İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Uigurische Sukhāvatīvyūha-Fragmente (Zieme) sözlüğü

229 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

229 madde

aç- fiil 1

(Kapı, kapak, yol) açmak: “teŋri yėriŋerü ḳapaġın açdı” tanrılar yurduna kapısını açtı; “açar ḳut ḳapuġ” mutluluk kapısını açar; “yolug aç” yolu aç.

38 biçim · 14 eser
adın sıfat 1

Başka, diğer, öteki: “bar adın orunta sözlep” başka yerde söyleyip; “adın kişilertin tıdıġ bar” başka kişilerden engel var; “aḍın yol” başka yol.

29 biçim · 17 eser
aġu isim 1

Ağı, zehir: “aġu ḳıldı emdi maŋa yir aşım” yediğim yemeği bana zehir etti; “aġu türtüp” zehir sürüp; “aġun yilvin” zehirle, büyüyle.

6 biçim · 10 eser
akşobi özel ad 1

Doğu yönünün Budası (Akṣobhya): “aksobi burḫan ḳutıŋa yükünürmn” Akşobi Buda’nın yüceliğine yükünürüm; “öŋtün sıŋar … akşobi atlıġ burḫan” doğu yönünde Akşobi adlı Buda.

2 biçim · 2 eser
aḳın isim 1

Sel, akıntı: “aḳtı aḳın möŋreşü” sel böğürerek aktı; “ıḍḍımız olar üze ḳaçu aḳını” üzerlerine bent selini gönderdik; “közde aḳıttı aḳın” gözünden (yaş) seli akıttı.

5 biçim · 6 eser
al- fiil 1

Almak, ele geçirmek; (bir ülkeyi, halkı) zapt etmek: “süsin sançdı, ėlin altı” ordusunu mızrakladı, ilini aldı; “yılḳısin barımin anta altım” sürüsünü, malını orada ald…

65 biçim · 21 eser
alḳınçu isim 1

Son, bitim: “öŋ alḳınçusı teŋri yėri” biçim (âleminin) sonundaki tanrı katı (en yüksek gök); “alḳınçuḳa tegi” sonuna dek: “sizik köŋülümüz alḳınçuḳa tegi üzülzün” şüphe…

5 biçim · 3 eser
alḳu sıfat 12

Bütün, hep, her: “alḳu tınlıġlar” bütün canlılar; “alḳu nizvanılar” bütün tutkular; “alḳu işlerig bütürür” bütün işleri başarır.

13 biçim · 11 eser
alp sıfat 1

Yiğit, kahraman, cesur: “toŋa alp er erdi” Tonga yiğit bir erdi; “edgü alp kişig” iyi, yiğit kişiyi; “ḳaġanı alp ermiş” kağanı yiğitmiş; “alpın erdemin üçün” yiğitliği …

10 biçim · 17 eser
altı sayı 1

Altı: “altı yıl” altı yıl; “altı yüz” altı yüz; “altı ḳaçıġ” altı duyu organı; “altı paramit” altı mükemmellik; “altı ėrig sançdı” altı eri mızrakladı.

1 biçim · 15 eser
amita özel ad 3

Batı cennetinin Budası (Amitābha): “amita burḫan yaruḳı alḳu … kölitdi” Amita Buda’nın ışığı her yeri gölgede bıraktı; “amita-aba burḫanıġ töpüte ildinür” Amitaaba Buda…

2 biçim · 2 eser
ançulayu zarf 3

Öyle, aynı biçimde, bunun gibi: “ançulayu yme ḳarımaḳ iglemek” aynı biçimde yaşlanmak, hastalanmak da; “ançulayu erür meniŋ eşidmişim” şöyledir benim işittiğim; “ançula…

4 biçim · 9 eser
ara isim 1

Ara; arasında, içinde: “siziŋ ara” aranızda; “kişi ara” insanlar arasında; “ikin ara” ikisi arasında; “ḳuvraġ arasınta” topluluk içinde; “işleriniŋ arasında” işleri ara…

13 biçim · 20 eser
arhant isim 1

Arhat, ermiş: Budist yolun sonuna varıp tutkulardan kurtulmuş, bir daha doğmayacak olan kişi: “arhant ḳutın bulur” arhatlık mertebesine erer; “şaripudrė arḫant” arhat Ś…

22 biçim · 8 eser
arıġ sıfat 1

Temiz, arı, saf: “arıġ topraḳ” temiz toprak; “arıġ ton” temiz giysi; “ay teŋriniŋ arıġ yaruḳı” ayın temiz ışığı; “araġ turug köŋül” arı, duru gönül.

