Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 11 | 4,5 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Yazım değişkeleri
Tarihsel ses ve yazım denklikleri →Aynı sözcüğün çeviriyazı harfleri (ḳ/k, ġ/g, ḍ/d, ė/e, ŋ/n…) bakımından farklı yazılan biçimleri ve hangi eserde kullanıldıkları. Farkların önemli bir bölümü edisyonların çeviriyazı geleneğinden kaynaklanır; bir kısmı ise gerçek ses gelişimini yansıtır. Eş yazımlı farklı sözcükler de listeye girebilir.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
tâli* ile tüm bağlamlar →“tâli” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (11) →| EÇS III 96a–96b | Andan devlet yâver olup baht [u] | tâli | ‘ mes‘ûd olup cemî‘i a‘yân-ı devlet ehl-i havâyic şeb [u] rû … |
| EÇS III 142b | … r kayada çeşme vardır, ana tâli‘ çeşmesi derler. Varın anda | tâli | ‘ dutun" deyü bizi ol dere içine götürdü. |
| EÇS III 48b | Der-beyân-ı iklîm ü | tâli | ‘ ve arz-ı beled-i büldân: Cemî‘i münecimînin kavli üzre bu … |
| EÇS III 142b | Der-beyân-ı çeşme-i | tâli | ‘ ya‘nî mutalsamât-ı çeşme-sâr-ı Eflatun-ı İlâhî |
| EÇS I 199b | … eri cild cild rû-yı dükkânına dizüp âyende ve revende gelüp | tâli | ‘ dutup bir akçe verüp bu tasvîrlerden fâl açup, ceng [ü] ci … |
| EÇS III 142b | … ba yürük yürü, bize yol göster" diyerek azm-i râh-ı çeşme-i | tâli | ‘ deyüp gitmedeyiz, ammâ yârânların çoğu, "Yolları sa‘b imiş … |
| EÇS III 142b | … ir ihtiyâr Yürük eydür: "Bunda bir kayada çeşme vardır, ana | tâli | ‘ çeşmesi derler. Varın anda tâli‘ dutun" deyü bizi ol dere … |
| EÇS III 3a | 143. Vitoş dağı içinde çeşme-i | tâli | ‘ ya‘nî ibret-nümâ-yı mutalsamât-ı Eflatun-ı İlâhî. |
| EÇS III 142b | … âde Şefî‘î Çelebi eydür "Bu Türük kocasının bizi götüreceği | tâli | ‘ çeşmesi nedir, bilir misiniz" dedikte "Hayır bilmeziz ve g … |
| EÇS III 120b | … n ne kadar bin balık sayd olunursa paşanın olur. Bu mahalde | tâli | ‘ tutarlar. Bir azîm balık gelirse işim âsân ola, derler. |