İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yay

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
86
isabet
80 cümle/beyitte
31,9
milyonda
tüm derleme göre
6
eserde geçiyor
2
farklı biçim
49 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6727,4
Dede Korkut Kitabı11339,1
DLT’deki Türkçe parçalar51.723,5
Bilge Kagan Yazıtı1405,5
Şine Usu Yazıtı1841,0
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 86

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yay” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
BK B 3–6 y(a)y bols(a)r : üze : t[(e)ŋri] köb(ü)rg(e)si: (e)t(e)rçe (a)nç[a] t(a)gda : sıġun : …
ŞU D 7 … kd . ç . nt ... [tė]z başınta ḳasar ḳurıdm örgin anta ėtitdim çıt anta toḳıtdım yay anta yayladım yaḳa anta yaḳaladım belgümin bitigimin anta yaratıtdım ançıp ol y …
KB 6009 yıl ülgi yay erse tüşegli yigit / sarıġ al tüşese ya kürküm ögit
DLT I, 170 Ḳış yay bile toḳuştı / Ḳınġır közün baḳıştı / Tutuşḳalı yaḳıştı / Utġalı-mat uġraşur
DLT II, 97 Yay ḳış bile ḳarıştı / Erdem yasın ḳurıştı / Çerig tutup küreşti / Oḳtaġalı utruşur
DLT 1, 96 Yay yarupan ergüzi / Aḳtı aḳın munduzı / Tuġdı yaruḳ yulduzı / Tıŋla sözüm, külgüsü …
DLT III, 160 Yay körkiŋe inanma / Suwlar üze tayanma / Esizlikig anunma / Tılda çıḳar eḍgü söz
DLT I, 82 Ḳışḳa itin kelse ḳalı ḳutluġ yay / Tün kün keçe alknur öḍlek bile ây
EÇS I 36a "Pâdişâhım metânet üzre eyle pâyeler binâ etdim ki âhir zamânda Hallâc-ı Mansûr yay çillesi önünde Ayasofya kubbesi top [u] çevgân-misâl galtân olup fenâ bulmaya. …
EÇS I 146b … se hakkından gelir. Bir hâkimi dahi atcıbaşıdır. Nişân yerinden ok serîka edeni yay kirişiyle salb etmeleriyçün Ebü'l-feth'den ve Bâyezîd Hân'dan hatt-ı şerîfleri …
EÇS I 189a … yaylar ve Şücâh ve Tozkoparan ve Deli Ferhâd yayları ile kârhânelerin zeyn edüp yay yaparak ubûr ederler.
EÇS I 189b … eviz tahtalarına darb urup güzer ederler. Bir zümresi dahi yeleksiz okları katı yay ile hevâya atup yine hevâdan önüne enüp elile oku dutup bu gûne itmâm bulmuş pe …
EÇS I 189b Ammâ bu zümrenin üstâd-ı kâmili Ebezâde'dir kim Sultân Murâd huzûrunda bir yay çilesine dörd ok gezleyüp iki ok önünde darb urur, bir ok sağ omuzundaki darbe, …
EÇS I 194b … Dükkân 10, neferât 30. Bu dahi gedelec gibi bir turfe silâhdır, ammâ yine ok ve yay tarafıdır. Edirnekapusunda Arnavudlar işler. Bunlar dahi müsellah Arnavud eşkâl …
EÇS II 257b–258a … mihmân olup beş koyun ile Süviş beği yanımıza gelüp ikrâm etdi. Bu kavm ağaçdan yay yaparlar ve aldıç ağacından ok yaparlar ve tüfenk kullanır cümle üç bin piyâde …
EÇS II 261b–262a … âmireden yedi bin kılıç ve iki bin kalkan ve iki bin müsellah tüfenk ve beş bin yay ve kırk bin ok ve altı bin harbe ve beş bin şişe el kumbarası ve elvân u elvân …
