Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Dede Korkut Kitabı | 1 | 30,8 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 11 | 4,5 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: yiye) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
yiye* ile tüm bağlamlar →“yiye” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (12) →| EÇS II 230b | … âb güvesi ta‘bîr etdikleri gibi kurddur kim kar içinde karı | yiye | yiye girdiği yollardan bulunur. |
| EÇS II 263b | … onanmasıyla deryâ-misâl asker ile gelmede. Azak balığı yiye | yiye | cânımıza tâk deyüp ciğerlerimiz cılk oldu. Âhir bu kal‘ayı … |
| EÇS X Y444a | … ’il-i Künûz Urbânı içre kona göçe âb-ı Nîl içe lahm-ı cemel | yiye | ve şîr-i şütür ve hubz-ı dârûyı kütür kütür yiyüp içerek me … |
| EÇS II 230b | … vesi ta‘bîr etdikleri gibi kurddur kim kar içinde karı yiye | yiye | girdiği yollardan bulunur. |
| EÇS IX Y70a | … âşâsına gelenler seng-sâr edüp bu kadar bin yıldan berü taş | yiye | yiye bir gözün dahi çıkarmışlar. Allâhu a‘lem, ol gözin dah … |
| EÇS VII 156b | … in beğlerine bir armağan hedâyâ versen yanına âdemler koşup | yiye | içe kona göçe bir beğe yâ bir kabağa veyâ bir pişköve sâlim … |
| DK Muk. 7 | … usınça mālı olsa yıġar direr ṭaleb eyler naṣibinden artuġın | yiye | bilmez ö[r]leşüben sular ṭaşsa deŋiz ṭolmaz tekebbürlik eyl … |
| EÇS IX Y70a | … na gelenler seng-sâr edüp bu kadar bin yıldan berü taş yiye | yiye | bir gözün dahi çıkarmışlar. Allâhu a‘lem, ol gözin dahi çık … |
| EÇS VII 131b | … îrâ hakîmâne emrullâhdır. Bir âdem müddet-i medîd-i ömründe | yiye | içe vücûdunda niçe gûne safrâ ve sevdâ ve balgam ve ahlât-ı … |
| EÇS IX Y183a | Sahrâ-yı Cinîn içre Türkmân obaları içinde | yiye | içe ve kona göçe zevk [u] safâ ederek 12 sâ‘atde, |