18 biçim · 16 eser
arḳasız sıfat 1

Arkasız, destekçisiz, kimsesiz: “yawuz arḳasızḳa sen arḳa yülek” kötü (durumdaki) kimsesize sen destek ol; “kentünüŋ emgeklig arḳasız etözin” kendi acılı, kimsesiz bede…

2 biçim · 2 eser
artuḳraḳ zarf 1

Daha çok, daha fazla; pek: “artuḳraḳ ögrünçülüg” daha çok sevinçli; “arıtı bulmaz artuḳraḳ meŋig” daha fazla mutluluk hiç bulamaz; “artuġraġ uz arıtdaçı” pek iyi arıtan…

4 biçim · 7 eser
at isim 3

Ad, isim; san, ün: “bayat atı birle sözüg başladım” söze Tanrı’nın adıyla başladım; “eḍgü atın kör alḳış bulur” iyi adıyla hayır dua bulur; “özüŋ meŋü ermez, atıŋ meŋü …

42 biçim · 21 eser
ata- fiil 1

Adlandırmak, ad vermek; unvan vermek: “bu ma‘ni üçün atım ay toldı tip atadı” bu anlam için adımı Aytoldı diye koydu; “yabġu atadı” yabgu unvanı verdi; “mahaḳaşip tėp a…

27 biçim · 11 eser
atlıg sıfat 2

Adlı, … adında: “ay toldı atlıġ er” Aytoldı adlı bir er; “aşoḳ atlıġ sögüt” Aşoka adlı ağaç; “bėş türlüg anantiras atlıġ aġar tsuy” anantiras denen beş ağır günah; “sum…

17 biçim · 19 eser
ay isim 1

Gökteki ay: “yaġız yir yaşıl kök kün ay birle tün” yağız yer, yeşil gök, güneş, ay ve gece; “kün ay teŋri” Güneş ve Ay tanrısı; “kün ai yaruḳın tıda” güneşin ve ayın ış…

25 biçim · 21 eser
baġ isim 1

Bağ, ip; zincir, pranga: “örtlüg temirlig baglar üze yaturur” kızgın demir zincirlerle yatırırlar; “baġda buḳaġuda yatıp” bağda, prangada yatıp; “saḳınç ḳaḍġu baġın yör…

17 biçim · 11 eser
bar isim 1

Var, mevcut: “til asġı telim bar, yası ma üküş” dilin yararı çoktur, zararı da çok; “ol ėki kişi bar erser” o iki kişi var oldukça; “birök antaġ edgü öglisi bar erip” e…

14 biçim · 21 eser
bil- fiil 1

Bilmek, tanımak: “ol emgektin tartdaçı erür tėp bilip” onu acıdan kurtaran diye bilip; “bilmez uḳmaz” bilmez, anlamaz; “taŋrı bilgen köŋüllerdekini” Tanrı gönüllerdekin…

134 biçim · 23 eser
bilge sıfat 3

Bilge, bilgili, akıllı: “biligsiz otın sen ay bilge ḳuta” ey bilge, bilgisizin derdine sen deva ol; “anıŋ ara bir bilge kişi” onların arasında bilge bir kişi; “bilge tu…

20 biçim · 21 eser
bilig isim 4

Bilgi, bilim; akıl: “munu ḳıl taŋuḳı ḳutaḍġu bilig” işte kutlu kılan bilgiyi (kitaba) armağan et; “bilig ma‘dini hėm fazilėt kanı” bilginin madeni, erdemin kaynağı; “bi…

