İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Derlem sözlüğü · eser sözlüğü

Küli Çor Yazıtı sözlüğü

176 madde başı; sıklıklar ve bağlamlar yalnız bu eserden.

Tanımlar hakkında. Tanımlar başka bir sözlükten alınmamıştır: her madde için derlemdeki bağlamlar okunarak özgün olarak yazılmıştır (yazar: Claude, yapay zekâ; editör denetimi sürüyor). Şimdiye dek 2.552 maddenin tanımı yazıldı. Madde başları çekim eklerinden arındırılmış biçimlerdir; çekimli biçimler madde sayfasında ayrıca listelenir.

176 madde

ab isim 1

Av; avlanma. “Ab ablasar” av avlasa (KÇ); “er abḳa barmış” adam ava gitmiş, “ḳanlıḳ süsi abḳa ünmiş” hanın ordusu ava çıkmış (IB).

2 biçim · 3 eser
abla- fiil 1

Avlamak, av avlamak: “Ab ablasar, ermeli teg erti” ava çıktığında … gibiydi.

1 biçim · 1 eser
aġıt- fiil 1

(Düşman ordusunu) püskürtmek, dağıtmak; (orduyu) harekete geçirmek: “oza kelmiş süsin kül tėgin aġıtıp” saldırıya geçen ordusunu Kül Tigin püskürtüp; “kelgme süsin aġıt…

4 biçim · 5 eser
aḳ sıfat 1

Ak, beyaz: “aḳ bisi ḳulunlamış” ak kısrak yavruladı; “kerip tutar aḳ torın” ak ağını gerip tutar (bulut).

7 biçim · 11 eser
al- fiil 1

Almak, ele geçirmek; (bir ülkeyi, halkı) zapt etmek: “süsin sançdı, ėlin altı” ordusunu mızrakladı, ilini aldı; “yılḳısin barımin anta altım” sürüsünü, malını orada ald…

65 biçim · 21 eser
alp sıfat 4

Yiğit, kahraman, cesur: “toŋa alp er erdi” Tonga yiğit bir erdi; “edgü alp kişig” iyi, yiğit kişiyi; “ḳaġanı alp ermiş” kağanı yiğitmiş; “alpın erdemin üçün” yiğitliği …

10 biçim · 17 eser
altı sayı 1

Altı: “altı yıl” altı yıl; “altı yüz” altı yüz; “altı ḳaçıġ” altı duyu organı; “altı paramit” altı mükemmellik; “altı ėrig sançdı” altı eri mızrakladı.

1 biçim · 15 eser
ança zarf 3

Öyle, o kadar, şöyle: “ança biliŋler” öylece bilin; “ança ança ükliser” o kadar o kadar çoğalsa; “ança boşġurur ermiş” şöyle öğütlermiş; “teŋri ança tėmiş” Tanrı şöyle …

5 biçim · 15 eser
ançaḳ zarf 1

Ancak, yalnız; öyle ki (?): “küli çor ançaḳ bilgesi, çabışı erti” Küli Çor yalnızca (onun) bilgesi ve komutanıydı; “ançaḳ bilmese bilmekde kiḍin nerse” öyle ki bildikte…

1 biçim · 2 eser
apa isim 1

Ata, ecdat, büyük ata: “eçüm apam bumın ḳaġan, iştemi ḳaġan” atalarım Bumın Kağan, İstemi Kağan; “eçümüz apamız yamı ḳaġan” atamız Yamı Kağan.

5 biçim · 9 eser
arḳa isim 1

Arka, sırt: “uzun saçın kėdin arḳasınta ıtıp” uzun saçını arkasına atıp; “ḳarluḳ … arḳasin sıyu urtı” Karlukların arkasını kırıp vurdu; “kirü arḳalarında attılar” arkal…

18 biçim · 9 eser
artuḳ sıfat 1

Fazla, çok, aşırı: “üküş sözde artuḳ asıġ körmedim” çok sözde fazla yarar görmedim; “artuḳ emgek” fazla sıkıntı; “arduḳraḳ kėŋ” daha geniş.

