EÇS X Y353a
Câmi‘ü'l-Kebîr: Sultân Sâlih'indir. Tûlen ve arzan yüz seksen kademe ve seksen amûd-ı mermer üzre münakkaş tavanlı ve üç tabaka bir minâreli ve iki yan ve bir kıble kapulu câmi‘dir. Sağ yan kapu kemeri üzre,
EÇS X Y353a
tahrîr olunmuş bir câmi‘-i atîkdir. Ve Nîl kenârında,
EÇS X Y353a–Y353b
Câmi‘u'l-Mahmûdiyye: Nîl kenârında bir dürr-i beyz-âsâ câmi‘u'n-nûrdur. Tûlen ve arzan yüz onar ayakdır. İki yan ve bir kıble kapusu ve bir tabaka Rûm tarzı minâresi ve derûn-ı câmi‘de on beş amûdlu bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Asâleten haremi yokdur, ammâ leb-i Nîl'de harem şeklinde cânib-i erba‘ası soffalı bir mesîregâh teferrücgâh yerdir kim cümmeyz ve bîd-i sernigûn ve üzüm şecerleri sâyesinde cümle yârân-ı bâ-safâ anda haşr olup cemî‘-i erbâb-ı ma‘ârifin ârâmgâhı bir behişt-âsâ haremdir. Ba‘zı cân durduğu yerden balık sayd eder. Ba‘zı kimesne soffalardan âbdest alup ibâdet eder. Bu mahalde biriken bir kân-ı zurafâ ve dâr-ı şifâ bir kahvehânesi vardır. Ba‘zı ahibbâ mücevher ü mutantan kahve-i Yemenî nûş edüp râhatü'l-ebdân hâsıl edüp ezânlar kırâ’at-i evvelinde ibâdet edüp câmi‘-i Mahmûdî'de hamd u senâ edüp Mahmûd'da mahmûdâne hayr du‘â ederler. Y 353b Böyle bir câmi‘-i pür-envârdır. Dâyimâ cemâ‘at-ı kesîreden hâlî değildir. Ve,
EÇS X Y353b
Câmi‘-i Dilâver Kâşif: Nîl cenbinde tarîk-ı âm üzre fevkânî bir beyâz câmi‘dir. Sâhibü'l-hayrâtı hayâtda olmağın gâyet ma‘mûr u metîn evkâfı vardır.
EÇS X Y353b
Ve câmi‘-i Rıdvâniyye ve câmi‘ü'l-Hayderiyye ve câmi‘-i Emîr Alî el-Ferhânî ve câmi‘-i Reyhâniyye {çârsûdadır} ve câmi‘ü'l-Hatâyî.
EÇS X Y353b
Ve câmi‘ü's-Sâdetü'l-Kenâniyye: Bu Nîl kenârında değildir, şehrin cenûbî tarafında şehrin nihâyetindedir.
EÇS X Y353b
Ve şehrin garbî nihâyetinde yine Nîl kenârında tarîk-ı âm üzre câmi‘-i Ca‘fer Ağa: Mâ-tekaddem zâviye imiş, nev-binâ bir küçük câmi‘dir.
EÇS X Y353b
Andan şehrin cânib-i şarkîsi nihâyetinde câmi‘-i cedîd-i Mustafâ Ağa.
EÇS X Y353b
Bu zikr olunan cevâmi‘ler gâyet ma‘mûrdur ve ibâdet etdiğimiz bunlardır, mâ‘adâsı ma‘lûmum değildir.
EÇS X Y353b
Ez-zevâyâ: Evvelâ zâviye-i eş-şeyh Abdülcelîl el-Mülbâvî ve zâviye-i Minyetü'd-Devle ve zâviye-i Emîr Hasan ve zâviye-i İbn Ca‘fer ve zâviye-i el-Gurâbî. Ve çârsû içinde zâviyetü'l-Mu‘allakî ve zâviye-i İbn Yâsîn ve zâviye-i eş-şeyh İbn Âmir ve zâviye-i Mukaddim Ferhâd ve ez-Zâviyetü'l-Hamrâ. Bu tahrîr olunan on aded mesâcidlerde dahi ibâdet etdik, mâ‘adâsı ma‘lûmumuz değildir.
