EÇS X Y450b
Cisr-i Lâhûn: Mısır diyârında meşhûr-ı âfâk cisr-i azîmdir. Bizzât Hazret-i Yûsuf binâsıdır. Ol zamândan berü fenâ bulmayup bir yerine bir rahne gelmemişdir, gûyâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmışdır. Ve yine Hazret-i Yûsuf'un mu‘cizesiyle cereyân eden Yûsuf nehrinin üzerinde evc-i semâya kavs-i kuzah-vâr kudret kemeri gibi (---) göz cisr-i azîmdir. Cümle Feyyûm diyârına giden nehre bu kantara-i kübrâ sed olmuşdur. Bu cisrden ubûr edüp Köm Esved cibâli kurbunda,
EÇS X Y450b
Belde-i Havvâre: Feyyûm hâkinde iltizâmlı ve yüz hâneli müzeyyen beldedir. Ol kadar mahsûldâr kurâ değildir, zîrâ arzı yâbisdir. Bunu ubûr edüp bahr-i Yûsuf kenârınca gidüp,
EÇS X Y450b
Kantara-i Havvâre: Bu dahi azîm köprüdür ve on gözdür. Bundan dahi güzâr edüp,
EÇS X Y450b
Kantara-i Neva‘în: Anı dahi geçüp yıldız rûzgârı cânibine Yûsuf Nebî tur‘ası sâhilinde kâmil yetmiş tur‘a ayrılup vilâyet-i Feyyûm'a fırka fırka ve bölük bölük olup gider.
EÇS X Y450b
Bu tur‘aların yetmişinin dahi yetmiş cisri vardır, herbiri sagîr ü kebîr beşer altışar gözlü cisrlerdir. Dâ’imâ gözleri mesdûd durur. Tâ ki Mısır'dan paşa ağalarından bir benâm ağa ve Feyyûm kâşifi ve kadısı ve müftîsi ve cümle a‘yân-ı eşrâfı yılda bir kerre bu cisr üzre Nîl kesimi mahallinde gelüp Yûsuf deryâsı ne mertebe geldüğin keşf edüp ba‘dehu bu cisrlerin sed olan gözlerinin mühürlerin du‘â ve senâ ile bozup vilâyet-i Feyyûm'un üç yüz on pâre kurâlarına ve kırk altı bin bâğ u bâğçe ve İremezâtlarına paşa ağası izniyle yigirmi bin kabza su koyverüp yine cümle cisrin gözlerin sed eder. Tâ ki vilâyet rey olup suya gark olup yine şiddet-i harâret basdıkda yine yigirmi Q 346b P 340b bin kabza su koyverir.
EÇS X Y450b
Bu tertîb üzre Feyyûm'a bu cisrlerden sular tevzî‘ olur. Cümle hâkimler bu su kesimi mahallinde hâzır olmuşlar. Ve kânûn-ı kadîm üzre defter mûcebince vilâyete su salmasalar ahâlî-i vilâyet birbirlerin kılıcdan geçirirler. Zîrâ herkes benim kurâm saky olsun deyü tama‘ edüp ceng [ü] cidâl olurdu. Zîrâ bu kurâların herbirinden beşer onar Mısrî kîse mâl matlûbdur. Bu mahalde paşa ağasına beş kîse hâsıl olur. Eğer cisrlerin birisinden mühür bozulup su uğurlamışlarsa paşa ağası ol kurânın direk şeyhlerin tahrîm ü ta‘zîr eder. Hâkim-i mûy, deyü herkes paşa ağasından havf ederler.
EÇS X Y450b
Ve bu tur‘alar müstevlî olduğu Feyyûm sahrâsı içre bu kadar bâğ u bâğçede niçe bin bâğ sarâyları ve sâkıyeler ve havz u şâzrevânlar ve selsebîlli kâ‘alar var kim görenin aklı gider.
