İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ala

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
781
isabet
722 cümle/beyitte
289,4
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
5
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi677276,5
Dede Korkut Kitabı1023.144,3
Irk Bitig1771,0
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 781

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ala” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
IB 2 ala (a)tl(ı)g yol t(ė)ŋri m(ė)n, y(a)r(ı)n kiçė (ė)şür m(ė)n.
KB 6579 kişi köŋli bilgü tanuḳ erdi til söz / köŋül til ala boldı kimke büteyi
EÇS I 6b … s-seyâhât ve yessere lî arda'l-mukaddeseti'l-bilâdât ve'z-ziyârât ve's-salavâtü alâ men essese bünyâte'l-kılâ‘ı'ş-şerî‘ati ve kelle[le]hâ bi-esâsi'n-nübüvveti ve't …
EÇS I 6b … bünyâte'l-kılâ‘ı'ş-şerî‘ati ve kelle[le]hâ bi-esâsi'n-nübüvveti ve't-tarîka ve alâ âlihi't-tayyibîne't-tâhirîne hayrı'l-beriyye ve tuhafi tahiyyât zâkiyât ve salâ …
EÇS I 7a … zının sünnetin edâ edüp sana kâmet eyle deyü işâret buyururlar; sen dahi savt-ı a‘lâ ile ikâmet-i tekbîr edüp ba‘de's-selâm Âyetü'l-kürsî'yi tilâvet eyle, Bilâl Süb …
EÇS I 7a … n âmîn âmîn de. Ve cümle cema‘ât ale'l-umûm tevhîd ederiz. Ba‘dehu sen Ve salli alâ cemî‘i'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn deyüp kalk, he …
EÇS I 7a … Anı gördüm, câmi‘ kapusundan bir nûr-ı mübîn berk urup câmi‘ içi nûr iken nûrun alâ nûr olunca cümle Sahâbe-i kirâm [ve] ervâh-ı enbiyâ ve evliyâ ayağ üzre hâzır d …
EÇS I 7a … ân hakîr Sa‘d-ı Vakkâs'ın ta‘lîmine göre derhâl makâm-ı segâhda Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed ve sellim aleyh deyü kâmet edüp tekbî …
EÇS I 7a … ‘lîmine göre derhâl makâm-ı segâhda Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed ve sellim aleyh deyü kâmet edüp tekbîr etdim. Hazret dahi makâm-ı …
EÇS I 7b … erin bûs edüp yine Hazret-i Risâlet bir Fâtiha deyüp cümle Ashâb-ı güzîn savt-ı a‘lâ ile seb‘ü'l-mesânîyi tilâvet edüp hemân Hazret-i Risâlet-penâh mihrâbdan "Essel …
EÇS I 18b … deyü sedd etdi. Hâlâ mu‘attaldır. Ammâ yine taraf-ı sultândan fermân olunsa bir a‘lâ ma‘dendir. Belağan mâ-belağ husûlü mümkündür. Ve,
EÇS I 20a Rıhlet-i Resûl-i Hudâ be-civâr-ı Celle ve Alâ altmış üç yaşında mâh-ı Rebi‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi vakı‘ olup …
EÇS I 25b … iseler yıka. Anın ümmetleri Antâkıyye ve Kudüs'ü ve Mısır'ı ve Kostantıniyye'yi ala ve karadan niçe bin pâre yelkenleri açılmış gemiler ile gele ve başında kadı sa …
EÇS I 31a Cümle guzât-ı müslimîn dahi ahz [ü] kabz eyledikleri gazâ mâlından alâ mâ farazallâh öşr-i ömrî-i pâdişâha verüp cümle üsârâdan da [penc] yek-i sultân …
EÇS I 31b … ınca rû-yı deryâ kırmızı kan gibi olur. Acîb ü garîb sırr-ı Hudâ'dır. İnnallâhe alâ külli şey’in kadîr.
