İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Tanımlanmamış ögdi parçası (AO) sözlüğü

240 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

240 madde

a ünlem 2

Seslenme ya da acı, şaşkınlık bildiren ünlem: a!, ey!, ah! (“yekler uluġı a siziŋ ḳızıŋız…”, “… a ölüp bardı”).

1 biçim · 11 eser
açıġ sıfat 1

Acı (tat); tatlı (süçüg) karşıtı: “süçüg tattıŋ erse açıġḳa…” tatlıyı tattıysan acıya da (hazır ol).

7 biçim · 8 eser
açıl- fiil 1

(Kapı, kapak) açılmak: “asurilar orduları ḳapıġı özin ök açılur” asuraların saray kapısı kendiliğinden açılır; “ḳamuġ eḍgülükke açılsu ḳapuġ” her iyiliğe kapı açılsın.

21 biçim · 10 eser
ada isim 3

Tehlike, bela, zarar: “bu adatın ozġuluġ yoluŋ közünmez” bu tehlikeden kurtulacak yolun görünmüyor; “bı bıçġu adasıŋa tüşmezünler” kılıç bıçak tehlikesine düşmesinler.

13 biçim · 10 eser
ada- fiil 1

Adlandırmak, ad vermek, … diye anmak; Abh’de terimlerin açıklanmasında kalıplaşmıştır: “anın adamış ol X tėp” bu yüzden X diye adlandırılmıştır; “nedegin adatı kök ḳalı…

8 biçim · 2 eser
adasız sıfat 2

Tehlikesiz, esen, zarar görmeyen; çoğunlukla “adasız tudasız” ikilemesiyle: “et’özi adasız tudasız bolur, özi yaşı uzun bolur” bedeni esen ve engelsiz olur, ömrü uzun o…

3 biçim · 4 eser
adın sıfat 1

Başka, diğer, öteki: “bar adın orunta sözlep” başka yerde söyleyip; “adın kişilertin tıdıġ bar” başka kişilerden engel var; “aḍın yol” başka yol.

29 biçim · 17 eser
aḍaḳ isim 1

Ayak: “teŋriniŋ adaġlarınta töpüsi üze yükünüp” tanrının ayaklarına başını koyarak eğilip; “ėlgin adaḳın” eliyle ayağıyla; “töpöden adaḳnaŋ tıraŋaḳ uçıŋa” tepeden ayak …

30 biçim · 15 eser
aġır sıfat 1

Ağır, yükü çok: “zerre aġırınça” zerre ağırlığınca; “yėnikin aġırın bilmek” hafifini ağırını bilmek.

7 biçim · 13 eser
al- fiil 1

Almak, ele geçirmek; (bir ülkeyi, halkı) zapt etmek: “süsin sançdı, ėlin altı” ordusunu mızrakladı, ilini aldı; “yılḳısin barımin anta altım” sürüsünü, malını orada ald…

65 biçim · 21 eser
alḳu sıfat 6

Bütün, hep, her: “alḳu tınlıġlar” bütün canlılar; “alḳu nizvanılar” bütün tutkular; “alḳu işlerig bütürür” bütün işleri başarır.

13 biçim · 11 eser
altı sayı 2

Altı: “altı yıl” altı yıl; “altı yüz” altı yüz; “altı ḳaçıġ” altı duyu organı; “altı paramit” altı mükemmellik; “altı ėrig sançdı” altı eri mızrakladı.

1 biçim · 15 eser
altun isim 1

Altın: “altun kümüş” altın gümüş; “sarıġ altunın, ürüŋ kümüşin” sarı altınını, ak gümüşünü; “altun örgin üze olurupan” altın taht üzerine oturup; “altun birle ėtiglerin…

7 biçim · 15 eser
amita özel ad 1

Batı cennetinin Budası (Amitābha): “amita burḫan yaruḳı alḳu … kölitdi” Amita Buda’nın ışığı her yeri gölgede bıraktı; “amita-aba burḫanıġ töpüte ildinür” Amitaaba Buda…

2 biçim · 2 eser
amrıl- fiil 1

Dinmek, sakinleşmek, yatışmak; çoğunlukla “öç-” ile (on iki halkalı oluş zincirinin sönüşünde): “tutyaḳ öçser amrılsar, ḳılınç öçer amrılur” tutunma söner, dinerse karm…

