EÇS X Y320a
Bu kulle dibinde atlarımız yedeğe alup deryâda yüzdürerek biz kal‘a kenârınca ubûr edüp içeri limana dâhil olup yine piyâde kal‘ayı seyr [ü] temâşâ ederek leb-i deryâ ile handaksız kenâr ile kumsal üzre giderek Nîl'den gelen Nâsırıyye tur‘asının kal‘a dibinde deryâya mahlût olduğu yerde teferrücgâh havz-ı azîmler ve soffalar vardır. Ba‘zı gurebâ havuzlarda gusül edüp câmeşûyluk eder. Ba‘zı âşıkân ma‘şûkuyla deryâ mâliki-vâr şinâverlik edüp bilâ-vâsıta kuc kucağ olacak bir cây-i safâdır. Bu havuzları ubûr edüp yine leb-i deryâ ile kadırga limanı kenârınca iç kal‘a burnundan bu havuzlara gelince kâmil beş yüz adımdır.
EÇS X Y320a–Y320b
Andan yine leb-i deryâ ile kumsal üzre karayel cânibine beş yüz adım gidüp leb-i deryâ tarafı tamâm olup Sa‘d Vakkâs burnuna gelir. Bu dahi kal‘anın bir köşesidir. Y 320b Burc-ı Ahzar derler. Bundan öte karayel cânibine kal‘a yokdur, cümle varoşdur. Kadırga limanıdır ve kalyon limanıdır, bu iki limanın ortasına varoş-ı İskenderiyye vâki‘ olmuşdur. Günden güne ma‘mûr âbâdân olmadadır. Ammâ kal‘a-i kadîm içi harâb olup ahâlîsi taşra varoşda binâ-yı cedîd sarây-ı âlîler ve sûk-ı sultânîler binâ etmededirler.
EÇS X Y320b
Ve kal‘anın kadırga limanı köşesinde Burc-ı Ahzar dedikleri kulle-i azîmden yine şark cânibine varoş kenârınca yalınkat serâmed kal‘a dîvârıdır, varoş ile kal‘a dîvârı mâbeyninde bir vâsi‘ alçacık handak vardır, bu handak içinden Nîl'den gelen Nâsırıyye tur‘asının bir kolu dahi şehr[i] saky etdikden sonra kal‘a İskenderiyye dîvârının temelinde demir kafeslerden taşra çıkup handak-ı azîm içre cereyân ederek Burc-ı Ahzar dibinde kadırga limanına mahlût olur. Cümle varoş ahâlîsi suyu bu halîcden alırlar.
EÇS X Y320b
{Ve şehr-i İskenderiyye'nin altı serâpâ sadranc nakşı bölme bölme su yollarıdır. Ve şehir içre zamân-ı kadîmde bu su yolları üzre yedi bin kuyudur. Hâlâ üç bin adedi âşikâredir kim her sene Buhayre kâşifi üç yüz aded sığırlariyle gelüp mezkûr kuyulardan dollâbları sığırlar ile deverân etdirüp yüz elli aded sarnıcları cümle Nîl suyu ile leb-ber-leb edüp kadıya ve paşa ağasına ve beğ kethudâsına ve yedi bölük ağalarına ve altı aded kal‘a dîzdârlarına kâşif avâyidlerin verüp dîvân-ı Mısır'a vardıkda İskenderiyye'yi rey etdiğiyçün mîrî mâldan kırk kîse mâl-ı muhâsebe gösterir.
EÇS X Y320b
Ve bu İskenderiyye'ye Nîl-i mübârek suyu iki konak yerde tâ Rahmâniyye karyesi yanında Nâsırıyye'den gelüp şehr-i İskenderiyye'ye tur‘a ile gemiler gelüp gider. Ve halîc kenârında bir kasır vardır, her sene ol kasırda Nîl kesimi olup çadırlar ile cümle ahâlî-i İskenderiyye haymelerin kurup ayş [ü] işret edüp şehr-i İskenderiyye'ye Nîl'i üç yerden akıdırlar. Azîm temâşâgâhdır ve azîm hayrâtdır kim hâlâ bu hayrâtı bir pâdişâh etmeğe kâdir değildir, ve's-selâm.}
EÇS X Y320b
Ve bu mezkûr Burc-ı Ahzar'dan kâmil yüz adım şark cânibine gidüp Sa‘d Vakkâs kullesi dibinde Bâb-ı Ahzar['ın] şimâl cânibine varoşa mekşûf iki kat hadîd bâb-ı âlîlerdir. Taşra kapu önünde bir göz kârgîr-binâ cisr ile ubûr olunur. Zîrâ handak içre Nîl cereyân edüp kal‘a dîvârın döğer.
