EÇS X Y402b–Y403a
Bu azîzin havfından cümle ehl-i kal‘a taşrada sâkinlerdir. Derûn-ı kal‘ada aslâ bir âdemî-zâd yokdur. Ziyâretine varanlar kal‘a kapusundan içeri dâhil olunca pây-bürehne varırlar. Kal‘ada değil bu kal‘a binâ olunduğu cezîrede bir kimse tebevvül ü tegayyuz etmeğe kâdir değillerdir. Tekâzâ-yı hâceti gelirse de üç gün ve beş gün olursa da kabız durur, tâ ki Nîl kenârına varmayınca def‘-i hâcet edemez. Bu hâk-i amber-pâkde koyundan ve at ve deveden gayrı hayvân besleyemezler, zîrâ necâsetleri necâset-i galîzadır. Tâ bu mertebe ulu sultândır kim bu cezîrede bir kimesne fi‘l-i şenî‘ edemez ve harâmî ve zâlim giremez ve kimse teşelşül edemez. Meşhûr-ı âfâk kutb-ı ale'l-ıtlâk mutasarrıfînden ulu sultândır. Ve halkı mü’min ü muvahhidîn Berberî kavmidir. Hastaları ve ma‘sûmları def‘-i hâcet etdükde mecurlara eder, ba‘dehu tâ Nîl'e dökerler. Bu derd-i elîmi dâ’imâ çekerler. Bunu ziyâret edüp yine cenûba Y 403a Nîl çetince sekiz sâ‘at gidüp,
EÇS X Y403a
Nîl'in cânib-i garbîsinde şekl-i murabba‘, câmi‘i dahi cümle tûbdur. Hâkimi Gürce Zengîdir. Bunun dahi hâkimi ve ehl-i kal‘ası Berberistân hâkimine hedâyâlar ile gelüp buluşdular. Andan on sâ‘at Nîl kenârınca şiddet-i hârda gidüp,
EÇS X Y403a
Kal‘ası ve câmi‘i tûbdur. Bin askeri ve elli bin zâğî re‘âyâsı var. Amâristân yerdir. Hâkimi Fercûn Berberîdir. Bunun dahi çârsû-yı bâzârı yokdur. Andan beşinci sâ‘atde,
EÇS X Y403a
Bu taş kaya bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde üç yüz mikdârı kamışdan evleri ve bir tûbdan mebnî minâresiz câmi‘i var. Beş yüz Berâbire kavmi sâkinlerdir. Ammâ bu kal‘a hâricinde sahrâ-nişîn olan kavmine kabâ’il-i Cebriyye derler. Cümlesi mezheb-i Cebrîdir, Mâlikî değillerdir. Ammâ yine tâ‘at [u] ibâdâtları yerinde beş vakti aslâ kazâya komazlar ve beş vakti bir ezân ile kılarlar. Ve ezânları birer katdır, ammâ bizim iki hayye ala's-salâh'dır ve iki hayye ala's-felâh'dır, min-evvelih ve âhirih böyledir, ammâ anların birerdir. Ve ne cânib olursa secde ederler. Ve sâhibü'l-evkât değillerdir, yigirmi dörd sâ‘atde beş kerre namâz kılarlar, ne vakit olursa olsun. Ve ba‘zı mahalde kasr-ı cem‘ edüp beş vakti bir ikâmet ile kılarlar. Kâmetleri dahi mükerrer değildir. Cebriyye mezhebinde bir alay kavmdir. Andan on iki sâ‘atde,
EÇS X Y403a
