İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS X Y391a
Ammâ halkının çoğu zıyk-nefesdir. Ve cümle yerli kavmi esmerü'l-levndir. Zîrâ bu diyâr ol mertebe şiddet-i hâr üzredir kim deve tabanından, hımâr tırnağından pişer. Kadîd-i mahz âdemleri vardır. Bu şehrin me’kûlâtı ve meşrûbâtı darı ve Nîl suyu ve boza ve hûrmâ arakı çokdur. Ammâ gayrı mühimmât me’kûlât levâzımâtları Circe'den gelir. Ve kadîm eyyâmda bu şehr-i azîm imiş, hâlâ eser-i binâları ve niçe yüz alâmetleri vardır. Ve bu şehr içre ve hâricinde nice ziyâretler vardır, ammâ meşhûr-ı nâs olup ziyâret etdiğimiz eş-Şeyh Hû, kuddise sırruh.
EÇS X Y391a
Ve bu şehir Azrak Câdû vilâyeti olmağile nisvânları sihr isyâniyle âdemi hımâr ederler. Niçe bî-çâreler bu derde mübtelâ olup anırup gezerler. Hattâ Hâsekî paşanın bir müteferrikası meshûr olup kahvede ve bozahânede beyne'l-halk hımâr-vâr anırır. Ve cümle halkı dahi meshûr olur.
EÇS X Y391a
Hakîr bu şehirde kâşif sarâyında meks edüp iki gün tekâ‘üd edüp kâşif İbrîm'den gelmedüği ecilden üçüncü gün kalkup yine cenûba Nîl kenârınca iki sâ‘at karîb,
EÇS X Y391a
Evsâf-ı kal‘a-i kadîm-i şehr-i İbrîm
EÇS X Y391a
Kabâbıta meliklerinden Mukavkıs Melik binâsıdır. Hicretü'n-nebeviyyenin sene (---) târîhinde bizzât Amr ibnü'l-Âs ve Ka‘bü'l-Ahbâr ve Ubeyde ibn Cerrâh ve Câbirü'l-Ensâr ve Ebû Hüreyre ve Sâriyetü'l-Cebel ve Esved ibn Mikdâd bunun emsâli niçe bin Sahâbe-i güzîn ile iki ay muhâsara ile feth olunmuş bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve müstahkem kal‘a-i üstüvârdır kim leb-i Nîl'in cânib-i şarkîsinde eflâke ser çekmiş bir yalçın püşte üzre Şeddâdî-binâ bir küçük kal‘a-i kavîdir. Ve şekl-i muhammesdir. Ve dâ‘iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır. Şarka nâzır ancak bir kapusu var. İçinde ancak sagîr ü kebîr seksen hânedir.
EÇS X Y391a–Y391b
Ve ortasında tarz-ı kadîm bir minâreli bir câmi‘i var, Süleymân Hân'ındır. Zîrâ bu kal‘ayı Süleymân Hân asrında bir hîle ile Fûncistân ve Berberistân melikleri müttefik olup bu kal‘aya istîlâ edüp kabza-i tasarrufa aldılar. Ba‘dehu Mısır vâlîsi Tavâşî Süleymân Paşa Özdemir Paşa'yı serdâr edüp on günde cebren ve kahren kal‘ayı feth edüp mutahassın olan zâğî ve bağî ve yağı çekirge bacaklı nahîf Fûncî ve Berberî kavmlerinin başların tırâş edüp rûy-ı siyâhların hâk-i siyâha salup vilâyet-i İbrîm müceddeden feth olunup kal‘ada bu câmi‘ Süleymân Hân nâmına inşâ Y 391b olundu. Hâlâ ibâdetgâh-ı ünâsdır.
EÇS X Y391b
Ve kal‘ada çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm yokdur. Ancak dizdârı ve iki yüz neferâtı ve mükellef mehterhânesi vardır. Dizdârı kânûn-ı Selîm üzre Mısır müteferrikalarındandır.
EÇS X Y391b
Ve Mısır'dan beher sene muhâfaza içün yedi bölükden üç yüz âdem gelir ve yedi bölükden kâşife dahi üç yüz mustahfızân gelüp mîrî mâlın ve gılâlı tahsîl edüp kendülere aklâm ifrâz olunmuşdur.
