Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 36 | 14,7 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Örnek bağlamlar
Tümü (36) →| EÇS I 217b | … yü yedi şey su’âl eder, yine "Kabru kabru hafru" deyü önüne | bakup | lisân-ı hâlile cümlesin feth edersin, deyü anladır. Ve bu g … |
| EÇS VI 80b | … er-i heft-ser-i gırrende gibi Beç kapusunun şâhrâhına doğru | bakup | sıkılı durur. Ve her kim sokaklarda bir demir parçası veyâh … |
| EÇS VIII 298b | … lâma bir top ve tüfeng atmayup Fransaların esîr olduklarına | bakup | gülüşüp, |
| EÇS VII 74a | … kal‘a kapudanı konağımıza gelüp elimizde olan kral hattına | bakup | her ne ki fermân olundu ise bi't-tamâm zahîre ve ta‘[y]înât … |
| EÇS VII 58b–59a | … âr olan âdemler âheste âheste bî-dermân döğüp sağına soluna | bakup | bî-tâb u bî-mecâl kaldığından bu hakîrin merhamet tamarları … |
| EÇS I 144a | … tarîk-i Yesevî'den bir mecâzib kimesne imiş dâ’imâ âsumâna | bakup | kelimât edüp gûnâ-gûn hâletler zâhir olur bir kimesne imiş. … |
| EÇS III 144b | … yle gerek dedikleridir. Ve bir Frenk gelüp vücûdum gemisine | bakup | , çok gemi gördüm ammâ böyle gemi görmedim dediği cümle huke … |
| EÇS VII 69a | … riyle tekellüm etmezler idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine | bakup | gezerlerdi. Ammâ siyâh zengî Arab ve Berberî kavmi ve Tilim … |
| EÇS IX Y77a | … alup tatlı ve ballı yeyüp helvâcı cüvânları yüzüne acı acı | bakup | tebessüm ederek helvâ tenâvül ederler. Bâ-husûs cum‘a günle … |
| EÇS IX Y273a–Y273b | … zdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup Urbân dönüp ardına | bakup | gördü kim enselerinden dal tîg-ı Dahhâk gelir. Aşağıdan dah … |