EÇS X Y280b
Bu âsitâneyi cümle ehl-i züvvâr ziyâret edüp sehl bah bah ve tarâvet kesb edüp yine gemilere süvâr olup zevk [ü] safâ ile kâmil otuz mîl Nîl ile cereyân ederek Garbiyye hâkinde sâhil-i Nîl'de,
EÇS X Y280b
Karye-i Mebhûm ve karye-i şubreteyn: Üç yüz hâneli ve hûrmâ bâğlı ve câmi‘li ve dârışedli ma‘mûr kurâlardır. Anları ubûr edüp on mîl kadar cereyân ederek,
EÇS X Y280b
Lisân-ı Arabda (---) demekdir. Bu şehrin cânib-i şimâlî tarafında Nîl-i mübârek kenârında cümle keştîler lenger endaht olup cümle cüyûş-ı muvahhidîn ehl-i züvvâr merâkiblerden taşra çıkup niçe bin haymeler ile meks edüp iki gün ikâmet edüp cemî‘i kurâlardan kirâ hamîrleri ve bagalları ve cemâlleri gelüp cümle bârhânelerin tahmîl etmeğe meşgûl olup giden gidenin olur. Ba‘zı cânlar yevm-i hamîsi ve yevm-i cum‘ayı anda edüp ziyâretler eder. Zîrâ bu Zifte ile Seyyid Ahmed el-Bedevî mâbeyni beş malaka yerdir ve beş sâ‘at karîbdir, şöyle ma‘lûm ola.
EÇS X Y280b
Nîl kenârında Garbiyye cezîresinde ve Garbiyye hükmünde yüz elli akçe şerîf kazâdır. Nâhiyesi yetmiş pâre ma‘mûr kurâlardır. Kadıya senevî yedi Mısrî kîse hâsıl olur. Ve kızlar ağalığından mu‘tak Abbâs Ağa'nın iltizâmındadır. Sâhil-i Nîl'de bir ma‘mûr dârışeddi var, âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Ve mahkeme dahi bu dârışedde muttasıldır.
EÇS X Y280b
Ve cümle beş yüz toprak ile mestûr fellâhîn hâneleridir. Câ-be-câ hûrmâ bâğları vardır. Ammâ gılâli meşhûrdur, latîf buğday olur.
EÇS X Y280b–Y281a
Ve cümle üç câmi‘i var. Cümleden Câmi‘-i Kebîr: iskele başında olmak ile cemâ‘ati çokdur. Kırk amûd üzre mebnî bir minâre-i serâmedli câmi‘-i rûşendir. Ve tûlen ve arzan yüzer ayak Y 281a vâsi‘dir. Ve minâresi üç tabakadır. Ve üç câmi‘ kapusu vardır. Ve hareminde bir nâbıka dırahtı var.
EÇS X Y281a
Ve bir câmi‘ dahi aşağı iskele kurbundaki câmi‘: Bu dahi Nîl kenârında bir tabaka ve bir minâreli bir küçük câmi‘dir. Ve bir dahi nev-binâ bir küçük câmi‘ vardır. Bundan mâ‘adâ yedi zâviyesi vardır. Lâkin medrese ve hammâmı yokdur.
EÇS X Y281a
Ve yigirmi beş dükkânı ve altı aded kahvehânesi var. Ve bu şehirde olan beledî sığır ve câmûs meğer Adana şehrinde ola.
EÇS X Y281a
Ve bu şehirde hammâm olmamağile Abbâs Ağa kethudâsı ile hammâm faslı etmek içün kayıklara süvâr olup karşu tarafda Mansûre diyârı hâkinde,
EÇS X Y281a
Lisân-ı Arabda (---) demekdir. Mısır hâkinde Mansûre hükmünde yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi (---) kurâdır. Senevî altı kîse hâsıl olur. Bu şehirin iltizâmı Mısır beğlerinden Ebüsseyf Ahmed Beğ hükmündedir. Senevî altı kîse fâ’izi olur. Zîrâ sükkeri meşhûrdur. Ve rummânı ve hûrmâsı gâyet firâvândır. Ve bâğ u bâğçesi ve nahlistân [u] gülistânı memdûhdur.
