EÇS X Y284b
derler. Düldül ol katırdır kim hâlâ bu Tûh-ı Nasârâ köğünde bir bayır vardır, mezkûr Düldül katır ol kayadan tulû‘ edüp ayakları yeri hâlâ âşikâredir. Mukavkıs ol katırı hazrete göndermesinin aslı odur.
EÇS X Y284b
Ve bu karyede ibret-nümâ çok olduğundan Kabâbıta kavmi çok gelüp ziyâret ederler. Bu kurânın mültezimi Âsitâne-i sa‘âdetde rûznâmeci Alî Efendi hazretlerinindir, senevî yedi kîse fâ’izi olur.
EÇS X Y284b
Bu beledi seyr [ü] temâşâ edüp Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûduna bir gün mukaddem varmak içün ılgar edüp 5 sâ‘atde ma‘mûr kurâlar ubûr edüp,
EÇS X Y284b
Evsâf-ı menzil-i kasaba-i Tanta hâk-i amber-pâk-i âsitân-ı âşiyâne-i Ebülyetâmîn Sultân-ı Alevî Hazret-i kutbü'l-aktâb Seyyid Ahmed el-Bedevîkuddise sırruhu'l-azîz
EÇS X Y284b
Bu Tanta şehri Hazret-i Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin medfûn olduğu şehr-i mübârekedir. Bir sahrânın vasatında bir mürtefi‘ yerde ve Garbiyye hâkinde vâki‘ olmuşdur. Ammâ mültezimleri üç kimesnedir, mahsûlâtları cem‘ etmeğe me’mûrlardır, senevî on kîse mâlı fâ’izi hâsıl olup mâl-ı pâdişâhî verirler. Lâkin şehir Garbiyye kâşifinin subaşısı hükmündedir. Ve cümle bin beş yüz evli bâğsız ve bâğçesiz kat-ender-kat ma‘mûr [u] âbâdân hâneli bir müzeyyen şehr-i şîrîndir. Ve altı mahalle ve sekiz mihrâbdır, ammâ cümleden,
EÇS X Y284b
Kal‘a-misâl bir câmi‘-i azîmdir. Ve câmi‘-i selâtîn-i selef olup bizzât Hazret-i Sultân Seyyid Ahmed el-Bedevî bu câmi‘-i şerîfde medfûn olmağın şeb [ü] rûz cemâ‘at-ı kesîreden hâlî değildir. Câmi‘in cirmi tûlen yüz yigirmi ayakdır ve arzan yüz ayakdır, kâmil. Ve minberi ve mihrâbı tarz-ı kadîmdir.
EÇS X Y284b
Ve câmi‘ ve harem içinde cümle altmış aded beyâz mermer mevzûn sütûnlardır. Yigirmi dördü câmi‘ içindedir, mâ‘adâsı harem-i şerîf etrâfındadır. Ve bu sütûnlar üzre azîm kirişlerdir, dahi üstü münakkaş tavanlardır, dahi fevkı sütûhu kireç sıvalıdır, kurşum örtülü değildir.
EÇS X Y284b
Ve iki minâresi var. Sağ tarafındaki minâre üç tabaka ve iki yüz kademedir. Her kademesi âdem dizi kaddi kadar yüksekdir. Ol hisâb üzre bir minâre Mısır'da Sultân Hasan minâresinden âlîdir. Ve gâyet musanna‘ minâre-i bâlâdır. Ve Seyyid Ahmed el-Bedevî hazretleri bu minârenin kurbunda medfûndur.
EÇS X Y284b–Y285a
Ve sol tarafdaki minâre dahi çâr-gûşe Y 285a kulle-misâl iki tabaka kâr-ı kadîm minâredir. Aşağı soffasına varınca elli kademe bâlâdır. Ve her kademesinin kaddi birer zirâ‘ bâlâdır. Ammâ öbür minâreden çok alçakdır. Ve mezkûr minârelerin ikisinin dahi alemleri yokdur, ancak tâ zirve-i a‘lâlarında Bektaşî külâhı-misâl terk terk binâ olunmuşdur.