EÇS X Y450b
Bunları temâşâ ederek tâ cisr-i Lâhûn'dan yedi sâ‘atde mezkûr bâğ u bostânlar ve gül gülistânlar içre andelîbleri istimâ‘ ederek,
EÇS X Y450b
Evsâf-ı şehr-i kadîm ve nazargâh-ı azîm Behişt-âsâ bâğ-ı Merâm şehr-i Feyyûm binâ-yı taht-ı Hazret-i Yûsufaleyhi's-selâm
EÇS X Y450b
Bizzât Hazret-i Yûsuf Melik Reyyân bin Velîd'in vezîri iken bu şehri binâ etmişlerdir. Ba‘dehu kendülere kırk yaşında nübüvvet gelüp Mısır sultânı olduklarında bu Feyyûm'u taht edinüp bu şehirde sâkin olup eyle ma‘mûr [u] âbâdân etdi kim ilâ-hâze'l-ân anların mu‘cizeleri berekâtiyle nûr-ı ilâhî İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i hoş-havâ ve râhat-efzâ benderdir.
EÇS X Y450b
"Allâhümme innî garîbün fe-hubbehâ ilâ vâliye küllin" buyurdular.
EÇS X Y450b
Anıniçün bu Feyyûm'da garîbü'd-diyâr olan kimesne mu‘ammer olup tenâsül bulup vâlîler ile hüsn-i ülfet ederek mahabbet üzre geçinüp mün‘im âdem olurlar.
EÇS X Y450b
Ve bu Feyyûm şehrinin sebeb-i tesmiyesi bi-kavli müverrih-i âlem Şeyh İsyûtî rahmetullâhi aleyh, Hazret-i Yûsuf bu Feyyûm'u ve üç halîci bin günde ma‘mûr etdüğiyçün elf yevmden galat tahfîf-i kelâm içün elif lâmın ref‘ edüp Feyyûm dediler kim elf yevm'den me’hûz bir kelâmdır kim bu şehre alem olmuşdur.
EÇS X Y450b
Ve Hazret-i Yûsuf'a kırk yaşında nübüvvet bu Feyyûm şehrinde gelmişdir ve yine bunda Mısır sultânı olmuşdur. Reyyân ibn Amâlika hüsn-i rızâsiyle pâdişâhlıkdan ferâgat edüp Hazret-i Yûsuf halîfe oldu. Ve Hazret-i Ya‘kûb Sıfet şehrinde hüzn-i Yûsuf'dan a‘mâ iken oğlu Yûsuf'un nübüvvet [ü] hilâfetin istimâ‘ edüp arz-ı Filistîn'den azm-i râh-ı Mısır deyüp on iki evlâdiyle ve büyük evlâdı Yehûdâ'nın vâlidesiyle ve Hazret-i Mûsâ'nın vâlidesi Yûhâ Ana ile cümle menâzil kat‘ ederek Hazret-i Ya‘kûb'u Mısır'a getürdiklerinde Reyyân karşu çıkup Hazret-i Ya‘kûb'a hayli i‘zâz etdi. Gerçi Reyyân hilâfetinden fâriğ idi, ammâ yine beyne'n-nâs vak‘ u vakârı yerinde bir mün‘im âlî-şân kimesne idi.
