Veriyi tablo olarak gör
| Eser | Geçiş | Milyonda |
|---|---|---|
| Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası | 1 | 26,3 |
| Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi | 33 | 13,5 |
Metin içindeki dağılım
Her çizgi bir geçiştir; soldan sağa metnin başından sonuna. Juilland D, sözcüğün metnin on parçasına ne kadar eşit yayıldığını ölçer (1 = tam eşit).
Eserlere göre kullanım
Tüm anlam ayrışmaları →Sözcüğün (yazım farkları birleştirilerek: zeyt) her eserde ±3 sözcüklük pencerede birlikte geçtiği sözcükler. Ortadaki sütun iki eserin paylaştığı bağlamlardır; yanlardakiler yalnız o esere özgüdür. Benzerlik iki eserdeki bağlam profillerinin kosinüsüdür: 0'a yakın değer sözcüğün o eserlerde farklı anlam ya da işlevle kullanıldığını düşündürür.
Karşılaştırma için sözcüğün en az iki eserde 5 ya da daha çok geçmesi gerekir; şu an yalnız bir eserde bu sıklığa ulaşıyor.
Eşdizimlilik
Sözcüğün ±4 sözcüklük penceresinde en az 3 kez birlikte geçtiği sözcükler. logDice (Rychlý 2008) derlem boyutundan bağımsız ve kararlıdır; MI seyrek ama güçlü bağları, t-puanı sık ve güvenilir bağları öne çıkarır; G² birlikteliğin istatistiksel anlamlılığıdır (≥ 10,83 → p < 0,001). Konum profili sözcüğün solda mı sağda mı durduğunu gösterir.
Hemen solunda
Hemen sağında
Dağılımsal komşular deneysel
Yalnız derlemde en az 8 kez geçen biçimler için hesaplanır.
Biçim ailesi
zeyt* ile tüm bağlamlar →“zeyt” ile başlayan ekli biçimler — Eski Türkçenin eklemeli yapısı. Yalnız biçimsel başlangıca bakılır; farklı kökler de girebilir.
Örnek bağlamlar
Tümü (34) →| EÇS IX Y113a | … ryâ dibinde ağzındaki zeyte rehâ verüp derhâl rûy-ı deryâya | zeyt | çıkup hubbâb-vâr zeyn olup her biri birer şems-i tâbân olup … |
| EÇS IX Y186a | Ve bu şehirde | zeyt | yağı firâvân olmağın bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda beş b … |
| EÇS IX Y348b | … (---): Bir alçak kubbedir. Ve kireç ile sıvalıdır. Mahzen-i | zeyt | olmağile dâ’imâ mesdûddur. Bu Harem-i şerîfde ve şehir için … |
| EÇS I 163a–163b | … olur, zîrâ ol zeytlere şems-i cihânın tâbı urup her katre-i | zeyt | kevâkib-i Süreyyâ gibi ka‘r-ı deryâyı münevver edüp bir sûz … |
| EÇS IX Y184b–Y185a | … ntâr harîr hâsıl olur. Ve niçe kerre yüz bin Mağrib cerresi | zeyt | yağı ve zeytûn hâsıl olur. Ve kılye ta‘bîr ederler bir türâ … |
| EÇS I 124b | … âl beyâz kabuk içre zî-rûh bir mahlûkdur. Meyhor kimesneler | zeyt | yağıyla pişirüp yâhûd limon ile çiğce tenâvül edüp bâde nûş … |
| EÇS I 163a–163b | Bunlar ağızlarına | zeyt | yağı 163b alup yetmiş kulaç ka‘r-ı deryâya dalup ağzındak … |
| EÇS I 175b–176a | … h olup dükkânların tahtırevânlar üzre katremîz şîşeler içre | zeyt | yağların pür edüp ubûr ederler. 176a Ardları sıra yağ emî … |
| EÇS X Y203b | … p Mısır'ı deverân edüp ba‘de'l-gurûb hânesine varup ol gece | zeyt | yağlı esbâblar geydirüp huddâmları cemî‘i vücûdun ova ova r … |
| EÇS X Y213b | … Mısır'a mahsûsdur, bir kubbe kandîl içinde bir kandîl dahi | zeyt | bunda durup yanar. |