EÇS II 334a … p sonra ta‘âm yiyelim" deyince hemen hakîr nola deyüp "Şast ber-kabza, çekilmiş yay oku gibi hâzırum", deyüp sofra başından ayak üzre kalkup "Allah, Allah! Hâce-i …
EÇS II 334b … opa ok ve kurşum atmak ve urmak, tutmak ve kapmak ve asmak ve basmak ve at üzre yay kurup yasmak misillü ma‘rifetler ile şöhre-i şehr-i Mısr olup nâmdâr bir server …
EÇS III 32a Ve ol sâ‘at cebehâne-i Âl-i Osmân'dan bî-hadd u bî-pâyân ok, yay ve kılıç ve tüfenk ve kalkan ve mızrak ve sâ’ir âlât-ı silâh cüyûş-ı muvahhidîn …
EÇS III 118a … -i azîm Tuna sâhilinde seng-trâş ile mebnî şekl-i mukavves sûr-ı metîndir. Gûyâ yay gibi yayılmışdır. Yayın çille tarafı Tuna kenarı vâkı‘ olmuşdur kim azîm seng-i …
EÇS III 118a … etîn ü kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl bina olunan dîvârın tâ yay kabzası mahallindedir. Handak-ı arîzi üzre tahta cisr ile ubûr olunur. Her gece …
EÇS IV 203a … nun kirişi sadâsı makâm-ı segâhda, kimi dügâh [u] yekgâhda istimâ‘ olunup usûlü yay çemberidir yâhûd sakîl usûlüdür kim: "tırtaka tırtakataka" "tırtaka tırtırtâk" …
EÇS IV 215b … kılıc u hançer ve tüfeng ü câbdır. Câb ol şeydir kim Ayntab gedeleci gibi ok ve yay konur ve kemerine bend olur bir silâhdır kim câb derler. Ammâ kurşum atmada ol …
EÇS IV 227a … r ve külbe-i ahzânlardır. Ahâlî-i memleketin a‘yân [u] eşrâfı ve sağîr ü kebîri yay mahallinde bây u gedâsı şehirden bu bâğlara göçüp kâmil sekiz ay bâğ faslı edüp …
EÇS IV 233b … kibriyâ buyururlar kim "Ayş u nûş ederiz. Hûri ve gılmânlar ile güleş ederiz ve yay ile ok atarız." buyurmuşlar. İmdi ok yay böyle mübârek silâh-ı Resûl olduğundan …
EÇS IV 233b … Hûri ve gılmânlar ile güleş ederiz ve yay ile ok atarız." buyurmuşlar. İmdi ok yay böyle mübârek silâh-ı Resûl olduğundan kâfire müyesser olmamışdır. Ve bu Bitlîs …
EÇS IV 251a Ve niçesinde ok ve yay ve zemberek ve tüfeng ve kılıç ve kalkan ve balta ve teber ve kazma ve külünk v …
EÇS IV 310b … hûb-ı câvidân: Büldânlar içre bu şehr-i Hemedân'ın hevâsı bürûdet üzredir ammâ yây u pâyistânı mahalliyle olduğundan cümle ahâlîsinin merd [ü] zenânı ve pîr [ü] c …
EÇS IV 341b … mahbûb [u] mahbûbân: Cümle mahbûbları sâhib-i cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl kaşları yay ve kirpikleri ok, gamzesi Tatar ve merâlî vü gazâlî gözlü ve münevver yüzlü ve …
EÇS V 41a … eyr [ü] temâşâ etdik. Taşsız bir sahrâ-yı mahsûldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim üç kapusu var. İç hisâra girmedim, a …
EÇS V 66a … iz'e karışdığı boğaz ağzında İsmâ‘îl ve Akkirmân hâkinde şekl-i mukavvis, ya‘nî yay gibi dâ’iren-mâdâr üç kat şeddadî taş binâ-yı garrâ-yı bî-bedeldir kim bir tara …
EÇS V 122a … ü yesârı bir şehr-i mu‘azzamdır ve şekli gûyâ şekl-i mukavvesdir, ya‘nî zemînde yay gibi yayılmışdır.