EÇS X Y450b
Andan Hazret-i Ya‘kûb Feyyûm'a gelürken Hazret-i Yûsuf istikbâle çıkup baba ve oğul ve birâderânlar birbirleri ile mülâkat ve müşerref olup öpüşüp görüşüp birbirlerin bağırlarına basup dirâgûş edince bi-emrillâhi ta‘âlâ Hazret-i Ya‘kûb firâk-ı hüzn-i Yûsuf ile nâ-bînâ iken hasreti olan Yûsuf'una kavuşunca mübârek nergis gözleri münevver oldu ve Ya‘kûb Nebî şâd oldu. Ve Hazret-i Yûsuf dahi mesrûr [u] handân olup elli cemel kurbân ve toksan gulâm âzâd edüp Hazret-i Ya‘kûb ile Feyyûm'a gelüp Hazret-i Yûsuf'a ve Feyyûm şehrine ve sâkin olanlara du‘â-i hayr-ı firâvân etdi.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu Hazret-i Ya‘kûb on altı sene gâh Mısır'da ve gâh Feyyûm'da Hazret-i Yûsuf'u görerek intikâl edince âhirü'l-emr yine dünyâdan göz yumdu. Ve civâr-ı rahmete revâne olunca Hazret-i Ya‘kûb'un vasıyyeti üzre Hazret-i Yûsuf babasının ol zât-ı mükerrem na‘ş-ı şerîfin Kudüs-i şerîfde Halîlü'r-rahmân'da dâr-ı enbiyâ olan cebel-i Ceyrûn'da Hazret-i İbrâhîm Halîlullâh'ın cenb-i şerîflerinde kehf-i enbiyâda defn etdiler. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu Hazret-i Yûsuf karındaşlarının kuyuya atdıklarına kalmayup herbirine birer ülke verüp hâkim eyledi. Ana baba bir karındaşı olan İbn Yâmen mukaddemâ Hazret-i Yûsuf yanında idi, âhir civâr-ı rahmete vâsıl olup na‘şını Mısır'da Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim türbesinde Züleyhâ Ana yanında defn etdirdi. Ba‘dehu Yehûdâ'nın vâlidesi merhûm olup Feyyûm'da bâğlar içinde bir binâ-i azîmde medfûndur. Ba‘dehu Hazret-i Mûsâ vâlidesi Yûhâ Ana dahi merhûme olup anı dahi Hazret-i Yehûdâ vâlidesinin yanında defn etdi. Andan,
EÇS X Y450b
Zikr-i vefât-ı Hazret-i Yûsuf-ı Sıddîk Melikaleyhi's-selâm
EÇS X Y450b
Melik Reyyân dahi Mısır'da fevt olup oğlu Dârim, İsvân diyârında melik idi, ammâ Hazret-i Yûsuf'a îmân getürüp Yûsuf Nebî'nin taht-ı hükûmetinde idi. Hazret-i Yûsuf cihângîr melik olup niçe sene serîr-i saltanatda nübüvvet ile ber-karâr olup anlar dahi civâr-ı rahmete karîb oldukları mahalde karındaşlarına ve Melik Dârim ibn Reyyân'a ve sâ’ir erbâb-ı dîvân zevî'l-ukûl olan insâna vasıyyet edüp buyururlar kim:
EÇS X Y450b
"Benim fevtimden sonra Benî İsrâ‘îl kavmi içre benim na‘şım içün azîm fetret ve vâfir ulu ceng [ü] cidâl olur. Beni gasl etdükden sonra vücûdum bir metîn tuc sandûka içine koyup muhkem berk edüp Mısır'ın mukâbelesinde Heremeyn dağları önünde Nîl içine ilkâ edün. Zamân ola benim sâhibim vardır" deyü vasıyyet edüp rûh-ı pür-fütûhları civâr-ı rahmete vâsıl olup Dârim ibn Reyyân ve Hazret-i Yûsuf birâderleri vasıyyet-i Yûsuf üzre bir tuc sandûka defn edüp mahall-i ma‘hûdda Nîl'e bırağırlar. Müddet-i Q 347a P 341a ömr-i Hazret-i Yûsuf 102 sene.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu Hazret-i Yûsuf tâ Hazret-i Süleymân'a gelince Nîl ka‘rında medfûn dururken hikmet-i Hudâ Hazret-i Süleymân ber-havâ tahtı ile tayerân ederken bir cinnî,
EÇS X Y450b
"Yâ Süleymân, Yûsuf Nebî bu mahalde Nîl içindedir, ammâ mürûr-ı eyyâm ile ma‘lûmum değildir" dedi.
