EÇS X Y363a
Bu karyenin şimâlî tarafı cenbinde efser-i tâc-ı deyhîm ve abd-i Rahîm Hazret-i şeyh İbrâhîm hazretleri bir kubbe-i münevverede âsûdedir. Tabakât-ı şa‘râvî'de menâkıb-ı bisyârile mastûr ulu sultândır. Kubbe-i pür-envârı sâhasında bir vâsi‘ yerde hikmet-i sun‘-ı Perverdigâr-ı lem-yezel, kuvvet kudret azametin ızhâr içün bu mahalde bir gûne şecere-i garîbe ve acîbe halk etmişdir kim hârik-i âde âdetullâh[a] muhâlif bir dıraht-ı bî-misildir. Cemî‘i âyende vü revende züvvâr u tüccâr mahlûk-ı Hudâ gelüp im‘ân-ı nazar ile nigerân edüp ne gûne dıraht olduğu ma‘lûmları olmayup engüşt ber-dehen edüp mebhût [u] mütehayyir kalırlar.
EÇS X Y363a
Der vasf-ı eşkâl-i dıraht-ı acîbetü'l-acîbe
EÇS X Y363a
Meselâ bu şecere-i tayyibe zemînden beş âdem kaddi bâlâ ve üç âdem derâgûş eder cüssedâr dıraht-ı azîmdir. Ve şecerin vücûdunun cânib-i erba‘ası dilim dilim pâre pâredir. Öte cânibinden teferrüce gezen âdemler görünür. Berg [ü] bârı dünyâ ağaçları yaprağına ve meyvesine müşâbeheti yokdur. Yaprağın sar‘ dutan marîzlere buhûr ederler, bi-emrillâh halâs olur. Ve ayda birer kerre hurde pelîd gibi kabuklu ve içi çekirdekli bir humûzetli âbdâr meyvedir, ishâl marazına dâ‘-ı devâdır. Ay başında kemâlin bulunca yağmâ ederler. Erbâb-ı hâcât alup giderler. Bir ay bekler mülâzımları çokdur. İshâli ve zahîri seyf-i miczem gibi kat‘ edüp âdemin reng-i rûyine humret verir. Böyle bir mücerreb şifâ şeceridir kim Hakîm-i Mutlak kullarıyçün halk etmişdir.
EÇS X Y363a–Y363b
Bu ağacın tâ ortasında bir azîm santa dırahtı bitmişdir. Arabistân'a mahsûs bir gûne şecer-i bî-semeredir. Ammâ ol ibret-nümâ ağacdan bu santa ağacı âlîdir, gâyet mahbûb nihâlli şeceredir. Ammâ büyük ağacın binden mütecâviz kökleri âdem beli kalınlığı Arab saçı gibi birbirine sarılmışdır. Cümle kökleri yer yüzünde dur[ur], gûyâ âsumânda şecere-i Tûbâ gibi sernigûndur, ve bu köklerin altı cümle boşdur, {ağac} mu‘allak durur. Ba‘zı sıbyân ve ba‘zı züvvârân köklerin altından beri öte geçerler. Ammâ yüzden mütecâviz âdem cüssesi kalınlığı berg [ü] bârlı dallarının ucları yere saplıdır. Gûyâ bir hayme-i nühtâk-otak gibi olup altına bin âdem sığar, sâyedâr çadır ber-karâr sâyebân Y 363b olmuşdur. Aceb hikmetdir kim yukardan sernigûn olmuş nihâllerden mi sulanır, bir ferd-i âferîdenin akl-ı kâsırları ermemişdir. Hâlâ ki cümle bîhleri zemînden taşra durup ağacın vücûdu mu‘allak durur.
