EÇS X Y443a
Bu mahalde İbrîm cânibi Urbânlarından kabâ’il-i Künûz Urbânı meks etmişler. Hemân refîkımız olan Kara Nâ’ib kethudâsı Mehemmed Ağa Künûz Urbânı şeyhlerin çağırup bu huccâc içün bin re’s deveyi İbrîm'e varınca beşer guruşa dutup cümle huccâc cân-ender-cân cihân buldular. Ertesi gün tayy-i merâhil ederek vakt-i gurûba dek gidüp,
EÇS X Y443a
Bahr-i Kulzüm kenârında bir harâb-âbâd şehirdir. Ancak bir bürke-i azîmi var, bârân-ı rahmet ile mâl-â-mâl. Anda bir gece mihmân olup cemî‘i tulumları bu mâ-i zülâlden doldurup ertesi gün çöl çölistân içre gidüp,
EÇS X Y443a
Bunda gayrı Bahr-i Kulzüm kenârı sağ yanımızda kalup biz sol tarafa sahrâ-yı vâdî-i Halfa içinde cânib-i garba gâh sahrâ gâh sengistân ve gâh çölistân aşarak beşinci günde,
EÇS X Y443a
Hamd-ı Hudâ sıhhat [u] selâmetle gelüp vâsıl olunca bir deve kurbân edüp huccâca bezl eyledik.
EÇS X Y443a
Habeş'den (---) menzilde mâh-ı Cemâziye'l-âhir'in gurresinde vâsıl olup Dizdârzâde Bekir Ağa'nın hânesinde mihmân olduk. İbrîm sâyir bilâdlar yanında cehennem iken bize bu mahalde firdevs-i huld-i berîn gibi oldu. Ve hamd-ı Perverdigâr beyâz âdemler görüp cânımız râhat oldu. Ve atlarımız arpa yiyüp yüzleri güldü. Ve cümlemiz buğday etmeği yiyüp kût-ı cân ve kuvvet-i cân bulduk.
EÇS X Y443a
Ve Fûncistân'dan gönderdiğimiz paşa hedâyâları ve bizim eşyâlarımız cümle defter mûcebince gemilerden çıkarup bizim âdemlerimiz ve Fûnc meliki âdemleri Dizdâr[zâde] Bekir Ağa'ya teslîm edüp yahşı hıfz etmişler ve cümle hayvânâtları darı tarlalarında beslemişler. Tevâbi‘lerimiz gelüp müşerref oldukda dünyâ hakîrin olup anlar dahi İbrîm'e geleli on sekiz gün olmuş. Meğer Nîl'in tenezzülünden gelmeğe iktidârları olmayup anlar dahi hayli meşakkat-i râh çeküp İbrîm'e dâhil olmuşlar.
EÇS X Y443a
Hamd-i Hudâ cümle eşyâlarımız bir yere cem‘ edüp İbrîm'de üç gün istirâhat eyleyüp cümle huccâcları ve bizim bâr-ı sakîllerimiz yine on nefer âdemlerimiz ile gemilere koyup Circe cânibine gönderdik.
EÇS X Y443a–Y443b
Ey bu müsevvedât-ı peşmîne-i hatt-ı müstekrehimizi tenezzül edüp tilâvet eden yârân-ı zevi'l-ihtirâma şöyle ma‘lûm ola ki ilm-i âlem-şümûl-i ûlü'n-nühâya muhtefî değildir kim bu seyâhatimiz ve bu sergüzeşt-i ibret-âmîzimiz ulûm-ı hey’et-i harîtadan ve Atlas ve Coğrafiyye'den ve Papamunta ve Minor'dan ve tevârîh-i Kabâbıta ve tevârîh-i Yanvan'dan ve ulûm-ı nücûmdan haberdâr olan erbâb-ı ma‘rifet-i zevî'l-ukûlun ilimlerine lâhıkdır kim bu Fûncistân ve İsvân ve Berberistân ve Sûdân diyârlarında bu seyâhat-i hâr makdûr-ı Y 443b beşer-i nâçâr değildir, ancak ihsân-ı Perverdigâr'dır ve Cenâb-ı Bârî'nin ulüvv-i inâyetidir kim bu hakîr-i pür-taksîre müyesser olmuş.