EÇS X Y391b
Ve Mısır'da emr ile Circe hâkiminden senevî yigirmi kîse dahi ma‘a'z-ziyâde sâliyâne ulûfe alırlar şedîd akûr kulları var. Lâkin şecî‘ ü bahâdır kavmdir, şeb [ü] rûz Zengîler ile ve Berberîler ile ve Fûncistân aşkıyâları ile ceng ederler. Gâyet intihâ-i serhad yerdir. Ve kal‘anın cebehânesi mükellefdir. Kırk aded şâhî ve kolumburna topları vardır. Lâkin kal‘a bir kaya üzre vâki‘ olmağile handakı yokdur.
EÇS X Y391b
Ve kal‘anın havâsı hûbdur. Ammâ aşağı şehirde ba‘zı mahalde şiddet-i hârdan kamış ve hasırdan fukarâ evleri ihrâk olur. Ammâ bi-emrillâh bu şiddet-i hâr aslâ âdeme te’sîr etmez. Lâkin vakt-i seherde sovuğundan ihtirâz lâzımdır. Gerçi cümle halkı darı ekmeği yerler, ammâ bu diyârda gâyet nâfi‘dir. Zîrâ ekseriyyâ halkı emrâz-ı zahîre mübtelâdırlar, sebeb-i mevtleri dahi ishaldir, yohsa bu diyârda tâ‘ûn olmaz; ve darı ekmeği tenâvül etmeğile ishâli def‘ ederler. Havâsı halkına gâyet nâfi‘dir, zîrâ gâyet cimâ‘kâr âdemlerdir.
EÇS X Y391b
Ekseriyyâ a‘yânının libâsları bir gömlek ve üstüne bir incecik bediyye şâl kereke geyerler. Vasatü'l-hâl olanlarının belinde bir peştemâl ve üstünde dahi bir peştemâldır. Ve mâl [u] menâlları dahi peştemâldır. Fukarâları hod bir fûta-i Nîlî kuşanup uryân gezer.
EÇS X Y391b
Ve nisâ tâ’ifesi siyâh ve beyâz izâr bürünüp başlarında siyâh burka‘ dutarlar. Mahbûb u mahbûbesi yokdur, zîrâ cümle yerli kavmi esmerü'l-levndir. Ve bu şehrin nâmûsu ya‘nî sivrisineği ol kadar çokdur kim bir gece âdeme râhat vermezler. Lâkin gece ile incecik şâl içinde yatırlar, allâhümme âfinâ.
EÇS X Y391b
Devlet-i âl-i Osmân'da bir kimesne haddinden ziyâde tecâvüz edüp katl îcâb eder müttehem olmasa bu İbrîm'e nefy ederler. Azak kal‘ası şiddet-i şitâdan cehennem yerdir, ammâ cân-ı azîze minnetdir, zîrâ bu Azağ'ın sekiz aydan sonra latîf yazı olur. Ammâ bu İbrîm hilkatinden beri şiddet-i hâr-ı cahîmdir. Anıniçün sâhib-i cürm âdemleri bu İbrîm'e sürerler.
EÇS X Y391b–Y392a
Âl-i Osmân'ın cenûb tarafında intihâ-i hudûdu bu İbrîm'dir. Şimâl cânibinde âhirü'l-hudûdu kal‘a-i Azak'dır. Cânib-i şarkda nihâyet haddi Bağdad'dır. Cânib-i garbda hadd-ı nihâyeti Ustolni Belgrad'dan altı konak içeri Çavga kal‘asıdır. Y 392a Ammâ anların âb [u] havâları latîf bâğ-ı İremli vilâyetlerdir. Ammâ bu İbrîm'de ne bâğçe ve bâğ ve ne halkının yüreğinde yağ yokdur, ancak kara dağ çokdur. Lâkin câ-be-câ hûrmâsı vardır. Ve bostânlarında kavunu ve karpuzu çok olur. Ve bir kîle darısı yüz elli kîle fâ’iz darı verir, gâyet mahsûlü olur. Anıniçün gayrı hubûbât zirâ‘at etmeyüp serâpâ beyâz darı ekerler. Cümle hayvânâtları dahi darı yerler.
EÇS X Y392a
Ve bu şehir iklîm-i evvelin nihâyetinde vâki‘ olmuşdur. Bu iklîmin mebde’i bi-kavli Hakîm Batlîmûs eyle bulunmuşdur. Arzı 20 derece ve 27 dakîka ola, ve etval-i nehârı 13 sâ‘at olup 15 dakîka ola. Ve yine bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka ola, ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Hâlâ İbrîm'in arzı bu hâl üzre deverân etmededir, ilâ-mâşâallâh. Ammâ bu iklîm-i sânînin şarkdan garba tûlü bi-kavli Coğrafiyye iki bin Q 315a P 312a dörd yüz fersahdır ve arzı yüz otuz altı fersahdır.
