs ve Ma‘mûriyye ve cezîre-i Kıbrıs ve Girid [ve] Venedik, Alman'da nihâyet bulur. Ve,