EÇS X Y363b
Ve müsin kimesneler nakl ederler, "Âbâ vü ecdâdımızdan beri bu dırahtı böyle gördük, böyle biliriz", deyü nakl ederler. Ammâ bin yaşından ziyâde olması mukarrerdir. Dalları aşağı eğilmişdir. Hulâsa-i kelâm akıl ermez bir temâşâgâh ve bir sun‘-ı Hudâ'dır kim Arapça Arapça bi-kudretihi ve yahkümü mâ-yürîddir kim Fâ‘il-i Muhtârdır, işledüği işleri yine kendü bilir, zîrâ Arapça dir.
EÇS X Y363b
Ammâ ba‘zı ihtiyârlar anda medfûn olan şeyh İbrâhîm'in nazarı ta‘alluk edüp anın keşf [ü] kerâmetin görmek içün ehl-i beled bu gûne bir şecer istediler, derhâl bu dıraht hâsıl olduğu yerde secde edüp bi-emrillâh bu şecere-i tayyibeyi Rabbü'l-İzzet halk etdi ve secde etdüği yerde kökleri bitmeyüp mu‘allak durdu, ba‘dehu cemî‘i münkirîn îmâna geldiler, deyü Tevârîh-i Süyûtî'de görüp nakl etdiler.
EÇS X Y363b
Ammâ bu abd-i ahkar Tevârîh-i Hıtat-ı Makrîsî'de kırâ’at etdim ki Mısır-ı Kâhire-i Mu‘izzüddîn'in cenûbîsinde Sa‘îd-i âlî vilâyetinde bir mu‘allak şecer vardır. Rûy-ı arzda Hallâk-ı âlem eyle bir şecer-i garîbe halk etmemişdir. Benî İsrâ’îl asrında ol şecer bin sene mu‘ammer olmuşdur. Sâyesinde yedi peygamber ibâdet ederken Benî İsrâ’îl cühûdları yedisin dahi ol dırahtın zıllında şehîd edüp anda defn ederlerken bi-emrillâh ol şecerin kökleri yerden çıkup şâhaları yere nüzûl edüp kâtil cühûdları cümle dalları bürüyüp dallar cühûdları ura ura helâk edüp vücûd-ı şecer âh [u] vâh-ı peygamberândan pâre pâre dilim dilim olup mezkûr mürseller sâye-i şecerde medfûnlardır. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır, deyü Q 302a P 299a yazmış. Sahîh ola; zîrâ Tevâr[îh-i] Hıtat bir mu‘temedün-aleyh tevârîh-i mu‘teberdir. Lâkin hakîr gördükde bu şecerin zıllında medfûn mürsel nebîlerden nâm [u] nişân yok, illâ şeyh İbrâhîm medfûndur, ve's-selâm.
EÇS X Y363b
Bu temâşâdan sonra yine cenûb tarafına kâh Nîl kenârınca kâh berde kurâlar içre güzer ederek yedi sâ‘atde,
EÇS X Y363b
Nîl'den ba‘îd üç yüz hâneli beled-i iltizâmdır. Mâ-tekaddem hâkimi kâşif imiş. Hâlâ Benî Sayf hudûdu bu mahalde tamâm olup Minye hudûduna müşâdır.
EÇS X Y363b–Y364a
Anda ziyâret-i eş-şeyh Abdülmelik: Ashâb-ı güzîndendir. Kubbe-i âlîsi kurbunda bir dıraht-ı azîm nâbıkası var, dânedâr âbdâr lezîz nâbıka meyvesi olur. Bu Semennût'un mukâbelesi Nîl karşusunda evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kayanın tâ zirve-i a‘lâsında Deyr-i Kıbtî derler bir kenîse vardır, gûyâ kal‘a-i Kahkahâ'dır. Fir‘avn binâsıdır, deyü Kıbtî kavmi bilâ-teşbîh yılda bir kerre Y 364a ziyâretine cem‘ olup ruhbânları bir Mısır hazînesi mâl tahsîl ederler.
