Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 10 | 4,1 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
arık* ile tüm bağlamlar →“arık” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (10) →| EÇS X Y42a | Bir gün yine bunlar bizim pederle cân sohbeti ederken bir | arık | tirîd nahîf âdemin koltuklarına huddâmları girüp kapudan zâ … |
| EÇS IX Y28a | cıbar / | arık | |
| EÇS IV 267a–267b | … ğundan hayli gocunurdum. Anı gördüm, bir siyâh kara karınca | arık | u za‘if topraklı yer üzre seğirderek bu kadar bin âdemi geç … |
| EÇS IX Y16b | … tiryâkîliklerine göre nâne çöpü gibi ve yâdes kemiği-misâl | arık | âdemlerdir. Ve suyu balgamî olduğundan [[(---) (---) (---) … |
| EÇS II 231b | … ir. Zirâ koyunları Keşîş Dağı'nda otlayup şedd-i rahl çeküp | arık | olmadın boğazlanup gâyet semiz etleri olduğundan kirde kebâ … |
| EÇS X Y440a | … ra Nâ’ib dâ’imâ bu Harkova'da sâkin olur. Ahmerü'l-levn bir | arık | yüzlü iri gözlü ve kaba levend sözlü fasîh Türkce bilür. Ây … |
| EÇS X Y419b | Anlar fasılların tamâm edince karşudan bir | arık | kara kuru kadîd-i mahz âdem zâhir olup pâ-bürehne ve ser-bü … |
| EÇS IX Y319b | … en vilâyet-i Amrân'dan siyâh çerde ve kırmızı gözlü âdemler | arık | ve uruk ve kuru kadîd hallâk-ı kadîm âdemleridir. Ammâ ceyr … |
| EÇS X Y421a | … yerde cân teslîm edüp kapkara yanmış. Evvel dahi kara kura | arık | za‘îf âdem idi. Derhâl bu ahvâl melike pür me’âl ile, |
| EÇS VII 61a–61b | … alar var, ammâ cümlesi nâne çöpüne ve yâdes kemiğine dönmüş | arık | ve urûk ve kadîd-i mahz kâfirler var kim yigirmisine bir mu … |