EÇS X Y353b
Ve altı aded medrese ve yetmiş aded mekteb-i sıbyân ve kırk yerde sebîl. Ve iki hammâm, biri sâhil-i Nîl'de, biri dahi ana karîb hammâm-ı hoş-havâdır; gayrı hammâmı yokdur.
EÇS X Y353b
Ve cümle on sekiz vekâle-i ma‘mûru vardır. Evvelâ Emir Dilâver hânı ve Emir Mustafâ hânı ve Mahmûdiyye hânı ve Kenâniyye hânı ve Emîr Ahmed hânı ve Avret hânı ve Mâlikî hânı ve İbn Yâsîn hânı ve eş-şeyh Q 297b P 294b Abdülvahhâb hânı ve Müselmânî hânı ve Kadı Nasreddîn hânı ve Kadı Ahmed hânı ve Nîl hânı ve Kaffâsîn hânı ve Haşeb hânı ve İbn Huteybe hânı. Ve bu hânlar ma‘mûr vekâlelerdir, ammâ kârgîr binâlar değildir. Ve yigirmi iki rab ta‘bîr ederler müte’ehhil olur fukarâ odalarıdır, kırk elli hücre bir hândadır, ana bu diyârda rab derler.
EÇS X Y353b
Ve on dörd siyâruh(?) vardır. Ve yedi ma‘sara vardır, ya‘nî yağ değirmeni vardır. Ve yetmiş beş at değirmeni var.
EÇS X Y353b–Y354a
Ve cümle kırk kahvehâne ve bin yüz elli dükkân-ı âbâdândır. Ekseriyyâ ecnâs-ı mahlûkât ile izdihâm olan sûk-ı tavîldir. Ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin rûy-ı arzda cemî‘i mevcûdât ki vardır bunun hânlarında ve bâzârında mevcûddur. Ve haftada bir kerre bir azîm bâzâr olup kırk elli bin âdem cem‘ olur. Buğday bâzârı ve semek bâzârı ve at bâzârı ve koyun bâzârı ve sığır bâzârı ve meyve bâzârı başka yerlerde bâzârdır. Ammâ avret bâzârı Nîl kenârında olur, bâzârın tamâm edenler fi'l-hâl anda Nîl'e girirler, garîb ü acîb bâzârdır. Y 354a Bu bâzâr yolları nâ-pâkdir, ammâ gayrı bâzâr yolları pâk şâhrâh-ı müstakîmdir. Ve cümle çârsûlarının üzerleri hûrmâ ağacları kirişleriyle örtülü tavandır, şiddet-i hârda gâyet latîf yerlerdir.
EÇS X Y354a
Ve bu şehir Nîl kenârınca tûlü bin yüz adımdır. Ve âb [u] havâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ve halkı gâyet garîb-dost ankâ a‘yân-ı kibârı vardır. Müsâfirîn ü mücâvirîne ni‘metleri mebzûldür. Husûsâ Dilâver Kâşif'in şeb [ü] rûz kapusu önünde fukarâya ni‘meti bî-minnet tenâvül olunur, hânedân sâhibi recül-i sâlihdir. Ve Koca Mustafâ Ağa hemçünân müsâfirîne ve mesâkîne ikrâm eder. Ve bu şehrin müfessirîn ü muhaddisîn ulemâ ve sulehâsı gâyet çokdur, ve's-selâm.
EÇS X Y354a
Ziyâret eylediğimiz evliyâ-yı kibârları beyân eder
EÇS X Y354a
Hâzâ azrihatü's-sâlihîn. Evvelâ eş-şeyh şerefüddîn-i Aksarı.
EÇS X Y354a
eş-şeyh Seyyidî ale'l-Esmer: Câmi‘ü'l-Kebîr içinde âsûdedir.
