EÇS X Y450b
"Elbette Ahmed Paşa'yı hapsden ıtlâk edüp üzerinde olan muhâfazacıları ref‘ edüp kendüyi bir gayrı ma‘mûr sarâya nakl etdiresiz, yohsa siz bilürsüz" deyü a‘yân-ı Mısır'a bu gûne kelimât edince cümlesi,
EÇS X Y450b
"Bizim anın zimmetinde bir mevâcibimiz ve anbâr-ı Yûsuf gılâlimiz vardır, anı taleb ederiz" dediler. Mehemmed Kethudâ,
EÇS X Y450b
"Benden taleb eylen" deyü cevâb edicek Müsellim Mehemmed Kethudâ'nın bu kelâmın sicille kayd edüp Ahmed Paşa'yı Hacı Paşa sarâyından nakl edüp etdirüp Ken‘ân Beğ sarâyına tayy-i mekân edüp anda cümle ağavâtları gelüp gitmeğe başladılar.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu sene-i mezbûrun mâh-ı Cemâziye'l-âhir'inin evvel bâzârertesi gün Âdiliyye['ye] Bağdâd-ı behişt-âbâddan sa‘âdetle Abdurrahmân Paşa (---) günde 118 anda gelüp bir alay-ı azîm ile serâperdesinde karâr edüp e gidüp cemî‘i erbâb-ı menâsıba hil‘at-ı fâhireler ve ihsân [u] in‘âmlar olunup üç gün üç gece [Â]diliyye'de Rûmeli Meydânı'nda bî-misâl şâdumânlar oldu.
EÇS X Y450b
Ve üçüncü gün sa‘d sâ‘atde alay-ı deryâ-misâl asker ile sarâyına Âdiliyye'den Mısır'a dâhil olup dîvân-ı pâdişâhî oldukda cemî‘i Mısırlı berg-i hazân gibi (---)ında döküldüler ve paşanın haberin sıhhatin aldılar. Ve cümle Mısırlı tesellî-hâtır olup gitdiler.
EÇS X Y450b
(---) (---) başı Ve Mehemmed Kethudâ ile Abdurrahmân Paşa'ya emir ve hatt-ı şerîf gelüp (---) (---) sene cemî‘i kul mevâcibleri Defterdâr Ahmed Paşa'dan mutlak (---) matlûb olup mâla bezl-i himmet edüp Ahmed Paşa'nın bir sene muhâsebesin görüp Q 352b P 346b gönderesin, deyü fermân sâdır olunca Abdurrahmân Paşa "Semi‘nâ ve ata‘nâ" deyüp Ahmed Paşa'nın elli yedi gün Mısır'a mutasarrıf olup gulû-yı âm ile ma‘zûl olduğu günden sene âhirine dek Mısır mansıbı kâmil bir sene Ahmed Paşa'nın olup Âsitâne tarafından kendüye ne kapucubaşı ve ne salahor ve ne emîrâhûr gelmeyüp bu kavme vereceği mâl hedâyâlar cümle yanına kalup alâ-rağm-ı asâkirü'l-Mısrî kâmil bir sene Mısır'da sâkin olup cümle mevâcibât ve hazîne ve surre Abdurrahmân Paşa tahsîliyle Ahmed Paşa'dan matlûb oldu.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu sene âhirinde Ahmed Paşa ile Abdurrahmân Paşa dîvân-ı Mısır'da muhâsebeleri görülüp Ahmed Paşa'nın zamânında cemî‘i ümenâ ve mültezimîn ve keşşâflar zimmetinde bin iki yüz kîse bâkî kaldı. Hikmet-i Hudâ bu mahalde Circe hâkimi Kâsım Beğ merhûm olup zimmetinde yüz kîse ve yüz bin erdeb gılâl kaldı. Âhir Ahmed Paşa Abdurrahmân Paşa'dan Circe hükûmetin merhûm Kâsım Beğ'in kethudâsı Mûsâ Ağa'ya sancağile ve eyâletile ve Kâsım Beğ'in borcun edâ etmek şartiyle Circe'yi ricâ edüp Mûsâ Beğ bu şart ile Circe hükûmetin kabûl eyleyüp ümerâ-yı Mısır'dan olup cümle deynin edâ edüp Circe'ye revâne oldu.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu bin iki yüz kîse bevâkîye ricâ edüp Abdurrahmân Paşa'ya oturddılar ta‘bîri Mısır elfâzıdır, tahsîl etmeğe der-uhde edüp Ahmed Paşa deynden halâs olup mâl-ı bevâkî Abdurrahmân Paşa üzerinde kaldığına Ahmed Paşa destine hüccet-i şer‘iyyeler ve dîvân temessükâtların alup Ahmed Paşa Mısır'ı kâmil bir sene yemiş oldu. Ba‘dehu Ahmed Paşa Abdurrahmân Paşa'dan bir semmûr hil‘at-ı fâhire ile şerefyâb olup vedâlaşup sarâyına revâne oldu.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu Defterdâr Ahmed Paşa sene 1087 Ramazânü'l-mübârekinin yigirmi ikinci cum‘a ertesi gün Âsitâne'ye revâne olacağın cümle yedi bölük askeri istimâ‘ edüp Ahmed Paşa'ya ri‘âyeten ale's-sabâh deryâ-misâl askere tenbîh olunup alaya çıkmak sadedinde iken hemân Ahmed Paşa ol gece vakt-i Şâfi‘îden bir sâ‘at mukaddem kendü askeriyle âlem ağyârdan bî-haber olup cümle ahâlî-i Mısır hâb-ı nâzda iken Ahmed Paşa'nın mehterhâneleri ve kös ve tabl [u] alemleri ve alay çavuşlarının velvele-i sît [u] sadâları Mısır içre gulgule verdi.
