Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 7 | 2,9 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
onları* ile tüm bağlamlar →“onları” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (7) →| EÇS II 351b–352a | … Alî Ağa'yı çağırup eyitdi "Ne kadar bâr-ı bî-ma‘nî var ise | onları | bu kurâ halkına yediğimiz zehâ’ir mukâbelesine verüp tesell … |
| EÇS II 297a–297b | … içe yüz bin benî Âdem deryâ-misâl temâşâya çıkup hakîr dahi | onları | temâşâ ederek şehrin bir ucundan Hân sarâyına kâmil iki sâ‘ … |
| EÇS VI 14a | … ve eğer Îsâ Nebî timsâli bir gûne nazar eder kim her gören | onları | hay zann ederler. |
| EÇS II 334b–335b | … eydî eydür: "Valaha pâdişâham! Onlar beni vururdur. Beni de | onları | hap vururdur. Cilîde horta yokıdır. Onlar beni baş vurursa, … |
| EÇS II 334b–335b | … vururdur. Cilîde horta yokıdır. Onlar beni baş vurursa, ben | onları | diş vurur" deyü Abazaca lehce-i mahsûsiyle kelimât etdiğind … |
| EÇS III 154a–154b | … e bundukanî mümessek altun hedâyâ getirdim. Pâdişâhım! Dahi | onları | Edirne'ye götürüp masrûf edesiz" deyü feth-i kelâm edüp vez … |
| EÇS III 157a–157b | … netine hıyânet edüp evlâdıma destdırâzlık ederler. Ben dahi | onları | katl ederim. Şimden gerü var sana cemî‘i ulûm-ı garîbe ü ac … |