EÇS X Y392a
Ve bu iklîm içre cümle on yedi kûh-ı azîm var kim makâlîdü'l-arzdır. Ve cümle otuz altı sahrâ-yı bî-pâyân vardır kim çoğunda âdemî mutavattın değildir, cümle haşerât-ı arz ile mâl-â-mâldir. Ve iki bin şehri vardır, ellisi şehr-i azîmlerdir kim cânib-i şarkîsinde ibtidâ şehr-i azîmi Hind ü Sind ve Mansûre ve Hîze(?) ve Kend(?) ve Cezîre-i Arab ve Necd ve Tehâme ve Yesrib ve Hicâz ve Deryâ-yı Kulzüm'ün karşu tarafında Habeş ve Zeyla‘ ve Sevâkin ve arz-ı Berberistân'da bu kal‘a-i İbrîm ve şehr-i Der ve şehr-i Donkola ki taht-ı Berberedir, ve arz-ı Afrika ve arz-ı Mısır ve arz-ı Bakliyye'(?)de nihâyet bulur kim Mağrib mukâbelesinde Portakal küffârı hudûdudur kim Bahr-i Muhît kenârıdır, ve's-selâm.
EÇS X Y392a
Bu mezkûr memâlikleri hukemâ-yı kudemâ tûl-ı dırâz-ı ömürleri ile geşt [ü] güzâr edüp ilm-i usturlâb ile irtifâ‘ alarak âlâ’ullâha vâkıf olup Atlas ve Minor ve Coğrafiyye ve Pa[d]riyye ve Koloniyye kitâblarına tahrîr edüp eşkâl-i dünyâyı tahrîr etmişler.
EÇS X Y392a
Hakîr-i pür-taksîr dahi seyâhat etdiğim bilâd-ı memâlik-i mahrûselerde olan kurâ ve kasabâtları ve şehr-i mu‘azzamları ve cibâl-i azîmleri ve nehr-i kebîrleri ve cemî‘i menâzilleri şimâle ve cenûba ubûr etdiğimiz tahrîr etmeden iltizâm-ı mâlâ-yelzem edüp murâdımız geşt [ü] güzâr etdiğimiz diyârları kıylden kâle, kâlden hâle getirüp eşkâllerin yazmakdır.
EÇS X Y392a
Ve niçe kılâ‘ ve diyârları Papamunta gibi cemî‘i enhârı ve cibâlleri ve buhayreleriyle üstâdımız Nakkâş Hükmîzâde Alî Beğ'den gördüğümüz minvâl üzre tahrîr etmiş. Cenâb-ı İzzet bu Nîl ve Fûncistân seyâhati itmâmın müyesser edüp eşkâlin tahrîr edeyüz.
EÇS X Y392a–Y392b
Ve bu İbrîm'in kıblesi tahrîr olunan ekâlîm hisâbı üzre cânib-i şimâle yedi derîce meyillidir, Y 392b ve's-selâm.
EÇS X Y392b
Ve bu şehirde kâşif sarâyında üç gün meks edüp kal‘a ve şehri temâşâ edüp Fûncistân'a azîmet etmeğiçün zâd-ı râhilemiz ve on beş aded atlarımıza şa‘îr ve sâyir levâzımâtlarımız müheyyâ edüp kâşif ve dizdâr ve serdârlardan ve a‘yân-ı kibârdan Fûncistân hudûdunda olan Fûnc ümerâlarına ve Fûncistân melikine niçe mekâtib-i mahabbet-üslûblar alup ol mahalde Fûncistân tüccârları bulunup bize anlar dahi refîk oldular. Ve Berberistân'dan üç yüz aded hımâr-süvâr cellâbe tüccârları bulunup refîk oldular.
EÇS X Y392b
Ve Sây kal‘asına Mısır kulundan me’mûr yeni askerden yetmiş aded tüfeng-endâz mustahfızân refîk oldular.
EÇS X Y392b
Ve kâşif dahi tevâbi‘inden yigirmi âdem koşup iki devesiyle zahîre ve iki hecîn ve bir kısrak ihsân edüp cümle ahibbâ-i İbrîm ile vedâlaşup azîmet-i Fûncistân eylediğimizde cümle piyâde ve cemel-süvâr ve esb-süvâr ve hımâr-süvâr sekiz yüz pür-silâh âdem ile İbrîm'den çıkdık.