EÇS X Y450b
Ve iki binden mütecâviz meş‘aleler ile Mısır'ı çerâğân edüp sûznâk segâh makâmiyle mehterbaşı İsmâ‘îl Ağa bir fasıl ederek Rûmeli Meydânında sehl karâr edüp velvele-ârâ bir fasıl etdükde cümle ahâlî-i Mısır hâbdan bîdâr olup bu fasılı istimâ‘ etdiler.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu alay-ı Ahmed Paşa Azebler kapusu önüne geldüğinde mehterbaşı kasden Mısırlıya rağmen Mısırlının kös çalmaları kâ’idesi üzre cümle tablcılar ale'l-ittifâk kös tarzında davullara darblar urdular ve boruzenler dahi bir gûne sûr urup bir hayli zamân bu gûne halt fasıllar edüp Azebler kapusun ubûr edince yine Osmâniyân'ın kânûnu üzre fasıla başladılar.
EÇS X Y450b
Andan yeniçeri ocağı kapusu önüne vardıkda yine ke'l-evvel bir gûne kös haltı fasılı ederek ubûr edüp Âdiliyye'de vakt-i seherde karâr etdi. Ba‘dehu Mısırlıdan ol kadar hedâyâ vardı ki Mısır'a dâhil oldukda ol kadar hedâyâ gelmemiş idi. Ba‘dehu Âdiliyye'den azm-i râh-ı Âsitâne deyüp gitmede.
EÇS X Y450b
Hakîr yine Abdurrahmân Paşa hazretlerinin ağavâtları zümresinden olup ta‘yînâtımız ihsân eyledi. Zîrâ yigirmi sene mukaddem Erdel seferlerinde yeniçeri ocağından çorbacı iken ülfetimiz var idi. Allâh mu‘ammer eyleye.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu cümle Mısırlı ile gâyetü'l-gâye hüsn-i ülfet edüp baba ve oğul gibi geçindiler. Ammâ yine her dîvânda Mısır kulu birer hâm teklîfden hâlî değiller idi.
EÇS X Y450b
Husûsâ mustahfızân çavuşlarından Şerîf Çavuş her bâr birer gûne evzâ‘ [u] etvâr ile haddinden ziyâde tecâvüz edüp nâ-şer‘î ve nâ-kânûn tekâlifler ederdi. Âhir ocak kavmi bu gûne sefâhetine tahammül etmeyüp bir vakt-i fecrde ba‘zı ihtiyârlar Şerîf Çavuş'u kayd-bend ile Yeniçeri Ağası Mazlûm Alî Ağa ile paşaya getûrdiler, fi'l-hâl paşa arz odasında katl edüp leşin iç ağaları meydânına ilkâ etdiler, andan kaldırup defn etdiler. Cümle erbâb-ı dîvân ve paşa ve pîr [ü] civân şereri şûr-ı şerrinden amân buldular. Ammâ yine kul tâ‘ifesi fetretden hâlî değillerdir, zîrâ âye[t]:
EÇS X Y450b
Hulâsa-i kelâm Mısır kavminin eğer tâ’ife[-i] askerîsi ve ulemâsı dâ’imâ hâkimleri üzre tasaddurları kadîm eyyâmda Ferâ‘ine asrından berü olagelmişdir. Ammâ hâlâ paşa vüzerâlarını gâh sarâyda gâh kasr-ı (---) vîrân sakfda ve gâh Taşyatır sarâyında yatırup haps ederler. Ve gâh gâh paşa sarâyında muhâsara edüp (---) (---) (---) ikâb itâb azâb edüp azl edüp katl etmeği mu‘tâd etmişlerdir. Böyle nâ-hak işleri niçe ehl (---) (---) (---) bir iki kerre çok olur, zîrâ böyle işler var iken vezîr vaz‘ eylemişlerdir. Ve gâh Kâsımlı ve gâh Zülfikârlı (---) (---) öyle biri biriyle hasm olup Rûmeli Meydânında ceng-i azîm olup meydân (---) (---) kede olur. Ba‘zı zamân Kara Meydânda kara leşler kara tağlar gibi yığılup (---) (---) bu misilli olur. Ve ba‘zı zamân Sultân Hasan câmi‘ine ve Sultân Mü’eyyed Q 353a P 347a câmi‘ine kapanup ceng-i azîm ederler.
