EÇS X Y324a
Ve bu varoşun Kadırga limanı kenârı cânibi kâmil bin yedi yüz adım varoşdur. Ve Tershâne dibinden Galyon limanı önüne varınca iki bin adım varoşdur. Bu hisâb üzre bu varoş üç bin yedi yüz adımdır. Ve bu varoşda leb-i deryâda gümrük ve mahzenler ve Mendilzâde Mustafâ Ağa hânı ve Sinân Paşa hânı ve Mustafâ Paşa hânı ve Hüseyin Paşa hânı ve Vîs Paşa hânı ve Hâce Mehemmed hânı vardır, gâyet ma‘mûr u metîn hânlardır.
EÇS X Y324a
Ve yedi tekye vardır. Cümleden Kara Kadırga sâhibi Kâsım Paşa'nın Hazret-i Abdülkâdir el-Cîlânî tekyesi ulu âsitânedir. Yetmiş aded fukarâ hücresi ve sema‘hâne meydânı ve matbah-ı Keykâvus'u var. Cümle âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür, zîrâ evkâf-ı metîndir.
EÇS X Y324a–Y324b
Ve bir âsitâne-i sa‘âdet Y 324b dahi Kalyon limanı sâhilinde Hazret-i Şeyh İbrâhîm-i Gülşenî âsitâne-i kân-ı erbâb-ı ma‘ârifândır. Hind [ü] Yemen ve Arab u Acem'in seyyâhânı anda hâne-i bî-minnetdir, deyü sâkin olurlar. Niçe hezârfen dervîş-i dilrîşânı vardır.
EÇS X Y324b
Ve bir tekye dahi mahkeme kurbunda Tekye-i Sıddîkî derler, ammâ Tekye-i Hâcegân demekdir, lisân-ı Arab'da tarîk-ı Sıddîkî'dir. Bir ulu nazargâhdır. Bunlardan gayrı tekyeler kal‘a içindedir, ammâ bu zikr olunanlar varoşdadır. Birkaç tekyeler dahi ziyâretgâh mahallinde tahrîr olunur.
EÇS X Y324b
Ve bu varoş içre cümle yedi yüz dükkândır ve üç yüz mahzenlerdir. Zîrâ derbend iskele olmağile cemî‘i diyârın gemileri geldikde tüccârlar metâ‘ların mahzenlere korlar. Anıniçün mahâzinler gâyet çokdur. Ve on iki mükellef kahvehânesi var kim herbiri beşer yüz âdem alır, hânende ve sâzendegân mutrıbân şeb [ü] rûz fasl-ı Hüseyin Baykara ederler. Ve ekseriyyâ sûk-ı sultânîsi serâpâ taş kaldırım döşelidir, gayrı şâhrâhları kumsal arz-ı şûre olmağın kaldırımı yokdur. Hâlâ ma‘mûr olmada bir varoşdur, ammâ bâğsız ve bâğçesiz ve susuz ve hammâmsız bir varoşdur, suyu deve ve katırlar ile kal‘adaki sarnıclardan gelmeğe muhtâcdır.
EÇS X Y324b
Ve bu varoş iki liman deryâsı ortasında bir Q 284a P 281a alçak yerde vâki‘ olmak ile yerleri tuzludur, asla ağac bitmez. Ba‘zı zamân yağmurdan ve deryâ temevvücünden deryâ varoşa girüp azîm batak olur, lâkin yeri tuzlu olmak ile cüz’î kesb-i havâdan kurur. Ammâ bu varoşun cânib-i garbında İncîr limanı burnu nâm mahal leb-i deryâdır ve hayli mürtefi‘ yerdir, sarı toprağı vardır, ol tarafda serâpâ incîr bâğları vardır, gâyet latîf ü nazîf incîri olur.
EÇS X Y324b
Ve bu varoşun cânib-i erba‘asında aslâ kal‘a dîvârı yokdur, hemân herkes arzullâhi vâsi‘a deyüp hâneler ihdâs etmişlerdir. Ammâ gâyet muhâlifdir, küffâr ale'l-gafle keştîler ile şebhûn etse cümle ahâlîsin esîr eder. Ammâ eyle değildir, Cenâb-ı Bârî bu şehire bir ihsân etmişdir kim deryâsının her cânibi hurde dökündülü taşlardır, bir vech ile düşmen der-kenâr olup yanaşmak mümkin değildir kim bu şehire zafer bula.