EÇS X Y364a
Yalçın kayasının garb cânibi fîl hortumu gibi nehr-i Nîl üzre uzanmışdır, altından Nîl-i mübârek cereyân eder. Bu kaya üzre çerhler ile râhibler Nîl'den yüz kulac habl-ı metîn ile su çeküp sarnıclara doldururlar. Ammâ temâşâsına varan âdemlere cân otu ki ekmekdir, anı verirler ve kuş südü ki yumurta ve baldır, anı tahte'l-kahve getirüp müsâfirîne azîm i‘zâz [u] ikrâm ederler. Mihmân olan kimesnelere dîbâ ve şîb ü zerbâf câmehâblar getirüp sabâha dek mûğpîçeleri gûnâ-gûn hizmet ederler.
EÇS X Y364a
Bunu dahi temâşâ edüp yine cânib-i garbda Semennût'a geçüp atlarımıza süvâr olup Minye hâkinde Nîl kenârınca âbâdân kurâlar geçerek sekiz sâ‘atde,
EÇS X Y364a
Sa‘îd-i Âlî tahtı olan Circe eyâleti hükmündedir. Ammâ kâşifi Mısır vezîrinden hil‘at geyer büyük hükûmetdir. Birkaç kerre iki tuğlu pâyesi olan emîr-i hac olmuş ümerâlara ihsân olunmuşdur. Senevî iki yüz kîse mâl-ı pâdişâhî ve (---) bin erdeb gılâli tahsîl edüp galk eder. Beş yüz kendi askeri ile ve yedi bölük Mısır askeriyle vilâyeti hıfz [u] hırâset eder. Ve kendüye dahi yüz kîse fâ’iz kalır.
EÇS X Y364a
Ve bir hâkim dahi vezîr-i Mısır tarafından bir mükellef ağa gılâl tahsîline mübâşirdir. Cümle (---) bin erdeb hınta ve şa‘îr ve fûl anın ma‘rifetiyle tahsîl olur. Paşaya altı kîse kalemiyye verir, kendüye dahi on beş kîse fâ’iz olur. Risâle ağalığından sonra a‘lâ ağalıkdır. Ve sene evvelinde gılâl tahsîli mahallinde Minye ağası üzre bir mükellef ağa isti‘câle gelüp bir kîse ücret-i kadem alup ol dahi gılâl tahsîline takayyüd eder.
EÇS X Y364a
Bir hâkim dahi üç yüz akçe pâyesiyle kadıdır. Bir müddeti yigirmi kîse dutar şerîf kazâdır. Yedi nâhiyesinde iki yüz yigirmi aded müzeyyen ü âbâdân kurâları vardır.
EÇS X Y364a
Bu şehirde mezâhib-i erba‘a müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve yedi bölük serdârları vardır. Lâkin kapukulu ve serdârı ve sipâh kethudâyeri ve kurâlarında zâ‘im zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârı ve ala[y]beğisi ve çeribaşısı yokdur. Ammâ Mısır askerî tâ’ifesi çokdur, zîrâ şehri gâyet ma‘mûrdur. Nîl kenârında bir mürtefi‘ yerde altı bin kat-ender-kat tabaka tabaka hâne-i zîbâlar ve hânedân-ı âlîler ile ârâste bir şehr-i müzeyyendir.
EÇS X Y364a
Ve cümle yüz beş zâviye ve cevâmi‘ mihrâbdır. Altısı cum‘a kılınur hutbedir. Ammâ cümleden câmi‘-i kadîm,
EÇS X Y364a–Y364b
Hazret-i Ömer câmi‘i: Zîrâ bu şehri Hazret-i Ömer hilâfetinde Amr ibnü'l-Âs Kıbtî destinden feth edüp Hazret-i Ömer içün bu câmi‘i inşâ edüp ibâdetgâh-ı kadîmdir. Lâkin ferâ‘ineler asrında deyr imiş. Nîl kenârında Y 364b bir âlî sed üzre vâki‘ olmuş bir mesîregâh câmi‘-i rûşendir. Tûlü toksan adımdır, arzı altmış adımdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle amelî ve gayrı mermer sütûn ve pâyeler elli iki adeddir. Ve ortası harem yeri küşâdedir. Üç kapusu ve bir alçak minâresi ve kemerler üzre münakkaş tavanlı ve cümle pençereleri Nîl'e nâzırdır. Mihrâbı bir köşeye münharif vâki‘ olup minberi musanna‘ oyma haşebdir.