EÇS X Y450b
Âhir-i kâr Ömer Paşa gibi üzerlerine top-ı kûp çeküp livâ-i Resûlullâhı kaldırup nefîr-i âm ile üzerlerine asker çeküp câmi‘-i Mü’eyyed'i top ile döğe döğe aşkıyâ ve zorbaları münhedim edüp câmi‘de bunları tu‘me-i şemşîr edüp Mısır'ı emn ü emân etdi.
EÇS X Y450b
Ve yine bu kavmi ıslâh içün Defterdâr Ahmed Paşa'yı vâlî-i vilâyet gönderildikde ana dahi elli yedi günde mağzûben ma‘zûl edüp aşağı endirüp bu fezâhati ve bu bednâmlığı etdiler. Ammâ bu sırdan bir ferdin haberi yok idi. Hemân min-indillâh ale'l-gafle zâhir oldu. Alimellâh şehidellâh ve kefâ billâh şehîden, Muhammed resûlullâh nakl-i mistâr üzre böyle olmuşdur.
EÇS X Y450b
Ammâ kelâm-ı hakkı diyelimki, eğer ahâlî-i Mısır hâkimleri üzre tagallüb etmeyüp mağlûb olsalar avâm [u] haşerâtların zulmünden Mısır'ın nizâm-ı intizâmı bozulup kurâ ve kasabâtlar zulm [ü] te‘addîden harâb [u] yebâb olup hazîne-i pâdişâhî ve surre-i vakfullâh tahsîl olmadan kalırdı.
EÇS X Y450b
Ve kânûnnâme-i fâtih-i Mısır Sultân Selîm Hân-ı Evvel Mısır'ı feth edüp cemî‘i diyâr-ı Mısır'ı tahrîr edüp cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtı ve cemî‘i kulun mevâcibâtları ve me’kûlât [u] meşrûbâtların ta‘yîn eylemişdir. Ve cemî‘i vüzerâların dahi me’kûlât [u] meşrûbâtların ta‘yîn eylediğinden mâ‘adâ senevî dörd yüz Mısrî kîse hâss-ı hümâyûn küşûfiyye tahrîr etmişdir.
EÇS X Y450b
Ve cümle askerinin yıllık çukalarına ve atlas hil‘atlarına varınca Mekke-i mükerreme kisvesi evkâfı sâhibi vakfından iki yüz kîse yıllık bahâ tahrîr etmişdir.
EÇS X Y450b
Ve paşaların fukarâlara tasadduk etmesiyçün yevmiyye üçer bin çil Mısır parası hazîneden ta‘yîn eylemişdir.
EÇS X Y450b
Ve'l-hâsıl Mısır askerinin ve vüzerâsının bir kusuru yokdur kim kul isyân ede ve vüzerâ zulüm ede. Ammâ halk tammâ‘ olup zulüm etmeğe meyyâl olmuşdur. Ammâ mısra‘:
EÇS X Y450b
Balık başdan kokar derler fesâdın aslı ma‘lûmdur.
EÇS X Y450b
Zamân-ı Selîm Hân'da bir vüzerâ Mısır vâlîsi oldukda ana hazîne-i pâdişâhîden üç bin altun harcırâh verüp,
EÇS X Y450b
"Mısır Kinânetullâhdır, adl adâlet eyle" deyü tenbîh ederlermiş.
EÇS X Y450b
Ol vezîr dahi Mısır'a gelüp kânûn üzre hareket edüp beher sene pâdişâha on iki bin altun ıydıyye gönderüp gayrı tekâlîfden berî imiş.
EÇS X Y450b
Ammâ hâlâ zamânımızda Mısır vüzerâları Mısır içün pâdişâha ve vezîre ve kethudâsına ve vâlideye ve hâsekîlere ve şehzâdelere ve kethudâlarına ve kızlar ağası ve kapu ağasına ve gayrı muhâsiblere ve şeyhülislâma ve kadıaskereyne ve İslâmbol mollâsına ve kubbe vüzerâlarına ve defterdârlara ve sâ’ir ser-i kârda olan yüz on nefer kimesneye bin beş yüz kîse rişvet verüp Mısır'a geldikde iki yüz kîse dahi sa‘âdetlü pâdişâha ceb harclığı gönderir. Ve bâlâda tahrîr olunan ser-i kâr sâhiblerine ve musâhiblere dahi kîselik üç yüz boğça ıydıyye esbâb gider.