EÇS X Y285a
Ve bu alçak minârenin altında bir azîm sebîlhâne sarnıcı vardır, on beş bin râviye ya‘nî deve kırbası su alup cümle züvvâra kifâyet eder bir azîm sahrıncdır. Ve bu sebîl kurbunda hanefî muslukları vardır, kasır kubbesi gibi bir mevzûn kubbesi var, kirec ile mestûrdur. Ammâ acâyib hayrât-ı azîmdir, zîrâ mezheb-i İmâm Hanefî buna muhtâcdır.
EÇS X Y285a
Ve buna karîb aşren fe-aşren İmâm şâfi‘î havuzu vardır, birke-misâl bir havz-ı azîmdir. Cânib-i erba‘ası hâcethânelerdir. Dahi mâ-fevkı dâyiren-mâdâr fukarâ ve talebe hücreleridir.
EÇS X Y285a
Ve bu câmi‘in dörd bâb-ı sa‘âdeti var. İkisi yan kapulardır. Bir dahi âbdesthâne kapusudur. Biri dahi kıble dîvârında bir muzlim bucakda bir küçük kapudur. Biri dahi haremin kıble kapusu üzre beyâz çâr-gûşe mermer üzre celî hat ile bu târîh tahrîr olunmuşdur:
EÇS X Y285a
Ceddede hâze'l-bâbe'l-mu‘azzamete el-imâmü'l-mu‘azzame mâlikü'l-memâlik es-sultân Ebünnasr Kansu(r) el-Gavrî, halledallâhu hilâfetehu, târîh Zilhicceti'l-harâm min ihdâ ve ışrîn ve seb‘imi’e'dir. [Z. 721]
EÇS X Y285a
Ammâ câmi‘ Sultân Kayıtbay'ın binâsıdır. Zîrâ hakîr bir kerre keşf edüp cümle evkâfnâmeleri manzûrumuz olmuşdur. Ve üç kapularından üçer kademe taş nerdübân ile çıkılır.
EÇS X Y285a
Sağ tarafdaki kapuya muttasıl Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin dîvârıdır. Bu câmi‘in sağ tarafında yan soffası kubbeleri mâbeyninde evc-i âsumâna ser çekmiş bir serâmed beyâz incü-misâl yekpâre bir müdevver beyâz kireç sıvalı ve yeşil Q 267a P 264a tuc alemli bir kubbe-i dergâh-ı kutb-ı Rabbânî'dir.
EÇS X Y285a
Ve bizzât sultân hazretleri ol mehbıt-ı münevverenin tâ vasatında servi ahşâbından parmaklık içinde zer-ender-zer murassa‘ât ile müzeyyen Ka‘be örtüsü ile mestûr olmuş serv levhası ile mebnî çâr-gûşe sandûka içinde âsûdedirler. Ve bu müzeyyen sandûkanın çâr-gûşesinde bir âdem kellesi kadar sîm-i hâlisden mücellâ toplar ile ârâstedir.
EÇS X Y285a–Y285b
Ve mübârek ser-i sa‘âdetleri alâmeti bu çâr-gûşe sandûkanın ortasındaki yeşil imâme destârı Mısır vâlîsi Ebü'l-hayr Kethudâ İbrâhîm Paşa göndermişdi. Bir alay-ı azîm ile dörd bin sâhib-i tarîk meşâyihân-ı Bedevî ve yigirmi bin fukarâ-yı Alevî deff ü kudümlerin ve nefîr ü nakâreleri ve zillerin döğüp tablların çalarak tevhîd-i erre ile bu tertîb alay ile destâr-ı şerîfi getürüp tekbîr ile ser-i sa‘âdeti makâmına baş halîfe sarup cânib-i erba‘asında olan Y 285b makrama-i zerdûzları destâr altına sardılar kim bir cihâz-ı sultân kadar münakkaş bûkalemûn makramalardır kim hisâbın Hudâ bilür kim biri biri üzre çürümüş kalmışdır. Huddâmlardan ve gayrıdan bir ferd vaz‘-ı yed edüp bir makrama almağa kâdir değillerdir. Çok âdem kasd edüp eli kurumuşdur.