39 biçim · 18 eser
biliglig sıfat 1

Bilgili, bilgin: “biliglig saḳınuḳ, kör, atı beḍük” bilgili, sakıngan, adı yüce; “biligligke ya dost özüŋni ula” ey dost, kendini bilgiliye bağla; “sewünçi bėrür-miz sa…

6 biçim · 10 eser
biligsiz sıfat 1

Bilgisiz, cahil: “biligsiz kişi barça iglig bolur” bilgisiz kişi hep hastadır; “bu cahil biligsiz bahasız” bu cahil, bilgisiz, değersiz; “bilgsiz esürse aḍın ne ḳalur” …

15 biçim · 16 eser
bir sayı 3

Bir: “bir kırk yaşayur erti” otuz bir yaşındaydı; “bir tegzinç” bir bölüm; “bir yılḳa beş yolı” bir yılda beş kez.

23 biçim · 21 eser
bol- fiil 4

Olmak; var olmak, meydana gelmek: “bir ök bol tidi, boldı ḳolmış ḳamuġ” ‘ol’ dedi, dilediği her şey oldu; “türk bodun yoḳ bolmazun tėyin, bodun bolçun tėyin” Türk halkı…

204 biçim · 26 eser
boşġur- fiil 1

Öğretmek: “anta aŋıg kişi ança boşġurur ermiş” orada kötü kişi şöyle öğretirmiş; “alḳu şasatarlar boşġunup adnaġuḳa boşġurur men” bütün şastraları öğrenip başkalarına ö…

8 biçim · 6 eser
boşu- fiil 1

Çözmek, salıvermek; (suçu) bağışlamak: “yazuġumın boşuyu bėrzün” suçumu bağışlasın; “tsuyumta yazuḳumta boşuyu bėrzün” beni günahımdan, suçumdan kurtarsın; “bėş teŋrig …

8 biçim · 6 eser
bu zamir 1

Bu (işaret zamiri ve sıfatı): “bu kün” bugün; “bu muntag bėş çöbik” bu böyle beş kötülük; “bularda birisi biriŋe yaġı” bunlardan biri öbürüne düşman; “bularıġ yime eḍgü…

29 biçim · 22 eser
buḳaġu isim 1

Pranga, zincir (çoğunlukla “baġ” ile): “baġda buḳaġuda yatıp” bağda, prangada yatıp; “baġıntın buqaġusıntın boşulzunlar” bağlarından, prangalarından kurtulsunlar; “baġ …

7 biçim · 7 eser
bul- fiil 4

Bulmak: “yaġlıg kamıç bulupan yalgayu tirilmiş” yağlı kepçe bulup yalayarak yaşamış; “ür oġul köseser bultuŋ” oğul istersen buldun; “yaraġ bulup” fırsat bulup; “ne eḍgü…

115 biçim · 20 eser
burḫan isim 17

Buda; aydınlanmış olan: “tŋri tŋrisi burḫan yarlıḳamış” tanrılar tanrısı Buda buyurdu; “burḫanıġ ögüp nomuġ ögüp” Buda’yı, öğretiyi övüp; “burkan kutın bultı” Budalığa …

48 biçim · 16 eser
buyan isim 1

(Budist) sevap, erdem (puṇya): “üküş türlüg buyan edgü kılınç kılmış” çeşit çeşit sevap, iyi iş işlemiş; “ḳutı buyanı yoq erip” kutsallığı, sevabı olmayıp; “bo ögmiş bu…

22 biçim · 8 eser
buz isim 3

Buz: “ḳar buz ḳamuġ erüşdi” kar buz hep eridi.

1 biçim · 4 eser
büt- fiil 1

Tamamlanmak, bitmek, gerçekleşmek; yetişmek: “kişi yaŋılsar iş bütmez” insan yanılırsa iş gerçekleşmez; “yaş turḳaru ekini bütmez” ekini hiç yetişmez; “büte boldı ilig …

37 biçim · 9 eser
çintamani isim 1

(Sanskritçe cintāmaṇi) dilek taşı, her dileği yerine getiren mücevher; hep “erdini” ile: “üç erdini-ke pek ḳataġ kirtgünçlüg çintamani erdini yürekinde tutmış” üç mücev…