EÇS X Y324b–Y325a
Ve bu varoşda yıldız cânibine müteveccih olsan sağ tarafındaki limana Galyon limanı derler. Cemî‘i şayka ve karamürsel ve galyon ve pink ve şitiye ve potac ve burtun ve cerim bunda lenger bırağır. Bu limanın ağzı yıldız ve poyraz limanına açıkdır. Ve liman ağzının iki cânibinde azîm vezni üzre metîn kal‘alar vardır. Kal‘adan kal‘aya bu liman kâmil on bin adımdır. Ve bu liman bin pâre gemi alur liman-ı kebîrdir. Ağzı poyraza açık olmak ile gâyet fırtınası olur, cümle gemiler dörder beşer demir kuvveti ile yatırlar. Ammâ şaykalar büyük kal‘a altında mahfûz yatırlar, fırtına te’sîr etmez. Ve gayrı yerleri Y 325a a‘lâ demir dutar taşlı gemi yatağı limandır, kumsal değildir. Ve bu limana girirken ve çıkarken limanın sol cânibinde büyük kal‘a dibinde Maymûncuk kayası demek ile ma‘rûf deryâya berâber bir alçak kayadır. İşpanya elçisi âl-i Emeviyyûna gelüp İslâma gelmek bahânesi ile bu kaya üzre olan mutalsam âyine-i İskender olan ma[r]kab menâr-ı İskender olan kayadır kim ol zamândan berü harâb olup niçe bin pâre keştîler bu kayaya urup helâk olur. İmdi mellâh-ı deryâ olan bu İskenderiyye'nin Kalyon limanına girüp çıkarken kal‘adan alarka girüp çıkmak gerekdir kim Maymûncuk kayası rahnesinden halâs ola, gayrı ilâc yokdur.
EÇS X Y325a
Ve bu limanın ağzındaki kal‘alar küffâr zamânında müfîd [ü] muhtasar burclar imiş. Zîrâ ol asırda âyine-i İskender kal‘a üzre gelen düşmen gemilerin âteş ile helâk edermiş. Ol ecilden metîn kal‘aya muhtâc değil imiş. Ba‘dehu sene 877 târîhinde müceddeden Sultân Kayıtbay binâsıdır. Ve iç kal‘a burcu dahi anın inşâsıdır. Bu kal‘aların birer câmi‘i ve su sarnıçları ve kırkar ellişer neferât hâneleri ve mükellef ü mükemmel cebehânesi ve kırkar ellişer pâre balyemez topları vardır.
EÇS X Y325a
Ve bu kal‘anın tâ iç kal‘asının zirve-i a‘lâsında Sultân Kayıtbay'ın bir kasr-ı âlîsi var kim gûyâ kasr-ı Havernak'dır, vâcibü's-seyr bir kâhdır. Bir tarafında bir küçük kulle-misâl bir fânûs vardır. Cânib-i erba‘ası câmlardır. Her gece dîdebânlar bu fânûs içre oturup alev-ber-alev balık yağı yakarlar. Zîrâ geceye kalan gemiler bu fânûsu görüp İskenderiyye'yi üzlerler. Yüz mîl yerden gece nümâyândır.
EÇS X Y325a
Ba‘dehu Selîm Hân İskenderiyye'yi feth edüp bu kal‘anın taşrasından bir kat dahi burc [u] bârûlu bir sedd-i metîn kal‘a inşâ etmişdir kim deryâ göğüs verüp durur. Cümle serâmed toplar bu rıbâtdadır. Hakkâ ki sedd-i Selîm Hân'dır. Ve dâ’iren-mâdâr bu kal‘anın cirmi sekiz yüz elli adımdır. Sagîr ü kebîr yüz pâre topları vardır. Her top-ı kûp endaht olundukda ejder-i heft-ser gibi gıjgırup limanın cânib-i erba‘asın muhâfaza eder. Ammâ on aded topları var kim misli meğer Kanije kal‘asında ve Eğre'de ve Budin'de ve Rodos kal‘asında ola, bu cümlesi kırkar vukiyye demir gülle atar. Ve on pâre şayka topları içinde âdem oturur, taş gülle atar, biri bir kerre düşmen gemisine isâbet etse, kifâyet eder. Bu toplar havfından limana giren küffâr kalyonları mutî‘ olup gümrük verir.
