9
geçiş
3,3
milyonda
24.827.
sıklık sırası
186.866 biçim içinde
1
eserde
1
ekli biçim
biçim ailesi
Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 9 | 3,7 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
üçler* ile tüm bağlamlar →“üçler” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (9) →| EÇS VI 58a | Ziyâretgâh-ı | Üçler | Makâmı: Ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. |
| EÇS IX Y253b | Bu câmi‘ içre Birler ve | Üçler | ve Yediler ve Kırklar makâmları vardır. |
| EÇS IX Y217b | … em-i kebîr içre kal‘a dîvârına muttasıl Birler ve Pîrler ve | Üçler | ve Yediler ve Kırklar makâmları çemenzâr yerde soffalar üzr … |
| EÇS III 160a | Tekyegâh-ı | Üçler | ve Yediler: Kıyık mahallesinde ziyâretgâh-ı kadîm müfîd ü m … |
| EÇS III 185a–185b | … elâ ve mecâzibûn u melâmiyyûn ve ricâlü'l-gayb ve birler ve | üçler | ve yediler ve kırklar ve yüzler ve binler ve binbirler rûh- … |
| EÇS IX Y252a | Ve makâm-ı | Üçler | dahi bir kehfdir. |
| EÇS IX Y244a | … ihtisâr üzre tahrîr etdim. Evvelâ evvelki tabakada makâm-ı | Üçler | ve tabaka-i sânîde makâm-ı Yediler ve tabaka-i sâlisde makâ … |
| EÇS III 168a | Ve Kırkık'da | Üçler | ve Yediler makâmı ve Şarâblar tekyesinde Erenler Sultân ve … |
| EÇS III 110b | … akâmı" derler. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ammâ yediler kim | üçler | ve kırklar ve nücebâ ve büdelâ ve evtâd makâmı olup yediler … |