3 biçim · 4 eser
darm isim 1

(Sanskritçe dharma) Budist öğreti, Dharma; üç mücevhere saygı formülünde: “namo but namo darm namo saŋ” Buda’ya, Dharma’ya, Topluluğa (saṃgha) saygı (Maitrisimit bölüm …

3 biçim · 5 eser
ed isim 2

Mal, eşya, varlık; hep “ed tavar” ikilemesiyle: “ed tavar kentü artayur buzulur” mal mülk kendiliğinden bozulur, yok olur; “ed tavar tileser bultuŋ” mal istersen buldun…

19 biçim · 11 eser
eḍgü sıfat 2

İyi, güzel, hayırlı; nitelikçe üstün: “edgü bilge kişig edgü alp kişig yorıtmaz ermiş” iyi bilge kişiyi, iyi yiğit kişiyi (iş başına) getirmezmiş; “eḍgü sawıġ tilengil”…

55 biçim · 21 eser
emgeklig sıfat 2

Acılı, ıstıraplı, sıkıntı çeken: “emgeklig yüzin iye taya badari braman inçe tėp tėdi” Brahman Bādari acılı yüzünü eğip şöyle dedi; “muntaġ emgeklig yolda tüşmiş tururl…

9 biçim · 9 eser
er- fiil 4

Olmak, var olmak; bulunmak: “ne ersedin ermez seniŋ birlikiŋ” senin birliğin hiçbir şeyden değildir; “öz yaş kentü ürlüksüz meŋüsüz erür” ömür kendiliğinden kalıcı deği…

121 biçim · 26 eser
er isim 1

Er, erkek; adam, kişi: “bilig bilse ötrü yırar erde ig” (insan) bilgi bilirse hastalık ondan uzaklaşır; “ögü bilmez erke ögüt ögretür” akıl bilmeyene öğüt öğretir; “ḳuş…

14 biçim · 21 eser
erdem isim 1

Erdem, fazilet; hüner, yetenek, kişisel değer: “aŋar birdi erdem bilig ög uḳuġ” ona erdem, bilgi, akıl, anlayış verdi; “bu erdem bile er tilek arzu yir” insan bu erdeml…

28 biçim · 12 eser
erdini isim 1

Mücevher, değerli taş: “altun kümüş erdni monçuḳ satıġsız erdniler tilegeli” altın, gümüş, mücevher, inci, paha biçilmez değerli taşlar aramak için; “arıġ süzük yruġ ya…

24 biçim · 11 eser
ert- fiil 1

Geçmek, öteye geçmek; aşmak: “ögüz ertgeli oġratıŋ” ırmağı geçmeye niyetlendin; “anı ertdimiz yėnçü ügüzüg keçe” onu geçtik, İnci ırmağını aşarak; “yıraḳ barmış … ada e…

28 biçim · 12 eser
ertiŋü zarf 2

Pek, çok, son derece: “ertiŋü üküş edgü ḳılınç ḳazġanç ḳazġanur” pek çok iyi iş, sevap kazanır; “ertiŋü uluġ törün alı bertim” çok büyük törenle alıp verdim; “ed tavar …

5 biçim · 10 eser
eşit- fiil 4

İşitmek, duymak: “ol sabıġ ėşidip tün udısıḳım kelmedi” o sözü işitince gece uykum gelmedi; “anı eşidip virutaḳ ėlig beg … yarlıg yarlıḳadı” bunu işitince kral Virūḍhak…

123 biçim · 21 eser
et’öz isim 3

Beden, vücut (et ‘et’ + öz ‘öz, can’): “muna ertimlig et-özümüz ertip barsar” işte geçici bedenimiz geçip gidince; “bolmaz et-özke ölmek meger taŋrı yarlıġı birle” Tanr…

72 biçim · 13 eser
ėl isim 1

İl, devlet, ülke; siyasi birlik ve halkı: “eçim ḳaġan ėli ḳamşaġ boltuḳınta” amcam kağanın ili sarsıldığında; “teŋride bolmış ėl ėtmiş bilge ḳaġan” gökte doğmuş, ili dü…

51 biçim · 20 eser
gaŋ özel ad 1

Ganj ırmağı; hep “gaŋ ögüz”, Budist metinlerde sayısızlık ölçüsü olarak “gaŋ ögüz içinteki ḳum sanınça”: “altmış ėki koti sanı gaŋ ögüz içinteki ḳum sanınça bodisvtlar”…

2 biçim · 5 eser
ıḍ- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

48 biçim · 18 eser
ıġ 1

Tanım henüz yazılmadı.