EÇS X Y364b
Bu câmi‘in içinde subh [u] mesâ cemâ‘at-i kesîre ile mâl-â-mâldir. Zîrâ tâlib-i ilm kânıdır. Kırk elli yerde gûnâ-gûn fünûnlar görülür. Hasbî vazîfe-i mu‘ayyeneli ders-i âmları vardır. Ve şeb [ü] rûz yüz iki yüz hatm-i şerîf tilâvet olunur. Hâfız-ı Kur’ân a‘mâ-yı mâderzâdları vardır. Bu câmi‘ gûyâ Mısır'da câmi‘-i Ezher'dir kim bu şehrin âb-ı rûyidir. Kân-ı ulemâ vü sulehâ olduğu Arab u Acem'de meşhûr ve du‘â müstecâb olacak mahaldir. Evkâf-ı kavî olduğundan imâretinde ni‘meti ulemâ ve fukarâ ve mesâkîne merreteyn mebzûldür. Ammerahullâh ila'nkırâzı'd-devrân. Andan yine sâhil-i Nîl'de bir zemîn-i âlî üzre,
EÇS X Y364b
Câmi‘-i Tâhir Baybars: Otuz altı sütûn üzre mebnî tâk-ı Havernakları üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn nakş-ı Bihzâd mânend müzehheb ü mutallâ levhalı tavandır. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Lâkin cânib-i erba‘asının der-i dîvârında olan musaykal u mücellâ elvân elvân mevcli ebrî Hıtâyî kâğıd gibi kaplı tâslar var kim gûyâ herbiri birer âyine-i morandır. Bu câmi‘in misli dahi arâzî-i Mısır'da yokdur. Cemî‘i seyyâhân-ı cihânbîn bu câmi‘in vaz‘-ı esâsı beyânında âciz ü fürûmândedirler. Zîrâ bu savma‘a-i kadîmde ol kadar san‘at-ı kalemkârî ve nakş-ı halkârî ve hûb u mergûb tasarrufât-ı gûnâ-gûnlar var kim erbâb-ı kemâl ve ehl-i vasf anın midhatinde âciz ü kâsırdır. Hakkâ Mısır'da dahi niçe câmi‘-i selâtîn-i selef vardır kim anların dahi rûy-ı zemînde misilleri yokdur. Lâkin bu Minye câmi‘i vasfdan hâric ve beyândan âric bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb vâki‘ olmuş câmi‘-i vâcibü's-seyrdir. Kıble kapusu üzre bu târîh yazılmışdır: Q 302b P 299b
EÇS X Y364b
Bismillâhirrahmânirrahîm. Emera bi-tecdîdi hâze'l-mescidi'l-mübâreke mevlânâ es-Sultân el-Melik Tâhir Baybars, hullide mülkühu, sene ışrîn ve sittimi’e [620].
EÇS X Y364b
Ve iki kapusu ve bir minâresi ve cümle revzenleri Nîl'e nâzırdır. Lâkin câmi‘-i Hazret-i Ömer gibi cemâ‘atı yokdur. şehrin şimâli nihâyetine vâki‘ olmuşdur. Andan sûk-ı sultânî içinde,
EÇS X Y364b
Câmi‘ü'ş-şeyh Mısrî: Tahtânî ve cemâ‘atı çokdur. İki câmi‘ dahi var. Ma‘lûmum değildir. Mâ‘adâ zâviyelerdir.