EÇS X Y281a
şehri sâhil-i Nîl'de ve bir düz sahrâda dörd bin hâne-i ma‘mûru kat-ender-kat hâne-i zîbâlardır. Ekseriyyâ sütûhları kirec ile puşîdedir. Zîrâ a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ-yı kibârı meşhûrdur. Ekâlîm-i Mısır'da ulemâ-yı Gamrâvî deyü şöhre-i şehr olmuş musannif ü mü’ellif niçe yüz ulemâsı vardır.
EÇS X Y281a
Ve cümle tokuz mahalle ve kırk dörd mihrâbdır. Ancak tokuzu hutbedir, mâ‘adâsı mesâcidlerdir.
EÇS X Y281a
Ve cemâ‘at-ı kesîreye mâlik çârsû içinde Câmi‘-i Kebîr: Hammâd ibn Bakar binâsıdır. Gâyet atîk mezkitdir. Tûlü yüz ayakdır, arzı seksen kademedir. Kıble kapusu üzre üç tabaka bir minâre-i mevzûnu var, kaddi iki yüz kademe bâlâdır ve tâ zirve-i a‘lâsında alemi yeri iki çataldır, üzerlerinde Husrevânî küp gibi sivri kubbecikler vardır, anların üstünde iki yeşil tuç alemleri vardır. Hulâsa-i kelâm gâyet musanna‘ minâredir kim ta‘bîr olunmaz. Ve mihrâb ü minberi tarz-ı kadîmdir. Ve hareminin etrâfında ve câmi‘ içinde cümle otuz altı mermer ve gayrı elvân sütûnlardır.
EÇS X Y281a
Ve üç kapusundan beşer kademe taş nerdübân ile câmi‘e enilir. Bu câmi‘ içre evkât-ı hamsede ulemâ mâl-â-mâl olup mubâhase-i ilm ederler. Sulehâ-yı ümmetden kimseler dâ’imâ hâzırdır.
EÇS X Y281a
Andan iskele başındaki câmi‘: nev-binâ bir mesîregâh câmi‘-i rûşen-âbâddır. Ve cemâ‘ati gâyet çokdur.
EÇS X Y281a
Ve mahkeme kurbunda câmi‘-i Mu‘allak: on üç kademe taş nerdübân ile çıkılmağile câmi‘-i Mu‘allak derler. Altında serâpâ dükkânlar ve âbdesthâne ve havz-ı şâfi‘îsi var. Gâyet müferrih ve küşâde câmi‘dir. Bir cânibde altından yol geçer, tarîk-ı âmdır.
EÇS X Y281a
Ve bir câmi‘ dahi var, ismi ma‘lûmum değildir. Bunlardan mâ‘adâ cümle mesâcidlerdir.
EÇS X Y281a–Y281b
Ve yedi medrese ve on iki mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân vardır. Ve yedi yerde sebîlhâneler vardır. Ve yedi vekâle ve altı yüz dekâkînler vardır, ammâ kârgîr binâ Y 281b bezzâzistânı yokdur, ammâ cemî‘i mevcûdât anda mevcûddur.
EÇS X Y281b
Ve leb-i Nîl'de mükellef ü mükemmel kahvehâneleri vardır. Ve cemî‘i ehl-i hırefi dükkânlarında Kur’ân-ı azîm tilâvet eder, hamele-i Kur’ân halkı vardır. Ve üç binden mütecâviz müfessir ve muhaddis ulemâsı vardır. Mısır diyârında câmi‘-i Ezher'den sonra kân-ı ulemâ bu Mît Gamr'dır kim ulemâ-yı Gamrâvî derler, büyük âdemler vardır. Hamd-i Hudâ Tefsîr-i Cerîrî tilâvet olunurken derslerine hâzır olup du‘â-i hayrların aldık.
EÇS X Y281b
Ve halkı gâyet zekâvet üzredir. Zîrâ âb [u] havâsı gâyet latîfdir.
