İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Uigurica I-IV sözlüğü

1.634 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

28 madde · “ç” harfi (ḳ/q k ile, ġ g ile, ḍ d ile, ė e ile birlikte)

çaġır- fiil 1

Bağırmak, çağırmak: “sav sözletim erser çaġurdum evrik sarsaġ sav sözledim erser” söz söylettiysem, bağırdıysam, ters, kaba söz söylediysem.

1 biçim · 1 eser
çaia özel ad 1

(U II, Sanskritçe chāyā) insanı çarpan kötü ruhlardan birinin adı; hastalık getiren ruhlar sayılırken “tutmaġ” ile: “çai-a tutmaġ-tın .. osdaraki tutmaġ-tın” Çhaya çarp…

1 biçim · 1 eser
çaisi 1

Bir unvan ya da kişi adı (U II, bağış duasında hükümdar ailesinin adları arasında): “mışan ḫan çaisi waŋ beg ulatı tŋri-ler-ke” Mışan Han, Çaisi Vang Beg gibi tanrısal …

1 biçim · 1 eser
çaḳ- fiil 1

Çakmak, vurarak kıvılcım çıkarmak; sürterek ateş yakmak: “çaḳmaḳ çaḳıp iwse ḳalı uḍnur yula” çakmak çakıp acele etse kandil yanar; “ot--luġ ėr ḳuruġ ḳovayu er-niŋ çaġmı…

3 biçim · 3 eser
çambudvip özel ad 5

(Budist kozmolojide, Sanskritçe Jambudvīpa) insanların yaşadığı güney kıtası, bizim dünyamız; çoğu kez “uluş” ya da “yėr suv” ile: “bu çambudvip uluş üç türlüg uluġ çoġ…

10 biçim · 5 eser
çambunat isim 1

(Sanskritçe jāmbūnada) en saf, en parlak altın; “çambunat altun”: “yana yme inçe ḫltı çambunat altun … ertiŋü kkirsiz tapçasız ertiŋü arıġ süzük” yine tıpkı jambunada a…

1 biçim · 1 eser
çamika özel ad 1

(U II) insanı çarpan kötü ruhlardan birinin adı: “çamika tutmaġ-tın .. sakuni tutmaġ-tın” Çamika çarpmasından, Śakuni çarpmasından.

1 biçim · 1 eser
çantal isim 1

(Hint toplumunda, Sanskritçe caṇḍāla) en aşağı sınıftan kişi; Budist metinlerde cellat, kişi öldüren: “virutaḳ ėlig beg çantallarḳa yarlıġ yarlıḳadı” Virūḍhaka kral cel…

4 biçim · 3 eser
çaŋşi isim 1

Bir yönetim unvanı (Çince kökenli); bağışlama dualarında kişi adıyla birlikte: “atam bai epe çaŋşi-ḳa anam köset-ke” babam Bay Epe Çangşi’ye, anam Köset’e.

1 biçim · 1 eser
çaribi özel ad 1

(U II) insanı çarpan kötü ruhlardan birinin adı: “nisi tiu-a çaribi -tın çai-a tutmaġ-tın” … Çaribi’den, Çhaya çarpmasından.

1 biçim · 1 eser
çasut isim 1

İftira, koğuculuk; çoğu kez “yoŋaġ” ile ikileme: “tilin azuk yalġan sav sözledim erser .. çasut yoŋaġ ḳıltım erser” diliyle kötü, yalan söz söylediysem, iftira ve koğuc…

2 biçim · 3 eser
çatisimari isim 1

(Sanskritçe jātismara) önceki doğumlarını hatırlayan (kişi): “ajun ajun sayu toḳum-ın öteçi çatisimari bolḳai” her doğumda doğuşunu hatırlayan, önceki yaşamlarını anan …

1 biçim · 1 eser
çawıḳ- fiil 1

Ün salmak, tanınmak, adı yayılmak: “ajunda çawıḳmış ḳutı belgülüg” dünyada ünlü, kutu belli; “ḳayuda çawıḳsa köni beg atı / aŋar barġu” doğru beyin adı nerede duyulursa…

7 biçim · 2 eser
çeçek isim 4

Çiçek: “tü tü çeçek çergeşür” türlü türlü çiçek sıralanır; “teŋridem hua çeçekler yüzken yaġmur osuglug yaġıdtılar” tanrısal çiçekleri yağmur gibi yağdırdılar; “kim çıḳ…

