İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS X Y450b
Ammâ beri tarafda yeniçeri başçavuşu Şerîf Çavuş paşayı ve Alî Kethudâ'yı aslâ söyletmez olup her âşda tuz gibi her işde bulunurdu.
EÇS X Y450b
Âhir-i kâr paşa[-yı] gayyûr bu evza‘ [u] etvâra tahammül edemeyüp sene 1090 mâh-ı Mevlûdun on ikinci gecesi mevlûd-ı Şeyh Bekrî olduğu gece yine yeniçeri ocağından Küçük Mehemmed Odabaşı re’yile ale's-sabâh Şerîf Çavuş'u câmehâbından uryân çıkarup Abdurrahmân Paşa huzûrunda cümle neferât "İstemeziz" deyüp mehterbaşı odasında cellâdlar Şerîf Çavuş'u ma‘nûkan boğup leşini sarây meydânına atup tevâbi‘leri cenâzesin götürüp defn etdiler.
EÇS X Y450b
Anın tevâbi‘i Muharrem Çavuş'u dahi İbrîm'e nefy edüp anı da Circe şehrinde katl edüp Mısır âsudehâl olup nizâm intizâm buldu.
EÇS X Y450b
Andan Hasan Kethudâ nâm bir müksirü'l-kelâm bir âdem Âsitâne tarafından kethudâlığa gelüp paşa ile hüsn-i zindegâne edemeyüp Ka‘be'ye gitdi. Ve Mehemmed Kethudâ'yı der-i devletde fermân-ı şehriyârîyle taleb etdiklerinde Âsitâne'ye göndermeyüp Minye gibi şerîf mansıbdan ma‘zûl edüp Menfalût ihsân olundu.
EÇS X Y450b
Andan der-i devlet tarafından Kahvecibaşı ve Salâhor Siyâvuş Ağa ve Sarı İmrahor İbrâhîm Ağa ve Freng Beğ ve Gazzâzoğlu Ahmed Ağa ve gümrük emîni Hüseyin Ağa ve Bozoklu Ahmed Ağa ve'l-hâsıl bir yılda yetmiş yedi mükellef ağalar gelüp bunlara bin kırk altı kîse ihsânlar olundu.
EÇS X Y450b
Ammâ hikmet-i Hudâ sene 1087 târîhinde Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa vezîr-i a‘zam iken Tekirdağı şehriyle Burkaz mâbeyninde Kara Biber Ağa çiftliğinde merhûm olup kâyimmakâm Kara Mustafâ Paşa sadr-ı a‘zam olduğunun haberin şehr-i Mısır'a vezîr-i a‘zam ağalarından Amasiyyeli Gürcî Osmân Ağa haber getürüp Abdurrahmân Paşa gâyet müte’ellim olup ahâlî-i Mısır ile hüsn-i ülfete başlayup Gürcî Osmân Ağa'ya yetmiş kîse ri‘âyet edüp Mısır'ın dördüncü senesi mukarrerin ricâ eyledi.