EÇS X Y281b
Ve mahbûb u mahbûbesi meşhûr-ı âfâkdır. Hattâ ba‘zı büldânın mahbûbeleri medh olundukda ayn-ı Havrân ve ayn-ı Gamrâvî gamzesi efvâh-ı nâsda cihân-ârâ memdûhdur. Hikmet bu kim diyâr-ı Mısır'da olan halkın gözlerinde sürmeleri yokdur, cümlesi müşevveşü'l-ayn halkdır, ammâ gamze-i Gamrâvî memdûhdur.
EÇS X Y281b
Hâsıl-ı kelâm hûy cihetinden ve ganîmet yüzünden bir P 262b kesîrü'l-gılâl şehirdir.
EÇS X Y281b
Evvelâ mahkeme mukâbelesinde eş-şeyh Abdullâh: Bir kubbe-i Q 265b âlîde medfûndur.
EÇS X Y281b
Ve şehrin cânib-i şarkı hâricinde hûrmâ bâğları içinde eş-şeyh Muhammed-i Demenhûrî ve eş-şeyh İzzeddîn el-vâ‘iz ve eş-şeyh şücâ‘uddîn eş-şenlevânî ve eş-şeyh Seyyid Halef ve eş-şeyh İmâd ve eş-şeyh Seyyidî Muhammed el-Kasrî ve eş-şeyh Yûnus el-Ahmedî ve eş-şeyh Muhyiddîn ve eş-şeyh İsmâ‘îl {ve eş-şeyh Ahmed ez-Zenkalî} ve es-Sâdâtü'l-Erba‘în ve eş-şeyh Muhammed el-Hindî, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
EÇS X Y281b
Bu ziyâretleri edüp hammâmına duhûl etdük. Eyâlet-i Mısır'da yedi hammâmın biri dahi bu Mît Gamr hammâmı şöhre-i âfâkdır. Binâsı ve âb [u] havâsı gâyet latîfdir.
EÇS X Y281b
Andan Ulu Câmi‘de salât-ı cum‘ayı edâ edüp cümle ehl-i hâl kimesnelerin hayr du‘âları ile hissedâr olup tekrâr bir gemi ile karşu cânibde kasaba-i Zifte'ye geçüp mürşid Dâvûd Beğ'den birkaç Arab hayyâli ve beş tüfeng-endâz sekbân refîk alup cânib-i garba teveccüh edüp yigirmi pâre ma‘mûr [u] âbâdân nahlistân [u] gülistân bostânlı kurâlar ubûr ederek,
EÇS X Y281b
Karye-i şirsine'ye dâhil olup bir hayli meks edüp ta‘âm tenâvül etdik. İki yüz hâneli ma‘mûr kurâdır. Halkının ekseri sâdât-ı kirâmdandırlar. Ecdâdları eş-şeyh Hazret-i Ebü'l-Iz ve eş-şeyh Alî Medenî ve eş-şeyh Ramazân-ı Vâhıdî. Niçe bunun emsâli sultânlar kubbeler içre âşiyân-ı bâkî edüp hâb-ı râhatda vâdî-i hâmûşânda bîhûşlardır.
EÇS X Y281b
Ve bu karye Menûf hâkinde vâki‘ olup bir câmi‘i ve iki tekyesi ve bir dârışeddi var, ni‘metleri mebzûldür. Kethudâ İbrâhîm Paşa ağalarından Yeniçeri Yûsuf Ağa mültezimidir. Senede altı kîse fâ’iz hâsıl olur. Andan beşinci sâ‘atde,
EÇS X Y281b–Y282a
Lafz-ı Menûf lisân-ı Kıbtîde otuz adedine derler. Tûfân-ı Nûh'dan sonra binâ olunan şehirlerin biri Musul kurbunda cebel-i Cûdî dâmeninde Y 282a karye-i Cûde, andan Arz-ı Hâsân'da Arîş ve şehr-i Bilbeys, ba‘dehu bu şehr-i atîk Menûf binâ olunmuşdur. Ve şehri Nîl'in şarkından ve garbından ikişer sâ‘at ba‘îd bir sahrâ-yı ferah-fezâda vâki‘ olmuşdur. Bi-kavli müfessirîn diyâr-ı Mısır'da medîne-i kudemâ bu şehr-i Menûf'dur kim cümle müfessirîn âye[t]:
EÇS X Y282a
âyeti şehr-i Menûf hakkında nâzil oldu, deyü müttefikun-aleyhlerdir.
