Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 15 | 6,1 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
elmas* ile tüm bağlamlar →“elmas” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (15) →| EÇS II 308b–309b | … zehâ’ir ve top ve barut kalmayup âhir bir gice Murtazâ Paşa | elmas | hâtemin yudup merhûm olıcak ertesi ale's-sabâh cümle cüyûş- … |
| EÇS III 176a–176b | … seksen yedi sikke-i hasene ve yedi taş yâkût u zümürrüd ve | elmas | [u] la‘l ve seylân ve pîrûze ve zeberced taşları verüp eydü … |
| EÇS II 230b | … -ı zülâli gördüğümüz küçük hıyar kadar var idi. Bi-emrillah | elmas | gibi berrâkdır, ammâ buz olmağıla tiz erir. |
| EÇS IV 303b | … çıkarup ödüm çıkarmadılar" deyü hakîre koynundan yedi kıt‘a | elmas | taş ve bir incü tesbîh ve bin altun verüp "Dehi çok şey ver … |
| EÇS IV 326b–327a | … unan yerde beş on yahûd on beş kıt‘a cevâhir-i zî-kıymetden | elmas | u la‘l u yâkût çıkup sâhib-i zemîn girân bahâya fürûht eyle … |
| EÇS V 10b | … âğ kıt‘asında yigirmişer ve otuzar kıt‘a belki kırkar kırat | elmas | ile pür-olmuş bir sanduka idi. |
| EÇS V 107a | … p mermer üzre altun kakma zer-nişânlar üzre la‘l u yâkût ve | elmas | ü pîrûze ve zeberced ve seylân ve aynü'l-hurr ve aynü'l-hir … |
| EÇS III 51b–52a | … yı şâha verdiler. Ol dahi haste-hâl idi. Hemân parmağındaki | elmas | mührini yudup ciğeri pâre pâre olup merhûm oldu" deyince Ta … |
| EÇS V 127a | … ssa‘ salîbeler ve çelîpâlar ve zerrîn ve murassa‘ lu’lu’ ve | elmas | ve yâkût ile kâr olunmuş zerrînkâr halhal ve tavk ve İstefa … |
| EÇS III 176a–176b | … ek ve ıssıcak furûnî altun-ı bundukânî ve la‘l [u] yâkût ve | elmas | , zümürrüd-i Sudânî ile memlû bir cilbend-i kerâmedir. Hemân … |