Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 22 | 9,0 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
serhoş* ile tüm bağlamlar →“serhoş” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (22) →| EÇS VI 111a | … e kırk yiğit dahi dest-i Hamza'dan peymâne-i eceli nûş edüp | serhoş | olup vâdî-i hâmûşânda hâmûş-bâş küştegîr-i savaş olup yatdı … |
| EÇS X Y416a–Y416b | … an ziyâde sekir verir; hattâ suya kosalar ol sudan nûş eden | serhoş | olur. Ammâ bu diyârın şiddet-i harâretine bu mükeyyifâtlar … |
| EÇS VI 102b | … üfenglerin ata ata niçe gâzîlerimiz câm-ı şehâdeti nûş edüp | serhoş | olanların na‘şelerin komayup gerüye getürürlerdi. |
| EÇS I 214b | İçdiği dem | serhoş | eder esrik olur dîvânesi |
| EÇS VI 175b | … açık pâdişâh-ı cem-cenâb idi. Be-kavl-i müverrihîn bunlara | Serhoş | Sultân Selîm derler. Dedesine Yavuz Sultân Selîm derler kim … |
| EÇS VI 92a | … gâziyân ol mahalde rütbe-i şehd-i şehâdet câmından nûş edüp | serhoş | olanları derhâl mest olmayan gâzîler şühedâların na‘şelerin … |
| EÇS X Y433b–Y434a | … yurdu yerindeki kuyuları fîller içün tathîr etdik, nûş edüp | serhoş | oldular ve bu sahrâda hayli cünbüş etdiler. |
| EÇS X Y450b | … yz-i müntehâ dırahtı var, sâyesinde bin âdem istirâhat edüp | serhoş | olur. Zîrâ âb [u] havâsı gâyet latîf kal‘adır. |
| EÇS VI 170a | … ması cihânı dutmuşdur, ammâ üzümü menhûs olup meyi de âdemi | serhoş | etmez, anıniçün halkı hoş-hâllerdir. |
| EÇS IX Y211a | … rın musanna‘lığına göre Süleymân Hân mu‘allimlerinden câmcı | Serhoş | İbro nam üstâd câm inşâ etmek semtinde mâhir olmağile câm-ı … |