EÇS X Y339a
İltizâmdır. Buhayre vilâyetin rey eden Ebû Câmûs ve Sultân Şeref tur‘ası ağzı bu mahaldedir. Cümle beş yüz büyût-ı ma‘mûrdur. Ancak bir câmi‘i var, gayrı imâret yokdur. Andan iki mîl bâlâya gidüp yine Buhayre hâkinde yine Nîl kenârında,
EÇS X Y339a
Bunun dahi bir câmi‘den gayrı şeyi yokdur, ancak iki bin beytü'l-hazeni var. Bunun mukâbelesinde Menûfiyye hâkinde,
EÇS X Y339a
Sekiz yüz âbâdân hâne ve bir câmi‘ ve bir kahvehânesi var. Andan üç mîl fevkânî gidüp yine Menûfiyye hâkinde,
EÇS X Y339a
Mehemmed Ağa iltizâmındadır. Bir acâyib sarây-ı azîm dârışeddi ve kapusu üzre topları var. Bin hânesi ve bir câmi‘i ve bir kahvesi var, gayrı şey yokdur. Ve Nîl-i mübârek bu mahalde şark tarafına devr eder. Ve bu şehir Menûf şehrinin iskelesidir, Menûf'a bir merhale yerdir. Bunun mukâbelesinde Buhayre hâkinde yine leb-i Nîl'de,
EÇS X Y339a–Y339b
Buhayre kâşifinden hil‘at geyer, Y 339b başka kös ve asker sâhibi kâşifdir. Cümle iki yüz mikdârı kerpiçden kubbe kubbe evleri vardır. Bâğ u bâğçesi yokdur. Ve minâresiz bir câmi‘i ve bir kahvehânesi var. Buhayre kadısının nâhiyesidir, altmış pâre kurâsı var.
EÇS X Y339b
Evvelâ rûy-ı zemînde natrûn ta‘bîr etdükleri şey bu diyârda hâsıl olur. Çölde bu mahalde yerden çıkar. Kuyu kuyu kazup zemîni birer kulaç ikişer kulaç amîk edüp bi-emrillâhi ta‘âlâ tamar tamar zîr-i zemînde yayılmışdır. Bu Tarrâne re‘âyâları cümle bu işe me’mûrdur. Niçe bin kantâr natrûnu çıkarup natrûn emîni külbesi önüne dağlar gibi yığarlar, gûyâ tuzdur. Bâzergânları cemî‘i dünyâdan ekseriyyâ Frengistân'dan gelüp niçe bin kantâr natrûn alırlar. Senevî yetmiş kîse hâsıl olur iltizâmdır. Ve Mısır ulemâsının ekseriyyâ vazîfeleri bu aklâmdadır, zîrâ sağmaldır. Cümle dünyâda sırçayı bunun ile eridüp su gibi ederler. Seng-i hârâ üstüne kosalar ân-ı vâhidde taşı mahv eder. Bi-emrillâh böyle hâssası vardır.
EÇS X Y339b
Ve ekseriyyâ Mısır'da ba‘zı ni‘met pişerken tuz ile bunu dahi ilkâ ederler, der ân eti ve sâyir ni‘meti muharrâ edüp pişirir. Ammâ bu ni‘meti tenâvül edenin gözleri cimroz olur ve âvâzı bed ve yüzü miskîn-çehre ve hayâsı debe ve karnı gebe gibi olur. Gâyet muzır ma‘dendir. Elbette Mısır ta‘âmında bunun zerre kadar suyu olsun korlar. Zîrâ odun öd gibi zî-kıymetdir, anıniçün sığır tezeği yakarlar. Ni‘meti lezîz değildir, dahi çiğ iken natrûn ile muharrâ pişirmişdir kim ni‘met gûyâ herîse olmuşdur. Anıniçün Q 291a P 288a Mısır'ın ta‘âmı tîz pişüp meydâna gelür. Ammâ sâhib-i tab‘ olan hânedân sâhibleri odun ile ta‘âm pişirirler, anların ni‘metleri lezîzdir.
