Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 14 | 5,7 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Örnek bağlamlar
Tümü (14) →| EÇS I 149b | "Estağfirullâh Mûsâ hakkında | sû’-i | zanlar ederdik, hakkâ kim yed-i beyzâsı ve cesedi dürr-i ye … |
| EÇS V 186b | … svîrât-ı melhûzâtda Âl-i Osmân karîbleri ve nedîm-i hâsları | sû’-i | tedbîr etdiler. Emr-i Hudâ böyle imiş. Bu tasvîrât-ı melhûz … |
| EÇS II 363b–364a | … meğe meftûn idi. Ve re’y [ü] tedbîrde hüsn-i tedbîr etmeyüp | sû’-i | tedbîre ilkâ edenlere tab‘iyyet ederdi. Ve devleti gûyâ ist … |
| EÇS II 318b | … bir diyârda yokdur. Bu diyârda kizb u gıybet [u] mesâvî ve | sû’-i | zân ve kin [ü] kibir ve buğz [u] adâvet yokdur, illâ adâvet … |
| EÇS I 21b–22a | … ı Urbân'ı kırup âsûde-hâl olalım" deyü bir alay müşrikin bu | sû’-i | tedbîri hüsn-i tedbîr görüp hicretin iki yüz elli altısında … |
| EÇS V 117b | … rne'ye azîmet eyleyüp mukaddemâ Tımışvâr kal‘asının fethine | sû’-i | tedbîr ve te’hîr olunduğundan ve Lipova kal‘asına tekrâr kü … |
| EÇS I 86b | İnhizâm-ı asker-i İslâm kenâr-ı nehr-i Raba berâ-yı | sû’-i | tedbîr-i sadrıa‘zam ve İsmâ‘îl Paşa ve Gürcî Mehemmed Paşa: … |
| EÇS III 52b–53a | … mesnenin cânı yok idi kim zemm u nemm u gıybet ve mesâvî ve | sû’-i | zan ve müdâhane ve hoş-âmed söyleyeler idi. Anı meclisinden … |
| EÇS I 78a | … at ol pâdişâh-ı mazlûmu hoş-âmed kelimâtlar ile mağrûr edüp | sû’-i | tedbîr ederdi. Zîrâ umûr-ı devletde bir iş görmemiş Za‘frân … |
| EÇS I 24a | … niçe bin ulûfesiz derme çatma asker dahi Yıldırım vezîrinin | sû’-i | tedbîriyle Timur'a tâbi‘ olup Yıldırım Hân ol an sehel aske … |