EÇS X Y325a
Bu toplar olmasa böyle açık limana küffâr girüp gümrük vermeden çıkardı. Hafizakellâh, metîn kal‘alardır. Ba‘zı topların üstünde târîhleri "Süleymân Hân" tahrîr olunmuşdur.
EÇS X Y325a–Y325b
Ve bu kal‘a üç kat kal‘a olmuşdur Y 325b ve üç kat demir kapuları var. Taşra kapusu lodosa nâzırdır. Ve bu kal‘a bir burun üzre vâki‘ olmuşdur. İki cânibi deryâdır, ancak bir dil gibi deryâya çıkmışdır. Kâmil beş yüz adım bir yoldur. İki tarafı kal‘a dîvârıdır. Beden bedendir. Ba‘zı yerinde mazgal delikleri vardır. Ve on iki kulledir. Her kullede her gece birer bölükbaşı neferâtiyle nevbet beklerler. Cümle bu kal‘a neferâtları (---) kuldur. Kal‘a dizdârı Mısır müteferrikalarından İbrâhîm Ağa hânedân sâhibi şecî‘ ve yarar âdemdir. Ve bu kal‘aya giden dilin iki cânibi kal‘a dîvârı olan mahallin başka iki kat demir kapuları ve başka dîdebânları var. Ve kal‘a neferâtından gayrı müsâfirîn âdem komak ihtimâlleri yokdur, ve's-selâm.
EÇS X Y325b
Bu kal‘adan leb-i deryâ ile varoşa doğru gelirken beş yüz adımda Kız kullesi nâmında bir burc-ı azîmdir. Cümle deryâ içindedir. Başka dizdârı neferâtları vardır. Kalyon limanın muhâfaza etsin içün binâ olunmuşdur. Cümle Âsitâne'ye gidecek bârûd-ı siyâhı Mısır'dan getirüp bunda pinhân ederler, mustahfızları vardır. Ve lodosa nâzır bir demir kapusu vardır. İçinde neferât hâneleri ve gayrı imâret yokdur. Dâyiren-mâdâr cirmi üç yüz adımdır. Kapusu üzre târîhi "Sultân Çakmak binâsıdır."
EÇS X Y325b
Ve bu Kalyon limanının burc-ı şarkîsi dahi Sultân Kayıtbay'ındır. Başka dizdârı neferâtları ve cebehânesi ve yarar balyemez topları vardır. Bu dahi liman ağzında bir burunda vâki‘ olmuş metîn kal‘adır. Cirmi iki yüz adım ve iki kat kal‘adır. İçinde bir küçük câmi‘i ve yedi hânesi vardır. Bu kal‘anın dahi cânib-i erba‘ası deryâdır ve bu dahi bir burunda dil Q 284b P 281b gibi deryâya çıkmış bir yalçın kayalı burun üzre dörd yüz adım gidüp iki cânibi kal‘a dîvârı ve nevbethâne kulleleri ile mebnî kıbleye nâzır bir demir kapulu bir küçük kal‘adır.
EÇS X Y325b
Ve'l-hâsıl bu Arabistân taraflarında tâ Sebte boğazına varınca böyle liman-ı azîm yokdur, meğer Akka kal‘ası ola, ve's-selâm.