8 biçim · 6 eser
ana isim 1

Ana, anne: “ata ana” ana baba; “atada anada baġırsaḳ bolup” anadan babadan şefkatli olup; “anası ḳarnında” anasının karnında; “ey anam oġlı” ey anamın oğlu (kardeşim); …

27 biçim · 10 eser
ançulayu zarf 1

Öyle, aynı biçimde, bunun gibi: “ançulayu yme ḳarımaḳ iglemek” aynı biçimde yaşlanmak, hastalanmak da; “ançulayu erür meniŋ eşidmişim” şöyledir benim işittiğim; “ançula…

4 biçim · 9 eser
ara isim 1

Ara; arasında, içinde: “siziŋ ara” aranızda; “kişi ara” insanlar arasında; “ikin ara” ikisi arasında; “ḳuvraġ arasınta” topluluk içinde; “işleriniŋ arasında” işleri ara…

13 biçim · 20 eser
aranz 1

Tek tanıklı, anlamı kesinleşmeyen söz: “aranz umuġsuz tınlıġlarıġ altı ujik üze osġurur” … umutsuz canlıları altı hece ile kurtarır.

1 biçim · 1 eser
arduḳsuz sıfat 1

Fazlası olmayan; “arduḳsuz egsüksüz” ne fazla ne eksik: “ikileyü arduḳsuz egsüksüz” (sayıca) ne fazla ne eksik.

2 biçim · 2 eser
arıġ sıfat 6

Temiz, arı, saf: “arıġ topraḳ” temiz toprak; “arıġ ton” temiz giysi; “ay teŋriniŋ arıġ yaruḳı” ayın temiz ışığı; “araġ turug köŋül” arı, duru gönül.

18 biçim · 16 eser
arış sıfat 2

“arış arıġ” tertemiz, pak: “arış arıġ nomlarıġ eşidip” tertemiz öğretileri işitip; “bo buyannıŋ arış arıġ edgülüg tüşinte” bu sevabın tertemiz iyi meyvesiyle.

1 biçim · 2 eser
aryavlokitéşvar özel ad 1

Şefkat bodhisattvası Āryāvalokiteśvara: “miŋ közlüg miŋ éliglig amduq körgeli erklig aryavlokidéşvar bodistv” bin gözlü, bin elli, (dilediğince) görmeye muktedir Āryāva…

5 biçim · 3 eser
asanki isim 1

(Sanskritçe asaṃkhya) sayısız, sayılamayacak kadar uzun çağ; “üç asanki kalp” üç sayısız çağ (bodhisattvanın yolunu tamamladığı süre): “yüz kalp üç asanki üdte berü par…

9 biçim · 4 eser
asıġ isim 1

Yarar, fayda, kazanç; “asıġ tusu” yarar ve fayda: “nomḳa ulaġ sapaġ asaġ tusu ḳılmış bolalım” öğretiye sürekli yarar sağlamış olalım; “tınlıġlarḳa asıġ tusu ḳılmaḳı” ca…

31 biçim · 13 eser
asıl- fiil 1

Artmak, çoğalmak, eklenmek: “ḳazġançı ükliyür asılur” kazancı çoğalır, artar; “ev barḳ asılġay” ev bark (mal) artacak; “ḳutı ḳıwı körki meŋizi asılur ükliyür” kutu, mut…

5 biçim · 4 eser
aşa- fiil 1

Yemek, tüketmek: “siŋirgülük aşaġuluḳ” sindirilecek, yenecek; “aşta bögüş urup … aşayurlar” yemekte ölçüyü gözeterek yerler; “tapıġın aşayu” sunulan yiyeceği yiyerek; “…

11 biçim · 6 eser
ata isim 1

Ata, baba: “atası anası” anası babası; “ata ana hem yaġuḳlar” ana baba ve yakınlar; “oġul toġsa ḳılḳı ataḳa yanur” oğul doğarsa huyu babasına çeker; “ey atam” ey babam;…

33 biçim · 12 eser
atlıg sıfat 2

Adlı, … adında: “ay toldı atlıġ er” Aytoldı adlı bir er; “aşoḳ atlıġ sögüt” Aşoka adlı ağaç; “bėş türlüg anantiras atlıġ aġar tsuy” anantiras denen beş ağır günah; “sum…

