Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 35 | 14,3 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
cüst* ile tüm bağlamlar →“cüst” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (35) →| EÇS III 37a | … onlar ile üns [ü] ülfet edüp süvar olarak Hazret-i Havvâ'yı | cüst | ü cû edüp nâm [u] nişânın bulmazdı. Hikmet-i Hudâ; bir gice … |
| EÇS VIII 189b | … ’ide etmeyüp yine kaçardı, ammâ gide gide zahmlar bunu alup | cüst | ü çâpıklık etmez oldu. Hele gulâmımın biri dahi bu atın kız … |
| EÇS VII 114b | Ve meydân-ı siyâsetde kalan küffârın leşlerini Tatar'ın | cüst | ü çapükleri hâb-ı râhatı kendülere harâm edüp tâ sabâha dak … |
| EÇS II 373b–374b | … keriyle sâkin olduğu karyeyi muhâsara edüp Hasan Ağa askeri | cüst | [ü] cûda iken Kara Haydaroğlu atına süvâr olup iki yüz mel‘ … |
| EÇS I 126a | … sız hammâmı âlât [u] bisâtı ve huddâmları pâk ve dellâkları | cüst | ü çâlâk olup herkese hidmet ederler. {Ammâ Kulaksız hammâmı … |
| EÇS VI 48a | Ve akrânlarında eyle bir fârisü'l-hayl silâhşor | cüst | ü çapük İpşir Paşa ve Seydî Ahmed Paşa olaydı. |
| EÇS V 13a | Ammâ bu hakîr gâfil değil iken ve ol kadar | cüst | ü çâpük hâzır-bâş iken yerimden hareket etmeğe iktidârım ol … |
| EÇS I 71b | Netîce-i merâm bir halûk dervîş-meşreb şecî‘ ü cesîm ve | cüst | ü çâpük kimesne idi. Ve parmakları kalın ve mevzûn idi. Ve … |
| EÇS X Y161a | … , zîrâ elleri ve ayakları kısadır, karnı yere sürünüp kendi | cüst | [ü] çâpük hareket edemez ve çok gezemez. Ve taşrada üç günd … |
| EÇS X Y76b | … anım sıra olan memlûkların ac kurd gibi ol gavgâ mâbeyninde | cüst | [ü] cû edüp yüz yetmiş altun bulup hânemize geldik. Defîney … |