EÇS X Y320b–Y321a
Ve bu Bâb-ı Ahzar'dan yine handak kenârınca şark cânibine kâmil bin yüz adım gidüp Bâbü'l-bahr'dir. Kalyon limanı cânibine nâzır iki kat âlî demir kapulardır kim bu kapuların vasî‘liği ve âlîliği bir kal‘a bâblarında yokdur, gâyet mehîb vasî‘ kapulardır. Her kanatların ale's-sabâh onar âdem gücile açarlar. Kaddi yigirmi beşer zirâ‘dır. Ve taşra kapu kemeri üzre çâr köşe beyâz mermer üzre Kûfî Y 321a hatta karîb bir hüsn-i hat ile bu târîh merkûmdur:
EÇS X Y321a
Bismillâhi'r-rahmâni'r-rahîm. Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ecma‘în. Emera bi-itmâmi hâzihi'l-kal‘ati'l-azîm fî şehr-i Rebî‘i'l-evvel sene selâse ve ışrîn ve hamsimi’e [Ra. 523].
EÇS X Y321a
Andan yıldız cânibine bir kumsal dolaşık buruna iki yüz adım gidüp bir burc-ı azîmdir, kalyon limanı tarafındadır. Andan yine cânib-i şarka kâmil bin dörd yüz adım gidüp bir köşede bir burc-ı azîmdir kim cümle kalyon Q 282b limanında olan kalyon ve şayka ve karamürsel ve burtunları muhâfaza eder bir burc-ı kebîrdir. Ve bu cânibleri kalyon limanı P 279b deryâsı döğer. Kal‘anın cümle temel taşları deryâ içinde yanyana döşenmiş amûd-ı müntehâlardır.
EÇS X Y321a
Bu mahalde ayaklarımız sığayup deryâ içinden ubûr ederek kal‘anın telattum-ı deryâdan münhedim olmuş yerinden içeri girüp kal‘anın burc [u] bârûları üzre ubûr ederek şark cânibine kâmil beş yüz hatve gidüp ol mahalde İslâmbol'da Atmeydânı'ndaki gibi çâr köşe bir dikilitaş vardır. Niçesi dahi münhedim olup türâb üzre pâymâl amûd-ı müntehâlar vardır. Bu alâyimât amûdlara Cârûdü'l-Mü’tefikî derler. Süleymân Peygamber asrında tılısmât olmağiçün binâ olunmuş ibret-nümâ âsârlardır. Ve ba‘zı alâyimâtları Ya‘mer bin Şeddâd(î) binâ etmişdir.
EÇS X Y321a
{Bu dikilitaş kurbunda Bi’rü'l-Mubsıt nâm bir âb-ı hayât kuyu vardır. Mâh-ı Temmûz'da gûyâ yehpâredir. Nûş eden erbâb-ı atşâna hayât verir. Ehl-i beledin sâhib-i tab‘ olan zurefâları ekseriyyâ bu Bi’r-i Mubsıt'dan nûş ederler. Mu‘tedil bir âb-ı nâbdır.}
EÇS X Y321a
Netîce[-i] merâm bu dikilitaşları ubûr edüp kıble cânibine dörd yüz adım gidüp andan yine kal‘a dîvârı üzre çıkup kıble cânibine kâmil bin adım gidüp bedenlerden aşağı deryâ bir minâre kaddidir, nısfı karadır. Ba‘dehu yine bâb-ı Reşîd'e gelüp kal‘a[-i] İskenderiyye'yi bi't-tamâm piyâde deverân eyledik.
EÇS X Y321a
Bu hisâb üzre kal‘a-i İskenderiyye dâ’iren-mâdâr on bir bin yedi yüz adımdır, ammâ gâyet sür‘at üzre (---) sâ‘atde germe adımlanmışdır. Ve taşra kat kal‘ası serâpâ sagîr ü kebîr cümle yüz yetmiş beş kulledir. Yetmiş burc-ı azîmi birer kal‘a-misâldir. Zamân-ı kadîmde bu kulleler üzre yetmiş bin âdem nigâhbânlık edüp nâkûs [u] kebürge ve kûs-ı hâkâniyânların çalup muhâfaza ederlermiş. Hâlâ yetmiş burc üzre sarây-ı âlîler ve dîvânhâneler vardır.