EÇS X Y339b
Ve bu mahalle-i Tarranî'ye karîb Nîl kenârında bir kurâda Mısır vâlîsi Kara Mustafâ Paşa asrında sene (---) târîhinde Mısır beğleri isyân edüp ceng olunup niçe bin asker tarafeynden şehîd oldukları sahrâdır. Anda hâlâ şehîd olan Mehemmed Beğ ve Alî Beğ ve Hasan Beğ üç kubbe içinde medfûnlar ve yanlarında yetmiş seksen tevâbi‘ât levâhikâtları medfûnlardır, rahmetullâhi aleyh.
EÇS X Y339b
Bu mahalden iki mîl yukaru mukâbelesinde Menûfiyye hâkinde,
EÇS X Y339b
Yedi yüz hâne ve bir câmi‘ ve iki kahvehâne var. Andan yukaru mukâbelesinde Buhayre hâkinde,
EÇS X Y339b
Bir minâreli câmi‘ ve bin müzeyyen hânedir.
EÇS X Y339b–Y340a
Andan yukaru yine Buhayre hâkinde dağlar dibinde kumsal sahrâlar içre Benî Selâme ve Benî Rücbân kabîleleri sâkindir. Bu kavm ol gece Nîl kenârında ale'l-gafle bir ma‘âş gemisin basup azîm ceng ederler. Gemi içinde olan yolcular meğer pür-silâh âmâde bahâdırlar imiş, Urbânın on yedisin Y 340a katl ederler. Hakîr ol mahalde üzerlerine vardık. Cümle Urbân avretleri deff ü kudüm ve sancaklar ile leşlerinin üzerlerine semâ‘ edüp raks edüp rebâb ve ûd çalup bükâ ederlerdi. Sıbyânları lakkâ oynarlardı.
EÇS X Y340a
Ve bu mahalde Buhayre hâki çöl ve çölistân berr-i bî-emân kumistân yerlerdir. Urbân-ı uryân-ı bî-îmân konup göçüp âyende vü revende ma‘âş gemilerin ekseriyyâ bu mahalde nehb ü gâret ederler. Zîrâ arz-ı hâliye yerdir, âbâdân değildir. Sâyir kurâ ve kasabâtların aşkıyâları dahi balıkçı gibi gemilerle gezüp bu mahalde gemileri urur, ihtirâz lâzımdır.
EÇS X Y340a
Hamd-i Hudâ hakîr selâmetle ubûr edüp iki mîl yukaru yine Buhayre hâkinde mezkûr çölde Benî Îsâ ve Benî Mûsâ üçer bin kabîledir, bu mahalde konup göçüp direk şeyhleridir, mutî‘ [ü] münkâd kimesnelerdir. Bunların sâkin olduğu çölün mukâbelesinde hâk-i Menûf'da,
EÇS X Y340a
Büyük iltizâmdır. İki câmi‘i ve yigirmi mesâcidi ve iki vekâlesi ve iki kahvesi ve yigirmi dükkânı var, ammâ hammâmı yokdur. Ve ne mikdâr hâneleri var, mülteziminden su’âl etmedim. Andan iki mîl yukaru yine Menûfiyye hâkinde,
EÇS X Y340a
Mahalle değildir. Üç yüz hâne ve bir câmi‘den gayrı bir imâret yokdur. Ve bu mahalde Nîl-i mübârek kırk mîl lodos rûzgârı cânibine dolaşır. Ve bu Kefr-i Çerkes mukâbelesinde Buhayre hâkinde yine sâhil-i Nîl'de,
EÇS X Y340a
Lisân-ı Arabda Kedi mahallesi demekdir. Hakkâ ki kedisi Divriği kedisinden çokdur, senede dörd kerre yavru çıkarır, iltizâmdır.
