EÇS X Y384a
Ve bunda olan acâyibât u garâyibâtdan eşkâl-i garîbe ve acîbeler var kim gûyâ henüz zî-rûhdur. Ve taşdan oyulmuş gûnâ-gûn mukarnes püsüskârî san‘atlar ve cemî‘i zî-rûh olan mahlûkât ecnâsın tesâvîr-i garîbesi ve temâsîl-i mehîbesi var kim akıllar perîşân olup dîdeler hîrelenir. Ve herbir eşkâl zî-rûh-misâl nigerân ve her biri nazar edenlere hande-künân tebessüm ederler.
EÇS X Y384a
Hulâsa-i kelâm acâyibât-ı kevnden ve garâyibât-ı asırdan bir ibret-nümâ dahi bu Cebel-i Silsile'dir.
EÇS X Y384a
Ve bu mahalde kayalar dâmeninde bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a vardır. Ve Nîl'in mukâbelesinde yalçın kaya üzre bir kal‘a dahi vardır, kal‘a-i Etfu derler. Mâbeyne-hümâları gâyet teng yer olmağile Nîl-i mübârek eyle cereyân eder kim gûyâ berg-i hatîfdir. Ve Nîl'in feryâdından gûş-ı hûşlar bî-hûş olur. Zamân-ı kadîmde bu iki kal‘adan birbirlerine Nîl üzre zencîr çekerlermiş, hâlâ yerleri ve çerh dollâbları râyegândır, anıniçün bu kal‘alara kal‘a-i Silsile derler. Bundan yukarusuna Şellâlât boğazı ve Şellâl vilâyeti derler, yedi boğazdır. Bu Silsile boğazı teng mahal olmağile yukaruda Nîl cezîre cezîre olup her cezîrede âbâdân kurâlar ve ucûbe-i dehrden garâyibâtlar vardır. Ammâ mezkûr Silsile kal‘aları içinde dizdâr u serdâr u teberdâr deyyâr neferât yokdur, ancak kabâ’il-i Ca‘ferî'den bir alay kavm sâkinlerdir. Bu kal‘anın mukâbelesindeki cezîre içinde,
EÇS X Y384a–Y384b
Nîl-i mübârek bu mahalde tuğyân ile cereyân etdikde feryâd eder. Şeyh Sayyâh dahi yetmiş sene bu mahalde Nîl ile bile sayha urarak tevhîd etdüğiyçün Şeyh Sayyâh derler. Hâlâ kabr-i şerîfinden Y 384b ba‘zı mahalde sadâ-yı garîbeler zâhir olur.
EÇS X Y384b
Ve bu cezîrede beled-i Kelîc iki yüz hâneli ma‘mûr kurâdır. Cümle halkı balıkcı ve gemicidir. Kabîle-i Basalî derler, cümle üç bin âdemdir, Havvâre kavminden gelüp bunda tevattun etmişlerdir. Ba‘dehu bu kal‘a-i Silsile'yi ubûr edüp beş sâ‘at yine Nîl kenârınca cenûba gidüp,
EÇS X Y384b
Şeddâd-ı Âd binâsıdır. Nice mülûkdan mülûka kalmış kal‘adır. Ba‘dehu Kabâbıta elinden Seyf-i Zülyezen feth edüp taht edindi. Ba‘dehu bu Şellâl boğazın kayalardan kat‘ edüp Q 311b P 308b Mısır cânibine akıtdı. Mâ-tekaddem Nîl'in nısfı Mağrib-zemîn'in çölistânına andan Girid cezîresi mukâbilinde Kibrit körfezinde Bahr-i Ebyaz'a mahlût olduğu yerler ve cereyân eyledüği handak-ı azîmler zâhir ü bâhirdir. Mürûr-ı eyyâm ile bu kal‘a Hazret-i Osmân hilâfetinde Ubeyd ibn Cerrâh yediyle Kıbtîler elinden feth oldu, ammâ Hazret-i Osmân şehâdetinden sonra Kabâbıta kavmi istîlâ edüp kabza-i tasarruflarına aldılar. Ba‘de hicreti'n-nebeviyye sene (---) târîhinde Mısır feth oldukdan sonra Amr ibnü'l-Âs fethidir. Bizzât kendüleri bu gazâda bulunmuşlardır. Zîrâ bilâd-ı azîm ve sevâd-ı kadîmdir ve cümle sâhil-i Nîl'de olan kılâ‘ların kilididir.