EÇS X Y450b
Bu mahalde Abdurrahmân Paşa Mısır'ın yeniçeri ocağından Habeşli Kethudâ'yı ve Çınar Mustafâ Kethudâ'yı ocakdan hâh-nâ-hâh çıkarup Çınar'ı Cidde beği etdi ve Habeşli'yi mîrlivâlıkdan afv edüp Mekke'ye izin verdi. Yeniçeri Bekir Efendi'yı ve Mustafâ Efendi çırâğların ve niçe kimesnelerin dahi haklarından gelmek içün hânelerin basdırdıkda herbiri avret üslûbuna girüp firâr edüp cânların halâs eylediler. Ammâ ocaklarından ağır ulûfelerin kat‘ edüp hazîne-i pâdişâhîye muzâf eyledi. Ve Mısır içre niçe gûne cür’etler edüp mâl-ı pâdişâhî tahsîline azîm tekayyüd [ü] ihtimâmlar etdi.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu sene-i mezbûrda pâdişâh-ı âlem-penâhın şâtırbaşısı sene 1089'da Sâlih Ağa Çehriliçse fethi müjdesiyle gelüp yedi gün yedi gece Mısır içre bir şâdumân olmuşdur kim tahrîr ü tavsîfinde lisân kâsırdır. Âhir-i kâr Kara Meydânı'nda atılan şâdumân toplarının zelzelesinden paşa sarâyı kal‘asının kethudâ sarâyı ve niçe müte‘addid ağavât odaları tâ dîvân efendisine varınca münhedim olup yere berâber oldukda Alî Kethudâ'nın bu kadar mâlı ve tevâbi‘inin bir gulâmı ve bir müneccim-i Mağribî Şeyh Muhammed ve iki âdem dahi münhedim olan binâlar ile uçup helâk oldular.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu Kasr-ı Ayn'da bir kasr-ı âlî ve Nîl kesimi olan yerde Ebü'l-müncân cisrinde bir kasr-ı vâlî ve paşalar sarâyı içre hâs bâğçeye nâzır bir maksûre ve İskenderiyye'yi reyy eden Nâsırıyye tur‘asın Q 357b niçe kerre yüz bin âdem ile tathîr eyleyüp bir rasîf-i azîm inşâ etdi.
EÇS X Y450b
Ve mâh-ı Muharrem'in on ikinci gecesinde İmâm Hüseyin üzre mevlûdü'n-nebî etdirüp ol gece cemî‘i şehri tezyîn eylemeği îcâd edüp buhûr u gülâbı ve ûd u amberi ve şem‘a-i kâfûrî ve sükkerî eşribe-i mümessekinden mâ‘adâ yigirmi bin para İmâm Hüseyin mevlûduna vakf eyleyüp ilâ-hâze'l-ân cârî bir hayrât-ı hasenâtdır. Ve niçe bunun emsâli hayrâtları var kim lâ-yu‘addir.
EÇS X Y450b
Bundan mâ‘adâ Urbân aşkıyâsına ve hırsız ve harâmî ve neşşâllara amân u zamân vermeyüp Rûmeli Meydânında katl ederdi. Ammâ Dimyât yolunda Habîb nâm bir fellâhı köğünde basup firâr edüp Zülfikâr Kethudâ himâyesine girdiği haberin paşa-yı müşârün-ileyh haber alup, "Olmaya illâ hayr" deyüp yârân Genc-i Seyyid'e pinhân edüp bir gün evvel Bedevî (---) kuyusundan çıkarup Circe beği Alî Beğ mastabasında başın kesüp kellesin Abdurrahmân Paşa'ya gönderdiklerinde Zülfikâr'ın kellesin paşa görüp,
EÇS X Y450b
"Esîr(?) Allâh hamd-i Hudâ, Ahmed Paşa karındaşımızı ma‘zûl edenlerden bu kaldı idi, anı dahi bu hâl üzre gördüm" buyurdular.
EÇS X Y450b
Niçe bin gûn[e] re’y-i tedbîrleri vardır, ammâ biz ben muhtasar kıldık kıldım. Âhirü'l-emr sene 1091 (---) Tût'unda ma‘zûl olup Mısır('ı) Anatolu eyâletinden ma‘zûl Evvel Osmân Paşa'ya sadaka olunup, şehir havâlesi İbrâhîm Ağa şehr-i Şa‘bânın altısında Mısır'a dâhil olup, kâyimmakâm Kaytâs Beğ olup, P 351b Tût gurresinde Abdurrahmân Paşa alay-ı azîm ile aşağı Mısır'da Kal‘atü'l-Kepşî dibinde Mehemmed Beğ sarâyında meks edüp hîn-i azilde ağavâtlarına ikişer kat ta‘[y]înât vermeğe başlayup Âsitâne tarafına ulaklar gönderdi.