EÇS I 35a … kkaş terk-i cedîd râyegândır, ma‘lûmu olan cânlar nazar etdükde Allâhümme salli ala Muhammedin derler. Zîrâ kubbenin sâ’ir yerinden yar-ı Resûl ile binâ olunan mah …
EÇS I 36b … r ile ve fânûs-ı şem‘dânlar üzre şem‘-i asel-i kâfûrîler ile çerâğân olup nûrun alâ nûr olur. Ve kubbe-i âlînin tâ vasatında Hazret-i Risâlet'in mübârek ağzı yarıy …
EÇS I 43a … dhatinde acz ü taksîrlerine mu‘teriflerdirler, ammâ bu hakîr Evliyâ cür’et edüp alâ kadri'l-imkân bu câmi‘-i bî-bedelin medhine cür’et edelim.
EÇS I 59a … p Sultân Ahmed Hân'ın Edirne seferin ve Yeni câmi‘ binâsına mübâşeret olunduğun a‘lâ bilürdüm. Hamd-i Hudâ kim böyle bir azîmü'ş-şân pâdişâh-ı Cem-cenâb asrında vüc …
EÇS I 61b … ve vech-i hüsnleri müdevver ve lihye-i şerîfleri siyâha mâ’il ve açık kaşlu ve âlâ gözlü beyâzı çok idi ve kitifleri vâsi‘ ve mübârek miyânı rakîk ve bâzûları kal …
EÇS I 66b … azâ yek-dil [ü] yek-cihet olup Abaza'nın dilin sahîfe-i rûzgârdan kesüp na‘şını alâ mele’i'n-nâs Sultân Bâyezîd'de mürekkebcileri başında Gâzî Murâd Paşa'nın cenbi …
EÇS I 70b … e sûre-i A‘râf'ın ibtidâsından bed’ edüp iki yüz altı aded âyet-i şerîfi savt-ı a‘lâ ile on iki makâm yigirmi dörd şu‘be ve kırk sekiz terkîb üzre itmâm edüp ba‘de' …
EÇS I 74b … varup} andan Donanma-yı hümâyûna süvâr olup Malta gazâsına himmet buyurdukların alâ kadri'l-imkân ayân ü beyân olunur
EÇS I 79a Ve vech-i şerîfi vecîhü'l-manzar idi. Açık kaşlı ve ala gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü idi. Ve şekl [ü] şemâyilde ve güftâr [u] …
EÇS I 83a … pehsâlâr-ı mu‘azzamları ile vâkı‘ olan fütûhât-ı cemîle ve gazavât-ı cezîleleri ala kadri'l-imkân beyân eder
EÇS I 87a … ve sedd-i metîn kal‘a-i gevher-nigîn yokdur. Asâkir-i deryâ-misâl rûz-ı rûşende alâ mele’i'n-nâs kal‘ayı cümle cüyûş-ı ünâs muhâsara edüp (---) günde cebren ve kah …
EÇS I 88a Ey Nisârî şükr edüp Hakk'a dedim târîhini / Hamdü lillâh Orta Câmi‘ oldu pek a‘lâ binâ. / Sene (---).
EÇS I 93a Andan bîmârhâne-i Sultân Ahmed Hân. Bu dahi cümleden a‘lâ evkâf-ı metîn olduğundan ekseriyyâ fukarâ ve dîvâneleri bu dâr-ı şifâya getirir …
EÇS I 102a … a‘dehu na‘ş-ı Süleymân Hân'ı müşk-i amber-i hâm ve milh-i ücâc ile tuzlayup bir a‘lâ salamura mûmya-yı Süleymân edüp pinhân etdiler. Kimesnenin fevtinden âgâhı olma …
EÇS I 107b … Efendi hânemizde bulunup gûşumuzda menkûş olmağiçün gülbâng-i Muhammedî savt-ı a‘lâ ile kırâ’at etmişlerdir ve akîka kurbânımız dahi Mevlevî şeyhi İsmâ‘îl Efendi z …
EÇS I 112a Meskeni Mollâ Alî'nin cennet-i a‘lâ ola. / Sene 1033.