EÇS X Y392b
el-Faslu'l-hâdî ve seb‘înVilâyet-i İbrîm'den mütevekkilen alallâh deyüp bin seksen (---) mâh-ı (---) vilâyet-i Fûncistân'a müteveccih olduğumuz menâzilleri ve kılâ‘ u bilâdları ve belîde vü kasabâtları fürâden fürâden beyân eder
EÇS X Y392b
Evvelâ İbrîm'den Nîl kenârınca cânib-i şimâle revâne olduk. Zîrâ Nîl bu mahalde gâyet münharif cereyân edüp cânib-i şimâle dolaşır. Biz dahi ana teba‘iyyeten ol mahalleri ubûr ederek sekiz sâ‘atde,
EÇS X Y392b
Menzil-i Vâdî Halfa
EÇS X Y392b
Bu mahalde hayme ve hargâhlarımızı sekiz yüz âdem ile kurup tınâb tınâba çatup meks etdik. Ve cânib-i erba‘amıza biner adım ba‘îd atlı karavullar koyup ol gece bu vâdîde mihmân olduk. Bir otlu ve mahsûllü sahrâ olduğundan Vâdî Halfa derler. Bu diyârda halfa, otluğa derler. Hakîr Nîl kenârında bir dıraht sâyesinde haymemizde zevk u safâ eyledik. Bu mahalde dahi Nîl'in iki cânibinde yalçın kayalar olmağile gâyet dar boğazdır. Şellâlât gemileri dahi bundan yukaruya gidemezler. Başka gûne tennâre gemileri vardır, anlar gider.
EÇS X Y392b
Ve bu Vâdî Halfa'dan kalkup Nîl kenârınca gâh şarka ve gâh cenûba dağ u râğ u bâğ u hıyâbân ve orman ve çengelistân mahûf u muhâtara dırahtistân içre bebr ü peleng vahşî yırtıcı canavarlar havfın çekerek âdem âdemî-zâd yok bî-emân yerleri kâmil altı günde kat‘-ı menâzil edüp ılgar ile on sekiz sâ‘at ol hıyâbânlar içre ubûr ederdik. Ammâ altı günde aslâ güneş yüzü görmedik, zîrâ ok ursan geçmez çıt-â-çıt meyvedâr ormanlarıdır. Ekseriyyâ dırahtları şecer-i santa ve sindiyân ve etle ve zakkûm ağaclardır. Rûm eşcârlarından nişân yokdur. Ba‘dehu yedinci günde,
EÇS X Y392b
Evsâf-ı memâlik-i âhirü'l-hudûd-ı âl-i Osmân kal‘a-i Sây-ı bî-emân
EÇS X Y392b–Y393a
Nehr-i Y 393a Nîl içinde bir vâsi‘ cezîrede ibtidâ bânîsi Ebrehe'dir. Niçe mülûkden mülûke intikâl edüp sene 22 târîhinde Amr ibnü'l-Âs fethidir, be-dest-i Esved ibn Mikdâd. Ba‘dehu kavm-i Fûnc istîlâ edüp sene 935 zamân-ı Süleymân Hân'da Özdemir Beğ fethidir kim hâlâ Fûnc ile ahdnâmelerde yemîn-i mugallaza ile hem-hudûd bir kal‘a-i ma‘mûredir kim ilâ-hâze'l-ân Fûncistân melikleri ahdlerine vefâ edüp sulha mugâyir bir vaz‘-ı yed etmemişlerdir. Ammâ intihâ-i serhad olmak ile yine şeb [ü] rûz Fûnc'dan ve Berberistân'dan aşkıyâ ile ceng [ü] cidâlden hâlî değillerdir. Nîl-i mübârek bu mahalde bir buhayre gibi yayılmak ile bu kal‘a Nîl içre bir cezîre içinde Şeddâdî-binâ şekilli taş-ı siyâh ile mebnî şekl-i murabba‘ bir metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir.
EÇS X Y393a
İbtidâ bu şehri Tûfân'dan sonra binâ eden Melik Sâ ibn Mısrâyim ibn Nakrâveş binâ etdi. Ba‘dehu niçe bin mülûkler amâr etdi. Ammâ hâlâ kıble cânibine nâzır bir hadîd kapusu var, Özdemir Paşa Habeş'den getirmişdir, bu kapunun atebe-i ulyâsı kemeri altında bânî-i kal‘a Ebrehe'nin siyâh seng-i hârâdan bir mehîb ü dîv-sıfat sûreti var, gûyâ zî-rûhdur.