EÇS X Y325b–Y326a
Ve bu limandan gayrı varoşun sol cânibinde Kadırga liman-ı azîmidir. Liman ağzındaki Alî Paşa burcundan tâ iç kal‘a köşesine gelince bu liman leb-i deryâ ile kâmil on dörd bin adım ihâta eder bir liman-ı azîmdir kim sekiz rûzgâr-ı zorkârdan emîn bir liman-ı vasî‘dir. Ammâ bu liman ağzından taşra sekiz rûzgâr kertesinden mahfûz yerleri ile yigirmi bin adım liman-ı kebîrdir. Ve ağzı sehl lodos cânibine nâzırdır. Ve cümle kadırga ve firkate ve çekeleve ve tartınar ve balkarmata ve kalyeta makûlesi gemiler birer yedek ip ile bağlayup bî-havf u haşyet yatırlar, a‘lâ yatakdır. Eski İskenderiyye tarafından bu limana girmek iktizâ etse alâmeti oldur kim kızıl kızıl Y 326a topraklı yarlar vardır, dahi beş mîl alarkasında alçak alçak kayalar vardır, kıyı ile limana gitmeyüp bir mîl alarka limana girmek gerekdir. Ve bu limanın ağzında lodos cânibinde mukaddemâ tavsîf olunan iç kal‘a burcu topları ile bu liman içre kuş uçurmaz.
EÇS X Y326a
Ve yine bu limanın sağ tarafında bir yalçın âlî kaya üzre mahsûs liman mendireği olmak üzre Alî Paşa burcu gâyet metîn ü müstahkem sedd-i sedîddir. Dâyiren-mâdâr cirmi iki yüz adımdır. Bir kayalı burun üzre binâ olunmuşdur. Gerçi bir küçük kal‘a görinür, ammâ âteş-feşânlıkda murg-ı semenderdir. İçinde Sultân Murâd-ı Sâlis câmi‘i ve on neferât hânesi ve bir buğday anbârı ve bir su sarnıcı var. Ve başka dizdârı ve başka neferâtları vardır. Ve ancak kıbleye nâzır bir demir metîn kapusu var. Kapu önünde mecma‘u'l-irfân cihân-nümâ bir mesîregâh kasr-ı nüzhet-âbâdı var. Ve kal‘a kapusu üzre târîhi bu ebyâtlardır:
EÇS X Y326a
Hazret-i pâdişâh-ı İslâmınDevletinde bu kulle oldu binâBurc [u] bârûsunun esâsı içünOldu bânîsi yed-i Alî PaşaOldu Haydar Beğ ol imârâtınİhtimâmı tamâmına deyyâKıldı hısn-ı hasîn mü’minlerDâr-ı harb içün ol emin me’vâSeyyib-â bu burc içün târîhZehî mermer kal‘a-i zîbâ.Sene 667
EÇS X Y326a
Hakkâ ki kavî binâ-yı metîndir. Ve serâmed şâhâne topları var. Ve kal‘a önünde kal‘adan hâric yel değirmenleri vardır, şeb [ü] rûz deverân etmededirler.
EÇS X Y326a
Ve bu limanın bir tarafı kumsal yer olmak ile ve sâhilleri kayalı yerler olmak ile kırk elli gûne mâhîleri olur kim ve mine'l-acâyibdir. İki üç vukiyye gelir la‘lgûn tekir balıkları ve yigirmişer vukiyye levrek balığı ve lüfer balığı ve bir vukiyye gelincik balığı olur kim bir limana mahsûs değildir. Ve sini kadar kaplıbağa olur, anları Mağribî tâ’ifesi sayd edüp hora geçirirler.
EÇS X Y326a
Ve bu Kadırga limaniyle Kalyon limanı mâbeyninde yıldız rûzgârı üzre iki çatal bir burun deryâya girmişdir, ana İncîr limanları derler, bin pâre gemi alur. Ammâ taşlıkdır, zarûretde hurde gemiler yatır, ol kadar latîf yataklı liman değildir. Ve bu limanda bir küçük adacık vardır, dibinde a‘lâ yatakdır, zîrâ taşlığı yokdur.
EÇS X Y326a
Ve bu İncîr limanının karası serâpâ incîr bağlarıdır, dahi taşrası sâfî mezâristândır.
EÇS X Y326a–Y326b
Ve Kadırga limanı kenârında tershâneler vardır. Cümle azebistân odaları ve neferât ağaları ve çorbacı ve odabaşıları bu mahalde sâkinlerdir. Cümle yigirmi bölük ve yigirmi aded odalardır. Tershâne mahzenlerinde cümle âlât [u] mühimmât-ı keştî ile mâl-â-mâldir. Her sene bârûd-ı siyâh ve kilâr-ı âmire ve hazîne-i sükker içün on ikişer pâre kadırga geldikde bu tershâne önünde lenger endaht olup Y 326b yatırlar. Ve deryâ beğlerine teferrüc içün ârâmgâh bir kasr-ı âlî vardır, sâhil-i bahrdedir. Ve bir Tershâne dîvânhânesi dahi vardır, cümle levendât-ı gurebâya mihmânhâne-i bî-minnetdir.