EÇS X Y340a
Bundan gayrı Buhayre hâkinde kurâ ve kasabâtlar kalmadı. Bu mahalden bir mîl yukaru Cisr-i Es‘ad derler bir handaklı cisr vardır, ol hudûddur, bundan yukarusu Cîze kâşifliği hükmüdür, ammâ yine Buhayre cânibidir. Andan dörd mîl yukaru Cîze hâkinde,
EÇS X Y340a
Sultân Yûsuf Salâhaddîn bu şehirde defîne-i kenz-i kübrâ bulup kâmil bir ay taşırlar, gücile tükenir. Anıniçün bu mahal Ümmü Dînâr ismiyle müsemmâdır, ya‘nî Altun Anası şehri demekdir. Ba‘dehu Yûsuf Salâhaddîn bu mâl-ı künûz ile Mısır'ın cânib-i erba‘asına ve bâlâda iç kal‘a yerine kal‘a-i azîmler ve niçe bin hayrât [u] hasenâtlar edüp Mısır'ı amâr eder. Bu Mahalle-i Ümmü Dînâr'ın bir câmi‘i ve bir kahvehânesi var. Ve bir azîm tur‘ası var, Nîl tuğyânında bu tur‘adan girüp vilâyeti rey eder, gılâl gemileri gezer tur‘a-i kebîrdir. Ve bu mahalde bir mîrî Ma‘diye gemisi vardır, Cîze cânibinden Menûf cânibine erbâb-ı hâcât ubûr edüp bâc verirler. Karşu cânibi Menûf hâkinde,
EÇS X Y340a–Y340b
Birbirlerine karîb mahallelerdir. Mısır'da nakîbü'l-eşrâf Burhâneddîn Efendi'nin iltizâmında ma‘mûr Y 340b [u] âbâdân ve emn [ü] emân mahalledir. Zîrâ Mısır'a karîbdir. Ve mahsûlâtları bahâ etdüğinden re‘âyâsı mün‘imlerdir. İki câmi‘i nümâyândır, lâkin gayrı imâretleri ma‘lûmumuz olmamağıyle tahrîr olunmadı.
EÇS X Y340b
Menûf hudûdunda dahi sâhil-i Nîl'de belîde ve kasabâtlar bu mahalde tamâm oldu.
EÇS X Y340b
Andan bir mîl yukaruya Batnü'l-bakar nâm bir burunda bir mahaldir kim Nîl-i mübârek bu mahalde iki fırka olur, cezîre nihâyetidir. Zîrâ Menûf hâki ve Garbiyye hâki iki Nîl'in ortasında vâki‘ olmuş bir cezîre-i azîmdir kim iki kâşiflik hükûmeti ve bin altmış pâre kurâ ve kasabât ve şehr-i azîmli bir cezîre-i kübrâdır, bu Batnü'l-bakar nâm mahalde tamâm olur. Sağ tarafındaki cereyân eden Nîl vilâyet-i Dimyât'a gider. Sol cânibindeki Nîl bizim geldiğimiz cânibdir kim vilâyet-i Reşîd'e gider. Bizim geldiğimiz Nîl cânibeyninde ma‘mûr [u] âbâdân altı yüz kırk mahallât kurâ ve kasabâtlar vardır, lâkin hakîr eşbehlerin tahrîr etdim ki cümle bâğ u bâğçeli hadîka-i ravza-i cinânlı ve nahlistân gülistân bostânlı mahsûldâr şehir kurâ ve kasabâtlardır. Reşîd'den bu Batnü'l-bakar'a gelince kâmil beş yüz mîl yerdir.
EÇS X Y340b
Ve bu Batnü'l-bakar'da aslâ kurâ yokdur, arz-ı hâliye zemîn-i şûredir. Bir nev‘a mugaylân ağacları hâsıl olur, cebecibaşı hükmündedir, her sene zamânında bu haşebâtları ihrâk bi'n-nâr edüp kömürün bârûd-ı siyâha korlar. Anıniçün Mısır bârûdu Bağdâd ve İngilis bârûdu gibi keskindir, topu iki kerre ra‘dvâr gülbâng verir.
EÇS X Y340b
Ve bu Batnü'l-bakar burnunda Kırklar makâmı vardır, du‘â müstecâbdır. Ve Batnü'l-bakar'ın cânib-i şarkîsinin Nîl aşırı Mısır Q 291b P 288b tarafında Kalyûb kâşifliği hudûdudur, anda,
EÇS X Y340b
Cebecibaşılar hükmündedir. Karşuda hâsıl olan mezkûr mugaylân kömürün bunda hıfz ederler. Andan yukaru dörd mîl gidüp Kalûbiyye hâkinde,