EÇS X Y450b
Ba‘dehu Osmân Paşa toksan bir Şa‘bân'ının yigirmi tokuzunda bir alay-ı azîm ile Âdiliyye'de serâperdesiyle meks edüp ol gece azîm fişeng şâdumânları oldu. Ammâ hilâl-i Ramazân görünmeyüp ale's-sabâh cümle ehl-i Mısır, Ramazân değildir, deyü orucların yemişken kuşluk zamânı tercümân başı Mirzâ Kâşif ve niçe sulehâ-yı ümmetden âdemler,
EÇS X Y450b
"Biz ahşam ayı gördük" deyü şehâdet etdiklerinde Osmân Paşa dahi eyitdi:
EÇS X Y450b
"Bire âdemler, ya ahşam bize ayı gördük deyü niçün haber etmediniz kim bu kadar kerre yüz bin ehl-i Mısır sıyâmın yediler?" deyü paşa gazab-âlûd olup tercümân Mirzâ Kâşif'i ol ecilden ibtidâ ma‘zûl edüp ertesi eyle zamânı dellâllar nidâ edüp eyle vakti oruc dutulduğun ehl-i Mısır tefe’’ül edüp, kaht [u] galâ olur, dediler.
EÇS X Y450b
Ve yine nefsü'l-emr eyle olup gurre-i Ramazân'da alay-ı azîm ile Osmân Paşa başına sorguc-ı sultânî komadan mükellef ü mükemmel alay ile toksan bir Ramazânı evvelinde Mısır'a dâhil oldu.
EÇS X Y450b
Ertesi Abdurrahmân Paşa Osmân Paşa'ya gelüp,
EÇS X Y450b
"Hayr makdem, safâ geldiniz" deyü ba‘de'lletî ve'l-letâ Mısır muhâsebesin görmeğe başlayup Abdurrahmân Paşa üç kerre huzûr-ı Osmân Paşa'ya gelüp muhâsebeleri görmeğe Alî Kethudâ der-uhde edüp Osmân Paşa niçe musâmahalar edüp cüz’î ve küllî şeylere bakmayup niçe eşyâları deftere kayd etmeyüp bir şey almadı.
EÇS X Y450b
Ancak anbâr tarafından (---) mâl-ı bevâkî kalmış idi. Anıniçün Abdurrahmân Paşa mîrîye (---) kîse mâl verüp hatm-i defter memhûr rûznâmçe alup Abdurrahmân Paşa eline hüccet-i şer‘iyyeler alup deynden halâs oldu.
EÇS X Y450b
Ammâ Alî Kethudâ'nın cürm [ü] cinâyet içün aldığı bartıl mâl içün ol kadar şakîler Osmân Paşa huzûruna gelüp birine dahi nazar olunmayup dîvân-ı Mısır'dan red olundu.
EÇS X Y450b
Ve kazi‘asker dahi "Tezvîr da‘vâdır" deyü birinin da‘vâsın dinletmeyüp huzûr-ı şer‘den dahi red olunup ancak yeniçeri ocağından Bekir Efendi'den ve Mustafâ Efendi çırâğı Alî Efendi'den ve niçe kimesnelerden alınan cürm [ü] cinâyet-i nâ-şer‘î içün Abdurrahmân Paşa'dan kırk yedi aded kîse ber-vech-i sulh alınup anlardan dahi kat‘-ı alâka hüccetleri alınup Abdurrahmân Paşa Osmân Paşa ile vedâlaşup sene 1091 Şevvâl'inin onuncu gün sebt günü alay-ı azîm ile Âdiliyye'ye mu‘azzez ü mükerrem çıkup serâperdesinde meks edüp Osmân Paşa ile vedâ‘ ziyâfeti olup Abdurrahmân Paşa Âsitâne tarafına revâne olup gitmede. Beri tarafda Osmân Paşa gûnâ-gûn re’y-i tedbîr etmede.
