İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Irk Bitig sözlüğü

497 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

44 madde · “b” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

ba- fiil 4

Bağlamak: “kuzgunug ıgaçka bamiş” kuzgunu ağaca bağlamış; “katıgtı ba, edgüti ba” sıkıca bağla, iyice bağla; “atıġ ıḳa bayur ertimiz” atları ağaçlara bağlardık; “baġ üz…

21 biçim · 14 eser

(Irk Bitig’de, bir hayvanın niteliği sayılırken) anlamı kesinleşmeyen söz: “egni neteg? edgü ol. bagışı neteg? bar ol” sırtı nasıl? iyidir. bağı (?) nasıl? vardır.

1 biçim · 1 eser
bar isim 3

Var, mevcut: “til asġı telim bar, yası ma üküş” dilin yararı çoktur, zararı da çok; “ol ėki kişi bar erser” o iki kişi var oldukça; “birök antaġ edgü öglisi bar erip” e…

14 biçim · 21 eser
bar- fiil 23

Gitmek; bir yere varmak, ulaşmak: “anta kėrü barıp” oradan geri gidip; “yaġru barıp, üküş kişi ölt(ü)g” yaklaşıp çok kişi öldün; “teŋri yėrinte barġu yolug aç” tanrı yu…

87 biçim · 23 eser
bars isim 4

Pars, kaplan: “esnegen bars men, ḳamuş ara başım” esneyen parsım, başım sazlık arasında; “bars irbiz böri ulatı ḳadır yavlaḳ keyikler” kaplan, pars, kurt gibi azgın, kö…

3 biçim · 7 eser
baş isim 3

Baş, kafa: “başım kesmesüni keseyin tilim” başımı kesmesin diye dilimi keseyim; “til arslan turur … başıŋnı yiyür” dil aslandır, başını yer; “başları üze” başlarının üs…

43 biçim · 17 eser
başlıg sıfat 1

Başlı, başı olan: “başlıġıg yüküntürmiş, tizligig sökürmiş” başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş; “altun başlıg yılan men” altın başlı yılanım; “sü başlıġ bolur”…

8 biçim · 10 eser
bay sıfat 1

Zengin, varlıklı: “çıġań bodunug bay ḳıltım” yoksul halkı zengin kıldım; “bay bar ertim, aġılım on” zengin idim, ağılım (hazinem) çoktu; “bay yeme bar, yoḳ çıġay yeme b…

6 biçim · 12 eser
bedize- fiil 1

Süslemek, nakışlamak, resmetmek: “ürüŋ topraḳ toḳısar, bedizeser burkan körkin” beyaz toprak döverse, Buda tasvirini nakışlarsa; “bedizettim, bediztim” nakışlattım, süs…

6 biçim · 5 eser
beḍük sıfat 1

Büyük, ulu, yüce: “beḍük yılan” büyük yılan; “bay bedük kişiler” zengin, ulu kişiler; “ulug bedük sögüt” büyük ağaç; “ḳırlar ediz bedük” tepeler yüksek, büyük; “biligli…

8 biçim · 10 eser
beg isim 3

Bey, soylu, yönetici: “türük begler bodun, bunı eşidiŋ” Türk beyleri, halkı, bunu işitin; “begli bodunlıġ yoŋaşurtuḳin üçün” beylerle halkı birbirine düşürdüğün için; “…

41 biçim · 20 eser
begli sıfat 1

(Kadın için) kocalı, evli: “kntü özüŋ beglig er taplaġıl” koca olacak adamı kendin seç; “öz-üm ök beglig taplaġai-mn” kocamı kendim seçeceğim; “ḳaçan beglig bolsalar” e…

2 biçim · 3 eser
beglik isim 1

Beylik; hükümdarlık, yönetim: “beglik urı oġlıŋ ḳul boltı” beylik (soylu) erkek evladın kul oldu; “bilig bolsa beglik ḳılur” bilgisi olursa beylik eder; “usal beg bütün…

6 biçim · 5 eser
bėr- fiil 2

Vermek: “ıraḳ erser yablaḳ aġı berür, yaġuḳ erser edgü aġı berür” uzakta isen kötü armağan, yakında isen iyi armağan verir; “teŋri ėl berigme teŋri” ülke veren Tanrı; “…