EÇS X Y321a
Ve bu yetmiş burc-ı metînlerden mâ‘adâ kal‘anın on köşesinde on aded sedd-i İskender burc-ı azîmler vardır. Hâlâ içinde benî âdemler sâkinlerdir. Ve bu zikr olunan taşra kat kal‘adan içeri katı dahi cümle yüz yetmiş musanna‘ şeşhâne ve mukarnazlı ve biri biri içinde gûnâ-gûn müdevver mevzûn serâmed ibret-nümâ kullelerdir kim üstâd-ı bennâ bir kulleye harc etdüği ma‘rifeti bir kulleye etmemişdir.
EÇS X Y321a–Y321b
Netîce-i kelâm kal‘a-i İskenderiyye'nin kara cânibi iki kat dîvârı ve deryâ cânibinin bir kat Y 321b dîvârında cümle üç yüz altmış altı kulledir kim gün başına birer burc-ı serâmedlerdir kim rûy-ı zemîn seyyâhân u müverrihânı mâbeyninde böyle meşhûr-ı âfâkdır. Ve hakkâ ki ayne'l-yakîn hâsıl etdiğimiz dahi böyledir. Ve her kulle mâbeyninde yigirmi beşer bedendir. Bu hisâb üzre İskenderiyye'nin iki kat kal‘a dîvârı bedenleri cümle (---) bedendir. Her bedende her şeb birer dîdebân nigehbânlık edermiş.
EÇS X Y321b
Ve bu kal‘anın der-i dîvârları ol kadar dürr-i beyz-âsâ beyâzdır kim gûyâ bir dürr-i yektâdır. Berren ve bahren yüz mîl yerden ve iki menzil yerden şems-i âteş-tâbda şa‘şa‘a urur. Hâlâ bir cânibinde reng-i rûy-i dîvâra gubâr gelüp rahnedâr olmamışdır. Ancak leb-i deryâda esâs dîvâra rahne gelüp münhedim olmuşdur, ol dahi elli zirâ‘-ı Mekkî kadar yerdir. Ammâ seksen seneden berü kal‘a içindeki hânedânlar harâb-ender-harâb olup kal‘anın şimâli cânibinde iki liman mâbeyninde bir cedîd şehr-i müzeyyen olmadadır.
EÇS X Y321b
Ve bu kal‘anın cirm-i eşkâli ve esâs binâsı poyrazdan lodosa tûlânî vâki‘ olmuşdur. Meselâ tûli Bâb-ı Reşîd'den içkal‘aya varınca uzun vaz‘-ı esâs olunmuşdur.
EÇS X Y321b
Ammâ Hazret-i Ömer hilâfetinde Amr ibnü'l-Âs feth etdüği mahalde ve âl-i Abbâsiyân'da ve âl-i Eyyûbiyân'da ve âl-i Emeviyyûn'da ol kadar ma‘mûr âbâdân büldân imiş kim iki bin altmış mihrâb ve yetmiş yedi bin hâne-i bî-minnet var imiş. Kal‘adan taşra olan imârâtı ta‘rîf ü tavsîfden müberrâ imiş kim İskenderiyye'den hâlâ Reşîd'e on iki sâ‘at yerdir, kat-ender-kat sarây-ı âlîler ve hadîka ve gaytânlar imiş. Ve leb-i deryâda bir karış arz-ı hâliye yok imiş. Ve cânib-i garbîsi kezâlik on iki sâ‘at İskenderiyye-i atîka varınca sutûhdan sutûha dam u bâmdan dama horos pertâb ederek dâma giriftâr olurmuş.
EÇS X Y321b
Ve kıble cânibi kezâlik on iki sâ‘at Demenhûr'a varınca Nâsırıyye tur‘ası sâhilinde kat-ender-kat sarâylar ve ravza-i cinânlar imiş, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır.