EÇS X Y285b
Ve paşanın gönderdüği hedâyâ hâlîçe ve seccâdeyi döşeyüp ûd [u] amberi ihrâk edüp kubbe-i şerîfin içinde râyiha-i tayyibeden âdemin demâğı mu‘attar olurdu.
EÇS X Y285b
Ve sandûkanın cânib-i erba‘asında olan şebekeler üzre zî-kıymet âvîzeler var kim herbiri Rûm harâcı değer. Ve tuhef ü yâdigârlardan âdem kaddi gümüş şem‘dânlar ve altun yaldızlı şem‘dânlar ve bakır kalaylı şem‘dânlar ve altun ve gümüş âvânî buhûrdân ve gülâbdân ve sîm mikrâslar vardır.
EÇS X Y285b
Ve sadefkârî rahleler üzre niçe yüz Kelâm-ı kadîmler var kim herbiri Ya‘kût-ı Musta‘sımî ve hatt-ı şeyh ve Karahisârî hattı Kelâm-ı İzzetler ile ârâstedir.
EÇS X Y285b
Ve kubbe-i âlîsinin etrâfında maslûb olan âdem kaddi niçe yüz şem‘-i kâfûrlar kim herbiri üçer dörder kantâr gelür. Bu şem‘alar cümle kefere krallarından hedâyâ gelir. Zîrâ kefere dahi bu sultâna mu‘tekidlerdir. Zîrâ zindânlarından kerrâtile alâ-mele’i'n-nâs niçe bin üsârânın pâybend-i hadîdleri pâre pâre olup esîrler halâs olmuşdur. Ve her şem‘-i kâfûrîlerin yanlarında halâs olan ümmet-i Muhammed'in kırkar ve ellişer vukiyye gelir demir neybeler ve kadana ve pıranka hadîd bendler asılıdır kim herbirin ibâdullâhlar kırkar ellişer sene taşıyup kerâmât-ı Bedevî ile halâs olmuşlardır. Ammâ bu maslûb olan şem‘alar yanmaz, hemân ârâyiş içündür.
EÇS X Y285b
Ve ekâlîm-i seb‘ada olan İslâm pâdişâhlarının dahi teberrüken birer zî-kıymet tuhef göndermişlerdir. Meselâ cevâhir ve murassa‘ kanâdîller ve çerâğdânlar ve fağfûrî bardaklar ve gûnâ-gûn devekuşu yumurtaları ve altun ve gümüş toplar ve sürâhîler maslûbdur kim hisâbın Hudâ bilür.
EÇS X Y285b
Ve her seyyâh-ı âlem âşıkânın birer yâdigârı maslûbdur. Meselâ zerdeste ve çevgân ve pâlheng ve deff ü kudüm ve nefîr ve zîl ve sapan-ı Dâvûdî ve alem ve çerâğ ve kantûra ve debdevî vü dehdehî ve zîlbem ve teber-i Müslimî ve gûnâ-gûn tâc külâh ve keşkül ve zând ve âfitâbe ve cığcığa ve telâtîn tennûre ve gûnâ-gûn hırka-i peşmîneler ve ağaç kılıçlar ve acîbe ve garîbe balık kemikleri ve niçe ummân-ı kerâme misâli cilbend-i mahabbetler ve bu makûle eşyâ-yı gûnâ-gûnlar var kim cümle cihâz-ı dervîşân-ı dilrîşândır. Herbiri bir köşede maslûbdur. Ve bunlardan mâ‘adâ niçe bin elvân eşyâlar dahi maslûbdur.
EÇS X Y285b
Ve her üstâd hattât-ı hoş-nüvîsin birer yâdigâr hatları der-i dîvârı tezyîn etmişdir. Hattâ hakîr dahi küstâhâne celî hat ile bir levha üzre âye[t]: Arapça âyetin tahrîr edüp mihrâb cânibine vaz‘ etdik.