165 biçim · 22 eser
bėş sayı 1

Beş: “bėş pançaḳi toyınlar” (Buda’nın) ilk beş rahibi; “bėş ajun” beş varoluş yolu; “ḫormuzta teŋri bėş teŋri birle” Ormuzd tanrı beş tanrı (ışık öğesi) ile; “bir yılḳa…

8 biçim · 19 eser
bış- fiil 1

Pişmek, olgunlaşmak: “ḳop törlüg ı tarıġ yimiş bışarlar” her türlü bitki, ekin, meyve olgunlaşır; “iwe bışmış aşnı yise ig bolur” aceleyle pişmiş yemeği yerse hasta olu…

10 biçim · 6 eser
bi isim 1

Kısrak: “ak bisi kulunlamiş” ak kısrağı yavruladı.

1 biçim · 1 eser
biç- fiil 1

Kesmek, biçmek: “hava boynı biçgil, et özke öçün” hevesin boynunu kes, nefsinden öç al; “çiçek yaslıġ erse biçer men ulı” çiçek zararlı olursa kökünü keserim; “tiken eḍ…

6 biçim · 4 eser
bil- fiil 68

Bilmek, tanımak: “ol emgektin tartdaçı erür tėp bilip” onu acıdan kurtaran diye bilip; “bilmez uḳmaz” bilmez, anlamaz; “taŋrı bilgen köŋüllerdekini” Tanrı gönüllerdekin…

134 biçim · 23 eser
bir sayı 3

Bir: “bir kırk yaşayur erti” otuz bir yaşındaydı; “bir tegzinç” bir bölüm; “bir yılḳa beş yolı” bir yılda beş kez.

23 biçim · 21 eser
biti- fiil 1

Yazmak: “bitig bitidim” yazıt yazdım; “yolluġ tėgin bitidim” (ben) Yolluğ Tegin yazdım; “bitidim kitabnı mėva‘iz mėsėl” kitabı öğütler ve örneklerle yazdım; “bitise ḳal…

30 biçim · 15 eser
bitig isim 1

Yazı, yazılı şey; kitap, mektup: “bitip ḳoḍmış atın tirigke bitig” adını dirilere yazılı olarak bırakmış; “nom bitig” dinî kitap, sutra; “ilig me bitisü öz elgin bitig”…

18 biçim · 14 eser
boḍun isim 1

Halk, kavim, ulus: “türük bodun, bunı eşidiŋ” Türk halkı, bunu işitin; “yir basruḳı taġ, boḍun basruḳı beg” yerin ağırlığı dağ, halkın ağırlığı beydir; “begli bodunlıg”…

64 biçim · 16 eser
bol- fiil 16

Olmak; var olmak, meydana gelmek: “bir ök bol tidi, boldı ḳolmış ḳamuġ” ‘ol’ dedi, dilediği her şey oldu; “türk bodun yoḳ bolmazun tėyin, bodun bolçun tėyin” Türk halkı…

204 biçim · 26 eser

Irk Bitig’de geçen, anlamı kesinleşmeyen söz: “ak at karşısın üç bolugta talulapan” ak atın … üç … arasından seçip.

1 biçim · 1 eser
bosuşluġ sıfat 1

Kaygılı, kederli: “ḳaŋım uluġ ėlig bosuşluġ saḳınçlıġ bolmazun” babam büyük hükümdar kaygılı, düşünceli olmasın; “kişiŋ bosuşluġ ḳadġuluġ turur” insanın kaygılı, tasalı…

4 biçim · 6 eser
boş sıfat 1

Boş, serbest, özgür: “boş azad kişi barça eḍgü ḳulı” özgür, hür kişi iyiliğin kuludur; “üç ḳata oḳısar alḳu boş bolur” üç kez okursa hepsinden kurtulur; “tili boş kişi”…

8 biçim · 11 eser
botula- fiil 1

(Deve) yavrulamak: “ürüŋ iŋeni botulamiş” ak dişi devesi yavruladı.

