İçmek: “bor içme aya borçı boġzı ḳulı” ey şarapçı, boğazının kulu, şarap içme; “bor içse açıldı çıġaylıḳ yolı” şarap içerse yoksulluk yolu açılır; “yėgil hem içgil yaru…
Uygurca tövbe duası (Zieme) sözlüğü
165 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.
9 madde · “i” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)
Cin, kötü ruh (Sanskritçe rakṣasa karşılığı); hep “yek içgek”: “tolu yavlaḳ yek içgek ėrser kėlip ol kişig ölürgeli” kötü cinler, periler gelip o kişiyi öldürmek isters…
İçilecek şey; hep “yim içim” yiyecek içecek: “ḳarın toḍġuça yi ḳamuġ yim içim” karnın doyuncaya kadar her türlü yiyecek içecekten ye; “bursuŋ ḳuvraġnıŋ aġzıŋa kirgü yim…
Sahip, iye: “bu ḳuḍret iḍisi uluġ bir bayat” bu kudret sahibi yüce, tek Tanrı; “semiz at aġzı ḳatıg boltı idisi umaz” semiz atın ağzı sertleşti, sahibi (onu) zapt edeme…
Esenlik, huzur, rahat; (sıfat gibi) esen, rahat; “inçke teg-” huzura kavuşmak: “ajun inçke tegdi tüzüldi törü” dünya huzura kavuştu, töre düzene girdi; “inç tirilgil” e…
Şöyle, böyle; “inçe tėp” şöyle diye; “inçe tėser” şöyle denirse, yani; “inçe ḳaltı” tıpkı şöyle ki: “inçe tėp yarlıġḳadı” şöyle buyurdu; “anı üçün inçe saḳınu etgintimi…
Böylece, öylece; öyleyse, o hâlde; (cümle başında) ve, ancak (Budist metinlerde çok sık bağlayıcı): “ḳayu tıldaġın inçip bolur tėp körüp” hangi sebeple böyle olur diye …
Günah, suç; çoğu kez Çince tsuy ile ikileme “tsuy irinçü”: “yavlaḳ yek içgeklerde taḳı artuḳraḳ tsuy irinçü ḳıltımız erser” kötü şeytanlara, cinlere daha çok günah işle…
Sıcak; (isim) sıcaklık: “isig aşnı örme sen aġzıŋ bile” sıcak yemeği ağzınla üfleme; “çıḳmaŋlar isig içinde” sıcakta (sefere) çıkmayın; “tamuġ otı keḍ isig” cehennem at…