Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Dede Korkut Kitabı | 1 | 30,8 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 18 | 7,4 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: cevşen) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
cevşen* ile tüm bağlamlar →“cevşen” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (19) →| EÇS X Y79a | … bevvâbân anda nigehbânlık ederler. İki kapu mâbeyni cebe ve | cevşen | ve âlât-ı silâh ile müzeyyendir. |
| EÇS VIII 301b | … efter-i pâdişâhî üzre cemî‘i mühimmât [u] levâzımât cebe ve | cevşen | ve âlât-ı silâhların veresin" deyü fermân verildikde cümle … |
| EÇS IV 252a | … ın mâbeynlerinde ol kadar zî-kıymet âlât-ı silâh ve cebe vü | cevşen | vardır kim gûyâ kal‘a-i Eğre ve kal‘a-i Budin kapuları gibi … |
| EÇS IV 253a | … u mâbeyninde rûy-ı dîvârda ol kadar âlât-ı silâh ve cebe vü | cevşen | var kim ta‘bîr olunmaz ve bu kapu önünde dahi handak üzre h … |
| EÇS VII 114b | … lerle bağlayup alaçıklarında kılıçların yağlayup ve cebe ve | cevşen | söküklerin diküp tekrâr cümle asker-i Tatar ahd-i emân ve y … |
| EÇS II 330a–331b | … c-i âsumâna peyveste olup şukka-i alem şa‘şa‘ası ve cebe vü | cevşen | ve zırh-ı zireh-külâh nûru benî Âdemin merdüm-i dîdelerin h … |
| EÇS III 30b | … lî cebeciyânı toplar hizmetine ve guzât-ı müslimîne cebe vü | cevşen | ve gayri mühimmât verme hizmetine üç bin cebeci hâzır-bâş o … |
| EÇS VIII 195b | … mle ceng silâhların kuşanup yigirmi bin kadar asker cebe ve | cevşen | ve kübelere ve sadak ve tonlara müstağrak olup hâna geldile … |
| EÇS V 112b | … dişâhlarının cem‘ etdiği âlet-i silâh zer-ender-zer cebe ve | cevşen | ve zırh-ı kolçağ tuğulka-yı tâlûtîleri İslâmbol'a getirüp S … |
| EÇS V 123a | … uğ u sünü yalmanlarından ve zırh [u] zereh-külâh ve cebe vü | cevşen | şa‘şa‘asından âfitâb-ı âlem-tâbın pertevi müzmahill olup ce … |