EÇS VI 3a … ş sâ‘at gezüp aslâ ganîmet bulamayup ancak bir Eflak keferesi dil dutup kulağın yay kirişi tuncuyla kısdırup ol kadar îzâ ve işkence etdik aslâ mâl-ı ganâ’im demed …
EÇS VI 51a Hakkâ ki Suzebolı bakışlı ve yay kışlı zenânesine aşk olsun. Mukaddemâ sene 1067 târîhinde Özü eyâletine giderke …
EÇS VI 82b … afâsın dizdâr ağa eder, zîrâ bu sarâyın zîr-i zemînlerinde olan tüfeng ve ok ve yay ve kılıç ve kalkan ve harba ve şiş ve mızrak ve zemberek ve bârût ve hışt ve ba …
EÇS VI 111a … alı gün cümle guzât-ı müslimîne cebehâne-i pâdişâhîden kılıç ve kalkan ve ok ve yay ve tüfeng ve harba ve mızraklar verilüp yürüyüş fermân olundukda hemân cümle üm …
EÇS VI 116b Ve yine ol gün cümle serdengeçdilere ok ve yay ve kılıç ve tüfeng ve harba tevzî‘ olup yürüyüş fermân olunmadan Ali Paşa kolun …
EÇS VI 131b–132a Bu cebehânede hemân sünnet-i Resûlullâh olan ok ve yay silâhı yok. Yohsa 132a gayri cümle âlât-ı silâh ve hiyel ü şeytanat bu cebehâ …
EÇS VI 181a … da ol kadar âlât-ı silâh ve katlavî ve tuğulka ve haşeb harba ve teber ve ok ve yay ve kılıç ve tüfeng makûlesi pâk silâhlar var kim ta‘bîr olunmaz. Ve bu kapu ara …
EÇS VI 181b … i hisâr-ı üstüvâr-ı azîm varoşdur kim hemân kal‘asının eşkâli gûyâ bir kurulmuş yay gibidir, ammâ Kanije'den tarafa meselâ yay çilesi olacak yerinde kal‘a dîvârı y …
EÇS VI 181b … kal‘asının eşkâli gûyâ bir kurulmuş yay gibidir, ammâ Kanije'den tarafa meselâ yay çilesi olacak yerinde kal‘a dîvârı yokdur. Hemân Kanije'ye nâzır göl kenârında …
EÇS VI 181b … amân bu Topraklık kal‘asın almağa çalışır. Eğer ol tarafda kal‘a dîvârı olsa ol yay çilesi ta‘bîr etdiğimiz mahallin dîvârı ardlarına kâfir siperlenüp "Kanije kal‘ …
EÇS VI 181b Ve bu Topraklık varoşu tûlânî vâkı‘ olup kıbleden cânib-i garba kurulmuş yay gibi yatır bir kal‘a-i metîndir kim tûlu kâmil beş yüz aded germe adımdır ve ar …
EÇS VI 181b Ve yay gibidir dediğimizin gûyâ yay başlarında bu kal‘anın iki başında birer dâne sedd …
EÇS VI 181b Ve yay gibidir dediğimizin gûyâ yay başlarında bu kal‘anın iki başında birer dâne sedd-i Kahkahâ gibi tabya-i azîml …
EÇS VI 181b Ancak mâbeynde bir buheyre-i azîm deryâsı var ve yay kabzası ta‘bîr etdiğimiz yerde bir büyük tabya-i azîm Beç kapusundan ileri göğü …
EÇS VI 181b … apusundan ileri göğüs verüp meydâna çıkup sedd-i Nemrûd gibi âmâde durup meselâ yay başlarında olan büyük tabyaları dahi bu kabza yerindeki orta tabya anları dahi …
EÇS VI 181b–182a … nâzırdır ve Beç kapusu dahi bu tabyanın bir bucağındadır, ammâ bu tabya meselâ yay başında olan tabyalardan büyük ve metîn ü müstahkem ve sa‘b tabyadır kim ol iki …
EÇS VII 17a–17b … görmeye ve niçe şeddesin çamura dökerlerdi. Ve iki kerre yüz bin ok ve iki bin yay ve niçe bin gûne âlât-ı mühimmâtları ihrâk bi'n-nâr edüp cebehâne arabaların da …
EÇS VII 23a–23b … iyye üçer bin altun ücret verdiler ve yigirmi kerre yüz bin ok ve yedi bin aded yay Tatar askerine ihsân olunup hakîr bu mahalde Tatar ile konup göçerdim ve cebehâ …