EÇS X Y321b
Ve derûn-ı kal‘ada yigirmi bin dekâkîn ve iki bin sahrîc âb-ı Nîl ile leb-ber-leb ve üç bin çâh-ı mâ var imiş. Ve yüz yetmiş hammâm ve iki yüz tekye ve yüz elli hân ve yedi yerde bezzâzistân ve üç yerde mel‘abe meydânı ve yedi yerde esvâk meydânı var imiş kim Amr ibnü'l-Âs fethinde Hazret-i Ömer'e bu minvâl üzre arz olunup mâl-ı gazâdan bin üştür-i beyâz yükü zer-i hâlis ve sâ’ir zî-kıymet akmişe-i fâhire hedâyâ gönderildi. Ammâ,
EÇS X Y321b
İlâ-hâze'l-ân kal‘a derûnunda bakıyyetü'l-amâr olan âsâr-ı binâları beyân eder
EÇS X Y321b–Y322a
Bâb-ı Reşîd'den içeri sekiz yüz hâne ve Bâb-ı Sidre dâhilinde üç yüz hâne ve derûn-ı kal‘ada iki yüz hâne ve Bâb-ı Bahr'dan içeri yedi yüz hâne ve üç yüz seksen dükkân ve yedi hân ve bir bedâsten ve câ-be-câ milkinden ferâgat etmeyüp civârında bir ferd kalmayup eben an-ceddin irs Y 322a ile kendüye intikâl eden hânedân sâhiblerinden üç yüz mikdârı hâneler dahi vardır. Ve,
EÇS X Y322a
Kal‘a içinde ma‘mûr kalan imâretleri beyân eder
EÇS X Y322a
Seyyid İbrâhîm-i Dessûkî câmi‘i: Tahtânîdir ve bir minârelidir. Andan öte yine ulu yol üzre,
EÇS X Y322a
Sekiz kademe taş nerdübân ile çıkılır bir şîrîn câmi‘dir. Yigirmi serâmed mermer sütûn üzre binâ olunmuş tavanlı câmi‘dir. Ve hareminin cânib-i erba‘asında on üç sütûndur. İki yan ve bir kıble kapusu vardır. Bu kapu üzre târîhi vardır ammâ hatt-ı mahlût olmağile tahrîr olunmadı. Ve iki mihrâbı vardır, ammâ minbere muttasıl olan mihrâb yekpâre yeşil sommâkî ibret-nümâ mihrâbdır kim bir diyârda yokdur. Ve hareminde bir incîr dırahtı ve bir nahl-i hûrmâsı var, gâyet müsinn olmak alâmetini gösterir azîm hûrmâdır. Bu câmi‘den cânib-i garba yine ulu yol üzre,
EÇS X Y322a
{Gerçi bu câmi‘i binâ eden âl-i Abbâsiyândan el-Mustansır Billâh'ın vezîri emîrü'l-cüyûş Ebünnecm Bedrü'l-Cemâlî nâm vezîr binâ etdi. Ammâ yine el-Mustansır vüzerâlarından Hamdân oğlu Evhadüddîn nâm bir vezîri Bedrü'l-Cemâlî'[yi] nâ-hak katl edüp mazlûmen şehîd olduğu Bedrü'l-Cemâlî'nin ma‘lûmu olup Evhadüddîn'in cümle mâliyle bu Hoca Attâr eliyle bu câmi‘i binâ etdiğinden Câmi‘ü'l-Attâr derler. Ammâ Evhadüddîn vezîrü'l-cüyûş bu Câmi‘u'l-Attâr'ı ve Hammâmü'z-zehebi ve bin aded dekâkîn [ü] hânlar cümle Evhadüddîn Vezîr hayrâtıdır.}
EÇS X Y322a
Tahtânî ve bir minârelidir. Bir vâcibü's-seyr câmi‘-i atîk-ı zîbâ ve musanna‘ ibret-nümâ imâretdir. Ve derûn-ı câmi‘ cümle yüz otuz iki mermer sütûn üzre tâk-ı pâkleri fevkânîsinde müzehheb nakş-ı bûkalemûn ibret-nümûn münakkaş tavandır. Ve câmi‘ içi tûlen ve arzan yüz yigirmişer adımdır. Ve cânib-i erba‘asında cümle billûr ve necef ve moran altmış dörd câmdır, ammâ etrâfında pençereleri yokdur.
