8
geçiş
3,0
milyonda
27.278.
sıklık sırası
186.866 biçim içinde
1
eserde
3
ekli biçim
biçim ailesi
Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 8 | 3,3 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
âhenk* ile tüm bağlamlar →“âhenk” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (8) →| EÇS V 60a–60b | … sı kurbunda yanan varoş içre siperlenüp kondukları ân cenge | âhenk | etmeğe başlayup cümle arabaların kal‘a altındaki meterisler … |
| EÇS V 145a | … cân [u] gönülden kal‘anın her tarafından hücûm ederek cenge | âhenk | etdiler. |
| EÇS V 123a | … ına taşra varoşun ateşleri te’sîr edüp derûn-ı dilden cenge | âhenk | etmeğe cidd ü ihtimâm edüp ol gün ol gece kal‘adan sekiz yü … |
| EÇS V 145b | … uruya kalmışlar. Cân bâzârlarına düşüp cân u gönülden cenge | âhenk | ederler. Hemân İsmâ‘îl alaybeği, |
| EÇS V 29b | … p tarfetü'l-ayn içre mahzenlere mazgal delikleri edüp cenge | âhenk | edüp bizden hayli âdem hâke düşüp şehîd oldu. |
| EÇS V 43b–44a | … rmi üçüncü günü tabur içinden Macar-ı küffâr-ı füccâr cenge | âhenk | edüp bir yaylım kurşum ve bir yaylım top atup tarafeynden ü … |
| EÇS V 59b | … i birbirine katup şeb [ü] rûz çengleri terakkîde olup cenge | âhenk | ederlerdi, ammâ küffâr-ı dûzah-karâr Nigebolı ve Silisre gâ … |
| EÇS V 123b | … ldan bu kal‘aya hücûm edüp şeb [ü] rûz göz açdırmayup cenge | âhenk | edüp kal‘anın sîne-i pür-kînesin top-ı kûplarla rahnedâr ed … |