EÇS I 132a … n ola derim ber-hordâr / Ehl-i diller dediler göriceğiz târîhin / Es-selâm oldu alâ câmi‘ike Beytü'l-harâm. / Sene (---).
EÇS I 139a–139b … ihâta etmiş ağların ağzından içeri girince 139b dîdebân herîf direk başından " Ala " deyü feryâd edüp cümle sayyâdlar balık şebekesinin ağzın sedd edüp ba‘dehu içe …
EÇS I 144b … ından berü bu mahalle gelince tokuz pâre kasabât şehirlerin ve bâğ u bâğçelerin alâ kadri'l-imkân müfîd ü muhtasar tahrîr edüp itmâmı müyesser oldu.
EÇS I 147a … sek bir tomar-ı dırâz olur. Ammâ hamd-i Hudâ bu abd-i za‘îfin akl-ı kâsırı üzre alâ kadri'l-imkân Belde-i Tayyibe'nin ibret-nümâ âsârları ve bânîleri ve fâtihleri …
EÇS I 157b … r-ı evlâd-ı Resûlullâh ile nümâyân oldukda cümle teferrüc ehli "Allâhümme salli ala Muhammed" derler. Gûyâ bir nûr-ı ilâhî berk urup cümlesi esbâb-ı ihtişâmları il …
EÇS I 159b "Yâ Rabbî nice aç doylayayım?" Hak Celle ve Alâ eyitdi:
EÇS I 161a … üzre hamîr yoğururak ve pişiriciler kolların sığayup furundan etmek çıkararak " Ala vere" diyerek ve gayrı tâ’ifeleri omuzlarında furun kürekleri ve söngeleri ve g …
EÇS I 163a … yup ol limana karîb sığ mıdır ve dökündülü taşlık mı ve kumsal mı ve amîk mi ve a‘lâ yatak liman mıdır? Cümle bu hartalarda mastûr olup re’îsler bu hartılar ile ame …
EÇS I 164b–165a … bâdbânlar edüp ve ibrîşim çarmıhlar ve direk başlarında ikişer üçer mahbûblar " Ala vere" diyüp silisre çalarak cemî‘i keştîbân dayılar âlât-ı silâha müstağrak olu …
EÇS I 166a–166b … le pür-silâh olup tahtırevânlar üzre ferde ferde kahveleri kîleler ile ölçerek " Ala bin guruş vere yüz guruş" deyü gûyâ kahve fürûht ederek ubûr ederler. Bu esnâfl …
EÇS I 166b " Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ …
EÇS I 166b "Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala k …
EÇS I 166b "Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala kılıçları ve kassâb bıç …
EÇS I 166b "Ala on vukıyye akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala kılıçları ve kassâb bıçaklarıyla …
EÇS I 169b " Ala cânım yağlıca ile sirkeli ve sarımsaklıca ile" deyüp arz-ı kâlâ ederek ve gûnâ- …
EÇS I 169b … mâ bi-emrillâh koyun seher-hîz olduğundan rîh-i rahmete nâ’il olup Hak celle ve alâ dölüne ve döşüne berekât verir. Ammâ hınzîr bütün gece burnuyla yeri nadaz nada …
EÇS I 170b "Vere bizim Mahmûr Beşe'ye, vere Asan Beşe'ye, ala iki ahça Ahmet Beşe'den" deyü lehce-i mahsûsaları ile kelimât ederek dükkânları …
EÇS I 171b … ) (---) (---) Bunlar dükkânların nâzik bahâr ve et sucukları ile müzeyyen edüp " A‘lâ bahârlı sucâyığım" diyerek pür-silâh ubûr ederler.
EÇS I 174a … ve İslâmbol'da ve Hocapaşa semtinde, Yahûdî mahallesinde çok dükkânları vardır, a‘lâ kâr ederler.