Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Dede Korkut Kitabı | 1 | 30,8 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 15 | 6,1 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: idem) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
idem* ile tüm bağlamlar →“idem” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (16) →| EÇS IV 404a | … kda "İlâhî bu kavimden beni halâs edüp yedi deryâyı deverân | idem | ." dimiş idi. Du‘âsı müstecâb olup Yûnus Nebî balık karnına … |
| EÇS IV 335b | … i sâhib-ı Irâk etdin. Anın mukâbelesinde men de sana ivazın | idem | !" deyü kayd-ı hayât ile Bağdâd'ın ser-sâzengânlığın, ya‘nî … |
| EÇS IV 212a | … y-ı Kadîr bu hıyye-i hakîr senin keştîni bu girdâbdan halâs | idem | ." deyü ta‘ahhüd eder. Hazret-i Nûh dahi "Nola yâ su‘bân, se … |
| EÇS IV 239a | … Hasan Şâh'a ihsân edüp Dâr-ı Büleh olan şehr-i Ahlad'ı imâr | idem | derken fâtih-i Kostantiniyye Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân … |
| EÇS IV 396b | … u ne asker ola." deyü ta‘accüb-künân olup vakt-i zuhuru edâ | idem | derken başına niçe âdem üşüp "Tiz bize imâmet eyle, bu kerr … |
| EÇS IV 290b–291a | … bözörklü ve bir buyuruk kuhsan. Bu kâr-ı evkârdan seni âgâh | idem | . Danışığıma gûşını mengûş dut galan." Kaçan kim biz öz hâli … |
| EÇS IV 378b | … gûne teshîre mâliksin, dürûğ deme, dürüst söyle. Seni rehâ | idem | !" der. Herîf-i mazlûm eydür: "Vallah hânım ahşam vâkı‘amda … |
| EÇS IV 281b | … dd idem ve dağdan tarafa kûhkenlere kesdirüp şâhrâh-ı vâsi‘ | idem | deyü himmet etmişken Kızılbaş vilâyetimize âsân vech ile ge … |
| EÇS IV 294b | … nân-ı Alî-râ ve şehîdân-ı Kerbelâ-yı dilîrâ" deyü efsâneler | idem | derken bizi görüp dem-beste oldu. |
| EÇS III 151b | … bükmün kalup lâl [u] hayrân olur. Niçe kerre cür’et-i kelâm | idem | sanup hasîr olup {kürsîden} iner. Ol asırdan berü eyle kalm … |