Cânib-i garbda tûbdan bir kal‘a-i şekl-i muhammesdir. İçinde yedi yüz mikdârı kamışdan Berberî hâneleri vardır. Ve bir câmi‘i var, tûbdandır. Ammâ kal‘adan taşra sahrâ-nişîn Mâlikî-mezheb kavm-i Berâbire ve Cebrî-mezheb kavmiyle muhtelit yüz bin re‘âyâ-yı esved-likâsı var. Bu Fûnc iklîminde bunlar gibi şecî‘ tüvânâ ve hecîn ü fîl-süvâr ve cıdabâz kavm yokdur. Şeyhlerinin ismi Şeyh Aşâb ibn Melik Kakan'dır. Ammâ kal‘a hâkimi Hüseyn-i Fûncî, Berberî melikine gelüp hedâyâlar getirdi. Andan yedi sâ‘atde,
EÇS X Y403a–Y403b
Cânib-i garbda câmi‘i ile cümle tûbdan bir altun top-misâl bir kal‘a-i sagîredir. Bu kal‘a hâricinde mutahassın olmagiçün bir kat dahi ka‘r-ı zemîne ermiş handakı olduğundan kal‘a-i Handak derler. Ba‘zı yerleri rıhtım dolma-binâdır. Kal‘a içinde iki yüz mikdârı kamışdan Berberî evleri vardır. Cebrî kavmini kal‘aya komazlar. Anların saçları iki yanındadır, alınlarından enselerine dek tırâş ederler. {Cebrî oldukları andan ma‘lûmdur.} Ve sahrâ-nişîn kavimdir. Bu kal‘a hâkimi Hüseyin yüz tulum boza Berberî hâkimine pîşkeş getirüp kavm-i Berberî îd-i adhâ etdiler. Andan on iki sâ‘at, Y 403b
EÇS X Y403b
Nîl'in garbında tûb-binâ ve câmi‘li ve üç yüz çalaş evli Berberîler sâkindir. Hâkimi Süleymân ibn Beşîr'dir. Yüz koyun ve beş deve köçeği ve yetmiş tulum ekşimiş deve südü ve on deve darı ekmeği getirdi. Andan,
EÇS X Y403b
Taraf-ı garbda tûbdandır. Ve şekl-i tûlî vâki‘ olup Nîl'den şark cânibi münhedim olmuş. İçinde Berberî fukarâları sâkindir. Hâkimi Hüseyn-i Fûncî'dir, Berâbire melikine bir at ve üç deve hedâyâ getirdi. Ve Berbere hâkimi mâl-ı ganâyimden alduğı fîlleri ve develeri ve gayrı lâzım olmayan hayvânâtları cümle bu Bakır sahrâsında olan nebâtât u giyâhâta şütürbân fîl-bân ve râ‘îleri ve re‘âyâlar ile saldılar, cümle hayvânât tâze cân buldular.
EÇS X Y403b
Bu mahalde Donkola ahâlîsi melike gürûh gürûh,
EÇS X Y403b
"Gazânız mübârek olsun" deyü hedâyâlariyle istikbâle çıkdılar ve mâl-ı ganâyimden ba‘zı ulemâya beşer onar koyun ihsânlar eyledi.
EÇS X Y403b
Andan bildim ki bu Berberî meliki hasîsdir. Zîrâ lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ koyundan gelen a‘yân-ı eşrâf ulemâya beşer onar koyun verirdi. Ol diyârda ise on koyun bir zirâ‘ asdar bezine verilir, bir zirâ‘ bez ise Circe'de bir para ve iki cedîde ya‘nî iki mankıradır. Ve derim haymesinde deve südü ve darı ekmeği yerdi. Dâ’imâ kıllet ü hisset [ü] denâ’et üzre ayş [u] nûş ederdi, dâ’imâ boza içüp giderdi. Yine bu hakîr ana nazar etmeyüp hüsn-i ülfet ederdim. Zîrâ beyit:
EÇS X Y403b
ebyâtı mazmûnu üzre bu diyâr-ı gurbetde iltiyâm edüp tevâzu‘ ederdim.