EÇS X Y364b
Üç tekyesi ve on bir vekâlesi ve üç yüz dükkânı ve iki hammâmı var. Ammâ câmi‘ü'l-Ömer kurbunda,
EÇS X Y364b–Y365a
Hazret-i Ömer hammâmı: Tâ Fir‘avn Y 365a zamânından berü bir tarz [u] tavr üzre binâ olunmuş bir turfa hammâm-ı kadîmdir. Rûm ve Arab u Acem'de alem olmuşdur. Hâlâ ziyâretgâhdır. Hasta girse şifâ bulur. Feth eden kibârlar du‘â etmişler kim bir cüzâm kırk gün girse rahm-ı mâderden müştak olmuş gibi dürr-i beyz-âsâ olur. Hattâ Hazret-i Alî'nin duhter-i pâkîze-ahteri Sitti (---) Mısır'dan gelüp şifâ niyyetine girmişdir. Bu hammâm binâ-yı hukemâ-yı kudemâ olduğundan Hanefî kurnaları birer âdem kaddi âlîdir, ayak üzre durup yaykanılır. Gerçi eyle musanna‘ binâ değildir, ammâ der ü dîvârları müşk [ü] amber-i hâm abîr ü za‘ferân ile tahmîr olunmuş cibs-i hâlisden binâ olunmuş dîvârlardır. Ve bir halveti dîvârın şem etsen kâfûr ve gülâb ve lâden ve cavrî râyihası gâsillerin demâğın mu‘attar eder. Ve âbı Nîl olmak ile âb [u] havâsı gâyet latîf ü i‘tidâl üzredir. Ve ferşi bir gûne döşeli beyâz taşdır kim hâlâ zamânımız üstâdları anın bir taşın yerine vaz‘ etmeğe kâdir değillerdir. Ammâ câmekânı teng yere vâki‘ olmağile gâyet küçük ve alçakdır. Ammâ gılâl ağası sarâyındaki küçük hammâm yenidir, lâkin havâsı sakîldir.
EÇS X Y365a
Ve bu şehirde yüzden mütecâviz sebîlhâne ve altmış mektebi var. Ammâ bedâsteni yokdur. Cümle esvâkları üzeri örtülüdür. şiddet-i hâr ve rimâl [u] türâb te’sîr etmez, pâk tarîk-ı âmları vardır. Ve yetmiş aded sarây-ı kebîrlerinden kâşif sarâyı şehrin vasatında sarây-ı ma‘mûrdur. Ve Nîl kenârında bir dilküşâ ve ferah-âbâd sarây-ı nev-bünyâd gılâl ağası sarâyıdır. Cümle maksûre ve revzen ve şâhnişînleri Nîl'e nâzır medd-i basarlı cihânnümâ bir sarây-ı âlîdir.
EÇS X Y365a
Bu şehrin cânib-i garbîsinde altı yüz ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar olmağıyle gâyet ganîmet şehirdir. Mısır'ı dahi ganîmet eden bu şehirdir kim şebek bostânları ve firâvân bâğistânları ile bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bilâd-ı ma‘mûredir.
EÇS X Y365a
Ve âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan dilârâm mahbûbeleri hûb-rûdur. Ve mahbûbları ahmerü'l-levndir. Emrâdı Mısır alacaları ve Siyût boğasıları geyerler. Ve askerî halkı gûnâ-gûn çukalar ve atlas kabâlar geyerler. Nisvân [u] bintânı başlarına sivri takye ve eyinlerine beyâz ve alaca fûta bürünürler ve yüzlerine kıldan nikâb urunurlar.
EÇS X Y365a
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının temdîh olunmuşu evvelâ hâs u beyâz gül-penbe-misâl pişmiş rağîf ekmeği. Bu şehirde etmeğe ragîf derler. Ve peştemâlı ve gûnâ-gûn su bardakları meşhûrdur. Gayrı şey yokdur.