EÇS X Y285b–Y286a
Ve bu kubbe-i âlînin içinde Bedevî hazretlerinin ser-i sa‘âdetleri olan köşede Y 286a Hazret-i Risâlet-penâh'ın kadem-i şerîfleri siyâh seng-i hârâ üzre basup te’sîr etmişdir, ol köşede râyegân durur, sandûka içinde değildir. Cemî‘i ehl-i züvvâr ana yüzlerin sürüp "şefâ‘at yâ Resûlullâhi" derler.
EÇS X Y286a
Ve bu kubbenin cânib-i erba‘asında tarîk-ı âma nâzır tuc şebekeli pençereleri vardır.
EÇS X Y286a
Ve mihrâbı sadefkârî-misâl hurde taşlar ile gâyet musanna‘ küçük mihrâbdır.
EÇS X Y286a
Kubbenin etrâfında gûnâ-gûn câmlar ile ârâste olmuşdur. Ve bu âsitânenin dollâbları içre ol kadar zî-kıymet mücevher âvânî ve Kitâbullâh ve Kelâm-ı kadîmler ve evkâfnâmeler var kim hisâbın Perverdigâr bilür.
EÇS X Y286a
Ve bu kubbe-i pür-envârın bâb-ı sa‘âdeti cânib-i şarka câmi‘in haremine mekşûfdur. Kapu kanatlarının levhaları üzre serâpâ gümüş güller ve pullar ve sîm ü hâlis halkalar ve gûnâ-gûn sîm kabaralar mıhlıdır. Her sâhibü'l-hayrât birer âsâr ile bâb-ı mu‘allâyı müzeyyen etmişdir.
EÇS X Y286a
Ve bu bâbın cânib-i erba‘asında münakkaş fağfûr-ı Çîn'dir. Dahi etrâfı nakş-ı bûkalemûn kâşîdir. Bu bâb-ı âlînin atebe-i ulyâsı üzre bir müdevver ve müzehheb mermer üzre celî hat ile târîh
EÇS X Y286a
Emera bi-inşâi hâze'l-makâmi'l-mübârek Mevlânâ es-Sultân Kayıtbay azze nasruhu, sene (---).
EÇS X Y286a
Ve bu kubbe-i pür-envârın mihrâbında iki rek‘at namâz kılan kimesne cemî‘i beliyyât-ı dehrden masûn u mahfûz olur, ve bir hasım anınla mukâvemet ü muhâsamet edemeyüp hergiz yohsulluk yüzün görmez.
EÇS X Y286a
Ve bu âsitâneye bir kanlı ve hırsız ve medyûn hâkim havfinden girüp "Dahil yâ sultân!" dese aslâ hâkim tarafından ana vaz‘-ı yed edüp alamazlar. Ammâ ol hareme giren âdem tahkîk müttehem ve vâcibü'l-izâle ise kırk güne kalmaz yemeden içmeden kesilüp za‘îf ü nahîf olup anda elbette merhûm olur. Eğer mazlûm ise bî-pâk ü bî-pervâ halâs olur.
EÇS X Y286a
Hattâ İbrâhîm Paşa asrında bir kâşif mâl-ı pâdişâhî içün medyûn olup firâr edüp Bedevî hazretlerinin âsitânesine girüp kapandı. İbrâhîm Paşa tarafından iki def‘a ağalar gelüp cür’et edüp kâşifi almağa kâdir olmayup gitdiler. Bir gün müteferrikalardan Alî Ağa nâmında bir cebbâr ağa gelüp şeyh Selâme'ye ve şeyh Ahmed'e itâb ü şütûm edüp beyâz buyurdı şeyhlerin yüzüne urup,
EÇS X Y286a
"Tîz kâşifi türbeden çıkarın, yohsa efendim başıyçün sizi kayd [ü] bend ile huzûr-ı vezîre götürürüm" deyü firâvân Fir‘avn-vâr zebân-dırâzlık etdi. Meşâyihler P 264b dahi,
EÇS X Y286a
"Hâşâ, biz anı çıkarmağa kâdir değiliz. İşte miftâhlar, eğer cür’et edebilürsen, varup aç kapuyu, fermân-ı vezîr üzre al kâşifi" deyü miftâhları sundular.