EÇS X Y384b
Hâlâ İbrîm sancağı hükmünde ve İsvân kazâsı nâhiyesinde dizdârı ve neferâtları ref‘ olup derûn-ı kal‘ada üç yüz hasır evli Benî Ca‘fer kabîlesi sâkinlerdir. Müslim geçinirler, ammâ mezhebleri Ca‘ferî'dir. Ve kal‘a hâricinde ve çölde sâkin olurlar. Cümle altı bin kavimdir. Emvâl [ü] erzâkları vefret üzre mün‘im kavmdir.
EÇS X Y384b
Ve bu kal‘anın üst tarafında kal‘alı bir varoş-ı azîmi var imiş kim hâlâ Nîl kenârında kâmil üç sâ‘atlik yer demir kinedli taşlar var kim herbiri birer fîl cüssesi kadar hemvâr u musaykal taşlardır kim Nîl kenârında sed olmuşdur. Hâlâ ol sedde Urbân kavmi Haytu'l-acûz derler. Bu şehr-i harâbda niçe bin sommâkî sütûnlar ve kubbe ve kemerler zâhirdir.
EÇS X Y384b
Ve kal‘anın şark cânibinde olan kayaların mağârâlarında niçe bin kefenli timsâh biribiri üzre yığılmışdır. Kefenleri cümle âsî hûrmâ kabuğundandır. Aslâ çürümemiş kadîd dururlar, aceb temâşâdır. Ammâ lâşeleri sâyir hayvânât leşi gibi kokmaz, misk râyihası istişmâm olunur, acîb ü garîb temâşâdır.
EÇS X Y384b
Bu timsâh lâşeleri olan dağa cebel-i Timsâh derler. Eflâke ser çeküp garb tarafın Nîl döğer. Zülyezen kayaların kesüp bir boğaz açmışdır. Mısır'dan gelen gemiler bu boğazdan yükiyle ubûr edemez, yükün boşaldup gemi hafîf oldukda gemileri makara ile yokuş yukaru çeküp İsvân tarafına aşırırlar, ba‘dehu yükün develer ile taşıyup yine yükledirler.
EÇS X Y384b–Y385a
Bu mahalde Nîl yedi boğazdır. Arab ve Rûm mellâhları içre Şellâlât boğazları meşhûrdur kim bir merhale yerden Nîl'in feryâd [u] figânı Y 385a istimâ‘ olunur. Zîrâ azîm dağlar ve kûh-ı Bîsütûn-misâl kayalara urup girdâb-misâl cereyân eder bir boğazı vardır, Nîl kendüyi bir minâre kaddi yerden pertâb eder.
EÇS X Y385a
Hikmet bu kim ba‘zı Şellâl gemisi bu girdâbdan Nîl ile uçup aslâ hatâ gelmez, cereyân edüp Allâh diyerek ubûr ederler. Zîrâ iki cânibi Cûdî dağları gibi semâya münkalib olmuş dağlardır. Anıniçün bu mahalde Nîl yedi boğazdan cereyân eder. Ve her Nîl mâbeyni birer cezîre-i azîmlerdir. Ammâ ma‘mûr cezîreleri Nîl'in karşu cânibine vâki‘ olmuşdur, inşâallâh mahallinde tahrîr olunur.
EÇS X Y385a
Ve bu Kolombo kal‘asından artık Habeş vilâyetine giden yol bu mahalden müteferrik olur. Ba‘zı Habeş vüzerâları Mısır'dan Nîl ile yâhûd karadan bu kal‘a-i Kolombo'ya gelüp bundan asker cem‘ edüp niçe yüz deve yükü me’kûlât ve Nîl suyu yükledüp çöl çölistân ile vilâyet-i Habeş'e gider. Gayrı yol yokdur, cümle sengistân dağlardır. İbrîm yolu cenûba Nîl kenârında kalır, Habeş yolu kıble cânibine kalır.