EÇS X Y354a
Bir şeyh dahi var, ammâ su‘âl etdim, bilmediler. şehrin cenûbu hâricinde tûb kamîneleri kurbunda,
EÇS X Y354a
eş-şeyh Hazret-i Kenâniyye es-Sâdât: Bir kubbe-i âlîde medfûnlardır. Cümle kırk bir kibâr-ı evliyâlar bir yerde medfûnlardır. Zamân-ı kadîmde kırk biri de harâmîler imiş, hidâyetullâh erüp cümlesi velî olmuşlardır. Ser-tâcları kutbü'l-aktâb pişvâ-yı tarîk Kenânî hazretleridir. Senede bir kerre mevlûd-ı azîmi olup kırk elli bin âdem cem‘ olup haymelerinde on gün on gece tevhîd-i sultânî olur. Mâ-tekaddem Malaka meydânında bu mevlûdu Urbân-ı uryân aşkıyâsı basup ordu-yı bâzârı nehb [ü] gâret edüp hayli âdem şehîd ederler. Derhâl şehr içinden kırk bir yeşil imâmeli ve eşheb atlı eli mızraklı âdemler zuhûr edüp cümle harâmîleri katl edüp yine şehre girüp gâyib olurlar. Bu menâkıb karîbü'l-ahd olup yetmiş senedir. Ol asırdan berü mevlûda ehl-i züvvâr gelmeyüp cem‘iyyet olmaz imiş. Hakîr bu ahvâli istimâ‘ eyleyüp Mansûre kâşifi Turna Mustafâ Beğ'e hitâben mü’ekkid buyurdular, Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa efendimizden alup eyâlet-i Mansûre'de dellâllar nidâ edüp bin seksen dördde kırk elli bin âdem gelüp cem‘iyyet-i kübrâ oldu. Hamd-i Hudâ hakîr dahi birkaç sene hâzır idim. Her sene terakkîli âdem deryâsı olmadadır.
EÇS X Y354a
Andan ziyâret-i eş-şeyh Abdülcelil el-Mülbâvî: Zâviyesi cenbinde bir kubbe-i âlîde âsûdedir.
EÇS X Y354a
Ve merkad-i eş-şeyh Zibîb ve eş-şeyh el-Havâs: Kurb-ı Mülbâvî.
EÇS X Y354a
eş-şeyha Seyyide Âsiye ve eş-şeyh Uryân ve eş-şeyh Küleybâtî: Mahkeme cenbinde.
EÇS X Y354a
Meddâh-ı Resûlullâh eş-şeyh Seydî Muhammed-i Kümeylî.
EÇS X Y354a
Ve câmi‘-i İdrîs kurbunda eş-şeyh Zâhir ve eş-şeyh Nassâr ve eş-şeyh Sened.
EÇS X Y354a–Y354b
şehrin kıblesi Y 354b nihâyetinde Emîr Mustafâ câmi‘i kurbunda eş-şeyh Sa‘d ve eş-şeyh Hasan.
EÇS X Y354b
Kabr-i el-Mevlâ Kesreli Mahmûd Efendi: Selânîkîdir. İbtidâ Mansûre bunlara mevleviyyet ile ihsân olunup merhûm oldu. eş-şeyh Behlûl cenbinde medfûndur. Ulemâ-yı Rûm deyü meşhûrdur.
EÇS X Y354b
Bu zikr olunan kibâr-ı evliyâullâhın cümlesi birer kubbe-i âlîde ve birer zâviye ve tekyede medfûnlardır kim ziyâret edüp âsitânelerine rû-yı siyâhımı sürüp âşinâlık etdik, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
EÇS X Y354b
Bunlardan mâ‘adâ niçe bin kibâr-ı kümmelîn ziyâretler vardır. Nefi‘anallâhu ervâhahum, immetleri hâzır ola.
EÇS X Y354b
Bu şehri tamâm seyr [ü] temâşâ ve ziyâret edüp şehr-i Menzile'ye gitmek ârzûları tabî‘ate gelüp "Âyâ, ne takrîb ile gidile?" derken Menzile mültezimi Mansûre bâzârında imiş, anın ile bir gemiye süvâr olup,
EÇS X Y354b
Menzile menziline revâne olduğumuz menzilleri beyân eder
EÇS X Y354b
Evvelâ Mansûre şehrinin kıblesi cânibinde Mustafâ Ağa câmi‘i dibinde bir tur‘a-i azîm var, andan tâ Menzile'ye varılır, Sultân Selâhaddîn tur‘asıdır.
EÇS X Y354b
Andan gemiye girüp iki cânibde yetmiş altı pâre ma‘mûr [u] âbâdân izbeler ve mîtler ve kurâ ve kasabâtları temâşâ ederek tur‘a ile yine kıble cânibine cereyân edüp ol gün ubûr edüp gece bir izbeye girüp mihmân olduk. Ale's-sabâh,