9 biçim · 14 eser
at isim 2

Ad, isim; san, ün: “bayat atı birle sözüg başladım” söze Tanrı’nın adıyla başladım; “eḍgü atın kör alḳış bulur” iyi adıyla hayır dua bulur; “özüŋ meŋü ermez, atıŋ meŋü …

42 biçim · 21 eser
atlan- fiil 1

Ata binmek, atlanmak; sefere çıkmak: “ḳalı atlanur bolsa begler süke” beyler savaşa atlanırsa; “ḳarluḳ atlantı” Karluklar atlandı; “ört--lüg temirlig atlar üze atlanmış…

5 biçim · 6 eser
ay- fiil 1

Söylemek, demek: “ayġıl tidi” söyle dedi; “yanut birdi ögdülmiş aydı” Ögdülmiş cevap verip dedi; “köŋül sırrı berk tut sen ayma tilin” gönül sırrını sıkı tut, dille söy…

69 biçim · 16 eser
az sıfat 2

Az, küçük miktarda; az sayıda: “üküş sözleme, söz birer sözle az” çok konuşma, sözü birer birer, az söyle; “az bodun yaġı boltı” az halk düşman oldu; “az bodunuġ üküş k…

12 biçim · 17 eser
azıġlıġ sıfat 1

Azı dişli; yırtıcı, güçlü: “azıġlıġ tıŋraġlıġ tınlġ” azı dişli, pençeli hayvan; “azıġlıġ toġuz” azı dişli yaban domuzu; (KB, yiğit için) “iḍi yaḳşı aymış azıġlıġ kür er…

1 biçim · 3 eser
azın zarf 1

Az az, azar azar (çoğunlukla ikileme): “azın azın yaġutġay-miz olarnı” onları azar azar yaklaştıracağız; “az-ın az-ın birikmemeki” azar azar birleşmemesi; “togar kiçe a…

1 biçim · 4 eser
balıḳ isim 1

Kent, şehir: “balıḳ uluşug” kenti ve ülkeyi; “toġu balıḳda süŋüşdümiz” Toğu kentinde savaştık; “şantuŋ balıḳḳa, taloy ügüzke tegmiş yoḳ ermiş” Şantung kentine, denize u…

22 biçim · 17 eser
bar- fiil 2

Gitmek; bir yere varmak, ulaşmak: “anta kėrü barıp” oradan geri gidip; “yaġru barıp, üküş kişi ölt(ü)g” yaklaşıp çok kişi öldün; “teŋri yėrinte barġu yolug aç” tanrı yu…

87 biçim · 23 eser
bedize- fiil 1

Süslemek, nakışlamak, resmetmek: “ürüŋ topraḳ toḳısar, bedizeser burkan körkin” beyaz toprak döverse, Buda tasvirini nakışlarsa; “bedizettim, bediztim” nakışlattım, süs…

6 biçim · 5 eser
beḍiz isim 1

Süs, nakış, resim: “için taşın adınçıg bediz urturtum” içine dışına olağanüstü nakışlar yaptırdım; “bark itgüçi bediz yaratıgma bitig taş itgüçi” türbe yapan, nakış işl…

5 biçim · 4 eser
beg isim 1

Bey, soylu, yönetici: “türük begler bodun, bunı eşidiŋ” Türk beyleri, halkı, bunu işitin; “begli bodunlıġ yoŋaşurtuḳin üçün” beylerle halkı birbirine düşürdüğün için; “…

41 biçim · 20 eser
bėr- fiil 1

Vermek: “ıraḳ erser yablaḳ aġı berür, yaġuḳ erser edgü aġı berür” uzakta isen kötü armağan, yakında isen iyi armağan verir; “teŋri ėl berigme teŋri” ülke veren Tanrı; “…

165 biçim · 22 eser
bėş sayı 2

Beş: “bėş pançaḳi toyınlar” (Buda’nın) ilk beş rahibi; “bėş ajun” beş varoluş yolu; “ḫormuzta teŋri bėş teŋri birle” Ormuzd tanrı beş tanrı (ışık öğesi) ile; “bir yılḳa…

8 biçim · 19 eser
bil- fiil 2

Bilmek, tanımak: “ol emgektin tartdaçı erür tėp bilip” onu acıdan kurtaran diye bilip; “bilmez uḳmaz” bilmez, anlamaz; “taŋrı bilgen köŋüllerdekini” Tanrı gönüllerdekin…