EÇS X Y450b
Âsitâne tarafından sadr-ı a‘zam hazînedârı Hasan Ağa gelüp şehir havâlesi İbrâhîm Ağa'da meks eyledi. Ol mahalde İbrâhîm Ağa havâlelikden ma‘zûl olup hazînedâr Yûsuf Ağa şehir havâlesi olup sakal koyverdi. Ve İbrâhîm Ağa paşadan yigirmi beş kîse karz-ı hasen verdiği mâlın alup İslâmbol'a vardıkda merhûm olup paşaya toksan iki senesi mukarreri gelüp Kör Ömer Beğ Gazze paşası oldu. Ve sâyir vüzerâ-yı Mısır' hazînelerinden ol hazîne ile ceyb harçlığı berâber çıkup Şâm surresi bir ay mukaddem Şâm'a gider oldu.
EÇS X Y450b
Sene (---) 1092 Mekke-i mükerremede Şerîf Berekât merhûm olup yerine Q 358a oğlu Şerîf (---) şerîf olup Mekke ve Medîne âsudehâl oldu.
EÇS X Y450b
Bu sene-i menhûsede Gazze paşası Ömer Paşa'yı Râkid nâm bir şeyhü'l-Arab cengde kurşum ile urup şehîd edüp bin mikdârı Rûm yiğitleri dendân-ı rumh-ı sinândan geçüp câm-ı şehâdeti nûş etdiler.
EÇS X Y450b
Yine sene-i mezbûrda Mekke-i mükerreme içre bir azîm yağmurlar yağup Beyt-i Şerîf'i seylâb-ı rahmet gark edüp niçe hânedânlar münhedim olup niçe bin at ve katır ve deve ve niçe yüz âdemler gark olduğu der-i devlete arz olunup hatt-ı şerîf ile emîrâhûr-ı kebîr Süleymân Ağa ve Gürcî Siyâvuş Ağa ve Kürd Ahmed Ağalar cümle mühimmât [u] levâzımâtlariyle gelüp Ka‘be'ye gidüp amâr olunup derûn-ı Mekke'de Hâsekî Sultân bir imâret ve bir dârü'ş-şifâ binâ edüp Cidde şehrine azîm sular gelüp kal‘a-misâl bir hân-ı azîm binâ olunup Beyt-i Şerîf'in haremi etrâfına handaklar ve birke-i azîmler ve kırk elli aded çeşmeler ve Arafât'da su yolları ve niçe hayrât-ı hasenâtlar şehr-i Mekke'de olup Medîne-i münevverede dahi seylden harâb olan yerleri ve Ravza-i Mutahhara'nın kubbesini ve şehr içre harâb olan imâretleri cümle ta‘mîr [ü] termîm edüp gûyâ İremezât oldu.
EÇS X Y450b
Ve Osmân Paşa Mekke ve Medîne gılâllerin cümle pâk göndermeğe cidd ü cehd eyledi.
EÇS X Y450b
Ve Âsitâne tarafından İbrâhîm Paşalı Mahmûd Beğ Hâsoda'dan çıkup mîr-i alem-i Mısırlığla geldikde Osmân Paşa kendüye Mansûre hükûmetin verdi.
EÇS X Y450b
Ve Yenikapulu İbrâhîm Kâşif'e ve Mirzâ Kâşif'e ve Sa‘îdli Mustafâ Kâşif'e ve kızlar ağası çırâğı Mustafâ Çelebi'ye hil‘at-ı fâhire geydirüp dörd aded beğ çırâğ-ı efrûhte edüp her bâr Rûmeli meydânında hırsız ve harâmîlere amân vermeyüp beşer onar bir yerden katl edüp ıslâh-ı Mısır'a mukayyed idi.
EÇS X Y450b
Ve Benî Harb Süveyd Urbânına bir kılıc urup cümle tokuz bin melâ‘în tîğden geçüp Şarkıyye ve Mansûre iklîmi emn [ü] emân oldu.
EÇS X Y450b
Ve sene 94 Buhayre hâkinde âsî Benî Vefâ-yi Mağribî üzre tecride asker gidüp anlar dahi emân ile mutî‘ olup re‘âyâ oldular.
EÇS X Y450b
Ve Şâm'dan Mekke'ye giderken (---) birkesin amâr edüp Halîlü'r-rahmân'a âb-ı hayât su getürüp çeşmeler amâr etdi.