EÇS X Y403b
Ertesi ale's-sabâh cümle asâkir-i Berberî pâk libâsların geyüp âlât-ı silâhlariyle iktidârlarına göre kendüleri tezyîn edüp melik-i Berberistân dahi asâkir-i sâhib-sinânların yemîn ü yesâra cenâheyn-vâr tertîb edüp bî-hisâb eli hıştlı esb-süvâr ve hecîn-süvâr askerin dahi talî‘a Q 320a P 317a edüp dahi ileri bilâ-hisâb kara nahıra benzer sürü sürü piyâde eli harbeli ve beli kırbalı kavmlerin her biri gûnâ-gûn lehce-i mahsûsları ile tegannî ederek azm-i râh ederlerdi. Ve melik dahi kendi tevâbi‘leri ile yüz altmış boybeğleri ve kal‘a kanları kûs [u] kebürgelerin çalarak âvâze-i tabl [u] dühül ve kûs [u] makrafa sadâsı evce peyveste olurdu. Bu hâl üzre Nîl kenârınca cânib-i cenûba yedi sâ‘at gidüp,
EÇS X Y403b
Evsâf-ı bilâd-ı Sûdân şehr-i azîm ve taht-ı kadîm kal‘a-i Donkola-i Berberistân
EÇS X Y403b–Y404a
Bi-kavli tevârîh-i Kıbtiyân ibtidâ şehri amâr eden Donkol ibn Hâm ibn Nûh aleyhi's-selâmdır. Nûh Nebî bin sene ömr-i azîzi içre Tûfân'dan sonra bir cây-i selâmet bulmağa geşt [ü] güzâr ederek Y 404a bu diyârlarda niçe sene tevattun etdi. Ba‘dehu oğlu Hâm'a bir kız verüp ol kızdan bir ciğerkûşe tevellüd edüp lisân-ı İbrîce ismine Donkol dediler. Mürûr-ı eyyâm ile bu Hâm'ın evlâdı ve te‘allukâtı çok olup bir gün Hazret-i Nûh Necî ü Nebî cemî‘i kavm kabîlesile bu Hâm'ı ziyâret etmeğe gelüp mihmân oldu.
EÇS X Y404a
Hikmet-i Hudâ istirâhat edüp hâb-âlûd iken Nûh Nebî'nin avret yeri açılur. Bu oğlu Hâm gelüp babası Nûh Nebî'nin avret yeri açıldığın göricek kahkahâ ile gülerek boh şiling ü lakkâ oynayarak gidüp gayrı birâderleri ki Sâm u Yâfes'dir anlara dahi gösterir. Anlar dahi şermende olup hicâblarından gaşş olup bir ihrâm ile pederlerin setr ederlerken Nûh Nebî hâbdan bîdâr olunca yine ol Hâm-ı hâm-ı nâ-puhte hande ederek avreti yanına gider. Hazret-i Nûh anın tebessümünden su’âl eder. Sâm u Yâfes keşf-i avret olduğun nakl ederler. Hemân Nûh Nebî
EÇS X Y404a
"İlâhî, sen Pâdişâh'dan dilerim ki bu Sâm'ı mu‘ammer edüp evlâd [u] ensâbiyle dünyâyı müzeyyen eyle ve sa‘âdet-i dâreynde yüzün ağ eyle" deyü Sâm'a du‘â eder.
EÇS X Y404a
"Ve bu oğlum Yâfes'i dahi mu‘ammer edüp rûy-ı zemînde cemî‘i pâdişâhları bunun zürriyetinden edüp inkırâzu'd-devrân nesilleri münkarız olmayup dü-cihânda serfirâz olalar" deyü du‘âsı müstecâb olup cemî‘i mülûk [ü] selâtînler ana müntehîdir. Ve cemî‘i Arab u Acem ve cemî‘i mürsel ve gayrı mürsel peygamberân Sâm'a müntehîdir.
EÇS X Y404a
"Ve bu oğlum Hâm-ı Husâm dahi bu şiddet-i hârlı diyârlarda mu‘ammer edüp cezîre-i Mısır'da evlâd [u] ensâbın çok eyle ve hayvânâtların dahi bî-hisâb eyle. Lâkin sen Pâdişâh-ı Perverdigâr'dan dilerim ki benim avret yerim mekşûf olup setr eylemeyüp güldüğiyçün kendinin ve evlâd-ı evlâdının avret yerleri ve vücûdları uryân olup büryân gezeler ve dâ’imâ birbirlerinin mâhiyyetine güleler. Ve İlâhî dünyâda kendüsi ve evlâdları inkırâzu'd-devrân yüzleri kara olup âhiretde yüz aklığı ver" deyü Hâm'a azîm yavı du‘âlar edüp bi-emrillâhi te’âlâ bu Hâm avreti yanında ve oğlu Donkol yanında oturup babasının avret yeri açıldığın nakl edüp gülüşürken der-ân üçünün de yüzü kara oldu ve üçü dahi hicâblarından dağlara çöllere ve deşt-i hâmûna düştüler.