EÇS X Y385a
Hakîr yine bu Kolombo kal‘asından refîkler alup Nîl kenârınca İbrîm yoluna gidüp rakîk ve beyâz sâ‘at kumu içre üç sâ‘at gidüp,
EÇS X Y385a
Bu dahi zamân-ı kadîmde eyle bir şehr-i azîm imiş kim kâmil bir gün harâbistânında gitdik. Bunda olan acâyibât u garâyibâtdan mutalsamâtlar ve amûd-ı serâmedler ve İslâmbol'da Atmeydânı'ndaki gibi çâr-gûşe yekpâre sütûnlarda acâyib hey’et-i garîbeler ile âmâde alâyimâtlar var kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Âd kavminin şehri imiş. Habeş'den yetmiş bin fîl ile Ebrehe nâm bir sâhib-hurûc gelüp bu şehrin deyr-i diyârın harâb ve ahâlîsin kebâb edüp hâlâ eyle harâbistân bûm [u] masasa ve su‘bân yatağı bir şehr-i harâbdır. Bir cânibinde Nîl kenârında iki yüz hasırdan hâneli kurâ şekilli bir beleddir. Ancak bir câmi‘leri var, minâresi yokdur. Bu câmi‘ cenbinde,
EÇS X Y385a
Ziyâret-i eş-Şeyh Ömer Ricâyî: Ulu sultândır. Kubbe-i pür-nûru Nîl kenârında bir âsî hûrmâlığı içinde beyâz münevver kubbedir. Bu ziyâretden mâ‘adâ yetmiş seksen aded kubbe-i âlîlerde ulu sultânlar medfûndur. Lâkin şiddet-i hârdan bî-tâb kalup ziyâret edemeyüp ale'l-umûm bir Yâsîn-i şerîf tilâvet ederek ubûr edüp yine Nîl kenârınca sa‘b taşlıklar ve eniş ve yokuş teng yollar ubûr ederek şehr-i harâb-ı Sın[bas]'dan yedinci sâ‘atde azâb-ı elîm çekerek,
EÇS X Y385a
Evsâf-ı kal‘a-i bî-dâd binâ-yı Âd ibn Şeddâd vilâyet-i Sûdân şehr-i İsvân
EÇS X Y385a–Y385b
Bu İsvân kal‘ası hakkında ba‘zı müverrihîn Tûfân'dan evvel Âd binâsıdır derler. Muhakkakdır, zîrâ deyr-i Aryâk derler bir deyr-i azîm vardır, Melik Aryâk ol deyrin zîr-i zemîninde bir tuc sandûka içre medfûndur. Cânib-i erba‘asında lisân-ı İbrî ile hatlar vardır, Kıbtîler fesâhat üzre okurlar, Aryâk ibn Ayvâm Y 385b Melik yazar.
EÇS X Y385b
Bu Ayvâm Melik asrında Hazret-i İdrîs âsumâna ref‘ oldu. Ve Ayvâm oğlu Melik Aryâk ki deyrde medfûndur, bunun asrında Hârut u Mârut Bâbil şehrinde bir çâhda habs olundu. Ve bu Aryâk Melik oğlu Elûhîm melik oldu, Elûhîm dahi bu deyr-i İsvân'da yatır.
EÇS X Y385b
Elûhîm'den sonra oğlu Hasaylîm melik oldu. İbtidâ Nîl üzre bu İsvân'da Ümmü'l-kıyâs'ı bu Hasaylîm binâ etdi, hâlâ âsârları durur. Ba‘dehu âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe Bağdâd'dan Mısır'a gelüp Mısır Ümmü'l-kıyâsı'n binâ etdükde bu İsvân'daki Hasaylîm mikyâsın harâb etdirdi kim kendünün inşâ etdüği mikyâsdan gayrı olmaya. Mezkûr Hasaylîm ekâlîm-i Mısır'a ilm-i hendese ile Nîl'i halîc halîc tur‘a tur‘a cereyân etdirüp âbâdân etdi. Ve cemî‘i tur‘aların ferşin ruhâm-ı sommâkî ve mermer-i hâm ile mebsût edüp bu İsvân şehri önünde Nîl'in iki tarafına fîl cüssesi kadar taşlar ile hemvâr sedler etdi.
EÇS X Y385b
Ve bilâd-ı Nûbe'de Nîl üzre on iki göz bir kantara-i azîm binâ Q 312a P 309a etmiş kim her kemeri kehkeşân-âsâ semâya münkalib olmuşdu. Hâlâ bir kantarasından mâ‘adâ yokdur, cümlesi zelzele-i tevellüd-i Resûl'de tâk-ı Kisrâ münhedim oldukda bu cisr dahi berbâd olmuşdur. Nîl içinde temelleri nümâyândır.
EÇS X Y385b
Ve Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm bu Hasaylîm asrında gelüp Tûfân'da bu Hasaylîm Nûh Nebî ile gemide bile idi. Sekiz yüz sene mu‘ammer oldu. Anıniçün müverrihler bu İsvân içün Tûfân'dan evveldir derler. Zîrâ ekseriyyâ âsâr-ı binâları Hasaylîm ve babası Elûhîm ve dedesi Aryâk binâları vardır, İbrî hattı ile kayalar mastûrdur. Ba‘dehu Âd amâr etmiş. Tûfân'dan sonra Ebrehe harâb etmiş bir diyâr-ı yebâbdır. Bi-kavli Tevârîh-i Hıtat ve Muhammed ibn İshâk, rahmetullâh, ve Tevârîh-i Şehâbî'de dahi mufassaldır. Ammâ hakîr ayne'l-yakîn târîhleri ile tahrîr ederim.
