11
geçiş
4,1
milyonda
20.580.
sıklık sırası
186.866 biçim içinde
1
eserde
14
ekli biçim
biçim ailesi
Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 11 | 4,5 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
oturdu* ile tüm bağlamlar →“oturdu” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (11) →| EÇS VIII 190b | … t-i şitâ-yı azâb-ı elîmi çeküp bu ormanda âteş başına geçüp | oturdu | ise elleri ve ayakları don(ul)up ve gözlerine kara su inüp … |
| EÇS IX Y149b | "Siz safâ geldiniz" deyüp | oturdu | . Ve karşusuna otuz dâne bıyığı düm-i binâgûşunda şehbâzlar … |
| EÇS X Y74a | Mâla | oturdu | / ya‘nî borcunu vermeğe ahid etdi bir âdem bir âdemin. |
| EÇS II 349b | … âm edüp hayât-ı câvidân bulduk. Ammâ her kim ki âteş başına | oturdu | ayneynlerine tezzâb-vâr Gümüş şehrinde gümüş suyu inüp nâ-b … |
| EÇS X Y222b | … ile'r-Rûm bi's-selâme yâ imâm" deyüp ol mahalde yine çöküp | oturdu | kim kırk yedi senedir ol amûd dibinde sâkindir. Bu kelâmı i … |
| EÇS IV 221b–222a | … aşağı inüp elindeki yılanı çakşırı içine koyup yere çömelüp | oturdu | . Bir ândan yine çakşırından bir uçkur çıkarup mezkûr uçkuru … |
| EÇS IX Y260b | … lk çadırları içre cümle esbâbların yığup herkes esbâbı üzre | oturdu | . Hakîr hemân üç re’s atlarımı kilim ve keçe ile sarup tîz t … |
| EÇS X Y421a | … [u] figânlar edüp âsudehâl bir köşede müte’ellim olup söğüp | oturdu | . Ve bir kimesne hâline merhamet edüp bir katra su vermedile … |
| EÇS IV 232b–233a | … ine sokup ya Allah deyüp perende ile enserinin üstüne çıkup | oturdu | ve hayli ma‘rifetler icrâ etdi. Andan bu mismâr üstünden dî … |
| EÇS VII 69b | … pler idi. Hemân bir âdem salıncak direklerinin başına çıkup | oturdu | ve fakîre avretin elleri ve ayakları bir yerde tor top bağl … |