17 biçim · 19 eser
ay isim 2

Gökteki ay: “yaġız yir yaşıl kök kün ay birle tün” yağız yer, yeşil gök, güneş, ay ve gece; “kün ay teŋri” Güneş ve Ay tanrısı; “kün ai yaruḳın tıda” güneşin ve ayın ış…

25 biçim · 21 eser
az- fiil 1

Yolunu şaşırmak, yoldan sapmak: “yol azsar ew tapmaz” yolunu şaşırırsa evini bulamaz; “kuş oglı uça aztı, kiyik oglı yügürü aztı, kişi oglı yorıyu aztı” kuş uçarken, ge…

18 biçim · 8 eser
baçaġ isim 1

Oruç; (Budist ve Maniheist metinlerde) belli günlerde tutulan perhiz ve yemin günü: “arıġ baçaġ” temiz oruç; “bir kün bir tün tüzedgülüg baçag” bir gün bir gece tutulac…

4 biçim · 5 eser
baġdaş isim 1

Bağdaş: “baġdaşınu olurur” bağdaş kurup oturur; “yarım baġdaşınmaḳın oluru” yarım bağdaş kurarak oturup; (KB, huzurda oturma adabında) “yana baġdaş ilme, yanın yatmaġıl…

3 biçim · 3 eser
baḫşı isim 2

Öğretmen, hoca, üstat; (Budist metinlerde) öğreti ustası, şastra yazarı: “esdiramati baḫşı yaradmış erür” Sthiramati hocanın yazdığıdır; “şasdirakarė vasubandu baḫşı” ş…

35 biçim · 5 eser
beg isim 1

Bey, soylu, yönetici: “türük begler bodun, bunı eşidiŋ” Türk beyleri, halkı, bunu işitin; “begli bodunlıġ yoŋaşurtuḳin üçün” beylerle halkı birbirine düşürdüğün için; “…

41 biçim · 20 eser
bek sıfat 1

Sağlam, sıkı, berk: “bek ḳatıġ köŋüllüg” sağlam, katı gönüllü; “kértgünç köŋülümüz bek qatıġ bolzun” inanç gönlümüz sağlam olsun; “kentü köŋülüŋin bek tutġıl” gönlünü s…

9 biçim · 10 eser
belgür- fiil 1

Görünmek, belirmek, ortaya çıkmak: “yıpar kizlese sen yıḍı belgürer” miski saklasan kokusu belli olur; “kayu üdün burkan yėrtinçüde belgürser” ne zaman Buda dünyada bel…

26 biçim · 10 eser
bil- fiil 1

Bilmek, tanımak: “ol emgektin tartdaçı erür tėp bilip” onu acıdan kurtaran diye bilip; “bilmez uḳmaz” bilmez, anlamaz; “taŋrı bilgen köŋüllerdekini” Tanrı gönüllerdekin…

134 biçim · 23 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz (bir süs, işaret taşıyan?): “esri torḳu bildürüglüg” alacalı ipekli bir işaretli (?).

1 biçim · 1 eser
bir sayı 1

Bir: “bir kırk yaşayur erti” otuz bir yaşındaydı; “bir tegzinç” bir bölüm; “bir yılḳa beş yolı” bir yılda beş kez.

23 biçim · 21 eser
birle edat 3

İle, birlikte: “bayat atı birle sözüg başladım” söze Tanrı’nın adıyla başladım; “ölüŋler öwkeŋiz birle” öfkenizle ölün; “tirek yidleg birle elgimizni kavşurup” direk ve…

2 biçim · 20 eser
birök bağlaç 1

Eğer, şayet (çoğunlukla “… erser” ile): “birök ḳız tileser yme körkle ḳız keltürür” eğer kız isterse güzel bir kız da getirir; “birök bu tuşuşmaḳ atlġ ırḳ kelser” eğer …

7 biçim · 10 eser
bitit- fiil 1

Yazdırmak: “bėŋgü taş toḳıtdım, bititdim” ebedî taş yontturdum, yazdırdım; “türük bilge ḳaġan ėliŋe bititdim” Türk Bilge Kağan’ın ülkesi için yazdırdım; “kayu erser bir…