134 biçim · 23 eser
bilge sıfat 7

Bilge, bilgili, akıllı: “biligsiz otın sen ay bilge ḳuta” ey bilge, bilgisizin derdine sen deva ol; “anıŋ ara bir bilge kişi” onların arasında bilge bir kişi; “bilge tu…

20 biçim · 21 eser
bilig isim 1

Bilgi, bilim; akıl: “munu ḳıl taŋuḳı ḳutaḍġu bilig” işte kutlu kılan bilgiyi (kitaba) armağan et; “bilig ma‘dini hėm fazilėt kanı” bilginin madeni, erdemin kaynağı; “bi…

39 biçim · 18 eser
bin- fiil 3

(Ata) binmek: “boz atıġ binip tegdi” boz ata binip saldırdı; “azman aḳıġ binip oplayu tegdi” Azman Ak’a binip hücum etti; “yegren at binip” doru ata binip; (ettirgen) “…

2 biçim · 4 eser
biti- fiil 1

Yazmak: “bitig bitidim” yazıt yazdım; “yolluġ tėgin bitidim” (ben) Yolluğ Tegin yazdım; “bitidim kitabnı mėva‘iz mėsėl” kitabı öğütler ve örneklerle yazdım; “bitise ḳal…

30 biçim · 15 eser
bitig isim 1

Yazı, yazılı şey; kitap, mektup: “bitip ḳoḍmış atın tirigke bitig” adını dirilere yazılı olarak bırakmış; “nom bitig” dinî kitap, sutra; “ilig me bitisü öz elgin bitig”…

18 biçim · 14 eser
boḍun isim 5

Halk, kavim, ulus: “türük bodun, bunı eşidiŋ” Türk halkı, bunu işitin; “yir basruḳı taġ, boḍun basruḳı beg” yerin ağırlığı dağ, halkın ağırlığı beydir; “begli bodunlıg”…

64 biçim · 16 eser
bol- fiil 5

Olmak; var olmak, meydana gelmek: “bir ök bol tidi, boldı ḳolmış ḳamuġ” ‘ol’ dedi, dilediği her şey oldu; “türk bodun yoḳ bolmazun tėyin, bodun bolçun tėyin” Türk halkı…

204 biçim · 26 eser
boz sıfat 1

Boz, kır (renk): “boz atıġ binip tegdi” boz ata binip saldırdı; “özlüki boz at erti” kendi atı boz attı; “boz bulıt yorıdı” boz bulut ilerledi.

2 biçim · 9 eser
bul- fiil 1

Bulmak: “yaġlıg kamıç bulupan yalgayu tirilmiş” yağlı kepçe bulup yalayarak yaşamış; “ür oġul köseser bultuŋ” oğul istersen buldun; “yaraġ bulup” fırsat bulup; “ne eḍgü…

115 biçim · 20 eser
bulġa- fiil 1

Karıştırmak, bulandırmak; bozmak: “ėlig törüg bulġadım erser” ülkeyi, töreyi karıştırdıysam; “ögüŋin köŋülüŋin bulġayur” aklını, gönlünü bulandırır; “oplayu tegip bulġa…

8 biçim · 6 eser
bulna- fiil 2

Tutsak etmek, ele geçirmek; ganimet almak: “oġlin kisisin bulnadı” oğlunu, karısını tutsak etti; “telim baynı kördüm, boġuz bulnadı” nice zengini gördüm, boğaz (onu) tu…

6 biçim · 3 eser
bunça zarf 4

Bu kadar, bunca: “bunça yėrke tegi yorıtdım” bu kadar yere dek yürüttüm; “bunça törüg ḳazġanıp” bu kadar töreyi kazanıp; “bunça aġır törüg” bu kadar ağır töreyi; “bunça…

3 biçim · 4 eser
çabış isim 1

(Eski Türk yazıtlarında) kağanın danışmanı, komutan; “bilgesi” ile birlikte anılan bir görev adı: “ḳüli çor ançaḳ bilgesi çabışi erti” Küli Çor onun bilgesi ve komutanı…

