Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Dede Korkut Kitabı | 1 | 30,8 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 19 | 7,8 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: ormanı) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
ormanı* ile tüm bağlamlar →“ormanı” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (20) →| EÇS IX Y265b | … Aneze nâm mahalle karîb oldukda dağı ve taşı Urbânın sırık | ormanı | dutmuş. Bir hayli bulandılar ve çalkandılar. Ammâ gördüler … |
| EÇS IX Y159a | Andan bir dahi dağlar ve | orman-ı | bî-amânlar geçüp Haleb cisri nâm mahal Haleb ve Azez ve Kil … |
| EÇS X Y311a | Ve bu şehrin cenûb ile keşişleme rûzgârı mâbeynindeki hûrmâ | ormanı | içinde üç bin mikdârı hayme ve kilimden ve türâb ve kamışda … |
| EÇS VII 85a | … kal‘a kapusu cânib-i garba mekşûf ağaç kapudur. Ve bir sık | orman-ı | mişeyistânlı zemîne vâki‘ olmağile gâyet mahûf u muhâtara y … |
| EÇS V 64b | … -ı menhûs başlarını kadd-i bâlâ sırıklar üzre gûyâ bir ağaç | ormanı | içre şecere-i Vakvâk âdemi başları geçerdi. |
| EÇS X Y405b | … ve ellişer zirâ‘ gelür. Andan yine Nîl kenârınca say ağacı | ormanı | içre sekiz sâ‘at gidüp, |
| EÇS VI 148a | … ve tilâvet-i Kur’ân ederek piyâde 4 sâ‘at yürüyüp andan Âh | ormanı | nâm bir sarp ağaçlı dağı çıkup bir çemenzâr yerde, |
| EÇS VI 167a | … ehbâz refîkler verüp cânib-i garba 8 sâ‘atde Lipete yaylası | ormanı | ve sengistânı içre kâfirin pusu yerlerin selâmetle geçüp, |
| DK VI 21 | atlu batup çıḳamaz anuŋ balçıġı olur ala yılan sökemez anuŋ | ormanı | olur gök-ile pehlū uran anuŋ ḳal'ası olur göz ḳaḳuban köŋül … |
| EÇS III 123a–123b | … ‘ edüp niçe yüz bin haşebleri ana kadamış kim gûyâ bir ağaç | ormanı | olmuş. Âdemin aklı ihâta etmeyüp dîde pür-nem hîrelendiği s … |