EÇS X Y450b
Bu kadar mâl kanda tahsîl olup Mısır'da kan etmeğe muhtâc olur, kul dahi kana rızâ vermeyüp fetret, isyân, tuğyâna bâ‘is olmasının aslı Mısır vüzerâsının masârıfları ziyâde olduğundandı. Ammâ hîn-i fetihde olan vüzerâlara bu hâm teklîf yok imiş, ve's-selâm.
EÇS X Y450b
Fâtih-i Mısır Selîm Hân asrından berü zamânımıza gelince vâlî-i Mısır olan vüzerâ-yı izâmı beyân eder
EÇS X Y450b
Evvelâ ba‘de'l-feth-i Mısır sene 922 târîhinde ibtidâ Hayre Beğ Paşa vezîr-i Mısır oldu. Hükûmet[i] on beş yıl iki ay ve yigirmi iki gün. Sultân Gavrî vüzerâlarından Çerkeziyyü'l-asl bir şecî‘ ü bahâdır nâmdâr sipehsâlâr vezîr imiş. Ve anınla ibtidâ mollâ Kemâl Paşazâde Ahmed Efendi olmuşdur.
EÇS X Y450b
Ve andan Pılak Mustafâ Paşa: Arnavud lisânı üzre pılak kocaya derler. Arnavudu'l-asl müdebbir vezîr-i dilîr imiş. İslâmbol'da Eyyûb Sultân câmi‘inin mihrâbı önünde bir kubbe-i âlîde medfûndur.
EÇS X Y450b
Ve andan Hâyin Ahmed Paşa: Süleymân Hân'da isyân edüp Gavrî'den bakıyyetü's-süyûf Çerkes-i nâkes-i bîkes haşerâtının iğvâsiyle Âsitâne'de vezîr-i a‘zam olmadım, deyü isyân edüp üzerine Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa deryâ ile gelürken Rodos'dan üç kerre Mısır'a gemilerin salup bi-emrillâh avdet edüp âhir Menteşe diyârından deryâ-misâl asker ile karadan Mısır'a gelürken ahâlî-i Mısır böyle bir vezîr geldiğin istimâ‘ edüp henüz Selîm Hân şemşîrinden rehâ bulmuş ahâlî-i Mısır havflarından Hâyin Ahmed Paşa Mısır'da Kömür hammâmında bir oğlan ile hammâm faslı ederken ol kıyâfetile uryânen Bâb-ı Züveyle'de boğazından salb edüp Âsitâne'ye ve İbrâhîm Paşa'ya arz etdiler.
EÇS X Y450b
Ve âhir İbrâhîm Paşa kat‘-ı menâzil ederek Mısır'a gelüp Ahmed Paşa ile hıyânet 'ya ihânet edenlerden yigirmi bin âdem katl edüp Mısır'ı eşirrâdan tathîr edüp Ahmed Paşa'nın mâl-ı Kârûnile Mısır'ın iç kal‘asına yedi kulle-i azîmi binâ edüp bir dahi paşalar âsî olmasın içün binâ olunan kullelerin cümle topların paşa sarâyına havâle eyleyüp iç kal‘a içinde bir nârin hazîne kal‘ası içinde bir kulle dahi inşâ etdi. Hâlâ cümle hazâyin ve defterhâne el-ıyâz(?) cümle ol kullede mahfûzdur. Ba‘dehu bu kal‘aya sekiz bin kapukulu yeniçeri revâne oldu.
EÇS X Y450b
Ve andan Güzelce Kâsım Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa Hamâ (---) (---) (---) (---) oldu.
EÇS X Y450b
Andan Güzelce Kâsım Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa'da bu kal‘aya sekiz bin kapukulu ile İbrâhîm Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa bu minvâl üzre Q 353b P 347b Süveys'de iki yüz pâre kadırga yapup Hindistân Portakal Frengi elinden Dîvâbâd'ı ve bender-i Ahmedâbâd'ı feth edüp cümle Freng'i dendân-ı tîgden geçirüp niçe yüz bin lek mâl-ı defâyin alup yine kal‘ayı Hind pâdişâhına hibe edüp andan Yemen benderlerinden birkaç bender feth edüp andan karşu Habeş'e geçüp Özdemir Paşa'ya umûmen Habeş'i feth etdirüp Mısır'a gelmiş. Bir mücâhidün fî-sebîlillâh vezîr-i lâ-nazîr idi. Mısır içre Şeyh Sârî câmi‘i ve Süleymâniyye medresesi ve Ebûhûr kal‘ası ve niçe yüz hayrât [u] hasenâtlar anındır.