11 biçim · 8 eser
bodistv isim 6

Bodisatva: aydınlanmayı hak ettiği hâlde canlıları kurtarmak için dünyada kalan, Buda olmaya aday kutsal varlık: “ayaġḳa tegimlig tözün maytrı bodisavat” saygıdeğer soy…

40 biçim · 9 eser
boḍ isim 1

Boy, beden, gövde: “ḳaġıl teg köni boḍ egildi” ok gibi dimdik boy eğildi; “boḍum erdi oḳ teg” boyum ok gibiydi; “ayı boḍ uzun bolsa” boy pek uzun olursa; “ḳız bodı anıŋ…

9 biçim · 8 eser
bol- fiil 6

Olmak; var olmak, meydana gelmek: “bir ök bol tidi, boldı ḳolmış ḳamuġ” ‘ol’ dedi, dilediği her şey oldu; “türk bodun yoḳ bolmazun tėyin, bodun bolçun tėyin” Türk halkı…

204 biçim · 26 eser
bosat isim 1

(Sanskritçe uposatha) Budist oruç ve arınma günü: “aġır uluġ bosat baçaġ kün üze” büyük, saygıdeğer uposatha oruç gününde.

1 biçim · 1 eser
bölük isim 1

Bölüm, kısım: “ne üçün yindem sözlep uġuşlar bölüki tėp” neden yalnızca ‘âlemler bölümü’ diye söyleyip; “iki ygrmi bölük nom” on iki bölüm öğreti; “bėş yigirminç bölüg”…

16 biçim · 6 eser
bu zamir 6

Bu (işaret zamiri ve sıfatı): “bu kün” bugün; “bu muntag bėş çöbik” bu böyle beş kötülük; “bularda birisi biriŋe yaġı” bunlardan biri öbürüne düşman; “bularıġ yime eḍgü…

29 biçim · 22 eser
bud isim 1

(Sanskritçe) Buda: “namo bud, namo darm, namo saŋ” Buda’ya, öğretiye, topluluğa saygı; “buda burḫan tėptėmiş erser” ‘buda’ Burhan demek ise; “bud ködürme tınlıġlar burḳ…

3 biçim · 4 eser
bul- fiil 1

Bulmak: “yaġlıg kamıç bulupan yalgayu tirilmiş” yağlı kepçe bulup yalayarak yaşamış; “ür oġul köseser bultuŋ” oğul istersen buldun; “yaraġ bulup” fırsat bulup; “ne eḍgü…

115 biçim · 20 eser
buldur- fiil 1

Buldurmak, eriştirmek: “yalŋuḳlı tŋrilite ulatı buldurur nirvanıġ” insanları, tanrıları nirvanaya eriştirir; “yėg adruḳ tüşüg buldurġalı” üstün sonuca eriştirmek için; …

6 biçim · 3 eser
burḫan isim 7

Buda; aydınlanmış olan: “tŋri tŋrisi burḫan yarlıḳamış” tanrılar tanrısı Buda buyurdu; “burḫanıġ ögüp nomuġ ögüp” Buda’yı, öğretiyi övüp; “burkan kutın bultı” Budalığa …

48 biçim · 16 eser
bursaŋ isim 1

(Budist) rahipler topluluğu, cemaat (saṃgha; çoğunlukla “bursaŋ ḳuvraġ”): “kamag bursaŋ kuvragdın iki toyın” bütün rahip topluluğundan iki rahip; “burḳan … bursaŋ ḳuvra…

4 biçim · 6 eser
buyan isim 3

(Budist) sevap, erdem (puṇya): “üküş türlüg buyan edgü kılınç kılmış” çeşit çeşit sevap, iyi iş işlemiş; “ḳutı buyanı yoq erip” kutsallığı, sevabı olmayıp; “bo ögmiş bu…

22 biçim · 8 eser
bütür- fiil 2

Tamamlamak, bitirmek, yerine getirmek: “biliglig kerek keḍ bütürse işig” işi iyice tamamlayacaksa bilgili gerek; “orunç yig ḳılur ol bütürmiş işig” (?) tamamlanmış işi …

