İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Abhidharma (Shogaito) sözlüğü

2.120 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

22 madde · “ç” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

çadik isim 2

(Abhidharma çevirisinde, Sanskritçe jātaka) Buda’nın önceki doğumlarını anlatan öyküler, Budist öğretinin on iki bölümünden biri: “本生 çadaka çadikıġ” (Çince “önceki doğ…

2 biçim · 1 eser
çadişkodi isim 4

(Abhidharma çevirisinde, Sanskritçe catuṣkoṭi) dört köşeli önerme, bir konuyu dört olasılıkla ele alan akıl yürütme; hep “tört padak” ile açıklanır: “öçmekig çadişkodi …

1 biçim · 1 eser
çaḫşapat isim 19

(Budist metinlerde, Sanskritçe śikṣāpada/śīla) ahlak kuralı, dinî buyruk; yemin edilerek üstlenilen perhiz; “çaḫşapat tut-” tutmak, “küzet-” korumak, “sı-” bozmak: “upa…

30 biçim · 6 eser
çaḫşapatlıg sıfat 1

Ahlak kurallarına bağlı, kurallı; kurallardan oluşan: “arıġ çḫşaputlġ tınlġlar” arı kurallara bağlı canlılar; “çhşaputlug et-özler” kuralları tutan bedenler; “çḫşapt-lı…

5 biçim · 3 eser
çakiravar özel ad 1

(Abhidharma çevirisinde, Sanskritçe cakravāḍa) dünyayı çember gibi kuşattığına inanılan dağ sırası: “ḳaltı tört divip-lar çakiravar taġ sim-lıġ … bolmış teg” tıpkı dört…

1 biçim · 1 eser
çarit isim 2

(Abhidharma çevirisinde, Sanskritçe carita) davranış, huy, tabiat; canlıların eğilimi: “alḳu tınlġ-lar-nıŋ erklig-ler-i-niŋ çarid-lar-ı-nıŋ” bütün canlıların duyularını…

2 biçim · 1 eser
çeçek isim 6

Çiçek: “tü tü çeçek çergeşür” türlü türlü çiçek sıralanır; “teŋridem hua çeçekler yüzken yaġmur osuglug yaġıdtılar” tanrısal çiçekleri yağmur gibi yağdırdılar; “kim çıḳ…

13 biçim · 8 eser
çeçeklig sıfat 3

Çiçekli, çiçek açmış; çoğu kez “ḫualıġ çeçeklig”: “ḫu-a-lıġ çeçek-lig tüş-lüg yėmiş-lig sögüd” çiçekli, meyveli ağaç; “linhua çeçeklig otruġların” lotus çiçekli adacıkl…

2 biçim · 5 eser
çın sıfat 9

Gerçek, doğru; gerçek olan: “tüzülse tadu çın tiriglik bolur” (bu dört unsur) düzenlenirse gerçek hayat olur; “eger çın erse sizler” eğer doğru söyleyenlerdenseniz; “il…

8 biçim · 11 eser
çınġaru zarf 1

Dikkatle, gerçekten, doğru biçimde (düşünmek, bakmak için): “munı çınġaru saḳınmışıŋızlar kergek” bunu dikkatle düşünmeniz gerekir; “könisinçe çınġaru saḳınıp” doğruca,…

2 biçim · 3 eser
çınkėrtü sıfat 67

(Abhidharma çevirisinde “çın kėrtü” ikilemesinin bitişik yazımı) gerçek, hakiki; mutlak (gerçeklik): “çınkėrtü yörüglerig” gerçek anlamları; “çınkėrtü körümüg” doğru gö…

3 biçim · 2 eser
çınlayu zarf 17

(Abhidharma çevirisinde) gerçek anlamda, hakiki olarak; “çınlayu abidarim” gerçek Abhidharma (öğretinin asıl kendisi), karşıtı “yılayu abidarim” mecazi, sözde Abhidharm…

4 biçim · 1 eser
çınsız sıfat 1

Gerçek olmayan, gerçekliği bulunmayan: “egsük nom-nuŋ töz-i çınsız töz-lüg erür” eksik öğretinin özü gerçek olmayan özdür.

1 biçim · 1 eser
çigil- fiil 1

Düğümlenmek, bağlanıp kalmak (?): “yorıḳı maŋıġı çigilip boġulup anılayu oḳ boş taş teg” gidişi, yürüyüşü düğümlenip tıkanıp tıpkı boş taş gibi (kalmış).

1 biçim · 1 eser
ço’aġam özel ad 1

(Abhidharma çevirisinde, Çince 長阿含 Chang Ahan) Uzun Sözler Derlemi, Dīrghāgama: “saŋgit ḳılmış ço’aġam-taḳı daşa’udar sudur” derlenmiş Dīrghāgama’daki Daśottara sutrası.

1 biçim · 1 eser
çodakė isim 5

(Abhidharma çevirisinde, Sanskritçe codaka) itiraz eden, soru yönelten; “çodakė sözler” itiraz sözleri, karşı sorular: “yöre sözlep çodakė sözler” açıklayarak, itiraz s…

1 biçim · 1 eser
çoġluġ sıfat 16

Parıltılı, ihtişamlı; hep “çoġluġ yalınlıġ”: “çoġluġ yalınlıġ ridilar üze körüp küyü küzedü tudzunlar” parıltılı, ihtişamlı doğaüstü güçleriyle gözetip korusunlar; “çoġ…

2 biçim · 3 eser
çom- fiil 1

Batmak, dibe gitmek (suya, çamura, uykuya): “taluy ögüz tegzinçiŋe çomar” okyanusun dibine batar; “basa basa taḳı çomar batarlar” gittikçe daha çok batarlar; “沈没於睡眠 çom…

4 biçim · 3 eser
çomrul- fiil 7

(Abhidharma çevirisinde) batmak, boğulup gitmek; hep “bad-” ile ikileme: “tınlġlar anda erü erü çomrulur badar” canlılar orada yavaş yavaş batar, boğulur; “et’öz körüm …

4 biçim · 2 eser
çomrulġuluḳ isim 14

(Abhidharma çevirisinde) batılacak, boğulunacak yer; hep “çomrulġuluḳ badġuluḳ” ikilemesiyle, canlıları içine çeken sansara ya da tutkular için: “alḳu tınlġlarnıŋ çomru…

1 biçim · 1 eser
çuġ isim 3

Düğüm, bağ; hep “baġ çuġ” ikilemesiyle (bağlılık, tutkuların bağı): “baġ erser baġ çuġ tėp yörüg’ol” bağ ise bağ-düğüm demektir; “niz-vanılar üklimiş aşılmış üçün anı ü…

2 biçim · 2 eser
çün 2

(Abhidharma çevirisinde) Çince bir dilbilgisi teriminin çeviriyazısının parçası; sekiz durum ekini (vibhakti) anlatan yerde: “munı yene var çün şė tėgme sekiz türlüg vi…

1 biçim · 1 eser