EÇS X Y450b
Hazret-i Süleymân rîha emr edüp ol mahalle nüzûl edüp Ehrâm dağları huddâmlarının hâtûnlarından bir müsinne hâtûn buldular, andan su‘âl edüp ol mahallin gösterüp derhâl ka‘r-ı Nîl'den cinnîler Hazret-i Yûsuf'un sandûkasın tahtına alup rîha emr edüp berg-i hâtif gibi Kudüs'e cebel-i Ceyrûn'a Halîlü'r-rahmân cenbinde babası Hazret-i Ya‘kûb'un yanında defn etdiler. Hamd ol Hâlık'a kim anı dahi birkaç kerre ziyâret etdim.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu Reyyân oğlu Dârim Hazret-i Yûsuf'dan sonra mürted olup put-perest olıcak Hazret-i Yûsuf'un karındaşı Hesyân bin Ya‘kûb ile sâhil-i Nîl'de ceng ederken bu mürted Dârim ibn Reyyân münhedim olup Nîl'e gark olup cümle emvâl [u] erzâkın Hazret-i Hesyân ahz edüp Feyyûm şehrine tâ bilâd-ı İsvân'a varınca müstakil pâdişâh olup tenâsül bularak âl-i Ya‘kûb bu Hesyân'dan ziyâde olup âl-i Ya‘kûbiyân devleti Mısır diyârında iki yüz sene mümted oldu.
EÇS X Y450b
Andan Kâşim ibn Ma‘dân melik olup bi-kavli Tevârîh-i Şehâbî: Fir‘avn-ı Mûsâ bin asrında geldi ve dörd yüz sene mu‘ammer olup Hazret-i Mûsâ ile ceng ederken âhir Süveys deryâsında Kolondur boğazı nâm mahalde münhedim olup atıyla firâr ederken Bahr-i Süveys'e atıyla girüp gark oldu.
EÇS X Y450b
Andan Feyyûm şehri niçe divelden divele intikâl edüp âhir Hazret-i Ömer hilâfetinde Amr ibnü'l-Âs destine girüp andan âl-i Abbâsiyân zamânında ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân oldu kim gûyâ Huld-i berîn oldu. Andan fâtih-i Mısır Selîm Hân destine girüp tahrîr edüp hâlâ yine bir sevâd-ı mu‘azzam bâğ-ı Merâm bir şehr-i İrem'dir.
EÇS X Y450b
Ve Mısır hâkinde başka kâşiflikdir, beher sene (---) kîse-i Mısrî mâl ve altı bin erdeb gılâl hâsıl edüp Mısır dîvânında muhâsebe verir. Ve iki yüz tevâbi‘âtiyle ve yedi bölük Mısır'ın mustahfızân askeriyle atup tutup zabt u rabt eder hükûmetdir. Ve kendüye kırk kîse ba‘de'l-masârıf fâ’iz mâl kalur yahşı mansûbdur. Ve yüz elli akçe ile sadaka olunur şerîf kazâdır. Nâhiyesi mukaddemâ üç yüz altmış pâre kurâ idi. Yûsuf deryâsı gark edüp yüz on pâre kurâları kalup kadıya senevî sekiz kîse fâ’iz hâsıl olur. Ve gılâl tahsîliyçün bir ağa gelüp üç kîse kâr eder. Ve bir ağa dahi güllâb suyu içün gelüp bir kîse mâl ve kâşifden bir küheylân feres-i âl tahsîl eder.
EÇS X Y450b
Ve bu şehirde üç fetvâ sâhibi şeyhülislâmı var, lâkin mezheb-i Hanbelî müftîsi yokdur. Ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı eşrâfı çokdur. Ve ulemâsının dahi hadd [ü] hasrı yokdur.