EÇS X Y365a–Y365b
Ve cânib-i selâsında bâğ u bâğçeleri çokdur. Ve bu şehrin Nîl karşusunda evce peyveste olmuş kayalar üzre Fir‘avnî harâb binâlar ve kal‘a âsârları vardır. Ba‘zı tevârîhlerde bilâd-ı ma‘mûr olduğu mastûr. Y 365b
EÇS X Y365b
Ziyâret-i şeyh Mısrî: Câmi‘inde medfûndur. Bu şehirde bu ziyâretden gayrı ziyâret etmek müyesser olmadı, ve's-selâm. Andan kalkup yine Nîl kenârınca cenûba gidüp beş sâ‘atde,
EÇS X Y365b
Evsâf-ı şehr-i köhne ve dâr u diyâr-ı kehene kasaba-i İşmûnîn
EÇS X Y365b
Nûh Nebî oğlunun oğlu Ebü'l-kabâbıt Bayzar oğlu İşmûn binâsıdır. Eğer bu diyâr harâbının âsâr-ı binâların ve pâymâl-i rimâl olan amûd-ı müntehâların ta‘rîf ü tavsîf etsek bir mücelled kitâb olur. Ancak üç yüz hâneli ve iki câmi‘li ve birkaç dükkânlı kasabadır. Circe eyâleti hükmünde başka kâşiflikdir. Ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi kırk pâre kurâdır. Hafta bâzârı durur bir kasaba-i muhtasardır. Anı ubûr edüp sekiz sâ‘atde,
EÇS X Y365b
Evsâf-ı kasaba-i Beddâvî ya‘nî şehr-i Mellevî
EÇS X Y365b
Circe eyâleti hükmünde Minye kâşifinin taht-ı hükûmetindedir. Ve Minye kadısına nâhiye ilhâk olmuşdur. Ba‘zı zamân yüz elli akçe ile başka kazâ ihsân olunur. Altmış pâre nâhiye kurâsı vardır. Ve mîrî gılâlin Minye ağası tahsîl eder. Ancak bir Mısır çorbacısı yeniçeri serdârı ve azeb serdârı vardır. Ammâ müftîsi ve nakîbi Minye'dedir.
EÇS X Y365b
Ve bu şehir Nîl kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre bir vâsi‘ düz yerde yeni binâlı bir şehr-i müzeyyenedir. Zîrâ bu mahalde Nîl cenûb tarafına devr edüp bu şehrin hayli hânelerin berbâd harâb ü yebâb etmişdir. Ba‘dehu ahâlî-i vilâyet şehrin hâricinde cenûb tarafında olan vâsi‘ yerlere elli seneden berü binâ-yı latîf hâne-i zîbâlar inşâ etmişler. Cümlesi dörd bin beş yüz tula-binâ ma‘mûr u müzeyyen hâne ve sarây-ı âlîlerdir. Ve bu vilâyet-i Sa‘îd'de böyle bir şîrîn cedîd binâlı şehir yokdur. Cümle evlerinin der-i dîvârları siyâh ve kırmızı ve beyâz tula ile sâhib-i hâne ismiyle ve binâsı târîhleri ile ve bennâsı ketebesiyle nakş olunmuş hânelerdir.
EÇS X Y365b
Ve bu şehir cümle on altı mahalle ve kırk mihrâb ve beş hutbedir. Cümleden çârsû içinde,
EÇS X Y365b
Yûsuf Beğ câmi‘i: Altı kademe taş nerdübânlı câmi‘dir. Tûlen ve arzan altmışar adımdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle otuz aded küfeke taş sütûnlar üzre tavandır. Ve mihrâbı minberi sâdedir. Ve hareminin etrâfında yigirmi iki sütûndur. Ve üç kapusu ve bir minâresinden gayrı bu şehirde minâre yokdur.