EÇS X Y404a–Y404b
Cümle kara Arabların nesli Hâm'a müntehîdir. Hazret-i Nûh dahi gayrı evlâdlariyle Mısır'a geldiler, mezkûr Hâm bu hatt-ı istivâ taraflarında kalup niçe yüz bin evlâdları olup Ebülesved oldu. Ba‘dehu Hâm-ı Esved merhûm olup devlet evlâdı Donkola'ya nakl edüp zamân-ı hükûmetinde bu kal‘a-i Donkalâ'yı binâ etdiğiyçün bu kal‘aya Donkola ve vilâyet-i Esvedân derler. Tahfîf-i kelâm Y 404b olmağiçün Esvedân'ın hemze-i evvelin hazf edüp Sûdân derler.
EÇS X Y404b
Zamân-ı kadîmde eyle bir şehr-i mu‘azzam imiş kim hâlâ âsâr-ı binâlarından bî-had bî-kıyâs esâs-ı imâretleri zâhirdir. Bunu dahi Ebrehe la‘în harâb etmişdir. Hâlâ amâr olan kılâ‘ ve büyûtları evvelki imâretinin bir mahallesinden cüz’ kalmışdır. Ammâ kal‘ası Nîl kenârının cânib-i şarkîsinde kâr-ı kadîm kırmızı tuladan mebnî şekl-i murabba‘dan tûlânî handaksız bir kal‘a-i atîkdir. Ve 3 bâb var, biri Nîl'e nâzırdır.
EÇS X Y404b
Kal‘a içinde cümle altı yüz elli pişmemiş tuladan kerpiç-binâ Berberî evleridir. Yedi câmi‘i ve tokuz mescidi ve altı mektebi var. Ve bundan gayrı imâret yokdur. Ve bir yalçın kaya üzre vâki‘ olmuşdur. Ve melik sarâyı dahi kal‘a içinde tûbdandır ve bizim konağımız dahi tûbdandır; bu şehr içre bundan ma‘mûr evler yokdur.
EÇS X Y404b
Ammâ bu hisârın hâricinde cânib-i şarkda üç bin mikdârı Berâbire hâneleri vardır, kimi hâm tûbdandır, kimi kamışdan ve kimi çalaşdan ya‘nî bâğ külbeleri gibi çalıdan evlerdir.
EÇS X Y404b
On mikdârı tula-binâ câmi‘lerinde ibtidâ Fûncistân pâdişâhı nâmına, andan âl-i Osmân'a du‘â edeler kim hâdimü'l-haremeyni'ş-şerîfeyndir. Gâyet musallî Mâlikiyyü'l-mezheb kavmi vardır. Aslâ kizb ü gıybet ve sû-i zan ü mesâvî bilmezler. Gâyet mustakîm âdemler olduğiyçün şehr-i Mısır'da cümle tüccâr ve ehl-i sûkun huddâmları kavm-i Berâbiredir. Berâbire re‘âyâsına derler, Berberî askerîsine derler. Cümle tâ’ife-i askerî altmış bin olur, ammâ Berâbire'si üç kerre yüz bin âdem olur. Ve bu varoşda binden mütecâviz cellâbe ya‘nî Sûdân ve İsvân ve Fûncistân bâzergânları sâkin olurlar. Ve Berâbire'si ticâret ü zirâ‘at ile mukayyed olup şa‘îr ve dürre ya‘nî darı eküp biçüp gıdâları arpa ve darı ekmeği ve lahm-ı tayrî ve cemel eti ve südüdür. Ve bozası gâyet memdûhdur. Ve kedi eti yemek mübâhdır, ciddi kutta ya‘nî lezîz kedi deyüp vakt-i zarûretde yerler. Ve Nîl zülâli nûş ederler. Bir kabîlesi dahi sahrâlarda zürâfe ve pîl ve gergerdân ve ceyrân sayd u şikâr edüp tırnakları çataldır, deyü tenâvül ederler.