EÇS X Y450b
Ve şehri bir sahrâ-yı bî-pâyânın ortasında cereyân eden bahr-i Hazret-i Yûsuf'un iki cânibinde kat-ender-kat musanna‘ u müzeyyen ve ma‘mûr u âbâdân sarây-ı âlîler ve hâne-i zîbâlar ile ârâste ve bâğ u gaytân [u] bostânlar ile pîrâste olmuş bir şehr-i mahbûb ve amâristân-ı mergûb mahmiye-i binâ-yı Yûsuf bin Ya‘kûb'dur.
EÇS X Y450b
Ve cümle tokuz bin altmış bin büyût-ı zîbâlar ve binâ-yı ra‘nâlardır. İlâ'l-ân amâr olmada bir rûşen-âbâd ve bir şehr-i dilşâd edici yerdir. Ve serâpâ kârgîr sengîn bünyâd ve tula ve cibs ile âbâd olmuş şehr-i latîfdir. Ve sütûhları bi't-tamâm kirec ile mestûrdur. Ve her hânenin ve her sarây-ı âlîlerin bâbları kal‘a kapuları gibi muhteşemâne dervezelerdir.
EÇS X Y450b
Ve bu şehir cümle altmış yedi mahalle ve altmış yedi mihrâbdır. (---) hutbedir, mâ‘adâsı (---) varınca evkâfı metîn mesâcidlerdir. Ammâ cümleden cemâ‘at-ı kesîreye mâlik Kâşif sarâyının dibinde,
EÇS X Y450b
Şeyh Muhammed-i Vâkarî hazretlerinin câmi‘i
EÇS X Y450b
İbâdethâne-i kadîmdir ve gâyet rûhâniyyet vardır. İki kapusu var, biri sağ cânibinde ve biri kıble kapusudur. Ve üç tabaka bir minâresi var. Ve mihrâbı bir bucağa münharif vâki‘ olmuş; gûyâ zamân-ı evvelde kenîse imiş. Ve derûn-ı câmi‘de on beş mermer sütûnlar üzre kemerleri fevkında münakkaş tavandır. Ve hareminin tâ vasatında bir azîm nâbıka dırahtı var, ceviz kadar âbdâr ve dânedâr nâbıka verir, acîb ü garîb vâcibü's-seyr şecere-i tayyibedir. Ve andan,
EÇS X Y450b
Bir câmi‘-i sagîredir. Bunun dahi mihrâbı bir köşeye vâki‘ olmuşdur. Ve derûn-ı câmi‘de çâr sütûn içre binâ olunmuş ma‘bedhânedir. Ve minâresi câmi‘inden munfasıldır. Ve hareminin ortasında bir beyâz kubbe içre (---) (---) (---) eş-Şeyh Abdullâh medfûndur. Ve çârsû içinde cemâ‘at-ı kesîreye mâlik,
EÇS X Y450b
Tûlen ve arzan yetmiş adımdır. Ve mihrâbı içre beyâz mermer üzre müzehheb celî hattile:
EÇS X Y450b
Ve mihrâbının iki cânibinde bir gûne musaykal u mücellâ taş amûdcikler var kim cemî‘i seyyâhân-ı cihân gelüp temâşâ ederler. Âlem-i hayretde kalup ma‘lûmları değildir kim ma‘âdin midir, yohsa amelî terkîb midir, nâ-ma‘lûm bir turfa hacerlerdir. Ve harem etrâfiyle enderûn [u] bîrûnda olan cümle otuz altı sütûn-ı hamrâdır. Ve cümle kemerler üzre nakş-ı Mânî zer-ender-zer münakkaş işlerdir. Q 347b P 341b Ve bir yan kapu ve bir kıble kapu. Ve mihrâb dîvârında bir kapu dahi var, andan on dörd kademe taş nerdübânlar ile enilüp âbdest alınur, Yûsuf bahrı cereyân eder. Ve harem ortasında bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve bu câmi‘ serâpâ kemerler üzre binâ olunmuşdur, altından Yûsuf denizi geçer. Ve üç tabaka bir musanna‘ serâmed minâresi vardır. Ve,