EÇS X Y326b
Ve bu İskenderiyye halkı ekseriyyâ kısa sıkma Mağribli esbâbı geyerler. Zîrâ kısa esvâb hakkında hadîs vardır, memdûhdur:
EÇS X Y326b
buyurmuşlardır. Mısırlı gibi bol şapşal esvâb geymezler. Ve âyînleri cümle Cezâyirli ve Tûnus u Tarabuluslu âyînleridir.
EÇS X Y326b
Ve âb [u] havâsı Rûm havâsı olduğundan mahbûb u mahbûbesi memdûhdur.
EÇS X Y326b
Ve masnû‘ât u menbûtâtının memdûhâtından gömleklik nazîf ketân bezi ve penbeden rakîk kız dimisi ve beyâz kuskusî havlı nâzik ihrâmları ve kırmızı sahtiyânı bir diyârda olmaz, meğer Edirne kırmızısı ola. Ve hâs beyâz ekmeği ve gûnâ-gûn balığı ve Bostân adası kavunu ve gûnâ-gûn incîri olur. {Ve kebbârî ya‘nî kebere turşusu ve nâbıkası ve Câbir Ensârî sahrâlarında niçe bin gûne elvân şükûfelerinin râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder. Ve lezîz ve beyâz tuzu olur. Ve Bostân adasında niçe elvân sâ‘at kumu gibi incedir olur kim misli meğer Azak'da ola. Ve deryâ içre olan (---) (---) (---) ibret-nümâ âsâr-ı binâlar var kim akıllar hayrân olur.}
EÇS X Y326b
Ve havâsının letâfeti meşhûr-ı âfâkdır. Mısır'dan ba‘zı hastayı getirirler, kesb-i havâ edüp bi-emrillâh üç günde şifâ bulur. Gerçi bâğ u bâğçelerinde hûrmâ ve incîri ve limon u turunc ve rummân ve gayrı sevâhil meyveleri hâsıl olur, ammâ gâyet sovuğu olur ve yağmuru çok yağar. İbrâhîm Paşa asrında hakîr anda iken kar yağdı, ammâ tiz mahvoldu. Zîrâ iklîm-i sâlisin evvelidir. Mısır iklîm-i sâlisin âhiridir.
EÇS X Y326b
Ve bu İskenderiyye'nin arz-ı beledi (---) (---) ve tûl-i nehârı (---) (---). Ve cümle halkı iki fırkadır, bir bölüğü askerî tâ’ifesidir, bir sınıfı serâpâ tüccârdır. Mısır'ın baş iskelesidir ve cümle kâfiristân ve Türkistân gemilerinin ârâmgâhıdır.
EÇS X Y326b
Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası deryâ olmak ile ekin mahsûlâtı olmaz, cümle hubûbât gılâlâtı Buhayre hâkinden gelir.
EÇS X Y326b
Ve bâğ u bâğçeleri cümle Nâsırıyye tur‘asının yemîn [ü] yesârında serâpâ meyvedâr hadîkalar vardır.
EÇS X Y326b
Ve bu şehir gâyetü'l-gâye derbend-i calenderdir. Şark cânibi ve şimâl ve yıldız ve lodos cânibleri cümle Akdeniz'dir.
EÇS X Y326b
Ve cenûbu ve kıblesi Buhayre vilâyetinin gölleridir. Ancak şark cânibinde Reşîd'e ve Remle bâğlarına gidecek bir kumsal yoldur, beş sâ‘atde tâ Ebûhûr kal‘asına Q 285a P 282a varınca Remle bâğlarıdır. Cümle İskenderiyyelinin mahsûllü bâğları andadır.
EÇS X Y326b
Ve hakîr bu İskenderiyye kal‘asının hey’et-i mecmû‘asın vaz‘-ı esâsı üzre der-i dîvârı ve burc [u] bârûsiyle eşkâlin tahrîr etdiğimiz bu sûretdedir, ve's-selâm.