14 biçim · 4 eser
çeçek isim 2

Çiçek: “tü tü çeçek çergeşür” türlü türlü çiçek sıralanır; “teŋridem hua çeçekler yüzken yaġmur osuglug yaġıdtılar” tanrısal çiçekleri yağmur gibi yağdırdılar; “kim çıḳ…

13 biçim · 8 eser
çın sıfat 1

Gerçek, doğru; gerçek olan: “tüzülse tadu çın tiriglik bolur” (bu dört unsur) düzenlenirse gerçek hayat olur; “eger çın erse sizler” eğer doğru söyleyenlerdenseniz; “il…

8 biçim · 11 eser
didim isim 1

Taç: “kayusı başımızta didim pasaḳ” kimimizin başında taç, miğfer; “yėr teŋrisiniŋ dıdımı pasaḳıŋa oḳşatı” yer tanrısının tacına, başlığına benzer; “ḳutluġ … yėr tŋrini…

4 biçim · 2 eser
edgülüg sıfat 1

İyilikli, hayırlı, erdemli; yararlı: “kim muntag edgülüg maytrı bodisavatag körgeli küsemeser” kim böyle iyilik dolu Maitreya bodisatvayı görmek istemezse; “emgekligler…

2 biçim · 8 eser
emgek isim 2

Acı, ıstırap, sıkıntı: “sini ḳoldı tün kün bu emgek bile” gece gündüz bu sıkıntıyla seni diledi; “yıl ay tutġunı boldum emgek bile” yıllarca sıkıntıyla tutsak oldum; “b…

34 biçim · 17 eser
er- fiil 4

Olmak, var olmak; bulunmak: “ne ersedin ermez seniŋ birlikiŋ” senin birliğin hiçbir şeyden değildir; “öz yaş kentü ürlüksüz meŋüsüz erür” ömür kendiliğinden kalıcı deği…

121 biçim · 26 eser
erdini isim 5

Mücevher, değerli taş: “altun kümüş erdni monçuḳ satıġsız erdniler tilegeli” altın, gümüş, mücevher, inci, paha biçilmez değerli taşlar aramak için; “arıġ süzük yruġ ya…

24 biçim · 11 eser
erklig sıfat 1

Güçlü, kudretli, egemen; (Tanrı için) Kadir: “ay erklig uġan meŋü muŋsuz bayat” ey güçlü, kadir, ebedî, muhtaç olmayan Tanrı; “nėme körklüg erklig ol” ne güzel koruyucu…

20 biçim · 16 eser
ertiŋü zarf 1

Pek, çok, son derece: “ertiŋü üküş edgü ḳılınç ḳazġanç ḳazġanur” pek çok iyi iş, sevap kazanır; “ertiŋü uluġ törün alı bertim” çok büyük törenle alıp verdim; “ed tavar …

5 biçim · 10 eser
eşdep 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (Altun Yaruk kolofonu): “eşdep yükünçi birle arıġ uz bitidip” … yükünçle arı, güzel yazdırıp.

1 biçim · 1 eser
eşit- fiil 1

İşitmek, duymak: “ol sabıġ ėşidip tün udısıḳım kelmedi” o sözü işitince gece uykum gelmedi; “anı eşidip virutaḳ ėlig beg … yarlıg yarlıḳadı” bunu işitince kral Virūḍhak…

123 biçim · 21 eser
et’öz isim 2

Beden, vücut (et ‘et’ + öz ‘öz, can’): “muna ertimlig et-özümüz ertip barsar” işte geçici bedenimiz geçip gidince; “bolmaz et-özke ölmek meger taŋrı yarlıġı birle” Tanr…

72 biçim · 13 eser
ėki sayı 1

İki: “edgüli ayıġlı ėki türlüg ḳılınç” iyi ve kötü iki türlü eylem; “ėki ėrig udşuru sançdı” iki adamı kovalayarak mızrakladı; “inim kül tėgin birle eki şad birle” küçü…

5 biçim · 17 eser
ėkişiksiz sıfat 1

İkircimsiz, sarsılmaz, şüphesiz (?): “ėkişiksiz mudurluġ ėrinçkençüçi köŋüllüg alḳu işlerig bütürür” sarsılmaz azimli, merhametli gönüllü, bütün işleri başarır.