1 biçim · 1 eser
boymul 1

(Irk Bitig’de) bir kuş niteliği, anlamı kesinleşmeyen söz: “kök boymul toġan kuş men” ben mavi … doğan kuşuyum.

1 biçim · 1 eser
boz sıfat 1

Boz, kır (renk): “boz atıġ binip tegdi” boz ata binip saldırdı; “özlüki boz at erti” kendi atı boz attı; “boz bulıt yorıdı” boz bulut ilerledi.

2 biçim · 9 eser
böri isim 2

Kurt: “böri ḳoy bile suwladı ol öḍün” o zaman kurt koyunla birlikte su içti; “ḳaŋım ḳaġan süsi böri teg ermiş” babam kağanın ordusu kurt gibiymiş; “yisün seni âr böri” …

6 biçim · 8 eser
bu zamir 2

Bu (işaret zamiri ve sıfatı): “bu kün” bugün; “bu muntag bėş çöbik” bu böyle beş kötülük; “bularda birisi biriŋe yaġı” bunlardan biri öbürüne düşman; “bularıġ yime eḍgü…

29 biçim · 22 eser

(Irk Bitig’de) anlamı kesinleşmeyen söz: “altun budlalıg bugralık yaraġay” altın …lı buğralık yarayacak.

1 biçim · 1 eser
buġra isim 2

Buğra, erkek deve: “tėtir bugra men” (ben) azgın buğrayım; “titir buġrası teg” azgın buğra gibi; “altun budlalıg bugralık yaraġay” altın … buğralığa yarar.

4 biçim · 2 eser

(Irk Bitig’de) anlamı kesinleşmeyen söz; boyunduruk (?): “ėki öküzüg bir bukursıka kölmiş” iki öküzü bir …’ya koşmuş.

1 biçim · 1 eser
bul- fiil 6

Bulmak: “yaġlıg kamıç bulupan yalgayu tirilmiş” yağlı kepçe bulup yalayarak yaşamış; “ür oġul köseser bultuŋ” oğul istersen buldun; “yaraġ bulup” fırsat bulup; “ne eḍgü…

115 biçim · 20 eser
bulıt isim 3

Bulut: “bulıt örüp kök örtüldi” bulut kalkıp gök örtüldü; “ürüŋ bulıtnı indürdimiz” ak bulutu (gölge olarak) indirdik; “bulıt ara kün tugmiş” bulut arasından güneş doğm…

7 biçim · 10 eser
bulıtlıg sıfat 1

Bulutlu: “teŋri bulıtlıg boltı” gök bulutlu oldu.

1 biçim · 1 eser
buluŋ isim 1

Köşe, yön, taraf: “tört buluŋdaḳı bodunug ḳop almış” dört köşedeki halkları hep almış; “öŋdün küntün buluŋda ögrünçlüg yėl yiltirdi” doğu-güney köşesinde sevinçli rüzgâ…

8 biçim · 10 eser
bur 1

Anlamı kesinleşmeyen söz: “kiçig dintar burua guru” küçük rahip … (?); “edgü tétyük bur an şazınındaqı” iyi denilen … öğretisindeki (?).

2 biçim · 2 eser
busanç isim 1

Kaygı, keder: “bulıt ara kün tugmiş, busanç ara meŋi kelmiş” bulut arasından güneş doğmuş, keder arasından sevinç gelmiş.

1 biçim · 1 eser
buzagu isim 1

Buzağı: “altun birle … bir buzaġu kewdelig” altından … bir buzağı heykeli; “kuzı buzagu etözi tegşilip” kuzu, buzağı bedeni değişip; “ürüŋ esri erkek buzagu kelürmiş” a…

4 biçim · 4 eser
buzagulaçı sıfat 1

Buzağılayacak (inek): “ürüŋ esri iŋek buzagulaçı bolmiş” ak alacalı inek buzağılayacak olmuş.

1 biçim · 1 eser

(Irk Bitig’de) anlamı kesinleşmeyen söz: “katıŋa tegi kalmaduk, büükiŋe tegi kodmaduk” katına dek kalmamış, …ne dek bırakmamış.

1 biçim · 1 eser