EÇS X Y443b
Bir mevhibe-i ilâhiyyedir kim yetmiş üç târîhinde Uyvar seferine gidüp ba‘de'l-feth sene-i âtiyede Yeni Kal‘a fethinde bulunup, andan nehr-i Rabe inhizâmında bulunup, andan Elçi Kara Mehemmed Paşa ile Alman diyârında Nemçe çâsârına, andan Donkarkız kralına, andan Danimarka kralına, andan Amıstırdam şehrinde Felemenk kralına, andan Çeh kralına, andan Danıska'da Leh kralına, andan Kırakov kralına, andan üç buçuk yılda Kırım sultânı Mehemmed Geray Hân'a; anda bir ay meks edüp âl-i Osmân Mehemmed Geray Hân'ı Kırım hanlığından ma‘zûl edüp Çoban Geray oğluna ihsân etdi, hakîr Mehemmed Geray Hân ile Çerkezistân'a, andan ubûr edüp Dağıstân pâdişâhının ülkesinde Kara Budak Hân diyârında Mehemmed Geray Hân kalup bu hakîr Dağıstân pâdişâhı Sultân Mahmûd'un yarlığ-ı belîği sâyesiyle Timür Kapu'dan bir Acem keştîsine süvâr olup Maskov vilâyetinde Terek kal‘asına çıkup, andan Maskov diyârında Kalmuk taysı şâhların ubûr edüp Maskov'da yetmiş altı pâre kal‘a ve kirmânlar temâşâ edüp rûz-ı erba‘înin şiddet-i şitâsında Azak kal‘asında Ak Mehemmed Paşa'ya vâsıl olup Q 341b P 335b ol dahi Azak'dan ol hafta ma‘zûl olup, andan Kırım'a dâhil olup, andan Ak Mehemmed Paşa ile Edirne'ye, andan hakîr vilâyet-i Mora'ya; anda Anabolı kal‘asında Kapudan Kaplan Paşa hakîri başdarda ile cezîre-i Girid'de kal‘a-i Hanya'ya, andan vezîr-i a‘zam Fâzıl Ahmed Paşa ile Kandiye kal‘asın üç yılda feth edüp ibtidâ feth ezânı bu hakîre müyesser olup, andan Kapudan Köse Alî Paşa ile Manya vilâyeti fethinde bulunup, andan Despot yaylasına, andan İslâmbol'a, andan Mekke-i mükerremeye, andan Mısır'a, Mısır vezîri nâmeleri ile Fûncistân'a, andan diyâr-ı Habeş'e gelüp bu İbrîm'e dâhil olduk.
EÇS X Y443b
Vallâhi'l-azîm bu tahrîr olunan tokuz pâdişâhlık yerleri on bir senede geşt [ü] güzâr edüp bir ân durmadık. Ne perîşân âbdânemiz(?) var imiş kim zikr olunan ekâlîmler kanda, Fûncistân u Berberistân kanda. Arapça
EÇS X Y443b
Cenâb-ı Rabbü'l-izzet'in ihsânıdır. Bu seyâhatlerimizde bir ân şikeste-hâtır perîşân etmeyüp sıhhat-ı ebdân ile seyâhat müyesser etdi.
EÇS X Y443b
Ba‘dehu İbrîm şehrinden cümle yârân-ı ehl-i dil ile cân u dilden vedâlaşup İbrîm'den gemi ile Nîl'i karşu cânib-i garba ubûr etdik. Zîrâ mukaddemâ Fûncistân'a giderken Nîl'in cânib-i şarkın temâşâ etdik, şimdi cânib-i garbı temâşâ etmeğe azîmet etdik.
EÇS X Y443b
Vilâyet-i İbrîm'den Mısır'a gelirken temâşâ etdiğimiz kurâ ve kasabâtları ve şehirleri ve ibret-nümâ âsârları beyân eder
EÇS X Y443b–Y444a
Evvelâ Nîl'in bu cânib-i Y 444a garbında iki sâ‘at giderken yedi kal‘a[-i] harâb nümâyân idi, anları ubûr edüp Nîl-i mübârek kenârında,
EÇS X Y444a
Fir‘avn kehenelerinin sihrile binâ etdüği taşdan arslanlar vardır, anıniçün beled-i Sübû‘ derler. İbrîm hükmünde iki yüz kamışdan evleri ve bir câmi‘i var.
EÇS X Y444a
Andan gâh leb-i Nîl ile ve gâh berr [ü] beyâbân ile kâmil altı konak yer,
EÇS X Y444a
Kabâ’il-i Künûz Urbânı içre kona göçe âb-ı Nîl içe lahm-ı cemel yiye ve şîr-i şütür ve hubz-ı dârûyı kütür kütür yiyüp içerek menâzil kat‘ ederdik.