EÇS X Y450b
Ve Şâm ile Kudüs mâbeyninde cübb-i Yûsuf'u tathîr edüp bir hân binâ etdi.
EÇS X Y450b
Ve niçe gûne evsâf hüsniyyâtı vardır, kankı biri kitâbet oluna. Ammâ cümleden hüsn-i hâli kimesnenin mâlına ve cânına ve başına ve eşine ve aşına tama‘ etmeyüp sehâ-yı keremi ne Hâtem-i Tay ve ne Ca‘fer-i Bermekî etmişdir. Hattâ cümleden biri Circe'den ma‘zûl iki bin kîseden ayrılup iki akçe ulûfe ile hayrân u sergerdân kalan Dilâver Beğ'e elli iki pâre ulûfe ile Cidde eyâletin ihsân edüp cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtiyle bender-i Cidde'ye gönderüp ve cümle Circe ve Cidde'ye ve her sene Ka‘be-i mükerremeye niçe yüz müstahık âdemlere in‘âmlar edüp berren ve bahren Ka‘be'ye gönderirdi. Y 450b Q IX 156b
EÇS X Y450b
İhtitâm-ı Seyâhatnâme-i küstâhâne
EÇS X Y450b
Lisân-ı Hindî üzre Îzid Allâ kipenâh çaltı hûn'a bi-lâ had ve lâ gâye ve lâ nihâye hamd [ü] senâ olsun kim Cenâb-ı Bârî yârî kılup Mısır-ı Kâhire-i nâdiretü'l-asrda bu evrâk-ı perîşânımız hırka-i dervîşân-ı nemed-pûşân gibi elvân elvân olup itmâm buldu.
EÇS X Y450b
Ve elfâz-ı hedâyânın kitâbeti ve bidâyeti ve nihâyeti sene (---) târîhinde Mısır vâlîsi vezîr-i rûşen-zamîr, sâhib-i re’y-i Âsaf-dilîr, (---) Paşa yesserallâhu mâ yeşâ’ hazretlerinin eyyâm-ı devletinde bu elfâz-ı bî-mezemiz âhir olup yine mezeden hâlî olmayup hayrile itmâm buldu.
EÇS X Y450b
Ammâ fuzalâ-yı zevi'l-ukûl beyninde nâ-tamâmdır. Ümîzdir kim kesret-i seyâhatimize haml edüp elfâz-ı tumturâk-ı ibârât ile tahrîr etmediğimize nazar etmeyüp me’mûl [u] mercûdur kim sehv-i galat u muhabbat olmuş nâ-merbût yazılmış uyûbların dâmen-i afv ile mestûr edüp kilk-i hatâ-yı nâ-savâb mahallerin kalemtırâş-ı salâhla hak edüp kilk-i cevâhir-i zebânları ile ıslâh buyuralar.
EÇS X Y450b–Y451a
Zîrâ bu hakîr-i pür-taksîr bu müsevvedâtımız itmâmı mahalline gelince ekâlîm-i seb‘ayı geşt [ü] güzâr etdiğimiz elli bir sene olmuş idi. Kesret-i seyâhatden bir künc-i uzlethânede halkdan münzevî olup gûnâgûn tevârihâtlar tetebbu‘ etmek müyesser olmamış idi, ve bir kimsenin sergüzeşt [ü] serencâmın ve bir musannif [ü] mü’ellifînin tahrîrâtın görüp Seyâhatnâme'mize kayd etmemiş idik. Ammâ bu diyâr-ı Mısır'da üstâdımız Şeyh Alî Y 451a Şümürlisî hazretlerinden istimâ‘ etdiğimiz tefâsîr-i şerîflerden ve ehâdîs-i nebevîlerden mahalle münâsib âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfleri izn-i şerîfleri ile tahrîr eyledik.
EÇS X Y451a
Andan sonra bu müsevvedâtımız cümle kendü sergüzeşt [ü] serencâmımız ve ifnâ-yı vücûd edüp seyâhatimizdir ki bu minvâl üzre küstâhâne tahrîr olundu.