İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Sözcük profili

deşt

16
geçiş
5,9
milyonda
15.822.
sıklık sırası
186.866 biçim içinde
1
eserde
10
ekli biçim
biçim ailesi
Eserlere göre sıklık (milyonda) — eserler kronolojik sırada
Veriyi tablo olarak gör
EserGeçişMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi166,5

Metin içindeki dağılım

Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).

EÇS D 0,46

Eşdizimlilik

Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.

EşdizimBirlikteToplamKonumlogDiceMItG²
bâğ31.2956,235,611,7017,5
u1517.4344,824,183,6660,2
cânibi45.6464,533,901,8714,3
içre35.3244,203,571,599,4
ü511.2953,863,222,0013,6
ve12147.9191,410,771,443,1

Hemen sağında

Dağılımsal komşular deneysel

Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.

“deşt” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.

Örnek bağlamlar

Tümü (16) →
EÇS II 296b … b-ı rakîk-i uyûn-ı câriyeleri vardır. Ve bâğ u besâtînleri, deşt [u] sahrâ-yı bî-pâyânı zeyn etmiş. Ve bu şehrin dahi me‘kûl …
EÇS II 307b … düp iki yüz aded müsellah refîkler alup yine cânib-i şimâle deşt u kendler güzer edüp 9 sâ‘atde
EÇS III 123a … eccüh etse mezkûr Arslan Beğ'e süvâr olup dağ u râğ u bâğ u deşt u sahrâ geşt ederek ba‘zı zamân gazâya gidermiş. Arslan Beğ …
EÇS V 22b–23a … ir görünür, ammâ sekiz aded dere ve depe ve dağ ve bayır ve deşt ve püşteler üzre birbiri üzre üçer dörder kat sarâylar ve g …
EÇS III 30a–30b … eyince el-azametullah hakîr Üsküdar'a vardıkda dağ u taş ve deşt [u] hâmûn ve bâğ u bâğçeler âdem deryâsı olup mevc urur. Ha …
EÇS II 221b … rz-ı hâliye görmeyüp ma‘mûr [u] âbâdân Sahrâ-yı Filedâr nâm deşt içre cânib-i erba‘ayı temâşâ ederek,
EÇS II 349a … si meyyit-i müteharrîk idi. Direklibel nâm mahallin beli ve deşt [u] kûhu berf-i İlâh ile memlû idi. Paşa niçe cür’et sâhibi …
EÇS II 241b–242a … lup cümle ziyâretgâhları ve her diyârın menâzillerinde olan deşt [u] hâmûn ve kûh-ı bülend, ahcâr [u] eşcârâtları ve büleyde …
EÇS IX Y101b … e bu şehrin memdûhâtından cemî‘i mahsûlâtı tütündür. Cemî‘i deşt ü sahrâsı tütündür. Niçe bin yük bağlanup kârbân olup cemî‘ …
EÇS II 296b–297a … e ile kâr [u] kesb edüp kifâflanırlar. Andan cânib-i cenûba deşt [u] sahrâlar içre câh-ı mâlardan âb-ı hayâtlar nûş ederek u …