12
geçiş
4,4
milyonda
19.840.
sıklık sırası
186.866 biçim içinde
1
eserde
2
ekli biçim
biçim ailesi
Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 12 | 4,9 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
kerkes* ile tüm bağlamlar →“kerkes” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (12) →| EÇS IV 237a | … girüp sandûkaya niçe yüz kerkes ve kartal murgları bağlayup | kerkes | murglarının mâfevkinde bir sütûn üzre lahm-ı gûnâ-gûn salb … |
| EÇS X Y369b–Y370a | … urcundan çıkdıkda ibtidâ turna kalkar, andan murg-ı kemâzâr | kerkes | , andan karakuş, andan çaylak ve andan laklak. |
| EÇS IV 396a–396b | Ve yine murgândan kavm-i kadîm | kerkes | kuşudur. 396b Rûy-ı zemînde benî Âdemden evvel halk olup … |
| EÇS II 311b | betokçın / | kerkes | kuşı |
| EÇS X Y210b | Yaşar | kerkes | kem-âzâr olduğunca / Doğan durmaz ziyânkâr olduğunca |
| EÇS VII 133b | kerkes | ||
| EÇS III 89a | Kerkes | gölü: Her sene niçe bin akbaba murgu gelüp bu gölde çimüp g … | |
| EÇS IV 237a | … urûc edüp bir sandûka içre kendüsü girüp sandûkaya niçe yüz | kerkes | ve kartal murgları bağlayup kerkes murglarının mâfevkinde b … |
| EÇS IV 243b | Yaşar | kerkes | kim âzâd olduğunca / Doğan durmaz ziyâfet bulduğunca |
| EÇS IV 312a | … âr kayalarında cemî‘i ukâb u şahin ve zağanos ve balaban ve | kerkes | kuşları âşiyân etmişdir. Ve bu kayalarda gâr-ı azîm ve perk … |