1 biçim · 2 eser
çerig isim 1

Savaş düzeni, saf; ordu; “çerig ėt-” saf bağlamak, orduyu düzene sokmak: “süŋüş bolsar çerig iter erti” savaş olursa orduyu düzene sokardı; “şıp başıŋa tegi çerig ėtdim…

8 biçim · 8 eser
çıḳan isim 2

(Eski Türk yazıtlarında) yeğen, kız kardeş oğlu; unvanlarda da geçer: “tabġaç ḳaġan çıḳanı çaŋ seŋün kelti” Çin kağanının yeğeni Çang Sengün geldi; “apa tarḳan çıḳan tu…

2 biçim · 2 eser
çor isim 18

(Eski Türk yazıtlarında) bir unvan; kişi adlarıyla birlikte: “ışbara çıḳan küli çor bolmiş” Işbara Çıkan Küli Çor olmuş; “küli çor ançaḳ bilgesi çabışi erti” Küli Çor o…

4 biçim · 5 eser
çuluġan özel ad 1

(Küli Çor yazıtında) “Saġır Çuluġan” bir düşman boyunun ya da kişinin adı: “saġır çuluġan yaġıtoḳda küli çor oplayu tegip sançıp” Sağır Çuluğan düşman olunca Küli Çor s…

1 biçim · 1 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz (Küli Çor yazıtı, kırık bağlam): “Işbara bilge Küli Çor kişi … ebmedöki yoḳ erti” Işbara Bilge Küli Çor’un … olmayan (bir yanı) yoktu.

1 biçim · 1 eser
eḍgü sıfat 1

İyi, güzel, hayırlı; nitelikçe üstün: “edgü bilge kişig edgü alp kişig yorıtmaz ermiş” iyi bilge kişiyi, iyi yiğit kişiyi (iş başına) getirmezmiş; “eḍgü sawıġ tilengil”…

55 biçim · 21 eser
er- fiil 7

Olmak, var olmak; bulunmak: “ne ersedin ermez seniŋ birlikiŋ” senin birliğin hiçbir şeyden değildir; “öz yaş kentü ürlüksüz meŋüsüz erür” ömür kendiliğinden kalıcı deği…

121 biçim · 26 eser
erdem isim 4

Erdem, fazilet; hüner, yetenek, kişisel değer: “aŋar birdi erdem bilig ög uḳuġ” ona erdem, bilgi, akıl, anlayış verdi; “bu erdem bile er tilek arzu yir” insan bu erdeml…

28 biçim · 12 eser
erig isim 2

Öğüt; hep “öt erig”: “üküş eḍgü yarlıġ tümen öt erig” pek çok iyi buyruk, binlerce öğüt; “teginmek öt erig tıltaġınta” öğütle eğitme sebebiyle.

10 biçim · 9 eser
erinç edat 1

Herhalde, muhakkak, belki (tahmin ve kesinlik bildirir): “bilge ermiş erinç alp ermiş erinç” (kağanlar) bilgeymiş herhalde, yiğitmiş herhalde; “teŋri ança tėmiş erinç” …

2 biçim · 10 eser

Anlamı kesinleşmeyen söz; bir kişi ya da boy adının parçası olabilir (Küli Çor yazıtı): “ḳarluḳ yegren ermelıġ arḳasin sıyu urtı” Karluk(ların) Yegren Ermelig(in) sırtı…

1 biçim · 1 eser
ermeli 1

Anlamı kesinleşmeyen söz (Küli Çor yazıtı): “ab ablasar ermeli teg erti” ava çıksa … gibiydi (bir av hayvanı ya da kuşu olmalı).

1 biçim · 1 eser
ev isim 1

Ev, konut; yurt: “atın mindi keldi eviŋe turup” atına bindi, kalkıp evine geldi; “ewindin turup çıḳtı” evinden kalkıp çıktı; “tört yıŋaḳtın … ėwleriŋizdin” evlerinizden…

68 biçim · 18 eser
ėl isim 4

İl, devlet, ülke; siyasi birlik ve halkı: “eçim ḳaġan ėli ḳamşaġ boltuḳınta” amcam kağanın ili sarsıldığında; “teŋride bolmış ėl ėtmiş bilge ḳaġan” gökte doğmuş, ili dü…