EÇS X Y282a
Bi-kavli sâhib-i Tevârîh-i Hıtat Makrîsî, rahmetullâhi [aleyh], müverrih-i âlemdir, Kabâbıta tevârîhlerinden ve Hazret-i İdrîs'in Ehrâm dağında Me’mûn halîfenin bulduğu tevârîhlerinden niçe tevârîh te’lîf etmiş bir âlim ü kâmil müverrihdir, anların tahrîri üzre:
EÇS X Y282a
İbtidâ Fir‘avn, Mûsâ Bâbilistân'da Musul diyârından hurûc edüp bu Menûf'da sâkin olup neşv [ü] nemâ bulmuşdur. Andan Mısır'da hâcib olup hâkim olmuşdur.
EÇS X Y282a
Ba‘dehu bu Menûf'u taht edinüp evvelkiden ziyâde amâr etmişdir. Ammâ ibtidâ imâreti Tûfân'dan sonra Hazret-i Nûh'un oğlu Hâm'dır, Hâm oğlu Bayzar'dır, ve Bayzar kayın babası Kalîmûn Hakîm Kâhin ile ba‘de't-tûfân Hazret-i Nûh'dan me’zûn olup Eski Mısır'ın karşusundaki cebel-i Ehrâmlar'a gelüp Tûfân'dan evvel ma‘mûr olan şehirlerinden âsâr-ı binâ ancak Ehrâm dağların buldular, gördüler kim süknâ mümkün değil, ol mahalden kalkup Menûf olan yere gelüp âsâr-ı binâlar etmeğe başladılar. Tûfân'dan sonra arz-ı Mısır'a kadem basan bu Bayzar bin Hâm bin Nûh Nebî'dir. Cümle ta‘allukâtıyla otuz kişi idi, anıniçün Menûf deyü tesmiye etmişlerdir. Menûf, mâfeden galatdır, Kıbtî lisânınca mâfe otuz adedine derler. Ba‘dehu Bayzar niçe yüz yıl mu‘ammer olup Menûf şehrinde azîm binâlar ihdâs edüp rûy-ı zemîn-i Mısır'da ibtidâ hâkim olan bu Bayzar bin Hâm'dır ve ibtidâ binâ olunan bu Menûf'dur.
EÇS X Y282a
Ve Bayzar zamân-ı hükûmetinde kayın atası Kalîmûn Kâhin ta‘lîmi ile zîr-i zemînlerden cok hazîne ve defîne istihrâc edüp Mısır hâkinden tâ İsne ve İsvân ve Sûdân ve Fûncistân'a varınca ol genc-i bâ[dâ]verler ile yedi yüz pâre şehir bünyâd edüp Nîl-i mübâreki arz-ı Mısır üzre ilm-i hendese ile sokak sokak halîclerden cereyân etdiren bu Bayzar'dır. Âhir Tûfân'dan bin sekiz yüz altıncı seneden sonra Bayzar kayın atası Kalîmûn Kehene ile vefât edüp cebel-i Hirâmân'ın Ehremân'ın Ehrâm'ın cihet-i garbîsindeki ehrâmda defn etdiler. Arz-ı Mısır'da ba‘de't-tûfân defn olunan bunlardır.
EÇS X Y282a
Ba‘dehu Bayzar oğlu Mısrâyim pâdişâh olup şehr-i Fustât ki Eski Mısır'dır, bu Mısrâyim binâ etdüğinden Mısır dediler. şehr-i Menûf babası tahtı olmak ile bu Menûf'u ol kadar ma‘mûr etmişdi kim cihânda dâsitân idi. Ba‘dehu yine vîrân oldu.