9
geçiş
3,3
milyonda
24.688.
sıklık sırası
186.866 biçim içinde
1
eserde
0
ekli biçim
biçim ailesi
Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 9 | 3,7 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Örnek bağlamlar
Tümü (9) →| EÇS X Y148a | Hamd-i Hudâ ol | ândan | berü bir gün tahallüf etmeyüp elbette nokta düşer. Ve, |
| EÇS X Y146a | … r yıldan berü gelmeyen Nîl eyle gelüp vefâ eder kim hâlâ ol | ândan | berü Nîl ol günlerde gelüp vefâ eder. Ve ol mahalde Sultân … |
| EÇS III 123a | … , bu abd-i kemtere bir nevm ârız olup hâb-âlûd olmuşum. Bir | ândan | sonra hâbden bîdâr olup vücûd-ı pür-gussamı arak-âlûd buldu … |
| EÇS X Y302a | … burnu ıslâh oldu. Ammâ elleri eyle çankal kalup gitdi. Bir | ândan | sonra sârik herîfi İskenderiyye'de gördük, yine elleri eğri … |
| EÇS IV 237b | … ve eğir köklerinden otlayup ve ol sultânı ziyâret edüp bir | ândan | sonra cümle balıklar gerüye dönecek mahalde Bend-i Mâhî nâm … |
| EÇS V 48a | … en Hân hemân tahta'l-kahve yeyüp sûr-ı rıhletler çalınup ol | ândan | andan cânib-i şarka meyyâl çölistân ile bir konak yeri ân-ı … |
| EÇS II 370a–370b | … dâr gel" deyü hazînedârın kulağına bir güft [ü] gû edüp bir | ândan | sonra bir kîse guruş ve bir yeşil çukaya kaplu kunduz siyâh … |
| EÇS IX Y187b–Y188a | … n mâhîler şinâverlik ederken bir gün gâyib olurlar. Bir iki | ândan | sonra nümâyân olup kimi yaralı ve kimi bereli kanları akara … |
| EÇS IV 221b–222a | … lindeki yılanı çakşırı içine koyup yere çömelüp oturdu. Bir | ândan | yine çakşırından bir uçkur çıkarup mezkûr uçkuru esb-i lâğa … |