8
geçiş
3,0
milyonda
26.003.
sıklık sırası
186.866 biçim içinde
1
eserde
0
ekli biçim
biçim ailesi
Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 8 | 3,3 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Örnek bağlamlar
Tümü (8) →| EÇS II 308b–309b | … . Ve Kapudan Deli Hüseyin Paşa Revân kal‘asına hâ’il Muhnâd | depesinden | derûn-ı kal‘a-i bîrûnu leylen ve nehâr döğüp harâb ederdi. … |
| EÇS I 67a | … rev Paşa'nın bir ağası, Husrev'in kanın almak içün Hâfız'ın | depesinden | bir hançer-i {tîz} urup tîz çenesi altından güzer edüp ol â … |
| EÇS V 74b | … ken Murtazâ Paşa kahvecisi Arnavud Mehemmed, Hasan Paşa'nın | depesinden | bir hançer-i zü'l-ficcâm-ı mühlik urunca "Hay kahbe hîz" de … |
| EÇS VIII 215b | … tâ’ifesi Hazret-i Zekeriyyâ'ya bir iftirâ edüp {destere ile | depesinden | aşağı iki pâre biçüp} şehîd etdiklerinde bu Batlîmûs şehâde … |
| EÇS IX Y372b | Andan Vâdî-i Nâr nâm menzilinden kalkup vakt-i asırda âdem | depesinden | bişerek ulu kayalı ve dere ve depeli ve muğaylân ağaçlı kum … |
| EÇS IX Y372a | … f dereli ve iki cânibi kara kayalı bir vâdî-i Nâr'dır. Âdem | depesinden | kebâb olur. |
| EÇS VII 62b | … pâk ü pâkîze silüp hemân yine acele ile kafâyı yerine koyup | depesinden | ve çenesi altından yassı kayışlarla muhkem sarup meydân-ı m … |
| EÇS I 217a | … gecesi oldu. Bi-emri Hudâ, ol ma‘sûmun tulum gibi derisi tâ | depesinden | ve burnu ucundan ve sadrından ve göbeğinden tâ zekeri ucund … |