Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 18 | 7,4 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
dâi* ile tüm bağlamlar →“dâi” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (18) →| EÇS IX Y22a | … ta’am yokdur, gâyet lezîzdir. Ve cemî‘i emrâz-ı muhtelifeye | dâ-i | devâdır. |
| EÇS VII 62a | … ller ve fassâd-ı âmiller var. Elbette benim bu akrabâma bir | dâ-i | devâ etsinler, yohsa cümlesini kat‘-ı erzâk ederim", dedikd … |
| EÇS III 16a | … Sultânu'l-ulemâ sürünce cümle ehl-i derde ol gül-i mübârek | dâ-i | devâ olduğundan "Er-kili" ya‘nî "Er-çamuru" demeden galat E … |
| EÇS IX Y72b | … ve ahşam birer kâse nûş ederler. Cemî‘i ehl-i Mısır bundan | dâ-i | devâ bulup ismine ırk-ı sûs derler. Vücûd-ı insânda olan cü … |
| EÇS VI 156a | Ve hukemâları meşhûrdur, ammâ Fireng uyuzuna aslâ | dâ-i | devâ bulamayup hemân kıllet üzre ta‘âm yedirüp perhîzden ga … |
| EÇS III 165b–166a | … re fasl çalarlar. Hâlâ bu mutrıbân dâ’imdir. Bu fasıllardan | dâ-i | devâ bulmayan dîvânelere bîmârhâneci babalar ol kadar kızıl … |
| EÇS III 48b | … i dökülüp uryân kalır. Ammâ benî Âdem nûş etse cemî‘i derde | dâ-i | devâdır. |
| EÇS III 91a | … yüz bin ağaç kalmazdı. Ammâ herkes birer kantarav kal‘ edüp | dâ-i | devâ edüp bi-emrillah ol çürük yeri gâ’ib olup ke'l-evvel d … |
| EÇS III 165a–165b | … bda kütüb-i mu‘teberelere i‘tibâr edüp benî Âdem'in derdine | dâ-i | devâ etmeğe mu‘âlece istihrâc ederler. Anda bir dâr-ı şifâ … |
| EÇS VI 160a | … râ eyle bir fezâ-yı bâlâdır kim cemî‘i nebâtât u ahşâbât ve | dâ-i | devâ-i giyâhât bunda mevcûddur. Hattâ bu yaylanın cânib-i g … |