EÇS X Y444a
Bu kabîle-i Künûz on bin mikdârı müslim ve beyâz Arab kavmidir. Kelimâtları dahi Arabîdir. Haşrı ve neşri ve âyet hadîsi ve alâ mâ farazallâh bilürler.
EÇS X Y444a
Bunların bir kabîlesi dahi Nîl'in şarkında Künûzeyn yurdunda sâkinlerdir, anlar az kabîledir ve mer‘aları tengdir. Ammâ bunların fezâlarının Mağrib-zemîn'e dek nihâyeti yokdur ve bunlar gâyet çokdur.
EÇS X Y444a
Ve bu kabîle-i Künûz'un sâkin oldukları altı konak yerde Nîl kenârında kâmil yigirmi vîrân kal‘alar vardır kim ta‘mîr ü termîm olunsa herbiri birer kal‘a-i Kahkahâ olurdu. Bu kal‘aların cümlesi Fir‘avn'ın kehene ve seherelerinin eli vilâyeti kal‘alarıdır kim Hazret-i Mûsâ karındaşı Hârûn Nebî vezîr iken İslâm askeriyle gelüp bu kal‘aları cümle feth edüp Fir‘avnîleri kırup kal‘aların münhedim etdi.
EÇS X Y444a
Ve bu diyârda olan acâyibât [u] garâyibât-ı ibret-nümâ âsâr-ı binâlar ve mutalsamât-ı garîbeler ve vâcibü's-seyr eflâke kad çekmiş kûh-ı Bîsütûn içre mağârâlar var kim tahrîr eylesek bir tomar-ı tavîl olur.
EÇS X Y444a
Dizdârı ve neferâtı yokdur. Künûz Urbânının konup göçmeğe iktidârları olmayanlar bu kal‘ada sâkinlerdir. Ve İbrîm kâşifi haddi bu mahalde tamâm olup İsne kazâsı hükmündedir. Andan tokuz sâ‘atde,
EÇS X Y444a
Nîl'in garbında altı yüz hasırlı evlerdir. Ve bir eski minâresiz câmi‘i var. Andan kalkup sâhil-i Nîl ile cânib-i şimâle,
EÇS X Y444a
Altı bin beyâz Urbândır, haymeler ile konup göçerler. Cümle müslim ü muvahhid âdemlerdir. Bu kavm içinden altı sâ‘atde ubûr edüp,
EÇS X Y444a
Nîl kenârında İsne hâkinde altı yüz hasır evli ve bir cânibi kurâdır. Hammâmı ılıcadır. Fir‘avn dâ’imâ bu germâba girirmiş. Ba‘dehu Kabâbıta meliklerinden bir melik cüzâm marazına mübtelâ olup bu germâba gire gire halâs olup vücûdu dürr-i beyz-âsâ olup bu germâb üzre tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir kubbeler binâ etmiş kim meşhûr-ı âfâkdır. Hâlâ der-i dîvârların şem etsen müşk [ü] amber-i hâmın râyihası şem edenin cânına gıdâ verüp rûha safâ verir. Andan sekiz sâ‘at gidüp,
EÇS X Y444a–Y444b
Nîl içre bir azîm adadır. Sâfî Y 444b ılgın dırahtları ile mâl-â-mâldir. Ve bu cezîrede Benî Hammâm Urbânının bir fırkası sâkinlerdir. Ve bu cezîrede gûnâ-gûn ma‘âdinler vardır, lâkin istihrâcını bilmezler. Ve bu cezîrelere Şellâlât cezîresi derler yedi ada ve yedi boğazdır, mukaddemâ ta‘rîf olunmuşdur. Andan dörd sâ‘atde yine Nîl kenârınca şimâle gidüp,
EÇS X Y444b
İsne hâkinde leb-i Nîl'de Şeddâdî binâ-yı kadîmdir. Dizdârı ve neferâtı ve cebehânesi yokdur. Gâyet metânet üzre binâ olunmuşdur. Bir kapusu var. Şekl-i murabba‘dır ve dâyiren-mâdâr cirmi iki bin adımdır. İçinde ulûfesi ref‘ olmuş iki yüz kul tâ’ifesi ve üç yüz müfîd ü muhtasar kamışlı hâneler vardır. Ve iki câmi‘i ve üç mescidi var. Ve İsne iltizâmında ve İsne niyâbetidir. Çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur, ammâ hûrmâ bâğları çokdur. Andan kalkup,