13 biçim · 8 eser
çeçeklig sıfat 2

Çiçekli, çiçek açmış; çoğu kez “ḫualıġ çeçeklig”: “ḫu-a-lıġ çeçek-lig tüş-lüg yėmiş-lig sögüd” çiçekli, meyveli ağaç; “linhua çeçeklig otruġların” lotus çiçekli adacıkl…

2 biçim · 5 eser
çerig isim 2

Savaş düzeni, saf; ordu; “çerig ėt-” saf bağlamak, orduyu düzene sokmak: “süŋüş bolsar çerig iter erti” savaş olursa orduyu düzene sokardı; “şıp başıŋa tegi çerig ėtdim…

8 biçim · 8 eser
çeviş isim 2

Hüner, çare, ustaca yol; hep “al” ile ikileme (“al çeviş”, “alın çevişin”): “ḳuanşi im pusar neçükin ne alın çevişin bu çambudvip yėr suvda yorıyur” Avalokiteśvara hang…

3 biçim · 3 eser
çıġ isim 2

Bir uzunluk ölçüsü, Çin ayağı (Çince 尺 karşılığı); “tsun” (parmak) ile birlikte anılır: “十六 çıġ 五 tsun … édiz” on altı ayak beş parmak yüksekliğinde; “miŋer çıġ bodluġ”…

3 biçim · 4 eser
çıġay sıfat 3

Yoksul, fakir; yoksul kişi: “bilig baylıḳ ol bir çıġay bolġusuz” bilgi, yoksullaşmayan bir zenginliktir; “ḳamuġ eḍgü isiz çıġay baylıḳım” iyi kötü, yoksulluğum zenginli…

10 biçim · 9 eser
çınġaru zarf 1

Dikkatle, gerçekten, doğru biçimde (düşünmek, bakmak için): “munı çınġaru saḳınmışıŋızlar kergek” bunu dikkatle düşünmeniz gerekir; “könisinçe çınġaru saḳınıp” doğruca,…

2 biçim · 3 eser
çilteg isim 2

Saygı, hürmet; hep “ayaġ” ile ikileme (“ayaġ çilteg”): “ayag çilteg aşayu” saygı hürmet görerek; “ayaġḳa çilteke tekimlig tınlıġlaraġ ayaġsız tot uçuz ḳıltım erser” say…

5 biçim · 3 eser
çintamani isim 1

(Sanskritçe cintāmaṇi) dilek taşı, her dileği yerine getiren mücevher; hep “erdini” ile: “üç erdini-ke pek ḳataġ kirtgünçlüg çintamani erdini yürekinde tutmış” üç mücev…

3 biçim · 4 eser
çituŋ özel ad 1

Bir kişi adı ya da unvanı (U II, bağış duasında): “bu buyan edgü ḳılınçıġ avırarmn çituŋ sali-ke” bu sevabı Çitung Sali’ye çeviriyorum.

1 biçim · 1 eser
çoġluġ sıfat 2

Parıltılı, ihtişamlı; hep “çoġluġ yalınlıġ”: “çoġluġ yalınlıġ ridilar üze körüp küyü küzedü tudzunlar” parıltılı, ihtişamlı doğaüstü güçleriyle gözetip korusunlar; “çoġ…

2 biçim · 3 eser
çöke 2

Anlamı kesinleşmeyen söz (U II, darani talimatında); yöntem, uygulama yolu anlamı beklenir: “bu darnınıŋ bir künlüg ḫılġuluġ çöke yaŋın sizlerke nomlayın” bu daraninin …

1 biçim · 1 eser
çökit- fiil 1

(Dizini) çöktürmek, diz çökmek: “oŋ tizin çökitip” sağ dizini yere koyup; “oŋ egninteki tonın birtin açınıp tizin çökidip” sağ omzundaki giysiyi açıp dizini yere koyup.

3 biçim · 3 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz (U II, kötü ruhların sayıldığı liste): “ootḳa çöklemisig yėteçiler” ateşe … yiyenler (ateşte kavrulmuşu yiyen ruhlar olmalı).

1 biçim · 1 eser
çömeli isim 1

Küçük bir böcek adı (karınca ?); başka küçük canlılarla sayılır: “çömeli ḫoŋuzta ulatı bu bu tınlġlar ajununta” karınca, böcek gibi bu canlıların dünyasında.

1 biçim · 1 eser