EÇS X Y385b
Hâsıl-ı kelâm niçe devletden arda kalmış dünyâda bu dahi bir şehr-i köhne ve dâr-ı kehene İsvân'dır. Âhir Amr ibnü'l-Âs yediyle feth olup ilâ-hâze'l-ân diyâr-ı İslâmdan Circe eyâleti hükmünde kırk kîse iltizâmlı kös sâhibi kâşiflikdir. Yüz elli tevâbi‘iyle altı yüz erdeb gılâli taht-ı hükûmetinde olan altmış pâre kurâdan tahsîl eder. Lâkin yedi bölükden mustahfızân askeri yokdur.
EÇS X Y385b
Ve yüz elli akçe kazâ-i zemînîdir, senevî üç yüz guruş hâsıl olur, kâşife ba‘de'l-masârıf beş kîse hâsıl olur.
EÇS X Y385b–Y386a
Ve kal‘ası sâhil-i Nîl'de ayyûka ser çekmiş bir kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i müsemmen hakkâ ki Şeddâdî binâdır. Dâ‘iren-mâdâr cirmi üç bin altı yüz adımdır. Ve berre ve bahre üç kapusu vardır. Ve kal‘a içinde cümle sagîr ü kebîr bâğ u bâğçesiz beş yüz mikdârı hurde fukarâ hâneleridir. Dizdârı Y 386a ve yüz elli neferâtları var. Mehterhânesi ve cebehânesi ve yigirmi aded şâhî topları vardır. Hâlâ serhadd-i azîmdir, zîrâ cânib-i erba‘ası âsî Urbândır.
EÇS X Y386a
Bu kal‘ada bir câmi‘ ve yedi zâviye ve üç kahvehâne ve altı bozahâne vardır. Bundan mâ‘adâ ne hammâm ve ne hân ve ne mekteb-i sıbyân ve ne sebîl-i atşân ve ne esvâk-ı dükkândan nâm [u] nişân yokdur. Lâkin haftada bir kerre azîm bâzârı durup cânib-i erba‘a kurâlarından ecnâs-ı ibâdullâh cem‘ olup herkes metâ‘ların bey‘ [ü] şirâ edüp cümle nâ-mevcûd mevcûd olur.
EÇS X Y386a
Ve bu kal‘anın taşrasında varoşu bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr u âbâdân yedi yüz hânedândır. Ba‘zısı kâr-ı kadîmden harâb olan hânelerdir kim amâr edüp sâkin olurlar. Bunda dahi câmi‘ler ve zâviyeler vardır, ammâ çârsû-yı bâzâr yokdur. Kahvehâneleri haşebden, ba‘zı külbeden dükkânlar vardır, ammâ kârgîr değildir. Zamân-ı kadîmde eyle sevâd-ı mu‘azzam imiş kim üç sâ‘atlık yerde Nîl kenârında tâk-ı Havernak'dan nişân verir binâlar ve amûd-ı bî-hadler ve niçe bin kubbe-i âlî ve hân ve hammâm ve bezzâzistân ve gûnâ-gûn vâcibü's-seyr köhne tılısmâtları ve ibret-nümâ alâmet-i imâretleri var, gûyâ henüz üstâd bennâ elinden çıkmışdır. Lâkin içlerinde zâğ [u] kebûter-i vahşî âşiyân edüp râğlar vâ deyüp feryâd ederler. Vakt-i şitâda cümle murgân lânelerin bırağup sevâhile giderler, andan Künûz Urbânı gelüp bu vîrânelerde meks ederler.
EÇS X Y386a
Ve bu İsvân'ın ol kadar âb [u] havâsı latîfdir kim silâh makûlesi ve'l-hâsıl cemî‘i demir âletleri aslâ paslanmaz, mücellâ ve musaykal durur.
EÇS X Y386a
Ve halkının reng-i rûyları humret üzre zinde ve cimâ‘kâr âdemlerdir. Âb [u] havâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı cihândır. Ve bozası ilik gibi kuvvet-i kût-ı cândır. Bundan gayrı şey medh olunsa hezeyândır. Zîrâ bir cezîre-i harâbistândır.
