İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Sözcük profili

dallar

6
geçiş
2,2
milyonda
34.100.
sıklık sırası
186.866 biçim içinde
1
eserde
10
ekli biçim
biçim ailesi
Eserlere göre sıklık (milyonda) — eserler kronolojik sırada
Veriyi tablo olarak gör
EserGeçişMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi62,5

Metin içindeki dağılım

Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).

EÇS D 0,56

Eşdizimlilik

Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.

EşdizimBirlikteToplamKonumlogDiceMItG²
ve4147.919-0,170,600,680,7

Dağılımsal komşular deneysel

Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.

“dallar” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.

Örnek bağlamlar

Tümü (6) →
EÇS X Y446a … ü] bârın dökse bu nihâllerinden yere girüp yeni filis veren dallar yeniden bahar verüp yapraklanmağa başlar. Vech-i arzda Hâlı …
EÇS IX Y105b … ırlığından mermer sütûnlar dalların vücuduna gömülüp mezkûr dallar dahi cüssedâr oldukça hevâya münkalib olup mezkûr sütûnları …
EÇS IX Y64b–Y65a … ar çam kabukları ve nihâlleri üzre sıçup beyâz beyâz ballar dallar üzre bitişüp kalır.
EÇS X Y166b–Y167a … le başların zeyn edüp ellerinde limon ve turunc ve hammâslı dallar ile keyyâlbaşı ve bâğbânbaşı atbaşı berâber yine mahbûbları …
EÇS VI 167b … ‘dehu bu kasaba-i Foniçse'den kalkup şark tarafına taşlıklı dallar ve beller aşup 10 sâ‘atde Biyelemik yaylasın aşarken yayla …
EÇS X Y363b … aları yere nüzûl edüp kâtil cühûdları cümle dalları bürüyüp dallar cühûdları ura ura helâk edüp vücûd-ı şecer âh [u] vâh-ı pey …