EÇS X Y322a
Ve mihrâb dîvârı tarafında üç âdem kadd-i bâlâda bir başından bir başa Q 283a dîvârın nısfı İslâmbol'da Ayasofya tarzı elvân elvân mevcli ve mücellâ ve sun‘-ı Hudâ beyâz mermerler ve kırmızı ve yeşil ve zenbûrî sommâkî taşlar kaplıdır kim rükû‘ u sücûd eden cemâ‘atin kıyâm [u] ku‘ûdları âyîne-vâr nümâyân olduğundan mâ‘adâ cümle cemâ‘atin reng-i rûyları müşâhede olunur. P 280a Eyle musaykal u mücellâ taşlar ile inşâ olunmuş bir câmi‘-i rûşen-binâdır.
EÇS X Y322a–Y322b
Ve mihrâbında olan sadefkârî san‘atı bir diyârda yokdur, temâşâ edenin çeşm-i ibreti hîrelenüp âdem engüşt ber-dehen eder. Ve minberi sindiyân ve santa ve ceviz ve servi levhalarındandır, âdemin dimağı mu‘attar olur. Ve üstâd ressâm bu minbere ol kadar himmet sarf edüp gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıllar Y 322b içre pîç-ender-pîç kirişmeli rûmîler ve islimîler ve sadberk güller ve elvân elvân dalkırma şükûfeler oyup arz-ı ma‘rifet etmişdir kim cümle ressâm ve ehl-i ma‘ârif temâşâsına hayrân olur. Sihr-i i‘câz bir minber-i serâmeddir. Ve bu minberin kapusu üzre Kûfî Hafza hattiyle halkârî Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
EÇS X Y322b
Ve bu câmi‘in harem-i azîminin tâ vasatında bir İremezâtü'l-imâd-vâr bir ravzası var kim gûnâ-gûn eşçârât [u] şükûfeler anda hâzırdır. İbâdet edenlerin demâğları râyihasından mu‘attar olur. Zîrâ câmi‘-i Attârî'dir.
EÇS X Y322b
Ve bu hadîkanın sağ tarafında yine câmi‘ hareminin ortasına vâki‘ olur bir kubbe-i âlî altında yekpâre bir Hanefî âbdest havzu vardır, siyâh-levn mücellâ sommâkîdendir. Bu havzun cânib-i erba‘asında üstâd-ı mermerbür ressâm-ı Sâm sihr-i mübîn mertebesinde icrâ-yı mahâret edüp bârgâh-ı Hazret-i Süleymân'ı cemî‘i hûş [u] tuyûr ins ü cin ve ecnâs-u mahlûkâtile tasvîr etmiş kim bu ilimden haberdâr olan üstâd Evreng [Erjeng?] ve Bihzâd [ve] Mânî ve Şâhkulu ve Ağa Rızâ ve Velîcân gördükde âlem-i hayretde kalup bîcân olur. Böyle sihr-i i‘câz dîvân-ı Hazret-i Süleymân tasvîr olunmuş bir Hanefî havzıdır. Zemîn ü âsumânda Cenâb-ı Bârî'nin ne kadar mahlûkâtları var ise ve cemî‘i kerrûbiyân hamele-i arş [u] kürs ve hamele-i zemîn ü âsumân ve gâv [u] semek ve bir peşe-i leng dahi dîvân-ı Süleymân'da timsâl olunmuş sûretlerdir kim,
EÇS X Y322b
mısrâ‘ı mazmûnunca ibret-nümâ bir âsâr-ı azîmdir kim ta‘rîf ü tavsîfinde lisân kâsırdır. Zîrâ kırk bir sene seyâhât etdiğimiz diyârlarda nazîrin görmedim.
EÇS X Y322b
Ve bu câmi‘-i Attâr'ın yedi kapusu vardır. Zîrâ zamân-ı kadîmde cemâ‘at-ı kesîreye mâlik imiş. Ve mihrâb tarafı dîvârı üstünde serâpâ hatt-ı Kûfîdir. Elhâsıl müstecâbü'd-da‘ve kân-ı sulehâ câmi‘-i kadîmdir. Ammâ hakîr evkâfnâmelerine nazar etdim, bânîsi Mısır'da Cûşî dağı üzre medfûn Şeyh Cûşî hazretleri binâsıdır, deyü vakıfnâmelerinde ve sicillâtda mastûrdur kim asl [u] fer‘ile bâlâda tahrîr olunmuşdur, ve's-selâm.
EÇS X Y322b
Andan yine ulu yol ile cânib-i garba gidüp kal‘a-i Rükün kurbunda,