EÇS X Y386a
Bu İsvân'ın Nîl'i Şellâlât boğazları mahallidir kim Bâbü'l-Ebvâb derler. Yine Nîl'in yedi bölük olduğu cezîreler tâ bu mahalle dek gelir cezîrelerdir.
EÇS X Y386a
Her cezîrelerde gûnâ-gûn ma‘âdinâtlar vardır. Meselâ neft ü zift ve katrân ve kükürd ve rusâs ve kibrit suyu ve hasretü'l-mülûk nâfi‘ germâbları var kim bir kerre bir ger yâhûd cüzâm ve hasta girse derhâl şifâ bulur. Böyle ılıcalar vardır. Lâkin üzerlerinde imâretden nişânları yokdur. Nîl tuğyân ile geldükde bu cümle cezîreleri gark edüp germâb ve ma‘âdinden bir eser kalmaz. Ve bu diyârda bu mezkûr ma‘âdinleri istihrâc etmeğe bilmezler; yohsa bir Mısır hazînesi hâsıl olurdu.
EÇS X Y386a–Y386b
Ve Nîl-i mübârek tuğyânında Mısır'a geldikde yeşil ve kırmızı cereyân edüp gelir. Ol mahalde Mısır'ın ehl-i tab‘ olan kimesneleri Nîl'den nûş etmeyüp Matariyye nâm karyede Hazret-i Îsâ kuyusundan ol rakîk âb-ı nâbdan getirdüp nûş ederler. Eğer Nîl'in ol yeşil Y 386b cereyân etdüği mahalde nûş eden halkın ekseriyyâ boğazlarında ur gibi kuşka hâsıl olur ve ayakları tulum gibi şişer, ne‘ûzu billâh. Nîl'in ol mahalde yeşil ve kırmızı gelmesinin aslı bu İsvân önündeki mezkûr cezîrelerde cem‘ olan zift ü neft ve kükürd [ü] katrânların sulariyle gelüp yedi elvân cereyân etdükde ekseriyyâ Nîl içinde olan haşerâtlar mürd olurlar. Bi-emrillâh anlar dahi bilüp ba‘zı tur‘a ve cezîrelerde pinhân olup halâs olurlar. Nîl'in yeşil cereyân etmesinin aslı odur. Ve bu İsvân'ın cenûb tarafında,
EÇS X Y386b
derler tâ Habeş'e ve Dümbistân vilâyetine varınca bir vilâyet-i vâsi‘adır. Anın dahi âb [u] havâsının letâfetinden merâlî ve gazâlî nergis gözlü ve şîrîn sözlü mahbûbeleri var kim herbirinin vech-i hüsnleri hüsn-i Varka ve Gülşâh, Leylâ ve Züleyhâ ve Azrâ-misâl mâh-ı tâbânlardır. A‘yân-ı İsvân bu Alevî diyârının duhter-i pâkîze-ahterlerinden menkûhalığa bintân alurlar. Ba‘zı bâkireleri Hıtâyî bulunurmuş ve aslâ hayız u nifâs görmezlermiş. Lâkin ekseriyyâ vaz‘-ı haml ederken merhûme olurlarmış; el-uhdetü rivâyet-i ehl-i İsvân.
EÇS X Y386b
Ve kavl-i müverrihîn Hazret-i Lokmân aleyhi's-selâm nebîdir ve değildir demişler. Ba‘zı akâyidlerde yazmışlar, siyâh-çerde bir nebî imiş, bu İsvân'da mütevellid olmuşdur. Ve Zennûn-ı Mısrî dahi bunda müştak olup Hazret-i Resûl'e sahâbe olmuşdur.
EÇS X Y386b
Ehl-i İsvân, "İdrîs Nebî dahi bunda doğmuşdur", deyü maskat-ı re’si olan mağârâların Q 312b P 309b ziyâret eyledik.
EÇS X Y386b
Ve âsumâna urûc etdükde kadem-i şerîflerinin seng-i hârâya te’sîr etdüği resm-i pâk-i kademine rûy-ı zerdim sürüp mataramızdan su koyup nûş etdik. Gûyâ hamîre güzer eder gibi pây-i sa‘âdeti te’sîr etmiş. Her kadem-i şerîfinin alâmeti sekiz karışdır ve arzı üçer karışdır. Gûyâ bir sandûka gibi çukurdur. Hakîr küstâhâne i‘tikâf niyyetine girüp yatdım. Bu mahalde âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Bârân-ı rahmet nâzil oldukda pây-i şerîfi çukuruna matar-ı rahmet dolup hûş [u] tuyûr nûş ederlermiş.