EÇS X Y404b–Y405a
Hattâ hânemiz sâhibinin huddâmları bir zürâfe-pîçe sayd edüp kebâb etdiler. Ammâ ol kadar semîn idi kim ta‘bîr olunmaz. Hakîre teklîf etdiler, tenâvül etdik, inşâallâh helâldir, kitâbda mahallin görmedik. Eşkâlde ve cesedde at kadardır. Postu sığın derisi gibi ve deve gerdânından dırâz boynu var. P 317b Başı keçi başı gibi, ammâ dahi büyükdür. Elma gözlü ve deve kulaklı, boynuzları gerdeninden bir siyâh hat Q 320b zahrından tâ dümmüne varınca çekilmişdir. Kuyruğu sığın kuyruğu gibidir. Ön ayakları gâyet âlîdi, kıç ayakları gâyet alçakdır. Çâr pâsında Y 405a çatal tırnaklıdır. Ve gerden-i dırâziyle minâre kaddi dırahtlara yetişüp filislerin yerler. Ve zemînde gûnâ-gûn giyâhâtı tenâvül edüp şîrîn hayvândır. Ammâ at ve sığın ve sığır lahminden lezîzdir. Ammâ püşt-i pâ urmada hakkâ ki zoruna pâydır. Âhû-yı Bağdâd gibi seğirdir, lâkin Berberî kavmi hîle ile şikâr ederler.
EÇS X Y405a
Bu diyârın lahm-i kûsfendi misk gibi râyihası vardır. Zîrâ âb-ı cânbahşının letâfetinden fezâlarında gûnâ-gûn nebâtât [ü] giyâhâtlar vardır kim aslâ bir diyâr alefine müşâbeheti yokdur.
EÇS X Y405a
Ve havâsının letâfeti yüzünden mahbûb u mahbûbesi ol kadar mükahhal merâlî ve gazâlî gözlü esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech gülfem reftâr [u] güftârı latîf ü zarîf mahbûbları olur kim ta‘bîr olunmaz. Hakkâ ki nesl-i Nûh Nebî'dirler. Ammâ libâsları yokdur, Berberî ihrâm ve Berberî peştemâl bürünmüşler, geysûların örmüşler, şiddet-i hârdan gûyâ nâr-ı cahîme girmişler ve yüz yıl durup yanmışlar, kadîd âdemlerdir. Ammâ gâyet cerî ve şecî‘ ve bahâdırlar. Ve gâyetü'l-gâye cemmâ‘ u tammâ‘ kavmdir. Ve hisset ü denâ’etlerinden şeb [ü] rûz cihân gezerler, müft ta‘âm bulurlar ise yerler. Böyle pâ-bürehne ve ser-bürehne kavmdir.
EÇS X Y405a
Hâkimleri refîkımız olan Muhammed ibn Hüseyin melikdir. Hâlâ Fûnc pâdişâhına tâbi‘dir, anın fermâniyle bizimle âteş-perest seferinde idi. Ammâ vilâyetleri gâyet emn [ü] emândır. Bir âdem diyârlarında kuttâ‘u't-tarîk olsa ol ân katl ederler. Bu diyârda dahi altun ve guruş yokdur. Çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve imâret ve sebîl ve medrese yokdur. {Bozahâneleri ve kahve vardır.}
EÇS X Y405a
Ve bâğ u bâğçe yokdur. Maymun çokdur ve meyve yokdur. Besâtînlerinde kavunu ve karpuzu çokdur. Ve minâre dahi yokdur. Ve cum‘a günleri niçe ecnâs-ı haşerât cem‘ olup taşra varoşda bir meydân-ı azîm vardır, anda bâzâr olup herkes metâ‘ın bey‘ [ü] şirâ eder. Ve câ-be-câ hûrmâ ağacları vardır.
EÇS X Y405a
Bu şehirden bilâd-ı Nûbe cânib-i şimâle seksen konak yer gerü kaldı. Ve bu şehir iklîm-i evveldedir. Ve bu şehrin garbında şehr-i Zegave dahi iklîm-i evvelde şehr-i azîm imiş, ammâ görmedim.