1 biçim · 1 eser
ėrinçke- fiil 1

Acımak, merhamet etmek: “vasubandu baḫşı ėrinçkemiş üçün” öğretmen Vasubandhu acıdığı için; “amrayu ėrinçkeyü yrlıḳap” sevip acıyarak; “êrinçkemek tsuyurḳamaḳ erser” ac…

10 biçim · 3 eser
ėsri sıfat 1

Alaca, benekli: “ürüŋ ėsri toġan kuş mėn” beyaz alaca doğan kuşuyum; “yipün öŋlüg esri kusrı suvdaḳı kurġaḳdaḳı çeçekler” mor renkli, alaca … suda ve karada (açan) çiçe…

2 biçim · 4 eser

Tanım henüz yazılmadı.

4 biçim · 12 eser
ınan- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

17 biçim · 10 eser
iç isim 1

İç, içeri; karın, gönül: “ay iç taş biligli” ey içi dışı bilen; “taşı teg içi ol içi teg taşı” dışı gibi içi, içi gibi dışıdır; “körü barsa erdi içim taşlarım” içimi dı…

23 biçim · 19 eser
içger- fiil 1

İçeri almak; boyun eğdirmek, tâbi kılmak: “içgertim” (halkı) tâbi kıldım; “içgerip yana yorıdım” (onları) boyun eğdirip yine yürüdüm; “ḳız birişip klin içgerip” kız ver…

12 biçim · 7 eser
ildin- fiil 1

(Başa) takınmak, takılmak (?): “amita-aba burḳanıġ töpüte ildinür” Amitābha Budayı başının tepesine takınır.

1 biçim · 1 eser
ilig isim 1

Hükümdar, kral (KB’de hükümdar Küntogdı’nın adı yerine de geçer): “ilig aydı uḳtum men emdi sözüŋ” hükümdar dedi: sözünü şimdi anladım; “ilig köz ḳulaḳ tuttı ilde ḳamuġ…

22 biçim · 15 eser
ilki sıfat 1

İlk, birinci, önceki; “aŋ ilki / eŋ ėlki” en önce: “aŋ ilki ḳop ḳamaġ tınlaġlaraġ adırtsız köŋlin edgü ögliçe saḳınur” ilk önce bütün canlıları ayrım gözetmeyen gönülle…

9 biçim · 11 eser
im isim 3

(Çince 音) ses; yalnız Avalokiteśvara’nın Çince adında, “ḳuanşi im (pusar)” (Guanshiyin, ‘dünyanın sesini duyan’): “tavġaçça ḳuanşi im tėtir” Çincede Guanshiyin denir; “…

1 biçim · 5 eser
indür- fiil 1

İndirmek (Kur’an çevirisinde çoğu kez vahiy, kitap indirmek): “bitig indürdümiz anı saŋa” kitabı sana indirdik; “indürdi sizke kökdin suw” size gökten su indirdi; “taŋr…

8 biçim · 4 eser
iş isim 2

İş, eylem, uğraş: “bilig bil uḳuş uḳ işiŋ ötrü ḳıl” bilgi edin, akıl edin, işini ondan sonra yap; “vezir işi barça saḳışlar bolur” vezirin işi hep hesaplardır; “işim ti…

54 biçim · 20 eser
işvarė özel ad 1

(Abhidharma çevirisinde) İśvara, dünyayı yaratan saydığı tanrı: “ezruz tŋri işvarė tŋrite ulatılar” Brahmā, İśvara vb. tanrılar; “barça işvarė tŋriniŋ aŋa bilge bilig b…

4 biçim · 2 eser
kalp 1

Tanım henüz yazılmadı.

7 biçim · 5 eser
kel- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

75 biçim · 22 eser
kiç 1

Tanım henüz yazılmadı.

3 biçim · 2 eser
kiŋ 1

Tanım henüz yazılmadı.

2 biçim · 6 eser
kir- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

44 biçim · 20 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 6 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 2 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 3 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser

Tanım henüz yazılmadı.

49 biçim · 19 eser

Tanım henüz yazılmadı.

4 biçim · 12 eser
kör- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

74 biçim · 22 eser
körkid- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

2 biçim · 2 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 7 eser
körkit- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

18 biçim · 6 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 8 eser