51 biçim · 20 eser
ėlteber isim 1

Elteber, Türk devletinde bağlı boyların başındaki beylere verilen unvan: “az elteberig tutdı” Az elteberini tuttu; “eki elteberlig bodun” iki elteberli halk; “uyġur elt…

5 biçim · 4 eser
ėt- fiil 5

Düzenlemek, yapmak, kurmak; (ülkeyi) örgütlemek: “tört buluŋuġ ėtmiş yıġmiş yaymiş basmiş” dört yanı düzenlemiş, toplamış, yaymış, bastırmış; “teŋride bolmış ėl ėtmiş b…

72 biçim · 19 eser
ıḍ- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

48 biçim · 18 eser
ırkin 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 3 eser
ıt- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

6 biçim · 7 eser

Anlamı kesinleşmeyen fiil biçimi (Küli Çor yazıtı): “ḳarluḳuġ içgintükin sançdı” Karlukları … (tâbi olduklarında ?) mızrakladı.

1 biçim · 1 eser
idil özel ad 1

(Küli Çor yazıtında) Küli Çor’un atının adı: “küli çor … idil aḳin binip oplayu tegip” Küli Çor İdil (adlı) akına binip saldırıp.

1 biçim · 1 eser
igiḍ- fiil 1

Beslemek, büyütmek, yetiştirmek: “törütgen igiḍgen keçürgen iḍim” yaratan, besleyen, bağışlayan Rabbim; “yimi birle igḍür sen sansız özüg” sayısız canı yiyecekle besler…

37 biçim · 13 eser
ilig isim 1

Hükümdar, kral (KB’de hükümdar Küntogdı’nın adı yerine de geçer): “ilig aydı uḳtum men emdi sözüŋ” hükümdar dedi: sözünü şimdi anladım; “ilig köz ḳulaḳ tuttı ilde ḳamuġ…

22 biçim · 15 eser
ini isim 1

Küçük erkek kardeş: “anta kisre inisi ḳaġan bolmış erinç” ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş; “inim küül tėgin birle sözleşdimiz” kardeşim Kül Tigin ile konuştuk; “i…

10 biçim · 12 eser
ke- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

8 biçim · 8 eser
ke 2

Tanım henüz yazılmadı.

15 biçim · 15 eser
keç- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

33 biçim · 11 eser
keçe 1

Tanım henüz yazılmadı.

5 biçim · 7 eser
kel- fiil 7

Tanım henüz yazılmadı.

75 biçim · 22 eser
kergek 1

Tanım henüz yazılmadı.

4 biçim · 12 eser
kėsre 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 4 eser
kigür- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

14 biçim · 6 eser
kir- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

44 biçim · 20 eser
kisi 2

Tanım henüz yazılmadı.

2 biçim · 6 eser
kişi 2

Tanım henüz yazılmadı.

27 biçim · 20 eser
kör- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

74 biçim · 22 eser
kü 1

Tanım henüz yazılmadı.

15 biçim · 14 eser
küli 15

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
ḳa- fiil 2

Tanım henüz yazılmadı.

40 biçim · 16 eser

Tanım henüz yazılmadı.

9 biçim · 5 eser
ḳap- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

6 biçim · 7 eser

Tanım henüz yazılmadı.

10 biçim · 10 eser
ḳarı- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

16 biçim · 8 eser

Tanım henüz yazılmadı.

7 biçim · 3 eser
ḳazġan- fiil 3

Tanım henüz yazılmadı.

28 biçim · 12 eser
ḳıs 1

Tanım henüz yazılmadı.

3 biçim · 5 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
ḳon- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

6 biçim · 6 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
men zamir 2

Tanım henüz yazılmadı.

22 biçim · 24 eser
oġl 3

Tanım henüz yazılmadı.

8 biçim · 12 eser
oġlı 2

Tanım henüz yazılmadı.

10 biçim · 20 eser
oġuz 1

Tanım henüz yazılmadı.

7 biçim · 6 eser
ol zamir 5

Tanım henüz yazılmadı.

51 biçim · 24 eser
olor- fiil 1

Tanım henüz yazılmadı.

5 biçim · 2 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser
on 1

Tanım henüz yazılmadı.

7 biçim · 20 eser
oplayu 6

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 3 eser
opulu 1

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser

Tanım henüz yazılmadı.

1 biçim · 1 eser