2 biçim · 6 eser
iç isim 2

İç, içeri; karın, gönül: “ay iç taş biligli” ey içi dışı bilen; “taşı teg içi ol içi teg taşı” dışı gibi içi, içi gibi dışıdır; “körü barsa erdi içim taşlarım” içimi dı…

23 biçim · 19 eser
ilen- fiil 1

Kınamak, sitem etmek; gücenmek, (kendini) suçlamak, hayıflanmak: “körüp buştum erse ilendi özüŋ” görüp öfkelendimse sen gücendin; “cefa ḳıldı tip sen ilenme maŋa” bana …

9 biçim · 5 eser
in isim 2

İn, mağara, barınak: “eger bulsalar sıġınġu yer azu inler azu kirgü yer” sığınacak bir yer ya da mağaralar ya da girecek bir delik bulsalar; “ḳayu iki ewlig ḳayu birke …

5 biçim · 11 eser
inçe zarf 3

Şöyle, böyle; “inçe tėp” şöyle diye; “inçe tėser” şöyle denirse, yani; “inçe ḳaltı” tıpkı şöyle ki: “inçe tėp yarlıġḳadı” şöyle buyurdu; “anı üçün inçe saḳınu etgintimi…

2 biçim · 11 eser
inçip bağlaç 1

Böylece, öylece; öyleyse, o hâlde; (cümle başında) ve, ancak (Budist metinlerde çok sık bağlayıcı): “ḳayu tıldaġın inçip bolur tėp körüp” hangi sebeple böyle olur diye …

1 biçim · 10 eser
iş isim 1

İş, eylem, uğraş: “bilig bil uḳuş uḳ işiŋ ötrü ḳıl” bilgi edin, akıl edin, işini ondan sonra yap; “vezir işi barça saḳışlar bolur” vezirin işi hep hesaplardır; “işim ti…

54 biçim · 20 eser
k 1

Tanım henüz yazılmadı.

3 biçim · 14 eser
keçer 1

Tanım henüz yazılmadı.

3 biçim · 3 eser
kemiş- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

23 biçim · 9 eser
kiçig 1

Tanım henüz yazılmadı.

9 biçim · 15 eser
kim zamir 1

Tanım henüz yazılmadı.

7 biçim · 16 eser
kirtgün- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

25 biçim · 5 eser
kişi 1

Tanım henüz yazılmadı.

27 biçim · 20 eser
kntü 1

Tanım henüz yazılmadı.

5 biçim · 6 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
kömen 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 2 eser

Tanım henüz yazılmadı.

3 biçim · 5 eser

Tanım henüz yazılmadı.

49 biçim · 19 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 12 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 7 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 8 eser

Tanım henüz yazılmadı.

2 biçim · 2 eser
köz 1

Tanım henüz yazılmadı.

30 biçim · 17 eser
közün- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

5 biçim · 6 eser
ksiz 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
kün 1

Tanım henüz yazılmadı.

32 biçim · 24 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
ḳal- fiil 2

Tanım henüz yazılmadı.

46 biçim · 16 eser

Tanım henüz yazılmadı.

5 biçim · 13 eser

Tanım henüz yazılmadı.

19 biçim · 15 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
ḳayu 1

Tanım henüz yazılmadı.

6 biçim · 14 eser
ḳoḍ- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

52 biçim · 12 eser

Tanım henüz yazılmadı.

3 biçim · 4 eser
ḳot- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

6 biçim · 4 eser
ḳum 1

Tanım henüz yazılmadı.

3 biçim · 9 eser

Tanım henüz yazılmadı.

7 biçim · 14 eser
ḳut 2

Tanım henüz yazılmadı.

39 biçim · 16 eser
ḳutġar- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

13 biçim · 6 eser