EÇS X Y393a
Bu kal‘aya hakîr geldikde bir safâ geldin topu atup cümle hâmûn [u] kûhlar ra‘dvâr sadâ-yı vehmnâk verdi. Hakîri dizdâr hânesine meks etdirdiler. Hamd-i Hudâ Rûm âdemi gördük, deyü a‘yân-ı vilâyet ikrâm etdiler.
EÇS X Y393a
Ba‘dehu dizdâra ve Mısır'ın yedi bölük serdârlarına ve İbrîm kâşifi kâyimmakâmına İbrîm kâşifi mektûbların ve Circe hâkimi mektûbların ve paşa emirlerin bu Q 315b P 312b kal‘anın a‘yânına verüp dahi ziyâde ta‘zîm etdiler. Ba‘dehu piyâde olup kal‘anın ve şehrin temâşâsına gitdik.
EÇS X Y393a
Evvelâ kal‘anın Mısır müteferrikasından dizdârı ve yüz elli neferâtı ve Mısır'ın yedi ocağından üç yüz mustahfızânı ve mehterhânesi vardır. Her sene vazîfe-i mu‘ayyeneleri ve zahâyirleri Circe'den gider. Ve müstevfâ bârûd-ı siyâhı ve yetmiş aded muşkat ve şâhî ve saçma topları vardır. Ve şeyhülislâmı ve nakîbi yokdur, ammâ yüz elli akçe kazâ-i mebrûmdur. Nâhiyesi tâ Fûnc'a ve Habeş'e varınca anındır. Lâkin mahsûlü günde bir darı nân pâresidir. Ba‘zı mahalde İbrîm kadısına ilhâk olunup ayda bir, beş ayda bir gemiler ile zahîre geldikde nâ’ib gelir.
EÇS X Y393a
Kal‘asında üç yüz mikdârı hasırdan ve neyden müfîd [ü] muhtasar evler vardır. Süleymân Hân câmi‘i ve Özdemir mescidi vardır. Bundan gayrı hân ve hammâm ve medâris ve zâviye ve mekteb ve sebîl yokdur. Ancak on aded mikdârı çalaşdan ya‘nî külbe-i ahzândan dükkânlar vardır.
EÇS X Y393a–Y393b
Ve üç kahvehâne ve sekiz bozahâne vardır. Ammâ bozası ilik gibi süzülmüş pâk bozası vardır. Bir cerresi içine sehl karpuz bekmezi korlar, Y 393b hayâl keyfiyyeti olur.
EÇS X Y393b
Ve kal‘a hâricinde yüz elli mikdârı hasırlı evler vardır. Bâğ u bâğçesi yokdur, ammâ bostânı gâyet çokdur ve âbdâr u lezîz kavunu ve karpuzu ve hıyârı ve acûru ve abdüllâvîsi olur. Câ-be-câ hûrmâ dırahtları dahi vardır.
EÇS X Y393b
Ve bu vilâyetde Nîl-i mübâreki tur‘a tur‘a cereyân etdirseler hâk-i pâkinde altun hâsıl olurdu.
EÇS X Y393b
Sahrâlarında Benî Halfa Urbânı sâkinlerdir. Zirâ‘at etdikleri darılarının bir kîlesi iki yüz kîle ziyâde fâ’iz verir. Böyle mahsûldâr türâbı vardır. Bu kabâ’il-i Benî Halfa yedi bin abûsü'l-vech bî-mezheb sahrâ-nişîn kavmdir. Ba‘zı mahalde isyân u tuğyân edüp Sây askeriyle ceng ederler.
EÇS X Y393b
Bu kal‘adan Habeş tahtı olan şehr-i Musova cânib-i şimâle kâmil yigirmi germe konakdır, inşâallâh mahallinde terkîm olunur. Her menzili çöl çölistân ve berr ü beyâbân arslan ve kaplan ve fîl [ü] gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve kepçe kuyruğ ve kûsfend-i beyâbân ve ukâb ve su‘bân ve elvân elvân hımârân-ı berrîler ve mahûf u vahşî canavarlar ile mâl-â-mâldir. Hattâ bu Sây kal‘asında üç aded arslan var idi, Hudâ âlimdir herbiri fîl cüssesinde siyâh esedler idi, herbirin birer hîle ile dâma düşürüp vâdîlere sığmayan sübû‘ları dâm-ı belâ ile kamışdan bir dam içinde habs etmişlerdi. Hakîr eyle mehîb sübû‘lar görmemiş idim.