Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Kutadgu Bilig | 1 | 13,6 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 17 | 6,9 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: tarab) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
tarab* ile tüm bağlamlar →“tarab” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (18) →| EÇS IV 324a | … yyâ halkı ilm-i edvâr üzre hânendelerdir kim her biri ayş u | tarab | mahallerinde destine müdevver dâ’ireyi alup on iki makâm ve … |
| EÇS VII 181a–181b | … oturak edüp bed-âyîn ve küfr [ü] dalâlet ve ayş [u] nûş ve | tarab | u ışret edecek olunca cümle küffâr gemilerden atların çıkar … |
| EÇS VIII 343b | … gûnâ-gûn kapudlar ve kırmızı ihrâmlar ile reftâr edüp ayş u | tarab | ederler. |
| EÇS I 138a | … erin sâyesinde tâze şikâr olunmuş mâhîleri pişirdüp ayş [u] | tarab | edüp zevk [u] safâ eder. |
| EÇS VII 70a | … ıbânlar gelüp cümle rehâvî makâmında fasıllar edüp ol kadar | tarab | u ayş [u] nûş ve zevk u safâlar olundu kim gûyâ Hüseyin Bay … |
| EÇS V 85b | … ında gölünden çıkar bir böcek vardır. Kefereler nukl-i îş-i | tarab | ederler. Ol dahi çok olur ve yılda bir kerre yüz bin âdem c … |
| EÇS VIII 305a | … er ile şehri bezeyüp herkes sâz u söz ve lu‘b u lehv, ayş u | tarab | edüp şâdımânlar edeler. Bildim bilmedim ve işitdim işitmedi … |
| EÇS II 301b | … güzelce şâhın kadağasın sıyup nihâyetince meclis-i ıyş [u] | tarab | kurup bâde-i nâb, çakır şarâb nûş ederim. Pes sen kimden ko … |
| EÇS X Y177b–Y178a | … âne ve meyhâneden ve kebâbçı dükkânlarından ve sâ’ir âlet-i | tarab | nakillerinden ba‘zı eşyâlar getürüp kifâflanırlar. Ve ba‘zı … |
| EÇS X Y317b–Y318a | … Kazvîn'e firâr edüp cümle ordu-yı bâzârın ve âlât-ı nakl-i | tarab | hazîne-i dînârın yağmâ ve târâc edüp cüyûş-i muvahhidîn ü m … |